Kitap Künyesi
Yazar: Alain de Botton
Çevirmen: Banu Tellioğlu Altuğ
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755703053
Sayfa Sayısı: 312
--reklam--
Mutluluğun Mimarisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Mutluluğun Mimarisi, Kuzey Avrupa mimarisinden Japon ve İslam mimarisine kadar dünyanın farklı yerlerinde ortaya çıkmış ve kabul görmüş mimari üslupları daha yakından tanımanızı, mimari ile felsefe, psikoloji politika gibi alanlar arasında daha önce hiç aklınıza gelmeyen bağlantılar kurmanızı sağlayacak. Bu kitabı okuduktan sonra evinizle, sokağınızla, en önemlisi de kendinizle ilgili düşünceleriniz tamamen değişecek.
--reklam--
Mutluluğun Mimarisi Alıntıları - Sözleri
- Ancak acıyla tanışınca gözümüzde değer kazanır güzel şeyler.
- Eğer hayattaki en temel arzumun mutluluğu bulmak ise, güzelliğin anıştırdığı ana temanın da mutluluk olması gayet doğal.
- Bir şeyin anısını yaşatmanın en iyi yolu onu aynen taklit etmek değildir.
- ...Dalgalı denizlerde suya bata çıka seyreden gemilerin yolculuğuna benzer hayatımız...
- Mimari sayesinde mutluluğun şatafatsız, kendi halinde, narin nesnelerin güzelliğinde saklı olduğunu anlarız. Bunların güzelliğinden etkilenmemizin nedeni de o güzelliğin ardında yatan büyük karanlığın farkında olmamızdır.
- "Mimari sayesinde mutluluğun şatafatsız, kendi halinde, narin nesnelerin güzelliğinde saklı olduğunu anlarız. Bunların güzelliğinden etkilenmemizin nedeni de o güzelliğin ardında yatan büyük karanlığın farkında olmamızdır."
- Öyleyse bir binayı güzel bulduğumuzu söylerken onu yalnızca estetik bulduğumuzu değil, çatısıyla, kapı kollarıyla, pencereleriyle, merdivenleriyle, içindeki eşyalarla bu yapının bize sunduğu yaşam biçimini benimsediğimizi anlatmak isteriz.
- Bizim güzel bulmadığımız bir nesneyi çok güzel bulan birini görünce kendimize hemen şu soruyu sormalıyız: Bu insanın yaşamında ne eksik ki o böyle bir nesneyi güzel buluyor?
- …Ama estetik düşkünlerinin yaklaşımlarından alınacak bir ders de var. Onlar sayesinde mutluluğumuzun bir parmak izinin varlığına ya da yokluğuna bağlı olmayabileceği, bazı durumlarda milimetrik ayrıntıların güzel olanı bir anda çirkinleştirmeyeceği, tek bir lekenin koskoca bir duvarı ya da tek bir yanlış fırça darbesinin bütün manzara resmini mahvetmeyebileceği sonucuna varabiliriz.
- Dalgalı denizlerde suya bata çıka seyreden gemilerin yolculuğuna benzer hayatımız.
- Ancak acıyla tanışınca gözümüzde değer kazanır güzel şeyler.
- ‘Güzel olan hangisidir?’ sorusu yanıtlanması olanaksız bir sorudur. Bu soruyu sormanın son derece yanlış olduğunu, hatta demokrasi anlayışına ters düştüğünü aklımızdan çıkarmamalıyız.
- Mutluluğumuzun bir gün lavın altında kalacak, bir kasırgada yerle bir olacak, bir çikolata ya da şarap lekesiyle güzellğini kaybedecek şeylere bağlamamamız gerektiğini savunan eski çağ filozofları ne kadar da haklı diye düşünmeden edemiyor insan.
- ..Freud'un deyişiyle Rilke, “Kış gelince baharın güzelliğinden geriye hiçbir şey kalmayacağını, bu güzelliğin de insanın yarattığı her güzel şey gibi yok olup gitmeye mahkûm olduğunu” unutamıyordur. Freud bu yaklaşım hiç onaylamıyordu.Ona göre yok olmaya mahkûm olsa bile çekici, güzel bir şeyi sevebilme yetisi sağlıklı bir ruhun göstergesiydi.
--reklam--
Mutluluğun Mimarisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Alain de Botton bir mimar olmamasına karşın öğrendiği genel bilgilerle ve bazı yerlerde araştırmalarını değiştirdiği yerlerde mimariyle ilgili iyi tespit ve eleştirilerde bulunuyor. Mimarlıkla mesleki anlamda ilgilenmeyenler içinse yapıların yapılma amacı, yapılma süresinde arkaplanda mimarın çalışmaları fikirleri hakkında halkın bilinçlenmesini sağlayacak bilgiler sunuyor okuyuculara. Ayrıca Modern sanat eserleri, mimari kitaplardan alıntılar, bazı mimarların çalışmalarından alıntılarla anlatmak istediklerini pekiştiriyor ve bir roman havasıyla bunları okuyucularıyla paylaşıyor. Le Corbuiser gibi mimarlık camiasının bazı kesimlerince ilahlaştırılmış bir modernist mimarın zihninde bulunan kendince kusursuz mimari fikirlerin topluma/kullanıcıya yönelik aleyhte etkiler oluşturabileceği tasarım izlerinin ve bunların ne gibi sorunlara sebep olduğu oldukça iyi bir şekilde kritisize edilmiş. Yazarın bazı yerlerde kesin dilli olması objektifliğine gölge düşürmektedir ancak bunun haricinde iyi bir şekilde kurgulanmış, düşündürücü bir kitap. Mimarlık okumamış olsaydım daha çok etkilenmiş olabilirdim. Okunması gereken mimarlık/felsefe kitaplarından biri. (Bilgehan Bölek)
Alain de Botton yine bildiğiniz gibi. Çevremizde bulunan anlamlı veya anlamsız, estetik bulduğumuz ya da berbat derecede kötü yapılara farklı bir şekilde bakmamızı sağlıyor. Adeta binaları konuşturuyor. Onlara hayat veren mimarların düşüncelerini okurken etkilendikleri veya protesto ettikleri çağdaş akımlardan da bahsetmeden geçmiyor. Mimari bir kitap yazmak için illa mimarlık eğitimi almanın şart olmadığını ortaya koyuyor. (E R N)
Okuduğum ilk Alain de Botton kitabı ve anlatımının akışına bayıldım. Mimari ve mimarinin sosyal hayatla, insan psikolojisiyle ilişkisi hakkında düşüncelerini okumak oldukça zevkliydi. Edindiğim bilgilerin haddi hesabı zaten yok. Hakkında sıfır bilgiye sahip olduğum bir alanın çok teknik olmayan böyle tatlı bir kitabını okumama dolaylı yoldan sebep olduğu için erkek arkadaşıma da teşekkür ederim:') Çok seviyorum. (Ş.)
--reklam--
Mutluluğun Mimarisi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alain de Botton - Mutluluğun Mimarisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mutluluğun Mimarisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alain de Botton Kimdir?
Yahudi asıllı yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.
--reklam--
Alain de Botton Kitapları - Eserleri
- Felsefenin Tesellisi
- Aşk Üzerine
- Statü Endişesi
- Aşk Dersleri
- Mutluluğun Mimarisi
- Görmek ve Fark Etmek
- Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
- Romantik Hareket
- Ateistler İçin Din
- Seyahat Sanatı
- Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız
- Öp ve Anlat
- Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı
- Haberler
- Havaalanında Bir Hafta
- Terapi Olarak Sanat
- Hayat Okulu Kitapları (6 Kitap Takım)
--reklam--
Alain de Botton Alıntıları - Sözleri
- İlişkilerin en can sıkıcı yanlarından biri, ilk tanıştığımız gün daha görür görmez tutulduğumuz insanlara çok çabuk alışmamızdır. Eskiden sadece bileği ya da omzuyla bizi tahrik edebilen kişi şimdi önümüzde çırılçıplak soyunsa en ufak bir heyecan kıpırtısı duymadan bakabiliriz. (Terapi Olarak Sanat)
- İyi kitaplar yalnızca duygularımızı ve çevremizdekilere benzer insanları betimlemekle kalamaz, bunların bizim betimledigimizden çok daha güzel betimlenmesini sağlayan bir becerinin varlığına işaret ederler. Bu kitapların istedikleri gerçeklerin bizim de gerçeğimiz olduğunu düşünür, ancak bu gerçekleri kitapları okumadan kendi kendimize dile getirmeyi başaramayız. (Görmek ve Fark Etmek)
- Doğuştan getirdiğiniz tek bir kusur var: hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz... (Felsefenin Tesellisi)
- ...Tatmin olamayışımızın nedeni kendi hayatlarımızın baştan beri kusurlu olmasından değil, kendi hayatlarımıza gerektiği gibi bakmamamızdan kaynaklanır. (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Mutluluk beden için iyidir," diyor Proust, "ama zihnin gücünü artıran şey kederdir." (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Yaşamımı paylaşacak biri olmadan yaşama hakkının, sesimi duyacak biri olmadan düşünce özgürlüğünün ne anlamı vardı ki? (Aşk Üzerine)
- Erdemli olmaya giden yolun başında burjuvalara duyulan nefret vardır. (Görmek ve Fark Etmek)
- "Yaptığımız işin kişiliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz; yeni tanıştığımız birine ilk sorduğumuz nereli olduğu ya da ailesi değil, ne iş yaptığıdır, sanki bir insanı ötekilerden ayıran özelliği bilmek için işini sormak yeterlidir." (Havaalanında Bir Hafta)
- Bir kütüphane kadar sessizdi ortalık. (Seyahat Sanatı)
- Sanat, kırılgan hayallerimize destek olur. (Terapi Olarak Sanat)
- Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğumuzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimseriz. Kendimizde olmayan özellikleri gördüğümüz kişileri ‘seksi’ olarak niteleriz, bizi zaten var olan aşırılıklarımıza daha da itecek gibi görünen kişilerden de kaçarız. (Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız)
- Özellikle de öfkenin ana sebebinin umut olduğu tezi. Kizgınız çünkü haddinden fazla iyimseriz; varoluşun içerdiği hüsran hastalığına yeterince hazırlıklı değiliz. Anahtarlarını her kaybettiğinde ya da bir havaalanında her geri çevrildiğinde bağıran bir adam anahtarların asla kendiliklerinden kaybolmadığı ya da seyahat planlarımızın daima garantili olmadığı bir dünyada dokunaklı ama düşüncesizce ortaya konan saf bir inanç sergiler (Havaalanında Bir Hafta)
- " Arkadaşlarıyla inanılmaz derecede ilgilenirdi. Bu kadar az bencil ya da bu kadar az kibirli birini hiç tanımadım ... Karşısındakini eğlendirmek isterdi. Başkalarını güldürmekten ve gülmekten çok hoşlanırdı." -Georges de Lauris (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- İyi düşünceler kitapların içinde hapsedildiği sürece gelişemezler. (Ateistler İçin Din)
- Whistler’dan önce kimsenin Londra’daki sisi fark etmemiş olması ya da Van Gogh’tan önce kimsenin Provence’taki selvilere ilgi göstermemiş olması imkânsızdı. (Seyahat Sanatı)
- Doğa manzaraları bizlere birtakım değerler aşılama gücüne sahiptir: meşeler gururu, çamlar azmi, göller de sakinliği öğretir, erdemli olma yolunda bizlere sessiz sedasız ilham verirler. (Seyahat Sanatı)
- "Yetmişimden fazla yaşadım. Aç kalmadım. Keyif aldığım pek çok şey oldu. Bir iki kere de beni iyi kötü anlayan biriyle karşılaştım. Daha ne isteyebilirim ki?" (Öp ve Anlat)
- ..Freud'un deyişiyle Rilke, “Kış gelince baharın güzelliğinden geriye hiçbir şey kalmayacağını, bu güzelliğin de insanın yarattığı her güzel şey gibi yok olup gitmeye mahkûm olduğunu” unutamıyordur. Freud bu yaklaşım hiç onaylamıyordu.Ona göre yok olmaya mahkûm olsa bile çekici, güzel bir şeyi sevebilme yetisi sağlıklı bir ruhun göstergesiydi. (Mutluluğun Mimarisi)
- Konuşacak kimse bulamadıkları için kaç kişinin yazar olduğuna ve bu yüzden kaç kitap yazılmış olduğuna şöyle bir bakarsak, kitapçıların yalnız insanlar için gidilebilecek en iyi yer olduğunu anlarız. (Felsefenin Tesellisi)
- "Yas ve günaha çağrının zamanı bu, Gözyaşları, kıskançlık ve işkencenin devri, İsteyipte elde edememenin, lanetlenmenin zamanı..." (Statü Endişesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin