Kitap Künyesi
Yazar: Abdurrahman Dilipak
Yayın Evi: Kayıt Yayınları
İSBN: 9786053512417
Sayfa Sayısı: 175
--reklam--
Neden Şeriata Karşılar? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
--reklam--
Neden Şeriata Karşılar? Alıntıları - Sözleri
- Şeriat, bir dinin emir ve yasaklarını ifade eder. Kur'an-ı Kerim'de olduğu gibi, İncil ve Tevrat'ta da Şeriattan söz eder.
- Şeriat, din lisanında, Cenabı Hakk’ın kulları için vazetmiş olduğu dini, dünyevi ahkâmının heyet-i mecmuasıdır.
- İnsan çoğu kez bilmediği bir şeye bilgisizliğinden dolayı düşmanlık duyar
- İslam Şeriatı'na karşı bir Müslüman olamaz. Böyle bir Müslümanlık da yoktur.
- Hz. Osman'ı şehit etmeye gelenler arasında Hz. Ebubekir'in oğlu da vardı.
- Hayat devam ediyor. Tartışma da .
- Bu anlamda “Kahrolsun Şeriat ya da şeriatçılar” diyenler, ne söylediklerinin farkındalar mı acaba. Ağızlarıyla söylediklerini, kulakları duyuyor mu bu adamların. Şeriattan korkanlar ve de aynı zamanda Müslüman olduklarını söyleyenler, nasıl bir çelişki içinde olduklarının farkındalar mı?
- Batılı kaynaklar uygulamalardaki uç örneklerden yola çıkarak İslam'a ve Müslümanlara karşı negatif bir şekilde konuya yaklaşmaktadırlar.
- Tefrikaya düşmeyin. Şeytan sizi Allah'la aldatmasın. Sonra yeni bir Kerbela yaşarsınız.
- Romalılar (10:4) Her iman edenin aklanması için İsa Mesih, şeriatın sonudur. (Hristiyanlara göre İsa Mesih onların yapacakları günahların bedelini kendi kanıyla ödediği için iman eden herkes kurtulmuş olur. Yani şeriat ortadan kalkar. İsa' yı sev ve oldu bitti. Cenneti kazandın diyorlar kısacası. )
- İngilizce' de lügatlar şeriat karşılığında "Hukuk" anlamına gelen "Law" kelimesini kullanmaktadır.
- Basit kelime olarak şeriat: Suyun kaynağı, suyun kaynağına giden yol, geniş yol, açık yol.
- Kavramlar ise, daha çok insanların düşünce kapasitelerini ifade ederler.Herkes mutlak anlamda kavramlar konusunda aynı şeyi düşünmez, zamana, mekana ve şartlara göre yeniden yorumlanır gelişir değişir. Mesela Cumhuriyet, Demokrasi Laiklik, Şeriat gibi. Ne var ki insanlar çoğu zaman, rastgele kullandıkları bu kelimelerin mânâlarını pek bilmezler. Yaklaşık bir durum ifade etmek için sıradan kelimeler olarak kullanıp giderler. Aynı kelimenin farklı anlamını hesaba katmazlar ya da kendi kafalarında o kelimeye yükledikleri bir anlam vardır. Bu birbirinden ilgisiz farklı anlamlarla konuşan insanların sohbetleri de çoğu zaman bir sağırlar diyaloğuna döner
- İslam’dan ya da Şeriatdan korkanlar, onulmaz hastalıklarına şifa bulacak olan doktordan korkmaları gibidir
- “Dini siyasete alet” sözü yirmi beş senedir halk partisi’nin din üzerindeki baskısını yürütmek için öne sürdüğü paslı bir silahtır.
--reklam--
Neden Şeriata Karşılar? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İsmi ile içeriği çok tutmayan bir kitap. Neden şeriat’a karşıların cevabını vermekten çok şeriatın tanımına odaklanmış. Çeşitli dinlerin kitaplarındaki şeriat tanımlarını yazmış. Çeşitli din adamlarının şeriat hakkındaki yorumlarını paylaşmış. Ama neden şeriat’a karşıları sorusunun cevabını maalesef kitapta vermemiş. Ayrıca kitaptaki yazım yanlışları insanı sinirlendirecek derecede fazla. (Erkan Dilmaç)
Şeriatın mahiyeti, aslında toplumda tahayyül edildiği gibi olmadığı, Şeriat ile ilgili ansiklopedik bilgilerden, kanaat önderlerinin düşüncelerinden ilave edilerek, Şeriat ile ilgili Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran-ı Kerim’den şeriat’ın geçtiği ayetlerden alıntılar yapılarak anlatılmış. Kitabın ekseriyetinde alıntılara yer verilmiş. Kuran harici diğer din kitaplarından alıntılara fazlaca yer verilmiş. Birazda kelimelerde yazım yanlışı mevcut. Osmanlıca kelimeler ihtiva ettiğinden, okurken biraz yabancılık çekiliyor. Kitap hakkında yorumunun yanında şunları ilave etmek istiyorum. Allah’ın şeriatının tam anlamıyla idrak edilmesi için, Kuranı Kerim’in tefsiri ile okunması gerekir. İbadetlerin, dindeki muamelelerin, ceza hukukunun, yani Allah’ın şeriattan muradının, insanın dünyada temiz, şerefli bir hayat yaşayıp kendisine kulluk edilerek, ahirette de bizleri, ebedi mutluluğa eriştirmek olduğunu kavrayacaksınız. Binaenaleyh, Bakara suresi 2. ayette kuran hakkında Rabbimiz şöyle söylüyor: “Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici bir kitaptır.” Ve En’am suresi 59. ayette: “Gaybın anahtarı yalnızca O'nun yanındadır. O'ndan başka hiç kimse onları bilemez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Bir yaprak düşse mutlaka onu bilir. *Yerin karanlığında tek bir dane, canlı ve cansız yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.” Yukarıda yazılan ayetlerde Allah, kitabında her şeyi açıkladığını ve kitabının hidayet rehberi olduğunu söylüyor, Allah’ın ayetlerini görüp, arzında yaşayıp da, her şeyin O’nun azametinin bir tecellisi olduğunu nasıl görmez, nasıl anlamaz insanoğlu, nasıl onun bizden istediklerini (Şeriatını) reddebilir. Yoksa böyle kimseler gaybı alenen görmek mi istiyorlar Allah’ın dinine inanmak için. O zaman imtihanın ne anlamı kalır. Zaten Kuran’da bu da geçiyor. En’am - 158 “İnanmak için ille de kendilerine meleklerin gelmesini veya rabbinin gelmesini ya da rabbinden bazı işaretlerin gelmesini mi bekliyorlar? Daha önce inanmamış yahut inancı kendisine iyilik kazandırmamış kimseye, rabbinden bazı işaretler geldiği gün iman etmesi fayda sağlamaz. De ki: “Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz.” Bu arada, Kuran ile ilgili olarak doğru tercümelerin okunması gerekir.Bazı hatalardan dolayı insanlar, Kuran’ın Semavi olup olmadığı konusunda şüpheye düşebiliyorlar. Velhasıl eğer biz kendi içimizde şeriatı yaşarsak, insanlar şeriatın hakikatini gördüğünde, şeriat karşıtı değil, şeriat yandaşı olurlar. “Siz evlerinizde İslam devleti kurun ki, Allah sokaklarınızı İslamlaştırsın.’’ Hasan el-Benna Vesselam... (GölgelerinPrensi)
Yaşasın şeriat!: Ne dediniz? Laiklik elden mi gidiyor? Durun canım sakin olun. İnsan çoğu zaman bilmediği şeyden korkarmış. Nedir bu kelimeyi korkunç yapan? Hem ne anlama geliyor ki şeriat? Evet, bu kitapta cevabı var "Şeriat nedir?" in. Bence yazar yanlış bir isim seçmiş kitaba. Kitabın adı "Şeriat nedir?" olsaymış daha uygun olurmuş zannımca. Çünkü kitap kolektif bir kitap. Ta eski sözlüklerden başlamış şeriatın ne olduğunu alıntılamaya; ardından Tevrat, İncil ve Kur'an; daha sonra ansiklopediler ve son olarak da kanaat önderlerinin fikirleri. Elbette alıntılarda benzeyen ya da tekrarlanan şeyler var. Kitabın dili de çok değişkenlik gösteriyor haliyle. Mesela Osmanlı sözlüklerinden alınan tanımlarda çok fazla bilinmeyen kelime vardı. Tevrat ve İncil'den yapılan alıntıları okumak keyifliydi ancak çok uzun tutulmuş bana kalırsa. Okurken sıkıldım. Basım hatası çok vardı. Özellikle harf hatası. Okurken zevkimi kaçırdı diyebilirim. Benimki 5. baskı. Belki sonraki basımlarda -varsa- düzeltilmiştir. Velhasıl kelam öyle yazarın kendi fikirlerinden oluşan bir kitap beklemeyin. Alıntılardan oluşan bir eser çoğunlukla. Herkese hitap etmez ve sıkabilir. (Büşra ŞAHİN)
--reklam--
Neden Şeriata Karşılar? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Abdurrahman Dilipak - Neden Şeriata Karşılar? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Neden Şeriata Karşılar? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Abdurrahman Dilipak Kimdir?
1969 da Konya İmam-Hatip okulundan mezun oldu. Güzel Sanatlar Akademisine girmek için resim dersleri aldı. Ancak İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arap ve Fars Filolojisine girdi ve bu arada iki yıl okuduktan sonra İstanbul Ticari İlimler Akademisi Gazetecilik Halkla İlişkiler Yüksek Okuluna kaydoldu ve 1980 de bu okuldan mezun oldu.
1964 yılında kısa süreli "Düziçinde Kasırga" isimli bir kartela gazete çıkarttı. 1969 da, D.S.İ. 6. Bölge Müdürlüğünde Arazi Elektirifikasyonu Kontrolü olarak çalışma hayatına başladı, 1971 judo antrenörü oldu, 1972 kurucu Fetih Yayınevini ve Hertür Yayın Dağıtım Şirketini kurdu, 1973 Yeni Sanat Dergisi Yayın Kurulunda yer aldı. Aynı yıl MTTB Sinema Kulübü üyesi oldu. Ardından, Burak Film Kurucu Ortakları arasında yer aldı ve Milli Sinema Tartışmalarına Katıldı. 1977 Adım Dergisi Genel Yayın Müdürü, 1988-1990 Dış Politika Dergisi Yayın Yönetmeni, 1972-1993 Milli Gazete yazarı, 1978-93 Bazın Hicret Dergisi Genel Yayın Müdürü, Seriyye Dergisi sorumlu Yazı İşleri Midürü, 1994 Cıngar Mizah dergisinde yazar. 1993 den itibaren Akit gazetesi, 1990 dan itibaren haftalık Cuma Dergisi'nde yazar, 1996-1997 Haftalık Selam Gazetesi, 1996 günlük Yeni Şafak Gazetesi, Aylık Görüş (Almanya), Aylık Pir dergisi, Gazete Gazetesi'nde yazarlık yapmıştır.
--reklam--
Abdurrahman Dilipak Kitapları - Eserleri
- Coğrafi Keşiflerin İçyüzü
- Bir Başka Açıdan Kemalizm 1
- Laisizm
- Neden Şeriata Karşılar?
- İnönü Dönemi
- Menderes Dönemi
- Cumhuriyete Giden Yol
- Vahdet Ama Nasıl?
- Bu Din Benim Dinim Değil
- Yağmalanan Ülke Türkiye
- Bir Başka Açıdan Kadın
- İhtilaller Dönemi
- Filistin'de Bir Çocuk
- Yeşil İle Kırmızı
- Çanakkale Geçildi
- İnsanlığın Tarihi
- Sorunlar Sorular ve Cevaplar 1
- Anayasa ve Demokrasi
- Anya Manya Kumpanya
- Yaşasın Şeriat
- Dam Üstünde Saksağan
- Türkiye Nereye Gidiyor?
- Cumhuriyete Giden Yol
- Mehtike
- Uzak Doğuda Bir Filistin (Moro)
- Terörizm/ Terörist Kimdir?
- Gün Doğarken
- Savaş Barış İktidar
- Güneyin Gelini
- Laik Demokratik Cumhuriyet İlkelerine Bağlı Kalacağıma
- Ortak. Payda
- İslam Savaşçıları
- Arayış
- Şişli Terakki Davaları
--reklam--
Abdurrahman Dilipak Alıntıları - Sözleri
- Bilim adamlarına, düşünürlere , sanatçılara, her alanda yeni kaabiliyetlere ihtiyacımız var. Bizim olmayan bir dinin misyonerlerinin etkisinden kurtulmak için buna mecburuz. (Bu Din Benim Dinim Değil)
- Hemen herkes, kişiler, tüm kurum ve ülkeler terörü lanetlerken, kendi terörünü kutsamakta, bu yola başvuran kişi, halk ve milletler kendi şiddet gösterilerinin kişilerin, halkların uluslararası hak, özgürlük ve bağımsızlıkları yolunda verilmiş bir mücadele olduğunu ileri sürmektedir. (Terörizm/ Terörist Kimdir?)
- ben demokrat değilim, demokrasi kelimesini kullanmadan da ben umutlarımı, ütopyamı açıklayabilirim.. Hatta bu günkü vıcık vıcık demokrasi kokan nutuklardan, siyasal hayattaki demokrasi edebiyatından da bıktığımı, hatta nefret ettiğimi söyleyebilirim. (Anayasa ve Demokrasi)
- Çanakkale başlı başına bir savaş mı, yoksa bir savaşın bir cephesi mi? (Çanakkale Geçildi)
- Sanıldığı gibi, ilkellikle şiddet arasında yoğun bir bağ bulunmamaktadır. Yapılan araştırmalar, cahillerin şiddetle tanışıklığının çok ileri safhalarda olduğunu göstermektedir. Bir çok ilkel kavimde ise, modern toplumlara göre şiddet öğesi çok daha zayıftır. (Terörizm/ Terörist Kimdir?)
- Cumhuriyet Halk Partisi ne kadar halka karşı ve halktan korkuyorsa, Halk Esasına dayalı bir zihniyelin ürünü, ya da onun adına örgütlenen bir parti olan Demokrat Parti de Halk kalabalıkları içinde ona yabancı idi. (Menderes Dönemi)
- İslâm kendinden hiçbir şey çıkartılamayan ve hiçbir şey eklenemeyecek bir bütündür. Reforma muhtaç da değildir. O zamanı ve mekanı kuşatır. Din budur: İslâm ve burada herkes için yaptıklarının, layık olduğu şeylerin tam eksiksiz karşılıkları vardır. (Bir Başka Açıdan Kadın)
- Muhammed, ibtida Allah’ın Resuluyüm diyerek ortaya çıkmamıştır; bunu düşünmemiştir.Bu düşünce, senelerce mücadele ettikten ve fikirlerini neşreyledikten sonra kendisinde hasıl olmuştur. Nokta dergisi (Bir Başka Açıdan Kemalizm 1)
- Bir zamanlar TBMM'nin duvarlarında "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ibaresi yerinde "Ve emrühüm şura beynehüm" ayeti yazılı idi. O zaman Meclis girişinden başlayarak Meclis koridorlarının dört bir yanında, üzerinde Kurtuluş Savaşında kullanılan "La ilahe illallah" yada "Allahu ekber" veya "Nasrun minallah" ve fethün garib" yazılı ayet ve lafızlar yazılı idi. Şimdi bunlar suç aleti. Aslında 1. meclis milletvekillerinin tümünü bugün 163'ten yargılayıp mahkum etmek mümkün. Bu devleti kuranların inancını temsil eden semboller ve sloganlar artık irtica olarak damgalanıyor. (Cumhuriyete Giden Yol)
- "Yalan bitsin artık. Zulüm bitsin. İnsanlar özgür olsun. Çağdaşlığın da, gelişmenin de, bireysel ve toplumsal mutluluğun da yolu özgürlükten geçmektedir. Köle düzenine hayır." (Laisizm)
- Mehmed Akif tekrar Türkiye'ye döndüğünde yalnız bir adamdı. Öldüğünde bir İstiklâl Marşının şairi değildi sanki. Ve onun yazdığı marşa Avrupai bir beste uygun görülmüştü. Özü ile Müslümancı duygularla dolu, şekil olarak batı müziğinin unsurlarını taşıyan yeni bir armoni söz konusu idi. Sanırım biz o idik. Bizim bugünkü durumumuzu ifade ediyordu marşımız. (Cumhuriyete Giden Yol)
- Basit kelime olarak şeriat: Suyun kaynağı, suyun kaynağına giden yol, geniş yol, açık yol. (Neden Şeriata Karşılar?)
- Kuşkusuz, şiddet ve terörün olmadığı bir toplum düzeni oluşturmak için en sağlıklı yöntem, eylemleri şiddetli cezalarla caydırmak yerine, şiddet ve terörü ortaya çıkartan, onu meşru kılan şartları ıslah etmektir. (Terörizm/ Terörist Kimdir?)
- Tefrikaya düşmeyin. Şeytan sizi Allah'la aldatmasın. Sonra yeni bir Kerbela yaşarsınız. (Neden Şeriata Karşılar?)
- Herşeyi çarpıttılar. Ama artık gerçekleri daha fazla gizleyecek güçleri yok. Dünün hesaplaşmasından çok bugünümüzü kurmak ve yarın için yeni bir ütopya geliştirmek düşüyor bize. Batıyı tümü ile red değil, ama önerdiği tüm kavram ve kurumları yeniden yorumlayarak, kabul veya reddederek, batının yeni bir yorumu değil özgün bir dünya görüşü ve yorumu ile insanı ve eşyayı yorumlamak zorundayız. Sanıyorum, din bu noktada en kolay çıkış noktası olacaktır. En kolay değil, tek! (Coğrafi Keşiflerin İçyüzü)
- Türkiye 'yi düşünüyorum da yağma edilmeyen bir nesne bulamıyorum ."Gerçekten yağmalanmadık, talan edilmedik neyimiz kaldı... Tarih , örf , inanç , kültür , namus , toprak , su , para eden ne varsa herşey.. Özyurdunda garip , öz yurdunda parya bir hayat yaşamaya mahkum insanlar.. Hırsızlama bir hayat .. Yıllarca içinde kanserojen madde bulunan deterjanları sonunda yasakladık, rasyasyonlu çayları yıllarca içtikten sonra , kalanlarını gömecek toprak tartışmasına giriştik. İzmirdeki O ZİGNA GOMEL OLAYI ... (Yağmalanan Ülke Türkiye)
- Diderot un söylediği bir söz ( 1713-1784) Halka zorla kabul ettirilen yasalara içtenlikle uyduğu hemen hemen hiç görülmemiştir ... (Yağmalanan Ülke Türkiye)
- Derileri kırmızı olduğu için değil yüzlerini kırmızı renkli boyalarla boyadıkları için bu isimle anılmaktadırlar. (Coğrafi Keşiflerin İçyüzü)
- İnsanları inançlarının aksine davranışa zorlamak, onun kişiliğini yok etmektir. Bir insanın kutsalını yok etmek, onu hayvanlaştırmak... İnanç düşmanlığı insanlığın önüne kurulmuş tuzaktır ve insanlık suçudur. İnanç insanların varlık sebebidir... (Bu Din Benim Dinim Değil)
- Karma eğitim ve kadının çalışma hayatına girmesi, kılık kıyafeti her şey kadın bedenini yeni Türkiye’nin ideolojik ve politik mankenine dönüştürmektedir. 19 Mayıs törenleri kızların dekolte kıyafetlerle kız erkek birlikte dans etmeleri, gösteri yapmaları, bu anlamda eskiye öfke ve meydan okuma anlamına gelmekteydi... (Bir Başka Açıdan Kemalizm 1)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin