Kitap Künyesi
Yazar: Nil Gün
Yayın Evi: Kuraldışı Yayınevi
İSBN: 9789756744277
Sayfa Sayısı: 113
Mutluluk Kitabı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir başkası olsaydın kendinle iş ortaklığına girer miydin? Kendini arkadaş olarak, güvenilir bir dost olarak seçer miydin? Karşı cinsten biri olsaydın, şimdiki kendini eş olarak seçer miydin?
Dürüstçe verdiğin yanıtları beğenmiyorsan, bu yanıtların hepsini "evet"e çevirmek senin elinde. Sen bu güce ve yeteneğe sahipsin. Yeter ki "evet"lerin bedeli olan emeğin, sevginin ve zamanın yatırımını yapmayı göze al.
Biliyorum, biliyorum, herkes sana öğüt veriyor. Ve kendi bireyselliğini kanıtlamak uğruna çoğuna kulak asmıyorsun. Bu kitapta söylediklerim de belki sende böyle etki yapacak ve bu satırları okuduktan sonra kitabı yerine bıracaksın.
Seçim senin.
İster, bırak.
İster, oku ve unut.
İster, oku ve dudak bükerek, yaşamını ertele, önerilerimi dikkate almadığın için "haklı" mazeretler üret.
İster sadece düşün.
İster düşün ve uygula.
Ne kaybedersin -mutsuzluğundan ve tembelliğinden başka?
(Arka Kapak)
Mutluluk Kitabı Alıntıları - Sözleri
- Yaşamla mücadele etmek yerine onunla dans edin ..:)
- eğer düşündüğün ,söylediğin ve yaptığın her olumlu davranış için 2 TL kazansaydın, ama düşündüğün, söyediğin ve yaptığın her olumsuz davranış için 1 TL kaybetseydin durumun ne olurdu ? Zengin mi fakir mi ?
- Yaşam sevinci yaşamdan heyecan duymaktır. "Kendime her türlü duyguyu hissetmeye izin veriyorum. Bilmeye, sevmeye, yaşamımı genişletmeye izin veriyorum. Katı inançlarımı sorgulamaya, yeni farkındalıklar yaşamaya açığım" diyebilmektir. Canlı cansız tüm yaşamın bir parçası olduğunu derinden hissedebilmenin hazzıdır yaşam sevinci. Bazen kendini yalnız hissetsen bile yaşam ağının bir parçası, bütünün önemli ve özgün bir parçası olduğunu bilmek, bunu hatırlamak çok önemli. Yaşam kendisini özgün bir şekilde ifade etsin diye buradasın. Önemlisin. Değerlisin.
- Mutluluk, başkalarının ya da koşulların sana isterse sunduğu, ister sunmadığı, altın tepsideki bir pasta değil ki. O senin içinde.
- Humanistik psikolojinin babası Abraham Maslow, mutlu insanların zihinlerinde iş-eğlence ayrımı yapmadığını söyler. Çünkü zaten yaptığı işten zevk alır. Yaptığı işi hobi gibi eğlenerek yapar. Bu yüzden iş bitsin, şimdi eğlence/dinlence zamanı diye işyerinden koşar adımlarla çıkmaz.
- istediğin herşeyi yapabilmek için bilinçaltını istediğin şekilde programlayabilirsin
- Dünyaya sahip olduğunun en iyisini ver, en iyi sana geri gelcektir. Kendinin en iyisini vermeye bugün başla. Sevdiklerine zamanını ver. Dikkatini, ilgini ver. Başkalarına yararın dokunabilecek neyin varsa ver. Ne verirsen kendine veriyorsun.
- Formül basit: Neye ihtiyacın varsa onu ver. Sevgiye ihtiyacın varsa sevgini ver. Paraya ihtiyacın varsa paranı ver. Zamana ihtiyacın varsa zamanını ver. Dostluğa ihtiyacın varsa dostluğunu ver. Bugün neyi veriyorsan, neyi düşünüyorsan, ne yapıyorsan katlanarak sana dönecektir. Bu bir evrensel yasa. Verdiklerin, beklediğin kaynaktan sana dönmeyecektir büyük olasılıkla. Ama mutlaka geri dönecektir, belki de hiç beklemedigin bir anda, beklemedigin bir yerden. Eğer senin verdiğin kaynaktan sana geri dönseydi, buna vermek değil, alışveriş denirdi. Verdiğin için geri dönmesi konusunda beklentiye girersen bu da bir nevi alışveriştir. Umut ettiğin kâr için fedakarlık yapıyorsun anlamına gelir. Fedakarlıkta bir katlanma vardir, keyif değil. Özveride -yani özden verirken- sen keyif alırsın, vermenin kendisi keyiftir.
- Başkalarına verdiğin sevgiyi, şevkati olumlu düşünce ve duyguları önce sen hissedersin. "Sana verdiğim sevgi ikinci el, çünkü önce ben hissediyorum." diyordu bir kartta. Aynen öyle.
- hayatını kazanmak adına hayata katlanırlen, hayatını kaybediyor olabilirsin
- tüm hastalıklar düşünce ve duygu zehirlenmesinin vücutta yarattığı tahribatlardır
- Günlük yaşam, ruhsal okulumuzdur. Ruhsal gelişim sanıldığı gibi sabah akşam yirmişer dakikada yapılan meditasyonlarla, kılınan beş vakit namazlarla sağlanmaz. Geri kalan zamanda ailesine, çevresine iyi davranmayan, işine yalan söyleyen, hayvanlara, bitkilere, gezegene, insanlara saygı ve duyarlılık göstermeyen bir kişi gün boyu meditasyon yapsa ne olur, gün boyu namaz kılsa ne olur. Bir insanı annesi gayrimüslim diye yargılayan, bir şarkıcıyı eşcinsel diye aşağılayan kişi, Kuranı ezbere bilse ne olur.
- "Sahip olduğun maddi şeyleri vermek, vermenin en kolay yoludur. Ama burada bile takılı kalan ne çok insan var. Gerçek vermek, kişinin kendinden, özünden vermesidir. Emerson’un dediği gibi: " Yüzükler ve mücevherler armağan değildir. Gerçek armağanı veremediğin için dilenen özürdür. Gerçek armağan kendinden bir parçayı verebilmektir.”"
Mutluluk Kitabı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nil Gün'ün kitaplarını klasik kişisel gelişim kitaplarından ayrı bir yerde tutmak gerekiyor. Bu okuduğum üçüncü kitabı ve her bir kitabını bitirdiğimde yenisine başlama isteğinden alıkoyamıyorum kendimi. Yazdıklarının etkisi sadece okuduğunuz süre içinde değil yaşamınız boyunca size rehber olabilecek türde. Mutluluk kitabından bahsedecek olursam, yazar bu kitabında mutluluğun düşüncelerimize bağlı olarak belirleneceği üzerinde durmuş sıklıkla. Ayrıca iyilik yapmanın ve pozitif düşünmenin psikolojimize etkisi ve bu etkinin de dolaylı olarak mutluluğumuza etkisinden bahsediyor. Bilinçaltımızı yönlendirerek yapabileceklerimiz sınırsız, kesinlikle tavsiye ediyorum. (Selda Emir)
Enerji verici ......................................... (Mujgan Minaz)
İlk elime aldığımda mutluluğun kitabı mı olur diye düşünmüştüm ama kitabı okudukça mutluluğun aslında bir tercih olduğunu anladım. Mutlu olduğumuzda vücudumuzda gerçekleşen kimyasal olaylar ya da mutsuzsak vücudumuzdaki yıkıcı durumlar anlatılıyor. Beğendim, tavsiye ettim, zaman zaman tekrar tekrar okuma niyetindeyim. (ibrahim kaya)
Kitabın Yazarı Nil Gün Kimdir?
1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.
1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.
Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.
International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.
Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.
Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikalgazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.
Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)
Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.
Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.
Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.
Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.
Nil Gün Kitapları - Eserleri
- Çekim Yasası - Hayatın Büyük Sırrı
- NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu
- Mutluluk Kitabı
- Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?
- Küçük Pembe Mutluluk Kitabı
- İçimizdeki Şaman: Duyguların Simyası
- 1440 Dakika
- Küçük Mor Yüzleşme Kitabı
- Küçük Yeşil Affediş Kitabı
- Uygulamalı Çekim Yasası
- Küçük Kırmızı Aşk Kitabı
- Küçük Turuncu Şimdi Kitabı
- Küçük Renkli Dilek Kitabı
- Küçük Sarı Cesaret Kitabı
- Geçmişin Gölgeleri
- Küçük Mavi Empati Kitabı
- Yaşam Cesurları Sever
- Küçük Siyah Yas Kitabı
- Kaç Kiloya Programlısın
- Küçük Ebruli Enerji Kitabı
- Küçük Beyaz Şifa Kitabı
- Bedenin Bilgeliği
- Kadınlar ve Erkekler Nasıl Anlaşırlar
- Nlp İle Satış ve Pazarlama
- Sağlık Olsun
- Kuraldışı Ve Ötesi
- Geleceği Hatırlamak
- Sünnet!
- Meridyen Terapisi
- Minik Adımlar Büyük Kazanımlar
- Aç Olan Bedenin Değil Duyguların
- Eroin
- Küçük Mor Yüzleşme Kitabı
- Kuraldışı ve Ötesi
- Kilolarım Diyetlerim ve Ben
- Pazartesi Rejime Başlıyorum!
- İlişkilerimizde değiştiremediklerimiz karakterlerimiz
- Sünnet
Nil Gün Alıntıları - Sözleri
- Her öğünde kendinize şu üç soruyu sorun: 1 Protein alıyor muyum? (Hayvansal ve/veya bitkisel) 2 Canlı gıdalarla besleniyor muyum? (Güneş yüzü gören sebze ve meyveler) 3 Omega 3 alıyor muyum? (Yumurta, sardalye, uskumru, deniz somonu gibi balıklar, ceviz, ketentohumu vs.) (Kaç Kiloya Programlısın)
- Bu konuda taraf olmalıyız. Sünneti savunmak kolaydır; sadece susmanız ve pasif kalmanız yeterlidir. Sükut ikrardan gelir. Bu da daha fazla sakatlanma demektir. Ama pasiflik boyun eğmektir. Sünnete karşı çıkmak aksiyonu gerektirir. (Sünnet)
- Besleyici değeri düşük, yağ ve şeker oranı yüksek besinler yersen enerjin düşer ve duyguların olumsuzlaşır. (Küçük Pembe Mutluluk Kitabı)
- İnsanlık henüz emekleme döneminde. (Çekim Yasası - Hayatın Büyük Sırrı)
- Affetmediğimizde hayatımizda yanlış giden şeyler için başkalarını suçlamaya devam edebiliriz. Mutsuzluğumuzun sorumlusu da suçlusu da onlar olur. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
- Aptal olmayan kişi, kendisine aptal diyen birine kızar mı? Güler geçer. Ama kendisini akıllı sanan bir aptal çok kızar. (Geçmişin Gölgeleri)
- Kendimi yalnız, çaresiz ve yetersiz hissediyordum. (Küçük Pembe Mutluluk Kitabı)
- Kedinin nankörlüğü, yılanın sinsiliği, aslanın cesurluğu, devenin kindarlığı, eşeğin inatçılığı bizim halüsinasyonlarımız. Kendimizin gölgelerini yansıtıyoruz hayvanlar alemine. Onlar kendi doğalarını yaşıyor. Biz ise kendi yarattığımız doğamıza uygun olmayan ama egomuzun açlığını umutsuzca gidermeye çalıştığımız dünya düzenimizde umutsuzca mutlu olmaya çalışıyoruz. (NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu)
- "İnsanlar değişime karşı değildir ama değiştirilmeye karşıdır." (Küçük Kırmızı Aşk Kitabı)
- Gerçek üç basamakta ortaya çıkar: Önce yok varsayılır, Sonra şiddetle karşı gelinir, nihayet kendini kabul ettirir. (Sünnet)
- Affetmemek, kızgınlık duyduğunuz kişileri zihninizde bedava oturtmaktır. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
- Suçlamanın bittiği yerde özgürlük başlar. (Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?)
- Bizi aldatan ve kandıran kişinin bizi aptal yerine koymasıdır ve hiçbir insan aptal olduğunu kabullenmek istemez. (Geçmişin Gölgeleri)
- Önemli bilgi: Bedeniniz yağ yakmak istediğinde daha çok suya ihtiyaç duyar. Daha sık susadığınızı fark edersiniz. Yağ yakma sürecinde bedende birikmiş toksinlerin atılması için daha fazla su içilmesi gerekir. Sabahları ilk uyandığınızda bir ya da iki bardak su içme alışkanlığı kazanın. Kendinize büyük iyilik yapmış olursunuz. İçine birkaç damla da sıvı Himalaya tuzu koyun. Hem kilo vermenizi hem de toksinlerin bedenden atılmasını hızlandırır. Bir şey daha; çok az su içmek kadar çok fazla su tüketmek de zararlıdır. Bu kez de beden için faydalı birçok mineral, aşırı suyla birlikte dışarı atılır. Buna da dikkat! Her şey kararında olduğunda yararlı oluyor. (Kaç Kiloya Programlısın)
- Aslında abartılan her şey bir zayıflığı gizleme ihtiyacını gösterir. (Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?)
- İlk kez deneyeceğiniz her şey, içinde riski de barındırır. Öte yandan, aldığınız riskler kadar gelişirsiniz. Yaşamın kalitesini alınan risklerin toplamı belirler. (Küçük Sarı Cesaret Kitabı)
- "Sahip olduğun maddi şeyleri vermek, vermenin en kolay yoludur. Ama burada bile takılı kalan ne çok insan var. Gerçek vermek, kişinin kendinden, özünden vermesidir. Emerson’un dediği gibi: " Yüzükler ve mücevherler armağan değildir. Gerçek armağanı veremediğin için dilenen özürdür. Gerçek armağan kendinden bir parçayı verebilmektir.”" (Mutluluk Kitabı)
- gördüğümüz manzara evin hangi penceresinden baktığımıza göre değişir. (NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu)
- Çocuk, sünneti kendisine karşı bir saldırı olarak algılar; bu saldırıya karşı ya içine kapanarak ya saldırganlaşarak tepki verebilir. Gökçe Cansever’in British Journal of Medical Psychology’de yayımlanan makalesi 12 Türk çocuğu üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına yer veriyor. “Çocukların psikolojik değişimleri sünnet öncesi ve sonrası yapılan çizimler ve bazı çizimlerin yorumlanması arasındaki farklardan anlaşılabiliyor. Sünnet sonrası yapılan çizimlerin öncesine göre daha küçük olduğu görülüyor. Çocuklar sünnetten sonra kendilerini daha ‘küçük’ görüyor. Bedensel imgenin küçülmesinin yetersizlik ve güvensizlik duygusu ile de bağlantılı olduğu düşünülüyor. Çocuk dışarıdan gelen saldırıya karşı kendisini daha korunmasız ve aciz hissediyor. Çizimler tamamlandıktan sonra sorulan sorulara verilen yanıtlara bakarak çocukların psikolojik değişimini iki başlıkta özetleyebiliriz.” (Sünnet!)
- Affetmek unutmak değildir. İnsanları adfettigimizde onlarla yaşanan deneyimleri unutmayız... Bu deneyimler bize zamanında acı vermiş olsa da artık kazandığımız derslerdir; yeniden kurban konumuna düşmemek için yaşanmış dersler. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin