Kitap Künyesi
Yazar: Cuniçiro Tanizaki
Çevirmen: İlker Özünlü
Orijinal Adı: 痴人の愛 [Chijin no Ai]
Yayın Evi: Jaguar Kitap
İSBN: 9786056374319
Sayfa Sayısı: 265
--reklam--
Naomi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Şunu fark etmiştim ki bir kadının yüzü, erkeğin nefretini çektikçe daha da güzelleşiyordu."
Na-o-mi: Üç hece, iki insan-medeniyet, bir başyapıt.
Bir yönüyle daha önce yazılmış bir Japon Lo-lee-ta...
Doğu ve Batı, sevgi ve öfke, aşk ve gurur, kadın ve erkek, insan ve insan arasında yaşanan gerilimlere dair bir temel roman...
Naomi, Batı hayranlığından yozlaşmaya, saplantıdan budalalığa ve hazdan işkenceye (veya tam tersi) ilerleyen hikâyesiyle, Juniçiro Tanizaki'nin neden yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olduğunu da anlatıyor.
"Onun hata ve kusurlarıyla sürekli yüz yüze gelmekten kurtulamıyor, eve hep mutsuz dönüyordum. Ancak bu mutsuzluk hiç de uzun sürmüyordu, zira ona duyduğum aşk gece boyunca değiştikçe değişiyordu. Tıpkı bir kedinin gözleri gibi..."
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Naomi Alıntıları - Sözleri
- “İnsan kendine olan güvenini yitirirse yapılacak hiçbir şey yoktur.”
- “Düşündükçe beynimin içini kemiren dert ve keder daha da artıyordu.”
- "Şunu farkettim ki bir kadının yüzü, erkeğin nefretini çektikçe daha da güzelleşiyordu."
- “Eğer en başından yalnız olacağımı bilirsem yalnızlık çekmiyorum.”
- "Dünya sorumsuz ebeveynlerden payını alıyor."
- “Yüzünü bir kez görsem, her şey yoluna girecekti!”
- “Denemeye kalksak da duygular o kadar değişmiyor.”
- “Ya karşılıklı olarak sürdürdüğümüz keçi inadımız bizi ayrılmaya zorlarsa ne olurdu? Beni en çok korkutan da buydu işte.”
- "Ben zekiyim" ya da "ben güzelim" diye düşünmek bir kadını güzel yapar
- “Bazen zamanın akışı, hayretlere düşürecek denli yavaştır; tek bir dakika bile bitmeyecek denli uzun görünür. O dakikayı altmış kere tekrar ettiğinizde, ancak bir saate ulaşmış oluyorsunuz. Aynı dakikayı yüz yirmi kere tekrar ettiğinizde de iki saate ulaşırsınız. Demek ki üç saat bekleyecek olsam o usandırıcı, kaçışı mümkün olmayan dakikadan yüz seksen tanesine katlanmak zorunda kalacağım, yelkovanın yüz seksen tik taklık dairesel dönüşüne yani!”
- “Allahaısmarladık o zaman. Her şey için teşekkürler…” Bir veda sözü ancak bu kadar basit olabilirdi.”
- Tabii ki söylediği her şeye inanmış falan değildim, ancak insan bir kere şüphe duymaya başladı mı neye inanacağını pek bilemez.
- “Bana kalırsa insan bir kere korkunç bir deneyim geçirmeye görsün, o deneyim hiç yok olmayan bir saplantı haline geliyor.”
- “Kalbim değişmedi benim. Seni hala seviyorum. Sadece sevgimi farklı gösteriyorum, o kadar.”
- Bazen zamanın akışı, hayretlere düşürecek denli yavaştır; tek bir dakika bile bitmeyecek denli uzun görünür.
--reklam--
Naomi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
“Onun hata ve kusurlarıyla sürekli yüz yüze gelmekten kurtulamıyor, eve hep mutsuz dönüyordum.” Kitabın özetini anlatan en iyi cümle bu bana göre. Kitap “Bir Budalanın Aşkı” olarak yayımlandıktan sonra zamanla “Naomi” adını almış ( isim bence böyle kalabilirmiş :)). Sonrasında Japonya’da “Naomileşmek”, belirli bir Batılılaşma sürecini anlatan bir deyim haline gelmiş. Naomi’nin batı hayranlığı yozlaşmaya dönüşürken, Kawai’nin aşkı da budalalığa doğru yol alıyor kitap boyunca. Konu olarak hiçbir benzer yönleri olmamasına rağmen kitap bana Zeki Demirkubuz’un Kader filmini hatırlattı ve budalaca sevmek bu olsa dedirtti. Bu okuduğum 2. Tanizaki kitabı ve yine kendisine hayran kaldım, tavsiye ederim. (Görkem Durmuş)
Tam bir Japon klasiği. Kawaii Bey, Naomi'yi görür ve etkilenir. 15 yaşındaki tatlı kızı yanına alır. Aralarında 13 yaş fark olması umrunda değildir. Bu kızı Avrupai tarzda büyütür ve besler. Bir gün karısı olacağına inanır. Tek başına karı koca olmak Naomi için yetersizdir. Zaman zaman "bu ne biçim ilişki" diye sorguladığım fakat yoğun tutkuya ses edemediğim bir kitap oldu. Oldukça çekici. (Bayan İşlemci)
Naomi: İnsan bu kadar duygularının esiri olabilir mi diye düşündüren bir kitap oldu benim için. Naomi Joji'yi ve çevresindeki diğer insanları etkilemeyi başaran ve istediğini her zaman yaptırabilen biri olmuş. Tabii en çokta Joji'yi etkilemiş. (Neşe)
--reklam--
Naomi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cuniçiro Tanizaki - Naomi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Naomi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cuniçiro Tanizaki Kimdir?
Jun'ichirō Tanizaki, 1886’da Tokyo’da doğdu. İlk öykülerinde Edgar Allan Poe ve Fransız Dekadanlarından etkilendi. Tokyo’dan daha tutucu bir bölge olan Osaka’ya yerleştikten sonra geleneksel Japon güzellik ideallerini araştırmaya yöneldi. En iyi romanlarından Bazıları Isırgan Sever (1929). Kendi değerlerindeki değişimi yansıtıyor, geleneklere bağlı Osakalı bir ailenin öyküsünü anlatıyordu. 1932’de, klasik Japon edebiyatının başyapıtlarından Genci’nin Öyküsü’nü çağdaş Japonca’ya çevirmeye başladı. Bu yapıtın Tanizaki’nin üslubu üstünde büyük etkisi oldu. 1940’larda yayınlanan Hafif Kar Yağışı adlı romanında, çağdaş dünyanın geleneksel topluma yönelik saldırılarını klasik Japon edebiyatına özgü bir üslupla anlattı. 1956’da Anahtar, 1961’de Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanları yayınlandı. Yedi Japon Masalı adlı bir öykü kitabı ve Kaptan Şigemoto’nun Annesi adlı bir uzun öyküsü de bulunan Tanizaki, 1965’te Yugavara kentinde öldü.
--reklam--
Cuniçiro Tanizaki Kitapları - Eserleri
- Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın
- Anahtar
- Naomi
- Gölgeye Övgü
- Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
- Sazende Şunkin
- Nazlı Kar
- Bazıları Isırgan Sever
--reklam--
Cuniçiro Tanizaki Alıntıları - Sözleri
- Akıp gidiyor Bulutlar yığın yığın! Öylece duran Parlak mehtabı tutan Dalı, çam ağacının (Nazlı Kar)
- Yaşlandıkça her şeyin geçmişte daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Bir yüzyıl önceki yaşlar iki yüzyıl geri gitmek isterlerken iki yüzyıl öncekiler de üç yüzyıl geri gitmek istiyorlardı. İnsanların memnun olduğu bir çağ olmadı. (Gölgeye Övgü)
- Yetişkinlerin yüreklerinde ve zihinlerinde neler döndüğünü bir türlü anlayamadığından oğlanın içi içini yiyordu. (Bazıları Isırgan Sever)
- Kedilerin kişilikleri hakkında pek bilgi sahibi olmayan insanlardan kedilerin asla köpekler kadar sevecen olmadığına, soğuk ve bencil olduğuna dair sözler duyduğunda, "Bunca yıl yalnızca bir kediyle yaşamamış olsaydım, bir kedinin ne kadar çekici ve sevecen olabileceğini asla idrak edemezdim,"diye düşünürdü. İnsanların öyle düşünmelerinin nedeni, kedilerin çekingen hayvanlar olmasıydı. Üçüncü kişilerin önünde ne sahiplerine sevgi gösterir ne de onlardan sevgi beklerlerdi, aksine çok soğuk davranırlardı. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
- Sabahları gözlerini açar açmaz ilk akıllarına gelen, "Bu gece ne yiyeceğiz?” sorusu oluyordu. (Sazende Şunkin)
- Şimdi yetmiş yedi yaşındayım; bu tür ilişkiler kurabilecek durumda olmadığım halde, neden pantolonlu güzel kızlardan çok, kadın giysileri içindeki yakışıklı erkekler ilgimi çekiyor anlayamıyorum. (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
- Fakat ben, kadının hangi konuda olursa olsun pasif kalması, erkeğe karşı kendiliğinden harekete geçmemesi gerektiğine inanan eski kafalı anne ve baba tarafından büyütüldüm. Kesinlikle tutkusuz bir insan değilim, ama benim karakterim o tutkuyu içinin derinliklerine gömmek üzerine kuruludur, asla dışarıya salmaz. (Anahtar)
- bugün yine esvaplarımı seçerken bitip gitti gün evlenip giderken nedense hüzünlüyüm (Nazlı Kar)
- Yaşlı kediler, yaşlı insanlar gibi inatçı oluyordu demek ki. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
- Belki de artık yaşamaktan bıktım. (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
- Beyaz ırkların saçları açık renkli ancak bizim saçlarımız koyu; böylelikle doğa bize karanlığın kurallarını öğretti ve eski insanlar sarı bir teni beyaza çevirmek için bunu içgüdüsel olarak kullandı. (Gölgeye Övgü)
- Beraber on yıl geçirdiğinizde, karşınızdaki kedi bile olsa, güçlü bağlar geliştirmeniz kaçınılmaz olur. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
- Ben ikisini de aynı ölçüde seviyorum. (Anahtar)
- “Denemeye kalksak da duygular o kadar değişmiyor.” (Naomi)
- “Kalbim değişmedi benim. Seni hala seviyorum. Sadece sevgimi farklı gösteriyorum, o kadar.” (Naomi)
- demek ateşböceği seyri çiçek seyrinden farklıydı. çiçekleri seyretmek bir resme bakmak gibiydi. ateşböceklerini seyretmekse bir tefekkür hali... peri masallarını hatırlatan, çocuksu bir yönü de vardı. öyle bir dünyanın resmini değil, müziğini yapmak gerekirdi. koto ya da piyanoyla o hisleri verecek bir beste olsaydı... (Nazlı Kar)
- Yirmi yaşımdan bu yana sık sık ölümü düşünürüm, (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
- Çiçekleri seyretmek bir resme bakmak gibiydi.Ateşböceklerini seyretmekse bir tefekkür hali..... (Nazlı Kar)
- Benim gibi yüreğinden geçenleri başkalarının bilmesine izin vermeyen birinin, en azından kendisiyle konuşmaya ihtiyacı var. (Anahtar)
- o çiçeğe bakınca sanki beni içine çekip alacak gibi geliyor (Nazlı Kar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin