Kitap Künyesi
Yazar: Philippa Gregory
Çevirmen: Demet Altınyeleklioğlu
Orijinal Adı: The Lady of the Rivers
Yayın Evi: Artemis Yayınları
İSBN: 9786051420493
Sayfa Sayısı: 615
--reklam--
Nehirlerin Kadını Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Güller Savaşı sırasında, ateş hattında tehlikeli bir yolculuk yapan Bedford Düşesi Jacquetta'nın büyüleyici hikayesi eşliğinde, bir ülkenin kaderinin değişimine tanıklık edeceksiniz.
Nehir tanrıçası Melusina'nın soyundan gelen Jacquetta, doğumundan itibaren geleceği görme yeteneğine sahipti. Çocuk yaşta amcasının evine yaptığı bir ziyarette, kendi gücünün tıpatıp benzerini, büyücülükle suçlanan genç mahkum Jeanne d'Arc'ta gördü. Birlikte tarot falı baktıkları sırada, Felek Çarkı kartının büyük sırrına ortak oldular. Ne yazık ki Jeanne'ın kaderinde, korkunç bir ölümle karşı karşıya kalmak vardı. Jacquetta, düş görmeye cüret eden bir kadını bekleyen tehlikelerle işte o zaman tanıştı. Kendini, hazır olmadığı bir evlilik, zamansız ayrılıklar ve amansız ölümlerle dolu çalkantılı bir hayatın içinde buldu Jacquetta. Yolu, Kral VI. Henry'nin sarayına düştüğünde, yeni kraliçenin sadık ve yakın arkadaşı olacak ve bir krallığın entrikalarında kaybolacaktı. Her şeye rağmen, kralı, kraliçesi ve kızı Elizabeth için savaşmaktan vazgeçmedi. Felek Çarkı, İngiltere tahtına hiç kimsenin beklemediği birini geçirecekti ve bu kişiyi sadece Jacquetta biliyordu.
--reklam--
Nehirlerin Kadını Alıntıları - Sözleri
- İçinde yaşadığımız dünya, anlamadığı şeyleri, kolaylıkla anlatılamayan şeyleri kabullenemiyor.
- “Ben asla senin gibi sevilmeyeceğim Jacquetta. Ve galiba ben içten içe ölüyorum.”
- “Bilgi sahibi olmak bile suçtu bugünlerde.”
- "Sana bir şey veremem. Artık neredeyse bir hiçim. Sen ise Fransa'nın en büyük hanımefendisisin. Ama seni sevdiğimi, seni istediğimi, sana ilk gördüğüm günden beri aşık olduğumu bilmeni istiyorum."
- “Sıradan bir kadın gibi yaşamaya çalıştı, ama bazı kadınlar sıradan bir hayat yaşayamaz. Herkesin geçtiği yollarda yürümeye çalıştı, ama bazı kadınların ayakları yolda yürümeye müsait değildir. Erkeklerin dünyasında yaşıyoruz Jacquetta, fakat bazı kadınlar, erkeklerin çaldığı trampete ayak uyduramazlar.”
- “Ama perdelerin kapalı olduğu odada onun eli kalbinde oturuşunu seyrederken, haykırmaktan korktuğu için ses çıkartamadığını, bütün isyanlarını, bütün hıçkırıklarını içine attığını farkettim.”
- “Ve kalbinin bir daha onarılamayacak kadar parçalandığını kimse bilmemeli, asla tahmin bile etmemeliydi.”
- "Sıradan bir kadın gibi yaşamaya çalıştı, ama bazı kadınlar sıradan bir hayat yaşayamaz. Herkesin geçtiği yollarda yürümeye çalıştı, ama bazı kadınların ayakları yolda yürümeye müsait değildir. Erkeklerin dünyasında yaşıyoruz Jacquetta, fakat bazı kadınlar, erkeklerin çaldığı trampete ayak uyduramaz. Anlatabiliyor muyum ?"
- “Onun bileklerini keserek kendi hayatını çabucak sonlandırmasına izin vermediler. Herhangi bir hayatı yaşamasına da müsaade etmediler. Ölmesine bile izin vermediler. Şimdi ise ruhunun kaleyi esir aldığını, siyah, büyük bir köpeğin dışarı çıkmak istermiş gibi kale merdivenlerinde bir aşağı bir yukarı koşturduğunu söylüyorlardı.”
- Bazen duyacaklarınızı ve göreceklerinizi engelleyemezsiniz. Size bu yeteneği bahşeden Tanrı, dayanma cesaretini de verecektir.
--reklam--
Nehirlerin Kadını İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Melusina: Ben bu ingiliz kraliyetine bayılıyorum. Okuması o kadar zevkli ki. Hayatları o kadar ilginç ki. Bazen keşke o zamanda yaşabilseydim diyorum. Evet biraz fantastik kısmı olsa da gerçeği yansıtmasının yanında bir tarih romanına aşkla işlemesi okuyanları sıkılmadan bir solukla bitirmesine sebebiyet veren bir kitap nasıl sevilir onu öğreten en nesnel obje bence Gün gelecek bir gün herkes kitap okuyacak. (Büşra kara)
Normalde seri kitap okumayı sevmememe rağmen Philipa Gregory’nin serisini soluksuz okudum. Bu kitap uzun bir kitap olmasına rağmen akıcılığı sayesinde ne zaman bitirdiğinizi anlamıyorsunuz bile. Tarihe ilginiz varsa okumanızı önereceğim yazarlardandır kendisi. İngiltere tahtının yönetiminin soluk kesici bir hikayesi aslında. Bir düşesin bir sarayın yönetimindeki rolünü, kraliçenin hırsını ve tarihsel gerçekliği hoş bir şekilde harmanlamış yazar. Kitapta mitolojik ögelere de yer verilmiş ama gerçekliği bozabilecek kadar güçlü bir şekilde değil. Philipa Gregory’nin anlattığı en güçlü karakterterlerden biri şüphesiz Jacquetta. Bir düşesin aynı zamanda bir kadının, bir annenin, bir asilzadenin hayatını çarpıcı bir şekilde ortaya koymuş. Tavsiye ediyorum. kitap/nehirlerin-kadini--5633 yazar/philippa-gregory (Feyza Tuana Göksu)
--reklam--
Nehirlerin Kadını PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Philippa Gregory - Nehirlerin Kadını kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Nehirlerin Kadını PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Philippa Gregory Kimdir?
Phillipa Gregory Kenya'da doğdu. İki yaşındayken ailesi İngiltere'ye göç etti. Okulda bir "isyancı"ydı, fakat sonunda üniversiteye gitmeye karar verdi ve Sussex Üniversitesi'nde eğitim gördü. Edinburgh Üniversitesi'nde 18. yüzyıl edebiyatı doktorasını tamamlamadan önce BBC radyosunda iki yıl çalıştı. Durham, Teesside, Open üniversitelerinde ders verdi ve 1994 te Kingston Üniversitesi'nde akademisyen olarak görev yaptı.
Gregory ayrıca bir çocuk romanı olan ve çok beğenilen Minik Ejderha adlı kitabıyla dünyaca tanınmıştır.
--reklam--
Philippa Gregory Kitapları - Eserleri
- Boleyn Kızı
- Kraliçenin Soytarısı
- Bakirenin Aşığı
- Mahkum Prenses
- Boleyn Mirası
- Beyaz Kraliçe
- Öteki Kraliçe
- Kızıl Kraliçe
- Nehirlerin Kadını
- Beatrice - Kötü Tohum
- Beyaz Prenses
- Julia - Günahkar Çocuklar
- Kralyapanın Kızı
- Meridon - Son Varis
- Karanlık Düzen
- Karanlık Rahibe
- Kralın Laneti
- Fırtına Habercileri
- Üç Kardeş Kraliçe
- Aptalın Altını
- Kraliçenin Terbiyesi
- Minik Ejderha
--reklam--
Philippa Gregory Alıntıları - Sözleri
- Seven bir kadının acısı dinmiyordu demek ki. (Beatrice - Kötü Tohum)
- “Aklı başında bir adam güneşten kaçıp karanlığa gömer mi kendini? Saf altını arkasında bırakıp uyduruk yıldızlara teslim olur mu? En iyi şarapların tadına varıp sonra da kötüsünü ister mi?” (Bakirenin Aşığı)
- Tanrı huzurunda verilen sözler, imza atılan anlaşmalar kadar geçerlidir. (Boleyn Mirası)
- "Hayır hiçbir zaman veda etmez. Sevgisi bittiğinde, sinsice sahneden çekilir" (Boleyn Mirası)
- Bir kadın isteği kadar dindar, bilge, hazırcevap, güzel ya da akıllı olsun, budalanın tekiyle evlendiği takdirde, kocası ölene dek o sadece "Bayan Budala" dır. (Öteki Kraliçe)
- “Bilgi sahibi olmak bile suçtu bugünlerde.” (Nehirlerin Kadını)
--reklam--
- "Ah, trajediler kraliçesi! Kalbin kırıkken gülümseyebilirsin çünkü sen bir kadınsın." (Boleyn Kızı)
- Hiçbir kadına kazanmayı başardıgı bir şeyden vazgeçmesi tavsiyesinde bulunmam. Benim kadınlara vereceğim ögüt çok çalışmaları, çok kazanmaları ve kazandıklarını muhafaza etmeleridir. Hiçbir kadın çıkaelarını kendi elleriyle başkasına temsil etmemeli. Akıllı bir kadın, kendini erkeklerle eşitmiş gibi yetiştirmeli ve yasalar onların haklarını korumalı. Kıskanç bir koca tarafından dolandırılmalarına izin verilmemeli. (Üç Kardeş Kraliçe)
- "Zayıf erkeklerden hiç haz etmiyorum." (Kraliçenin Soytarısı)
- Bazen istemediğimiz şeyleri yapmak zorundayızdır. Bazen üzgün ya da kızgın olduğumuz zamanlarda mutlu görünmemiz gerekir. (Beyaz Prenses)
- "Kalbini saklaması için bir yabancıya teslim etmek! Ve bir erkeği ölene dek seveceğine söz vermek..." Durdu. "Eh, erkekler kendilerini bu tür sözlerin yükümlülüğü altında hissetmiyor nasılsa. Bu sefer iyi niyetli bir kadının durumu ne oluyor?" (Kraliçenin Soytarısı)
- Sanki Tanrı, insanın insana savaşını lanetliyor gibiydi. (Kızıl Kraliçe)
- Ama bir çocuğu çok sevince, dünya küçük mutluluklar ve küçük huzur adacıklarına dönüşüveriyordu. (Beatrice - Kötü Tohum)
--reklam--
- Hayat,maalesef cılız bir umudun peşine düşenlerin bile zafer kazandığı,henüz yolun çok başındaki gencecik bir adamın asla ölümün soğuk yüzüyle tanışmadığı masallara benzemiyor. (Mahkum Prenses)
- Yine de bana, dünyada ne istediğini bilen ve bu yolda korkmadan ilerleyen bir kadından daha güçlü hiçbir şey olmadığını öğretti. (Beyaz Prenses)
- Herkes inancı neyi gerektiriyorsa onu yapsa ve biz de insanları kendi ibadetleriyle baş başa bıraksak ne çıkar? (Bakirenin Aşığı)
- Çünkü birisinin, “ Korkma,” demesine ihtiyacım vardı. “ Korkma bunu tek başına göğüslemek zorunda değilsin.” (Beatrice - Kötü Tohum)
- Çok şey gören ve kimseye güvenmemeyi öğrenen koyu renk gözlerindeki bakış sertleşti. (Öteki Kraliçe)
- “Çok acımasız bir dünyada yaşıyoruz.” (Julia - Günahkar Çocuklar)
- İnsanlar nasıl oluyor da bir şeyleri kırıp dökerek dünyanın daha iyi bir yere dönüşeceğine inanıyor? (Boleyn Mirası)
Yorumlar
1 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
This novel bears little resemblance to history. Jaquetta never met Joan of Arc, and the latter was not actually a "witch" (that was English propaganda) and did not read Tarot cards, which would run counter to how the many eyewitnesses described her since she opposed all forms of witchcraft or similar.