Kitap Künyesi
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayın Evi: Nemesis Kitap
İSBN: 9786055395919
Sayfa Sayısı: 293
--reklam--
Mutsuz Çocukların Tanrısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ben mutsuz çocukları görür görmez tanımayı, mutlu çocukları kıskana kıskana öğrendim. İyi babaları ise kötüsüyle yaşaya yaşaya...
Kötü babaların sesleri ateşe hazırlanan silahlar gibidir. Mermiyi silahın yuvasına gönderir gibi öksürürler önce. Şarjörü çevirir gibi tükürürler balgamı yere. Sonra ayak seslerini duyarsın. Ölmeden önce duyduğun son ses onun ağzından dökülen adındır: "Berat!"
Silah patlamıştır. Ölmemişsen, uzunca bir ay yürüyüşüne çıkmışsın ve evde yoksun demektir.
Yeryüzünü reddediyorum, evet! Yeryüzü mutsuz çocuklarla dolu ve ben onların aydaki tanrısıyım!
Bir gün herkes yarım kalan işini bitirecek ve aya her baktığında beni hatırlayacak dünya!
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Mutsuz Çocukların Tanrısı Alıntıları - Sözleri
- "Gülümserken yüzünün yarısını kullanan insanların yüzlerinin diğer yarısı başka bir hikaye daha fısıldar ve o hikaye sana anlatılan kadar masum değildir."
- “Ayaklarımı kaybetmeden önce en sevdiğim şey tekerleklerdi. Bisikletimin tekerlekleri. Onları kaybettikten sonra en sevmediğim şey yine tekerlekler oldu; sandalyemdekiler tabii.”
- “O ölmesin ve yeryüzündeki bütün mutsuz çocukların babası olsun. Çünkü yeryüzü mutsuz çocuklarla dolu ve ben onların tanrısıyım. Mutsuz çocukları görür görmez tanımayı, mutlu çocukları kıskana kıskana öğrendim. İyi babaları ise kötüsüyle yaşaya yaşaya..”
- "Bir erkek, bir kadının nesiyle seviştiyse yalnızca onu iyi tanır. Ben onun yalnızca merakıyla sevişmiştim. Bir kadınsa bir erkeğin nesiyle sevişmediyse yalnızca onu ister. O benim bir tek sözcüklerimle sevişmemişti."
- "Bugün en fazla zevk verecek olan, yarın canını en fazla yakacak olandır ve yarına kadar mutlu olmak bütün dünlerin hakkıdır; değil mi ama?"
--reklam--
Mutsuz Çocukların Tanrısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir babaya çeşitli sebeplerden kötü diyebilirsiniz. İstediğiniz alınmadığında, her şeyinize müdahale ettiğinde ya da gereksiz parlama anlarında.. Bu kötü tabiri kısacık bir süre içinde unutulup gider.. Ama Berat gibi bir çoçuğun babasına yüklediği ‘kötü’ sıfatı yük olmaktan çok daha fazlası.. Tam da dile getirilmesi gereken kötülükler bütünün baş kahramanı sıfatı. Berat’ ın baba dediği adamdan etrafımızda o kadar çok var ki. Özür diliyorum adam dedim değil mi ? Kendi çocuğunu cinsel bir obje olarak gören mahlukata nasıl adam denir ki.. !! • Berat küçücük yaşında başlıyor babası tarafından taciz edilmeye. Onu sevdiği düşüncesiyle kucağına oturtan babasının sonrasında gelen okşamaları, dokunmaları ve dahasını yazmaya bile elimin varmadığı tacizleri.. Annesi dayanamayıp intihar edip kurtuluyor Berat babasıyla kalıyor yıllarca yaşadığı tacizler devam ederken hayatına öyle bir işliyor ki yaşadıkları.. Bir kaza geçirip tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunda bile atlatamıyor yaşadıklarını. Koskoca hayatı bu tacizler üzerinde şekilleniyor. • Berat bize yaşadıklarıyla, yazdıklarıyla ve düşünceleriyle insan olmayı, sorgulamayı, vicdanı, affetmeyi ve insana dair daha ne kadar duygu varsa hepsini öğretiyor.. Okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız, keyifli okumalar (Merve Damla Mungan 8k)
Mutsuz Çocukların Tanrısı: Her zaman ki gibi bu kitabı da severek okudum. “Mutsuz Çocukların Tanrısı” diğer kitaplarından biraz daha farklı geldi bana. Biraz depresif bir kitaptı ama yine de sonuna kadar merakla okumaya devam ettim. Her zaman olduğu gibi yine başarılı bir kurgu ve ilgi çekici karakterler var kitabımızda. Kitabın konusuyla ilgili herhangi bir şey yazmaya başlarsam tamamını anlatmış olacağımdan konuya pek girmek istemiyorum. İlk bölümü açıkçası çok zor okudum, Çünkü Berat’ın depresif kişiliğini daha tanımamıştım bu yüzden kitap bittiğinde anlamadan okuduğumu düşünüp ilk bölümü tekrar okudum. Ama devamında altını çizecek kadar çok beğendiğim yerler oldu ve toplamda bakarsak keyifle okuduğum bir kitaptı diyebilirim. Fakat şunu belirtmeliyim ki, yazarın ilk okuduğum kitabı “Kan Ağacı” değil de bu olsaydı diğer kitapları okumaya niyetlenmezdim. Kötü değildi ama bir “Kan ağacı” yada “Hayal” de değildi benim için. Ama herşeye rağmen yıllardır alamadığım bir kararı almamı sağladığı için bende farklı da bir yeri olacak “Mutsuz Çocukların Tanrısı”nın. kitap/kitap--25690 yazar/i7747 (bilge arslantaş)
“Çünkü hikayesinin değil, onun kahramanıydım ve Servet gibiler her yerdeydiler. Kimimizin içinde yaşıyorlardı, kimimizin hayatlarında. Kimimiz onlarla karşılaşmadan gidiyorduk dünyadan, kimimizse esirleri olmadan gidemiyorduk. Kimimiz, hayatımızda olmadıkları halde içimizden çıkarıp da karşılaşıyorduk onlarla, kimimiz ömrümüzce dilimizin altında biriktiriyorduk tükürüğümüzü; hayattayken değil, öldükten sonra tükürebilmek için suratlarına.” Kitabı hâlâ sindiremiyorum. Arya, Gülce, Aras, Nur hepsine kırgınım. Servetten ise nefret ediyorum. Bilinmeyen saklı kalan, unutulan, bir yerlerde ensest dokunuşla doğurdukları tramvatik hayatlar içindeki çocuklar olduğunu düşündükçe parçalanıyorum. Ve son olarak gökyüzüne, aya her bakışımda Berât ve onun gibi milyonlarca çocuğun hayatlarının nasıl mahvolduğunu hatırlayacağım ve kahrolacağım. (Zeynep)
--reklam--
Mutsuz Çocukların Tanrısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jale Demirdöğen - Mutsuz Çocukların Tanrısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mutsuz Çocukların Tanrısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jale Demirdöğen Kimdir?
1968 yılında Trabzon'da doğdu. Öğrenimine Ankara, Aydın ve İzmir'de devam etti. Yazın hayatına "Narçiçek" adlı kitapta topladığı şiirleriyle başlayan yazarın, "Kusursuz Veda" ve "Kan Ağacı" adlı iki romanı bulunmaktadır. "Evvel Zaman İçimde", halen İzmir'de yaşamakta olan yazarın ikinci şiir kitabıdır.
--reklam--
Jale Demirdöğen Kitapları - Eserleri
- Kan Ağacı
- Mutsuz Çocukların Tanrısı
- Hayal
- Kusursuz Veda
- Normal
- Leyl
- O İyi mi?
- Kabul
- Evvel Zaman İçimde
- Narçiçek
--reklam--
Jale Demirdöğen Alıntıları - Sözleri
- “Ne kadar sürdü Rauf?” “Tam on yedi yıl ve bir ömür. “ “Uzun süre. “ “Ne kadar kısa sürdüğünü tahmin bile edemezsin. “ (Leyl)
- Sanki bir hamalım da aşkı sırtıma yüklemişler. (O İyi mi?)
- Ne kadar severse sevsin, insan insanı yoruyor. (O İyi mi?)
- Bu nasıl bir kırılmışlıktı ki; bunca inat, bunca nefret, bunca kin, bir insan yüreğinde bunca yıl hüküm sürebiliyordu? (Kan Ağacı)
- "Okuyacağınız hikayeyi size ben anlatacağım. Birçoğunuzla defalarca tanıştım. Bazılarınızı çok çabuk unuttum. Vakti geldiğinde beni uğurlayanınız da oldu, bırakmamakta ısrar edeniniz de. Ben kim miyim? Hepinizin en kısa uykusuyum. Ben suçluluk duygusuyum!" (Kabul)
- "Evet.Dinlediği halde duymayanlar vardır,bir de dinlemediği halde duyanlar...Mühim olan dinlemek değil,duyabilmektir. (Kabul)
- Eşyalar değil, olaylardı değerli olan. (Hayal)
- Mutluluğunu da, gücünü de insan kendi yaratır. Var oluşumuz bir başkasının eseri değildir. Başkalarının katkısı olur ama o kadar. Hayatımızdan birileri çekip gitse bile özümüzde olanlarla ayağa kalkar ve yolumuza devam ederiz, olması gereken bu. (O İyi mi?)
- İnsanın, sevdiği birine karşı yaptığı hata için değil de bu hatayı dürüstçe itiraf ettiği için suçluluk duyması ne acı. (O İyi mi?)
- Ben el alem ne der cümlesi kadar uçsuz bucaksız bir kabristan daha görmedim.Yaşarken öldürüyor insanları (Kabul)
- Çünkü unutmak istediğim ne varsa bu gece hatırımda. (Kan Ağacı)
- Yıkılmaya yüz tutmuş her şeye dikkat ederim. Bana hep yapılırken ki heyacanı hatırlatır çünkü. Depremde hasar görmüş kentler gibi,güven gibi,aşk gibi... Aşka düştüğünü fark ettiğin zaman hissettiğin heyecanı düşün. Düşündüğün zaman yıkmama ihtimalin doğar. Düşünmez,hatırlamazsan yıkarsın, biter. (Leyl)
- Henüz yaşanmamış olanlar, yaşanmışlıklar kadar yormuyordu insanı. (Kusursuz Veda)
- Bilinmeyeni yaşayıp da öğrendikten sonra anlıyordu insan, bilinmez olanın taşıdığı o güçlü umudun değerini. (Kusursuz Veda)
- Hiçbir şey olmaması, hiçbir şey olmayacağı ihtimalini ortadan kaldırmazdı. (Kan Ağacı)
- Herkes bana kendini anlatır ama kimse bana beni sormaz. (Hayal)
- Yol,gideni sever. Döneneyse hep acı verir. (Leyl)
- "Dinle! Hiç değilse ölü olmanın çaresizliğiyle beni sen dinle! Yaşayan birine anlatamadığın bir şeyi en iyi anlayabilicek olan bir ölüdür!" (Normal)
- İnsanın, geleceğini görebildiği bir konu hakkında artık fikir yürütemeyecek duruma gelmesi, hayatın ona sağ gösterip sol vurması gibi bir şey. (O İyi mi?)
- Güven ya da aşk iki kişilik değil midir ? Siz yıkmak istemezken yıkmaya çalışan ya da çoktan yıkmış birileri olacaktır ki oda bunu ona hissettiğiniz kişidir. Yani bazen bir şeylerin yıkılmasına tek başına yetemeyiz. Değil mi ? (Leyl)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin