Kitap Künyesi
Yazar: Karen Horney
Çevirmen: Emre Erbatur
Orijinal Adı: Neurosis And Human Growth- The Struggle Towards Self-Realization
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755704975
Sayfa Sayısı: 423
--reklam--
Nevrozlar ve İnsan Gelişimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Psikanaliz açısından, Freud sonrası kuşakta, özgün çalışmalarıyla ilgi çeken isimlerden biri Karen Horney. Freud'un teorisiyle ilişkisi, Marx'ın Hegel felsefesiyle ilişkisine benzer: Freud'un kuramını temel alırken, onu eleştirmekten de geri durmaz. Freud'un görüşlerine daha insani bir yön kazandıran, kültürel ve sosyal farklılıkların etkilerini gözeten bir yaklaşım geliştirir. Kadın psikolojisi üzerine çalışmalarından başlayarak onun için "asıl hedef, insanı kendini gerçekleştirmesine götüren güçlerin özgürleştirlmesidir." Bu konudaki asıl katkısı elinizdeki yapıtında kapsamlı bir biçimde derlediği nevrozlar üzerine çalışmalarıdır.
İnsanın enerjisini kısıtlayan nevroz durumlarını, durumun tezahüründeki nevrotik iddiaları, görkem arzusunu, ideal benliğin baskısını, içsel buyrukların zorbalığını ortaya koyar. Kendimizi gerçekleştirmek yerine bizi zorlantılı davranışlarla pek istemediğimiz bir hayata mahkum kılan modelleri tanımlar: Etrafına baskı kuran genişlemeci tip, içe kapanarak ortamdan kendini silen tip; başkalarına bağlanan tip ve insan ilişkilerinden kendini çeken kopuk tip...
Nevrozlar ve İnsan Gelişimi sadece uzmanlara değil, ruhsal sıkıntılarının kökenlerini araştıran okurlara da yönelik, yetkin bir çalışma.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Nevrozlar ve İnsan Gelişimi Alıntıları - Sözleri
- "İster totaliter bir ülkede yaşayın, ister özel nevrozunuzla yaşayın pek fark etmez. Her ikisinde de bütün meselenin benliğin mümkün olduğu kadar acı verici bir biçimde yok edilmesi olduğu toplama kampında bulursunuz kendinizi."
- Her zaman haklı olma ihtiyacı duyan kişiler asla eleştirilmeme, şüphelenilmeme ya da sorgulanmama hakkına sahip olduklarına inanırlar.
- Gurur ne kadar egemen olursa, kişi de o derece, yaşama yönelik duygusal tepkisini yalnızca gururuyla biçimlendirebilir. Sanki gerçek benliğini ses geçirmez bir odaya kapatmıştır ve yalnızca gururun sesini duyabiliyordur.Dolayısıyla, kendini tatmin olmuş ya da olmamış hissetmesi;kederli yada sevinçli hissetmesi;insanlarda hoşlandıkları ya da hoşlanmadıkları şeyler ağırlıklı olarak gurur tepkilerinin sonuçlarıdır. Aynı şekilde, bilinçli olarak hissettiği acı ağırlıklı olarak gururunun acısıdır.Bu dışarıdan görünmez. Başarısızlıklarından, suçluluk duygularından, yalnızlıktan, karşılık görmeyen sevgiden acı çekiyor olduğu öylesine inandırıcı gelir ki ona. Ve bunlardan acı da çeker aslında. Ancak mesele şudur :Acı çeken kimdir? Analiz sırasında acı çekenin ağırlıklı olarak gururlu benliği olduğu ortaya çıkar. Acı çeker çünkü üstün başarı elde edemediğine, yaptıklarıyla mükemmelliğin zirvesine çıkamadığına, her zaman peşinden koşulacak denli dayanılmaz bir çekiciliğe sahip olamadığına, herkesin onu sevmesini sağlayamadığına inanmaktadır. Ya da acı çekmektedir çünkü başarıyı, popülerliği ve benzerlerini hak ettiğine inanmaktadır ve insanlar onun kıymetini bilmemektedirler.
- " Görkeme giden kolay yol, aynı zamanda kaçınılmaz olarak insanın kendini hor gördüğü ve kendine eziyet ettiği içsel bir cehenneme giden yoldur. Bu yola girerek insan aslında ruhunu -gerçek benliğini- yitirmektedir. • İnsan, zihinsel becerileri aracılığıyla kendini aşma yetisine sahiptir. Öteki hayvanların tersine, düşleyip tasarlayabilir. Becerilerini birçok yoldan ve düzenli olarak geliştirebilir ve tarihin de gösterdiği gibi bunu gerçekten başarmıştır. • Ne olursa olsun, ister kendimiz için ister başkaları için asıl hedef, insanın kendini gerçekleştirmesine götüren güçlerin özgürleştirilmesi ve oluşturulmasıdır."
- "Ve ister totaliter bir ülkede yaşayın, ister özel nevrozunuzla yaşayın pek fark etmez. Her ikisinde de bütün meselenin benliğin mümkün olduğu kadar acı verici bir biçimde yok edilmesi olduğu toplama kampında bulursunuz kendinizi."
- Ne olursa olsun, ister kendimiz için, ister başkaları için, asıl hedef, insanı kendini gerçekleştirmesine götüren güçleri özgürleştirilmesi ve oluşturulmasıdır.
- İnsanın haklı olduğuna duyduğu inanç, kendini sınamazını bastırır.
- Haklılıklarına olan inançlarından oluşturdukları bir kabukla kendilerini emniyeti alan nevrotikler, kendilerine yönelttikleri bütün suçlamaları öylesine sustururlar ki hiçbir şeyin farkına varılamaz.
- Cennetin krallığı dışarıdan gelen işaretlerle gerçekleşmez.
- Gurur ve kendinden nefret etme birbirlerinin ayrılmaz parçasıdırlar; aynı sürecin iki ifadesidirler.
- Kendini idealleştirme her zaman beraberinde genel bir kendini idolleştirmeyi getirir.
- Gereklilikler her zaman bir gerginlik hissi meydana getirirler.
- ''Gerçekten hissetmekle öyle gözükmek birbirine öyle çok benzer ki, çoğu insanın kafasında, bu ikisi arasındaki farka ilişkin anlaşılır bir bulanıklık oluşur.''
- Çok açıkça görülmese de görkem arayışı en güçlü dürtüdür.
--reklam--
Nevrozlar ve İnsan Gelişimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
DERİN VE TARİHİ, PSİKOLOJİK AMA OKUMASI ZOR: Neden yarım bıraktım? 1-Kitap bir alan kitabı olduğu için. 2-Alana bu kadar sıkışacağı, alanı anlatı ile daraltacağına genelleme yolluna gittiği için. 3-Psikolog veya Psikyatr dahi olsam kendi alanımın edimlerinin tarihçeleri için okurdum. Doğal olarak tanılar aktüel değil. 4- O derece içinden çıkılmaz tanımlamalar ve genellemeler var ki, ilk beş bölüme kadar geldiğinizde ‘hasta’ olmayan kalmıyor. Bkz. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Hayri İrdal’ın Psikoloğu. 5- Kitapta “Kişinin” diye başlamayan paragraf yok neredeyse…Abartı değildir. 6- Zaman zaman büyük çıkarsızlıklar var; ‘-Bunu kimse söyleyemez…”, “-Bunun bir tanımı yok…”, “-Nerede başlayıp bittiğini bilemeyiz…” tespiti can sıkıcı ölçüde fazla. Sürekli içinizden “-Eeeee, yani, sonuç!” 7- Yazım dili, öğrencilerin not alması için çok elverişli. Okumak için de çok ama çok sıkıcı. Psikolog olsaydım belki bayılırdım. Hatta ben de yüksek not verirdim. Ama bu denli derin okuma, benim hoşuma gitmedi. (Arda)
Horney'in ölümünden bir yıl önce basılan bir kitap Nevrozlar ve İnsan Gelişimi:Kendini Gerçekleştirme Mücadelesi. Elimdeki Sel Yayınları'ndan çıkan kitap 2015 deki ikinci baskıdan. Amerikan Psikanaliz Enstitüsü'nden Rubin ve Steinfield' in önsözde(1990) belirttiği gibi kitap Horney'in yaşamı boyunca edindiği gözlem ve bilginin kapsamlı bir ürünüdür. Freud'u eleştirirken onun üzerine inşa eder kendi sistemini Horney. Kendi psikanaliz sistemi daha insancıl ve kültürel farklılıkları dikkate alan bir görüştür. Nitekim Horney'in Hümanist ekolün kurucularından olan Maslow üzerindeki etkileri de barizdir. Eser nevrotik tabloyu çizerken bir çok edebi karakteri de bu tablo içinde anlamlandırmaya çalışmıştır. Daha önceki çalışmalarından, Çağımızın Nevrotik Kişiliği, İçsel Çatışmalarımız ve Oto Analiz'in eserdeki terminolojiyi kavramak adına okunmasını gerekli görüyorum. Horney eserde açık ve günlük bir dil kullanıyor bu da okuyucu kitlesini daha geniş kılıyor. Merak edenler için buraya hayatını ve çalışmalarının özetini sunan birkaç adresin linkini bırakıyorum: http://www.egitimpusulasi.net/?pnum=2118&pt=KAREN%20HORNEY%20KİMDİR,%20KAREN%20HORNEYİN%20HAYATI%20VE%20KURAMI http://www.ship.edu/~cgboeree/horney.html Kitabın içeriği şöyle; Giriş-Değişim Ahlakı: Horney'in kaleme aldığı bu metinde insan doğasına karşı, kendi yaklaşımını ve inancını buluruz. Ona göre insanın özü iyi ve kötüden oluşur. Her insanda kendini gerçekleştirme potansiyeli, gücü vardır ve asıl hedef, bireyin kendini gerçekleştirmesine sebep olacak güçlerin oluşturulması ve özgürlüştürülmesidir. Nevrozda bu yol tıkalıdır. (1)Görkem Arayışı:Horney burada çocuğun yaşama gelişiyle birlikte kendini ötekilerden tabii olarak eksik hissettiğini belirterek kendini ötekilerden daha üstün bir konuma getirme çabasında olacağını söyler. İdeal imge yaratılır ve bu nevrozda ideal benliğe dönüşerek kendini gerçekleştirmek için kullanılacak enerjiyi hapseder. Nevrotik, görkem arayışındadır. Bunun Adlerin aşağılık kompleksi ile benzediği düşünülebilir, nitekim Horney, Adlerin bu konuyu kapsamlı olarak ele alan ilk psikanalist olduğunu söyler. (2)Nevrotik İddialar: Görkem arayışındaki nevrotiğin bu temeldeki ihtiyaçları, varsayımları ve beklentileri incelenir. Kişisel özel oluş, Haklı olma ihtiyacı, diğerleri tarafından rahat bırakılma ihtiyacı, talepkarlık nevrotiğe aittir. Ve bu iddialar görkem arayışının garantisi olarak görülür. (3)Gerekliliğin Zorbalığı:Nevrotik görkemli olma zorunluluğu duyar. Nevrotiğin, içsel buyrukları doğrultusundaki bu zorbalığa yönelik tutumları, yaşanma biçimleri ve bireysel farklılıklar incelenir. Üç tip belirtilir;genişlemeci tip, kendini ortamdan silen tip ve kendine çekilmiş tip. (4)Nevrotik Gurur: Nevrotiğin duyduğu gurur ile özgüven arasında bağıntıkar Kurulur. Nevrotiğin sergilediği İncinme-Gurur-Onarma tepkileri anlatılır. (5)Kendinden Nefret Etme ve Kendini Hor Görme: Nevrotik bir önceki bölümde de anlatılan Gurur ve Kendini Hor Görme'den oluşan iki alternatif arasında yaşar. Kendinden nefret etme, kendini idealleştirmeye zıt görünse de ona hizmet eder. Bu bölümde bu zıt görüngülerin ilişkiselliği incelenir. (6)Benliğe Yabancılaşma:Aktüel Benlik, Gerçek Benlik ve İdeal Benlik tanımları netleştirilir. Nevrozun, bu üç kuramsal terim bağlamında nasıl geliştiği sorumlulukla ilişkilendirilerek betimlenir. (7)Genel Gerilim Yatıştırma Örnekleri:Benliğe yabancılaşma, içsel yaşantıların dışsallaştırılması, ruhsal parçalanma, otomatik denetim, zihnin üstünlüğüne duyulan inanç, nevrotiğin içsel huzuru korumadaki manevralarıdır. (8)Genişlemeci Çözümler:Üstünlüğün Cazibesi:Genişlemeci tip için en az üç alt tür belirlenir, narsistik, mükemmeliyetçi, küstah-öç alıcı tip. Alt tiplerin savunma düzenekleri incelenir (9)Kendini Ortamdan Silme Çözümü:Sevginin Cazibesi: Bu tip genişlemeci hareketlerden kaçınmak adına kendini yüksek derecede bastırır. Başkalarının beklentilerini karşılamak içindir o. (10)Hastalıklı Bağımlılık:İçsel çatışmaların üç majör çözümü içinde ortamdan silme en az tatmin edici olarak görülür. Kendini ortamdan silen nevrotiğin sevgi ve cinsel ilişkilerine eğilir. Onun için tam teslimiyet, bütün olma arzusudur. (11)Çekilme:Özgürlüğün Cazibesi:Nevrotik çözümlerin en köktencisidir. Huzur arayışındaki bu tip kendini eylemsizliğe gizleyerek iç huzurunu kurmaya çalışır. Amaca yönelme ve planlama yoksunluğu isteklerin sınırlandırılması, insanlardan kopma arzusu, etkiye baskıya zorlamaya ya da bağlara aşırı hassasiyetlik, değişikliğe yönelik olumsuz tutum bu tipin nitelikleridir. (12)İnsan İlişkilerinde Nevrotik Rahatsızlıklar:Her bir nevrotik tip ve çözümlerinin, işlendiği bölüm içerisinde kişilerarası ilişkilerini yansıtacak şekilde işlenmiş olsa da bu bölümde nevrotikleri ve gurur sistemlerini insan ilişkileri bağlamında daha geniş açıdan görürüz. (13)İşteki Nevrotik Rahatsızlıklar:Nevrotik ve ilişkileri meslek yaşamında incelenir. Son kısımlarda ise sanatçının, nevroza olan tutumu aydınlatılır. (14)Psikanalitik Terapinin Yolu:Analistin terapötik ortamda hastaya nasıl yaklaşacağını, terapinin amacını ve hasta için analiz sürecinin sancılarından ve gelişim yollarından bahsedilir. (15)Kuramsal Düşünceler:Son bölümde Horney kendi kuramsal düşüncelerindeki evrime değindikten sonra kendi terminoloji, kuram ve felsefesini Freud'unkilerle karşılaştırır. Freud'un kötümser bakış açısına karşılık kendisinin iyimser bir felsefeye sahip olduğunu söyleyerek kitabı tamamlar. (Mihriban Karadağoğlu)
Kitap 15 bölümden oluşuyor. Genel olarak çağımızdaki nevroz vakalarının sebepleri olarak düşündüğü aşırılıklar ve yalnış davranış kalıpları üzerine yoğunlaşıyor. Bölümler çok uzun olmaması ve konuyu teoriye boğmamasından dolayı oldukça anlaşılır bir kitap. Ufkunuzu bir nebze olsa da açıp, özeleştirinizi daha geliştirecektir. (semih)
--reklam--
Nevrozlar ve İnsan Gelişimi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Karen Horney - Nevrozlar ve İnsan Gelişimi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Nevrozlar ve İnsan Gelişimi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Karen Horney Kimdir?
Alman asıllı ABD’li tıp doktoru. Yeni-Freudcu akımın öncülerindendir. 16 Eylül 1885’de Hamburg’da doğdu, 14 Aralık 1952’de New York’ta öldü. 1912’de Berlin Üniversitesinde tıp öğrenimini tamamladı. S.Freud’un izleyicilerinden psikanalist Kari Abraham’ın yanında eğitim gördü. 1915’i izleyen yıllarda çeşitli Berlin hastanelerinde çalıştıktan sonra özel muayenehane açtı, bir yandan da Berlin Psikanaliz Enstitüsü’nde ders verdi. 1932’de ABD’ye gitti. İki yıl Chicago Psikanaliz Enstitüsü’nde yönetmen yardımcısı olarak çalıştıktan sonra 1934’de New York’a yerleşti. Freud’un psikanaliz kuramının yeterli olmadığını görerek kendi gibi düşünenlerle birlikte Psikanalizi Geliştirme Derneği ve Amerikan Psikanaliz Enstitüsü’nü kurdu ve ölene değin bu enstitünün başkanlığını yürüttü. Horney’nin ileri sürdüğü kişilik kuramı Freud’un görüşlerinden kaynaklanır. Ne var ki hem psikanalitik kuramı toplumsal açıdan yetersiz bulmuş, hem de bir kadın olarak Freud’un görüşüne yenilikler getirmeyi amaçlamıştır.
--reklam--
Karen Horney Kitapları - Eserleri
- Çağımızın Nevrotik Kişiliği
- İçsel Çatışmalarımız
- Kendi Kendine Psikanaliz
- Nevrozlar ve İnsan Gelişimi
- Kadın Psikolojisi
- Ruhsal Çatışmalarımız
- Psikanalizde Yeni Yollar
- Kadının Ruhsal Yapısı
- Gerçek İki Kişiyle Başlar
- Son Dersler
--reklam--
Karen Horney Alıntıları - Sözleri
- Cinsel sorunlar nevrotik kişilik yapısının nedeni değil sonucudur. (Psikanalizde Yeni Yollar)
- Bütün bilimler ve değerlendirmeler gibi, kadınların ruhsal yapısı da şimdiye kadar hep erkeklerin bakış açısından ele alınmıştır. (Kadının Ruhsal Yapısı)
- Nevrotik bir birey insanları “güçlü” ya da “zayıf olarak sınıflandırır; ilkine hayranlık besler, ikincisini hor görür. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
- Çok açıkça görülmese de görkem arayışı en güçlü dürtüdür. (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
- Freud'a göre bilinçaltının zamansızlığı kavramı, çocuklukta bastırılan korkuların ve arzuların ya da bütün deneyimlerin, bastırma nedeniyle bugünün sürekliliğinden koparıldığı, bireyin gelişimine katılmadığı ve sonraki deneyimlerden veya gelişmeden etkilenmediği anlamına gelir. (Psikanalizde Yeni Yollar)
- "İster totaliter bir ülkede yaşayın, ister özel nevrozunuzla yaşayın pek fark etmez. Her ikisinde de bütün meselenin benliğin mümkün olduğu kadar acı verici bir biçimde yok edilmesi olduğu toplama kampında bulursunuz kendinizi." (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
- Bütün kültürümüz, bir erkek kültürüdür. Devlet, yasalar,ahlak, din ve bilim hep erkeklerin yaratısı olmuştur. (Kadının Ruhsal Yapısı)
- Tüm mutluluk olasılıklarının dışında bırakılmış bir kişi, ait olmadığı bir dünyaya karşı nefret hissetmiyorsa ancak gerçek bir melek olabilir. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
- "Akıl ve mantığın fazlasıyla egemen olduğu bir sistemde, kişi duygularını kendisine içeriden ihanet eden ve bu yüzden kontrol altına alması gereken düşmanlar olarak görür. Bu şekilde huzura kavuşulabilse de, ancak bir mezarın huzurudur bu." (İçsel Çatışmalarımız)
- Herhangi bir türden saldırganca , hatta kendini ortaya koyucu bir davranış bile ona bencilce gözükecektir. Bunu kendi içinde ayıplayacak ve başkalarının da ayıplayacağına inanacaktır. Ve bu tür bir ayiplanma riskini göze alamaz , çünkü öz-saygısı bütünüyle başkalarının onayına çok fazla bağlıdır. (Ruhsal Çatışmalarımız)
- Yalıtkan tip, ne kadar az şey verdiğinin çoğunlukla farkında değildir ve kendisi için çok önemli olan, ancak dile getirilmeyen ve yaşanmayan duygularını eşine adadığına inanır. Coşkusal uzaklık yeterince güvence altına alındığı sürece, kalıcı bir bağlılığı korumaya sahip olabilir. Yoğun ama kısa süreli ilişkiler kurabilir, o, bu ilişkilerde birdenbire ortaya çıktığı gibi birdenbire de gözden kaybolur. Bu ilişkiler çabuk yıkılabilecek yapıdadır, birkaç etken yalıtkan tipin geri çekilmesini hızlandırabilir. (Ruhsal Çatışmalarımız)
- Saldırılardan kaçmak, tavşanın tehlike karşısında uyguladığı stradejidir ve bu onun sahip olduğu tek stratejidir; belki de bunun yerine kavga etmeye karar veremezdi çünkü kısaca bunu yapabilmesini sağlayacak araçlardan yoksundur. (Kendi Kendine Psikanaliz)
- Hem çocuk yaşta hem de yetişkin birçok kadın, sahip olduğu cinsiyet olgusu yüzünden, geçici ya da sürekli olarak acı çeker. Kadınların ruhsal yaşamlarındaki kadın oluşlarına karşı çıkmalarından kaynaklanan belirimlerin kökü, küçük bir kızdan erkeklik örgenine imrenmelerine kadar uzanır. Bu açıdan temelden eksik oluşun doğurduğu tatsız düşünce edilgin iğdiş edilme düşlemlerine yol açarken, etken düşlemler kayrılan erkeğe karşı kinci bir tutum sergiler. (Kadının Ruhsal Yapısı)
- ... bütün insanlık için geçerli olan, normal psikoloji diye bir şeyin olmadığı. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
- Nasıl vücut ısısının yükselmesi fiziksel bir rahatsızlığın işaretiyse tutarsızlıklar da çatışmanın kesin bir göstergesidir. (İçsel Çatışmalarımız)
- Cennetin krallığı dışarıdan gelen işaretlerle gerçekleşmez. (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
- İnsanın haklı olduğuna duyduğu inanç, kendini sınamazını bastırır. (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
- Aşkın en büyük katili kıskançlıktır. (Gerçek İki Kişiyle Başlar)
- Nevrotik eğilimler kişiyi kendine daha çok yabancılaştırır. Yapısının katılığıyla birlikte bu olgu özünde üretkenliğini zayıflatır. Çalışabilir, ama canlı yaratıcılık kaynağı olan gerçek kendiliğinden özü zorunlu olarak boğulur. Ayrıca yaşamından hoşnut olamaz, çünkü doyum fırsatları kısıtlıdır ve bu doyumlar da genellikle sadece geçici ve kısmidir. (Psikanalizde Yeni Yollar)
- "... iyi evlilikler neden böylesine ender rastlanır birşeydir? Acaba evlilik kurumunun, insan varlığının bazı gerçekleriyle uzlaşamayacağı doğru olabilir mi? Yoksa evlilik, ortadan kalkmak üzere olan bir yanılsama mıdır? Ya da özellikle çağdaş insan onu ayakta tutabilme gücünden yoksun mudur? Kabul edemediğimiz başarısızlık, evlilik kurumunun kendisine mi aittir ya da bu, yürümeyeceğine inandığımız zamanki kendi başarısızlığımız mıdır? Neden evlilik genellikle sevginin ölümü olmaktadır? Kaçınılmaz bir yasaymış gibi bu duruma boyun eğmemiz mi gerekiyor; ..." (Kadın Psikolojisi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin