Kitap Künyesi
Yazar: Jules Verne
Çevirmen: Volkan Yalçıntoklu
Orijinal Adı: Sans Dessus Dessous
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9789758607860
Sayfa Sayısı: 264
--reklam--
Ne Altı Var Ne Üstü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Daha önce Dünya'dan gönderdekleri gülle ile Ay'ın çevresini dolaşan Gun Club'in gözüpek topçuları bu kez de Kuzey kutbunu açık artırma ile satışa çıkartıyor. Bu giişimin hedefinin kutup bölgesindeki zengin taşkömürü yataklarının işletilmesi olduğu anlaşılınca bu kez akıllara, Kuzey kutbuna nasıl ulaşılacağı sorusu geliyor. Her konuda olduğu gibi topçuların buna da verecekleri pratik bir yanıtları vardır. Kutba ulaşmak yerine kutbu ayaklarının dibine getirmek, şittekli bir sarsıntının etkisiyle Dünya'nın eksenini yörünge düzlemine dik hale getirerek yeryüzünde önemli altüst oluşlar yaratmayı planlayan bu emekli topçular, bu değişikliğin olumlu sonuçlarını ön plana çıkartarak dünya sakinlerini ikna etmeye çalışıyorlar.
--reklam--
Ne Altı Var Ne Üstü Alıntıları - Sözleri
- Olağanüstü bir kişiliğe sahipti.
- Kişiliğinin ilginçliği, zekasının keskinliği Scorbitt'i büyülüyor, etrafındaki her şeye canlılık katması ve bakışlarındaki ateşli ifade onu mükemmel bir insan haline getiriyordu.
- “Ölüyü canlandırmak gerek!”
- Geçmişte yapmamış olmamız, gelecekte de yapamayacağımızın göstergesi olabilir mi ?
- Bir sendika... Günümüzde,bu sözcük her ihtiyacı karşılıyor. Sendikalaşmak tıpkı soluk almak, yemek, içmek, uyumak gibi doğal bir eylem.
- Kişiliğinin ilginçliği, zekasının keskinliği Scorbitt'i büyülüyor, etrafındaki her şeye canlılık katması ve bakışlarındaki ateşli ifade onu mükemmel bir insan haline getiriyordu.
- __ Kararlı davranınız ama dengeleri bozmamaya dikkat ediniz !
- Umut edilmesi gereken tek şey, sorumluluklarının bilincine vararak, konuşmaya karar vermesiydi, yoksa onun yerine talih konuşacaktı.
- Neden olmayacak bir geleceğin hayalini kuralım ki ? Onun yerine yarından itibaren misafiri olacağımız öbür dünyayı düşleyelim !
- Dünyanın koşullarını değiştirmek insanın çabalarının üstündedir; evrensel sistemde Yaratıcı'nın koymuş olduğu kurallarda herhangi bir değişiklik gerçekleştirmek insanoğlunun elinde değildir.
- evrensel sistemde Yaratıcı'nın koymuş olduğu kurallarda herhangi bir değişiklik gerçekleştirmek insanoğlunun elinde değildir.
- Kadın yüreği, dibsiz 1 kuyu değil midir zaten?
- "Hak ettiğiniz gibi ölüme mahkum edileceksiniz! Ve iki kere ikinin dört ettiği kadar kesin bir şekilde asılacaksınız. O zaman hâlâ şansımın olduğu söylenebilir bayım, diye cevap verdi J.T.Maston. Matematikten biraz anlamış olsaydınız 'iki kere ikinin dört ettiği kadar kesin' demezdiniz. Bugüne kadar iki sayının toplamının o sayının iki katına eşit olduğu yani iki kere ikinin dört ettiğini öne süren bütün matematikçilerin deli olmadığını kim kanıtlayabilirdi."
- Dünya'dan Ay'a gülle göndermek için kullanılan toptan sonra, şimdi de ekseni değiştirmek için kullanılan top! Top! İlle de top! Ama, bu Gun-Club topçularının kafasında toptan başka bir şey yok mu? Demek ki derin bir topçuluk çılgınlığına kapıldılar! Topu bu dünyadaki ultima ratio? haline getiriyorlar.
- "Dünyanın koşullarını değiştirmek insanın çabalarının üstündedir."
--reklam--
Ne Altı Var Ne Üstü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitaptan önce “Dünyadan Aya” ve “Ay’ın Çevresinde Seyahat” kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. Zira bu iki kitabın odağındaki Gun Club bu kitapta da başrolde. Kitabı üç kısımda inceleyebiliriz. Birinci kısımda Kuzey Kutbundaki bir bölgenin satışa çıkarılacağı duyuruluyor ve dünyanın her yerinde bunun sebebi tartışılıyor. İkinci kısımda ise satış işi gerçekleşiyor ve satın alanın diğer kitaplarda geçen Gun Club olduğunu görüyoruz. Başkan Barbicane, Yüzbaşı Nicholl ve J.T. Maston karşımıza çıkıyor gene. Keşke daha önceki kitaplarda yer alan Fransız maceraperest Michel Ardan da olsaydı. O zaman şüphesiz kitabın seyri daha keyifli bir biçimde ilerlerdi. İkinci kısım bu satın almanın nedenlerini ve planlanan şeyin nasıl gerçekleşeceği üstüne gidiyor. Bu kısımda çok fazla bilimsel bilgiler içeren anlatımlar mevcut. Yer yer oldukça sıkıyor haliyle. Üçüncü ve son kısımda ise tasarlanan planın uygulamaya geçilmesi üstünde duruluyor. Bu kısımda da gene çok fazla matematiksel hesaplamalar ve birtakım bilimsel bilgiler yer alıyor. Romanım akışını biraz sekteye uğratıp okuyucuda kopukluk yaratıyor maalesef buralar. Oldukça ilginç bir konusu varsa da bu kitabın insanı tam olarak içine çekemiyor. Eski Gun Club üyelerini tekrar görmek güzel olsa da maalesef hep bir şeyler eksik gibiydi. Çok tavsiye edebileceğim bir Jules Verne romanı değil maalesef. (Alper)
Dünyanın kaderini değiştirmek mümkün müdür? Bu konuda kaç film seyrettim bilmiyorum. Kaç tane çekildiğini kim bilir acaba. Normal şartlar altında bir felaket olur ve dünya ondan kurtarılır ki farklı bir yaklaşım olmuş bu sefer. Kısaca konu özeti yapacak olursak, Kuzey Kutbu ile yakınlaşabilmek için farklı deneyler yapılıyor ve dünyanın ekseni değiştirilmeye çalışılırken aynı zamanda buzlar eritilip altındaki kara ortaya çıkarılmaya çalışıyor. Tabi bu kurguyla giderken o final olmamış. Mantıklı bir yaklaşım ama hem farklı beklentiler hem Jules Verne faktörü olunca insan başka şeyler bekliyor ama okuduğumuz kitaplarda bile herhangi bir beklentiye girmemeyi öğreniyoruz. Hepimize iyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak)
Usta yazardan son derece güzel bir bilim kurgu romanı daha. Bir açık artırma yapılır. Kuzey Kutbu topraklarının hangi devlete satılacağına dair ve bunu bir firma kazanır. Firmanın arkasında Gun Club vardır. Bu işteki amaç, o zamanlarda Kuzey Kutbu'na gidilemediği için dünyanın ekseninin değiştirilmesi ve buzun eritilerek altındaki karanın ortaya çıkmasıdır. İşi planlayan kulübün sekreteri J. T. Maston'dur ve arkasında ona hayran bir zengin kadın vardır. Ancak hesaplamalar sırasında bir yıldırım evine çarpar ve etkilenir. Bu arada bir top ile patlatma yaparak ekseni değiştirecek kulüp üyeleri ortadan kaybolmuştur. Dünya büyük bir tehlike altındadır. Acaba bu deney başarılı olabilecek midir? Maston bütün hesaplamaları doğru mu yapmıştır? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden. (Serdar Poirot)
--reklam--
Ne Altı Var Ne Üstü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jules Verne - Ne Altı Var Ne Üstü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ne Altı Var Ne Üstü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jules Verne Kimdir?
Jules Gabriel Verne (Fransızca telaffuz: [ʒyl vɛʁn]; d. 8 Şubat 1828 – ö. 24 Mart 1905), Fransız yazar ve gezgin.
Verne, Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile genellikle "Bilim kurgunun babası" olarak adlandırılır. Eserlerinde ayrıntılarıyla tarif ettiği buluşlar ve makinaların o sıralarda gelişmekte olan Avrupa sanayisi ve teknolojisine ilham kaynağı olduğu düşünülür. Özellikle uzay, hava taşıtları, denizaltılarhakkında yazmıştır.
Daha çok Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864) ve Seksen Günde Devr-i Âlem (1873) romanlarıyla tanınır.UNESCO’nun çeviri kitap veritabanına (Index Translationum) göre dünyada en çok çevrilen ikinci bireysel yazardır.
Hayatı
Çocukluğu
8 Şubat 1828’de Fransa'nın Nantes şehrinde doğdu. Varlıklı bir avukat olan Pierre Verne ile eşi Sophie Henriette Allotte de la Fuye’nin beş çocuğundan en büyüğüdür. Kış aylarında yoğun trafikli bir liman şehri olan Nantes’da; yaz aylarında ise Loire Nehri kıyısında yelkenlileri ve gemileri izleyerek geçirdiği çocukluğu, seyahat ve macera üstüne hayallerini ateşledi. 12 yaşında iken tayfalık yapmak üzere bir gemiye binip evden kaçmaya yeltenen Jules Verne’in, babası tarafından yakalanıp gemiden indirildiğinde “bundan sonra yalnız hayal dünyasında seyahat edeceğine“ dair ailesine söz verdiği rivayet edilir Bu hikayenin gerçekliği hakkında şüpheler vardır. Jules Verne'nin deniz ve macera tutkusunu kardeşi Paul de paylaşıyordu; Paul, sonunda bir deniz mühendisi oldu. Jules Verne ise kısa hikayeler ve şiirler yazmaya başladığı yatılı okul döneminin ardından 1846'da babasının işini devam ettirebilmek için hukuk öğrenimi görmek üzere Paris’e gitti.
Gençlik yılları
Jules Verne, Paris'e gittikten sonra kısa sürede hukuk diplomasını aldı ancak bu süre içinde edebiyat hevesinin hukuka ilgisinden daha büyük olduğunu farketti. Amcası aracılığıyla Paris edebiyat çevresi ile tanıştı. Şahsen tanıdığı Victor Hugo, Alexandre Dumas (oğul) gibi yazarların etkisinde tiyatro oyunları kaleme aldı; bohem bir hayat sürdürdü. Baba-mesleğini devam ettirmek yerine tiyatro ve edebiyata yönelmesine kızan babası maddi desteğini kesince geçimini yazarak karşılamak zorunda kaldı.
Yazarlığa, arkadaşı müzisyen Jean Louis Aristide Hignard ile birlikte tiyatro oyunları yazarak başladı. İlk tiyatro eseri 12 Haziran 1850'de sahnelendi. 1852-1855’te bir Paris tiyatrosunda sekreterlik yaptı; komediler, operetler yazdı; kısa hikâyeler kaleme alıp dergilerde yayınlatmaya başladı. Çoğu Paris’te çıkan “Musée des familles” adlı dergide yayınlandı. Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nın eserlerini okuduktan sonra onun büyük bir hayranı olan Verne, Poe etkisinde yazılar üretmeye başladı.
Bir gemi ile dünyayı dolaşmış olan Fransız seyyah Jacques Arago ile dost oldu. Bu dostluk ona, Paris’ten daha geniş ve ilginç dünyalar hakkında yazılar yazması için ilham verdi; Fransa dışına hiç çıkmamış olsa da hayal gücünü kullanarak başka dünyaları anlattı.
Evliliği, borsacılık yılları, ilk seyahatleri
1857’de iki kız çocuğu sahibi bir dul hanım olan Honorine de Viane More ile evlendi. Eşinin borsacı erkek kardeşinin etkisi ile Paris Menkul Kıymetler Borsası’nda brokerlik yapmaya başladı ama edebi çalışmalarına ara vermedi.
1859’da arkadaşı Aristide Hignard ile birlikte ilk defa Fransa’nın dışına çıkarak, Britanya Adaları’nı gezdi. Bu seyahatin notlarını “İskoçya Seyahati” adıyla romanlaştırdı. 1861 yazında aynı arkadaşı ile çıktığı İskandinavya Seyahati, eşinin doğum yaptığı haberinin gelmesi üzerine yarıda kaldı. Jules Verne’in, 5 Ağustos’ta dünyaya gelen oğullarına “Michel” adı verildi.
Balonla Beş Hafta
Verne, borsadaki işine devam ederken yirmiden fazla günlük gazeteyi, her türlü bilimsel yayınları okuyor; astronomi, meteoroloji ve fizyoloji alanlarındaki deneyleri, keşifleri yakından takip ediyor; coğrafya ile ilgileniyordu. Okuduklarına dayanarak o günlerde Avrupalılar için gizemli bir kıta olan Afrika’da balonla yapılan bir seyahat hakkında kitap yazmayı düşündü. O yıl Fransız fotoğrafçıNadar, adını “Dev” koyduğu bir sıcak hava balonu yapmaya çalışıyordu ve bu konu kamuoyunun çok ilgisini çekiyordu. Jules Verne, kitabı üzerinde çalışırken Nadar ile tanıştı; bu ilişki sayesinde romanı için gerekli teknik bilgileri edindi. Yazdığı roman, coğrafi gerçekler, bilimsel buluşlar ve hayal ürünü bir hikayeyi bir araya getiren yeni bir tür roman idi. “Balonla Beş Hafta” adlı bu eseri, daha sonraki çalışmalarında izlediği biçimin temelini oluşturdu.
Yayıncı Hetzel
Yayınlatmaya çalıştığı kitabı çeşitli yayıncılar tarafından reddedilen Jules Verne’in edebi kariyeri yayıncı Pierre Jules Hetzel ile tanıştıktan sonra başladı. “Balonla Beş Hafta”, 1863 yılında Hetzel tarafından yayımlandı ve bir anda büyük başarı kazandı.
Kitabın başarısından sonra borsacılığı bırakıp kendisini tamamen edebi çalışmalara veren Jules Verne, Hetzel ile bir sözleşme yaptı ve yirmi yıl boyunca her yıl iki cilt fenni roman veya daha kısa sürede 40 adet fenni roman yazmayı taahhüt etti. İlk olarak Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864), Aya Seyahat (1865), Ayın Etrafında (1870) adlı kitaplarını yayınladı. Kitapçı Hetzel, yazarla yaptığı ilk sözleşmeyi içine daha parlak şartlar koyarak beş defa tekrarladı.
Jules Verne, ömrü boyunca ardı ardına eser vermeyi sürdürdü. Yapıtları arasında Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Bir Gazetecinin Yolculuk Notları (1872), Seksen Günde Devr-i Âlem(1873), Esrarlı Ada (1875), Chancellor Kazazedeleri (1875), Michael Strogoff (1876), 15 Yaşında Bir Kaptan (1878) vardır.
Seyahatleri
Jules Verne, 1859 ve 1861’de arkadaşı Aristide Hignard ile yaptığı ilk yurtdışı seyahatlerinden sonra Nisan 1867’de kardeşi Paul ile birlikte Amerika kıtasına seyahat etti. Verne’nin bu seyahatinin 26 günü gemide geçmişti; sadece sekiz gününde New York’u ve Niagara Şelalesi’ni görebildi. Ancak bu gezisi, “Yüzen Şehir” adlı kitabına “Denizler Altında 20.000 Fersah” adlı romanındaki birçok fikre ilham sağladı.
Yazar, 1872’de eşinin doğduğu şehir olan Amiens’e yerleşti. Kitaplarından elde ettiği kazançla “St. Michel” adını verdikleri bir yat satın aldı ve kendi hayatında da kitaplarındaki gibi maceralar yaşamak üzere yatı ile seyahatlere çıktı. Seyahatleri yeni kitapları için ilham sağladı.
1872’de Londra ve Woolwich, 1871-1873 arasında yayıncısı Hertzel’in davetiyle Manş Adaları’na geziler yaptı, 1876’da İngiltere kıyılarını dolaştı.
1878’de yatı ile uzun bir geziye çıkarak Lizbon, Tanca ve Cebelitarık’ı dolaştı. 1881’de Hollanda, Danimarka, Almanya’yı ziyaret etti.
1884’te yeniden yatıyla Akdeniz gezisine çıkarak Cezayir, Malta, İtalya’yı dolaştı.
1883’te yayımladığı ve mekân olarak Osmanlı topraklarını seçtiği “İnatçı Keraban” adlı kitabındaki detaylı İstanbul tasvirlerinden ötürü yazarın Türkiye’ye de seyahat etmiş olduğu düşünülür ancak bunun da Verne’nin gerçekte hiç Türkiye’de bulunmadığı, bunun da onun hakkındaki efsane ve söylentilerden birisi olduğu söylenir.
Son yılları
1886’da evine döndükten sonra akıl hastası olan yeğeni tarafından vuruldu ve bu nedenle hayatının geri kalanında baston kullanmak zorunda kaldı; tedavi için sürekli uğraştı. 1887’de yayıncısı Hetzel’in ve ardından annesinin ölümü üzerine hayatının karamsar bir dönemine girdi.
1888’de siyasete atılan Jules Verne, Amiens belediye meclisinde görev aldı. Tiyatrolar, okullar ve şehircilik gibi kültürel sorunlarla ilgilendi. 1889’da Belediye Sirkini kurdu. 1892, 1896 ve 1900 dönemlerinde de Meclis üyeliğine yeniden seçildi.
İlerleyen şeker hastalığı sonucu 1902’de kısmen görme yeteneğini kaybeden yazar, 24 Mart 1905’te Amiens’teki evinde hayatını kaybetti. Amiens’te La Madeleine Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Ölümünden iki yıl sonra mezarının başına bir heykeli dikildi. Heykelde Verne, mezarında doğrulmuş, bir elini yıldızlara uzatır biçimde betimlenir.
Eserlerinin Türkçe yayınlanması
Jules Verne eserlerinin Türkçeye çevrilip yayınlanmasının geçmişi 1875 yılını bulur. Harf Devrimi’nden sonra eserleri yeni harflerle tekrar yayımlandı. En önemli Jules Verne çevirmeni, Ferid Namık Hansoy’dur. 1940’larda Jules Verne’in eserlerini çevirmeye başlayan Hansoy, yazarın elli eserini Türkçeye kazandırdı.
Yirminci Yüzyıl'da Paris
Yirminci Yüzyıl'da Paris romanı, kaleme alındıktan 130 yıl sonra yayımlanabilmiş bir eseridir. Verne, bu kitabı 1863 yılında kaleme almış ama yayınıcısı Hertezel, fazla karamsar olduğu gerekçesiyle yayımlamayı reddetmişti. Eserin kaybolduğu sanılan yazması, 1990’da ailesi tarafından eski bir sandıkta bulundu. Eser, 1994 yılında Fransa’da yayımladı ve büyük ilgi gördü.
Bilimkurgu yazarlığı
Jules Vernes ismi, kaynakların çoğunda Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile birlikte bilimkurgunun babası olarak anılıyor olsa da öykülerindeki ayrıntıları bilimsel gerçeklere dayanarak kaleme alındığı için Jule Verne’nin bilimkurgu yazarı değil, bilim yazarı veya teknoloji yazarı olarak anılması gerektiği iddia edilir.
Filme alınan eserleri
Verne'nin romanları, pek çok filme esin kaynağı olmuştur. Bunların başlıcaları şunlardır :
A Trip to the Moon (Aya Yolculuk), 1902, Georges Méliès
Vynález zkázy (Jules Verne’in Muhteşem Dünyası), 1958, Karel Zeman
20,000 Leagues Under the Sea (Denizler Altında 20.000 Fersah), 1954, Walt Disney
Journey to the Center of the Earth (Dünyanın Merkezine Seyahat), 1959, Henry Levin
Five Weeks in a Balloon (Balonda Beş Hafta), 1962, Irwin Allen
--reklam--
Jules Verne Kitapları - Eserleri
- Seksen Günde Dünya Gezisi
- Zacharius Usta
- Doktor Ox'un Deneyi
- Denizler Altında Yirmi Bin Fersah 1. Cilt
- Dünyanın Merkezine Seyahat
- Ay'a Yolculuk
- Balonla Beş Hafta
- İki Yıl Okul Tatili
- Buzullar Arasında Bir Kış
- Esrarlı Ada
- Kaptan Grant'ın Çocukları
- On Beş Yaşında Bir Kaptan
- Dünyanın Ucundaki Fener
- Karpatlar Şatosu
- Denizler Altında Yirmi Bin Fersah 2. Cilt
- Robensonlar Mektebi
- İnatçı Keraban 1. Cilt
- Yeşil Işın
- Ay'ın Çevresinde Seyahat
- 2890 Yılında
- Tuna Kılavuzu
- Güliver’in Gezileri - Dünyanın Ucundaki Fener
- Yüzen Şehir
- Macellanya
- Gezgin Cambazlar
- Buzlar Sfenksi
- Mişel Strogof
- Denizde Bulunan Çocuk
- Çin'de Bir Çinli'nin Başına Gelenler
- Esrarlı Ada
- Yirminci Yüzyılda Paris
- Piyango Bileti
- Begümün 500 Milyonu
- Kip Kardeşler
- Deniz Yılanı
- Altın Volkanı
- İnatçı Keraban 2. Cilt
- Bir Gazetecinin Yolculuk Notları
- Dünyanın Hakimi
- Madenin Esrarı
- Meteor Avı
- Göklerin Hakimi
- Jules Verne - Öyküler 1
- Ne Altı Var Ne Üstü
- Mihrace'nin Mirası
- Batık Gemi
- Bayrağa Karşı
- Wilhelm Storitz'in Sırrı
- Edom, Frrit-Flakk, Humbug
- Fatih Robur
- Kaptan Grant'in Çocukları 3. Cilt
- Livonya'da Bir Dram
- Cenup Yıldızı
- Clovis Dardentor
- Kaptan Grant'in Çocukları - 2. Cilt
- Elmas Avcıları
- Jangada
- Bayan Branican
- Mathias Sandorf
- İki Yıl Okul Tatili - Don Kişot
- Karanlık Ülke
- Chancellor
- Jules Verne - Öyküler 2
- On Beş Yaşında Bir Kaptan
- Üç Rus ve Üç Ingiliz'in Güney Afrika Serüvenleri
- Balonla Beş Hafta - Küçük Kadınlar
- Fransa'ya Doğru
- Jules Verne - Öyküler 3
- Araba ile Dünya Turu
- Chanteleine Kontu
- Budanın İntikamı
- Buzların Sfenksi
- Maymun İnsanlar
- Buzlar Arasında Bir Kış ve İki Öykü
- Uskurlu Ada
- Jules Verne Gençlik Dizisi - 10 Kitap
- Jules Verne Macera Dizisi - 10 Kitap
- Kürkler Ülkesi 2. Cilt
- Orinoko Nehri
- Dünyanın Keşfi
- Yaşama Tutkusu
- Serüven Nehri
- Gezgin Cambazlar - Robinsonlar Okulu
- Dönüşü Olmayan Nehir
- Buharlı Ev
- Kartal Yuvası
- Halifax Korsanları
- Yeryüzünün Tarihi
- Kürkler Ülkesi 1. Cilt
- Kaptan Hatteras'ın Maceraları 1. Cilt
- Kaptan Grant’ın Çocukları
- Esrarlı Olay
- Çılgın Madenci
- Küçük İrlandalı
- Yanardağ
- Afrika Ormanlarında
- Akdeniz Korsanları
- Dünyanın Keşfi
- Düşlerin Efendisi
- Afrika Serüveni
- Bozkırda yolculuk
- Kutup Harekatı
- Kaptan Hatteras'ın Maceraları 2. Cilt
- İskoçya Seyahati
- Twenty Thousand Leagues Under the Sea
- Arxipelaq Alovlanır - Klodius Bombarnak
- Robenson Amca
- Kuzey Güney Savaşı
- Adalet
- Alaska'dan Fransa'ya
- Güneş Sistemi'nde Seyahat
- Roma Kuşatması
- The Archipelago On Fire
- Raton Ailesinin Maceraları
- Define Peşinde
- Meçhul Düşman
- Meçhul Düşman
- Maceralı Yolculuk
- Orman Köyü
- Dünyanın Ekseni
--reklam--
Jules Verne Alıntıları - Sözleri
- İnanç her şeyden güçlüdür. (Piyango Bileti)
- "makam mevki, hepsi geçici. İnsan bunlara kendini kaptırmamalı." (Balonla Beş Hafta)
- "Kim bu adam sence? Nereli? İngiliz mi, Alman mı yoksa fransız mı..." (Göklerin Hakimi)
- "İnsan düşmanlarını yalnızca kötülük yaparak edinseydi, hayat gerçekten çok kolay olurdu..." (Güliver’in Gezileri - Dünyanın Ucundaki Fener)
- Neden olmayacak bir geleceğin hayalini kuralım ki ? Onun yerine yarından itibaren misafiri olacağımız öbür dünyayı düşleyelim ! (Ne Altı Var Ne Üstü)
- ...kadınlar her zaman biraz meraklıdır. (Kaptan Grant'ın Çocukları)
--reklam--
- "bir yikdiz göstermişler,onlara güneşle cevap veriliyordu." (Üç Rus ve Üç Ingiliz'in Güney Afrika Serüvenleri)
- “Ama her şeyin olduğu gibi bu yolculuğun da bir sonu olacak.” (Denizler Altında Yirmi Bin Fersah 1. Cilt)
- Oh, şu kadınların geç kalma huyu yok mu! Her şey gelişip iyiye gidiyor, bunun dışında. (2890 Yılında)
- "Rahatça ulaştığımız bazı şeylerin kıymetini bilemiyoruz..." (Balonla Beş Hafta)
- Sözünü tutmak için hiçbir girişimde bulunmuş muydu acaba? (Buzlar Sfenksi)
- "Deli gibi sev, ama akıllı gibi evlen!" (Yirminci Yüzyılda Paris)
- "İnsanın en büyük düşmanı kendisidir." (İki Yıl Okul Tatili)
--reklam--
- “İki kalbin anlaşması ilkbaharı yüz yıl uzatır.” (Jules Verne - Öyküler 1)
- Şiddetli acıların ilhamıyla herkes birden çok dilli olabiliyormuş. (Dünyanın Merkezine Seyahat)
- ..bir dostun öldüğünü gördüğün yeri üzüntü duymadan terk edemezsin. (Buzullar Arasında Bir Kış)
- "Kendi hizmetimizde görmeye alıştığımız bir Ay'ın zavallı hizmetkârları olmak. İşte bizi bekleyen gelecek." (Ay'ın Çevresinde Seyahat)
- Rastlantı eseri doğmuş, hasbelkader büyümüştü ve tesadüfen yaşamaya mahkûmdu! (Mathias Sandorf)
- "Ne tanrı ne de efendi!" (Macellanya)
- Rastlantıların bizi birbirimize yaklaştırdığı o gün, ansızın, içten gelme bir yakınlıkla size doğru sürüklendiğimi de unutmuş değilim... Tüm bunların boşuna olması insana olmayacak şey gibi görünüyor şimdi! (Batık Gemi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin