Kitap Künyesi
Yazar: Ferit Edgü
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9759755702296
Sayfa Sayısı: 95
--reklam--
Nijinski Öyküleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Vasla Nijinski (1890-1950), gelmiş geçmiş en büyük bale sanatçısı olarak anılır.
Söylenenlere göre, bale sanatı, o gün bugün böylesi bir şöleni bir daha yaşamadı. Geçirdiği ağır şizofreni sanat yaşamını sürdürmesini engelledi. Büyük dansçı, 19 Ocak - 4 Mart 1919 tarihleri arasında, tedavi gördüğü İsviçre'nin Saint-Moritz kentindeyken bir günlük gibi üf defter "doldurdu." Ferit Edgü, nedenini tam olarak bilmeden, yarım yüzyıldır ilgilendiği Nijinski'nin bu defterlerinin ailesi tarafından makaslanmamış son baskısını okuduğunda, kendi Nijinski'sinin öykülerini yazmayı düşledi. Ve tıpkı bir resimden seçilip büyütülen ayrıntılar gibi yazdı, bu, hem kendisinin hem Nijinski'nin olan öyküleri.
--reklam--
Nijinski Öyküleri Alıntıları - Sözleri
- En uzak yer, derdi anacığım varamadığın, varamayacağın yer değildir. En uzak yer, derdi zavallı anacığım, senin ardında bıraktığın, bir daha dönmeyeceğin, dönsen de bulamayacağın yerdir.
- Ben deli değilim. Ben çok düşünen biriyim.
- Tolstoy, Dostoyevski'yi bir virgül olarak nitelemiştir. Bense onun bir Tanrı olduğunu söylüyorum.
- Hayatı seviyorum. Ne yazık ki hayat beni sevmiyor.
- Ölmek istemiyorum, bu nedenle çıkıp şöyle bir dolaşacağım. Ayaklı uyaklı konuşmayı seviyorum, çünkü ben kendim bir şiirim.
- Ben seninleyim sen benimlesin Sen benimlesin, ben seninleyim
- Ben ölümün içindeki insanım. Ölümün içinde yaşayan insan. Ölü insan. Yaşayan insan. Konuşan ve yazan insan. Ölümde.
- Beni seviyor. Kuşku yok.
- Bari ölmeden çocuklara yiyecek bir şeyler verseydiniz, dedim. Niçin? dedi. Hiç değilse tok ölselerdi, dedim. Burda söz konusu olan vicdan değil, dedi karşımdaki .
- Korktum. Ama gene de izlemekten alıkoyamadım kendimi, ta ki yol bir uçurumla sonuçlanana değin.
- Sana söylemek istiyorum; sen Tanrı'sın ben de senin içindeyim.
- Onun alışkanlıklarını biliyorum.
- Onun morali yerin dibine batsın. Korkuyorum ondan.
- Ben, bilmediğim, tanımadığım bir hayatı burda buldum. Şimdi o hayatın içine girmeye çalışıyorum. O hayatı içine almaya çalışıyorum. Burası çok soğuk. Ama yavaş yavaş ısınıyorum. Hayat buluyorum. buradakilerin dediğine göre cemreyi bekliyormuşum.
- Ben deniz kıyılarını sevmem. Hiçbir zaman sevmemişimdir.
--reklam--
Nijinski Öyküleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
gelmiş geçmiş en büyük bale sanatçısı olan vasla nijinski, yaşadığı ağır şizofreni nedeniyle sanat yaşamını sonlandırmak zorunda kalmıştır. 19 ocak - 4 mart 1919 tarihleri arasında tedavi görmüş olduğu isviçre'ye bağlı saint-moritz kentinde günlük olarak tuttuğu üç adet defter doldurmuştur. yarım yüzyıldan beridir nijinski'yi yakından takip eden ve bu yakından takibin nedenini açıklayamayan ferit edgü, nijinski'nin ailesi tarafından makaslanan ve sansürlenen eserini okuduktan sonra kendi hayalinde yaşattığı nijinski'sinin öykülerini kendi düş dünyasıyla harmanlayarak nijinski öyküleri adlı bu eseri ortaya çıkarmıştır. yalnızlık, toplum riyakarlığı, varoluşsal sancılar gibi konular etrafında dönen bu mini öyküler, delilik ve dahilik arasındaki o ince çizgiyi sorgulatmaktadır. sade ve akıcı bir dili olan bu öyküler, basitliğin içindeki karmaşayı gözler önüne sermektedir. üzerinizde hoş bir etki bırakacağına dair sizi temin ederim, iyi okumalar. (g.)
"Yokeden ve yücelten; karartan ve ışıldayan; susan ve gürüldeyen insanoğlu yaşamının yoğun karanlık noktasında parıldayan ve susarken konuşan, haykıran bir dans." Der Edgü, hayatı boyunca insanların içinde, insan olmaktan farkını koruma eylimini geliştirmiş ve buna sadık kalarak yaşamış bir başka tımarhane görmüş deli dehalardan, dans ustası Nijinskiden bahsederken... Ölümünün ardından, kendi yazdığı defterin basıma çıkması onu gerçek yazarlar kadar ilgi duyulan bir merci haline getirmiştir. Yazar olmadan ifadeyi özgürce kullanıp figürselleştirmeyi ustalıkla başarabilmesi yönünden. "Bu sayfalar bir şizofrenin sabuklamaları olarak da okunabilir; bir yaşamın bire bir tanıklığı olarak da." Edgü ise, hayatının her anını dans ederek geçirmiş bundan yer yer azap, yer yer keyif duymuş bir sanatçının içdökmelerini sözcüklerden resim çizerek en güzel tablolardan biri haline getirmiş. Sanırım toplumun elinin tersiyle iteklediği her deli, Ferid Edgünün beyaz sayfalarının kucaklayıp bağrına bastığı karakterler haline gelmiştir. Duru anlatımıyla Edgü, kısa öyküleriyle ve içtenliğiyle Nijinski, dansın ve sözcüklerin güzel birlikteliğini akıllara kazımayı başarmıştır. Tavsiye edilir. (Eurdiyce)
--reklam--
Nijinski Öyküleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ferit Edgü - Nijinski Öyküleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Nijinski Öyküleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ferit Edgü Kimdir?
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde başladığı eğitimini Paris'te sürdürdü (1959- 1964). Acedemie du Feu'de seramik öğrenimi gördü. Sorbonne'da felsefe, Louvre'da sanat tarihi kurslarına katıldı.
Yedek subay öğretmen olarak Hakkari ve Beypazarı'nda askerlikten sonra (1967), bir yıl daha Paris'te kalıp İstanbul'a yerleşti (1968). Man Ajans'ta reklam yazarlığı yaptı. Buradan ayrılıp kendi reklam şirketini kurdu.
Öykü yazarlığının yanı sıra, resim eleştirileri ve denemeleriyle ün yaptı. 1977 'den beri Ada Yayınları'nı yönetiyor. Kaynak dergisinde edebiyata adım attı. 1952-1953 yıllarında şiirler yazdı. Ama ilk öyküsü ocak 1954'te Yeni Ufuklar dergisinde çıktı . Aynı yıllarda Şairler Yaprağı (1954), Mavi'de de şiirleri yayımlandı (1954). Daha sonraları Yeni Ufuklar, Vatan Sanat Eki, Mavi, Pazar Postası, Dost'taki öyküleriyle (1954-1959); Ataç, Yeni Dergi, Eylem, Papirüs, Ant, Soyut, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri dergilerindeki deneme ve incelemeleriyle tanındı.
Bir Gemide kitabıyla 1979 Sait Faik Hikaye Armağanı, Ders Notları'yla 1979 TDK Deneme Ödülü, Eylül'ün Gölgesinde Bir Yazdı adlı??seriyle Sedat Simavi 1988 Edebiya Ödülü'nü aldı. Ayrıca O adlı romanı Hakkari'de Bir Mevsim adıyla ve Onat Kutlar'ın senaryosuyla sinemaya uyarlandı. 33. Berlin Film Festivali'nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali'nde ödüller aldı (1984).
Ferit Edgü Eserleri
Roman
Kimse (1976)
O/Hakkari'de Bir Mevsim (1977)
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı (1988)
Öykü
Kaçkınlar (1959)
Bozgun (1962)
Av (1968)
Bir Gemide (1978)
Çığlık (1982)
Binbir Hece (1991)
Doğu Öyküleri (1995)
İşte Deniz, Maria (1999)
Do Sesi (2002)
Avara Kasnak (2005)
Nijinski Öyküleri (2007)
Senaryo
Hakkâri'de Bir Mevsim (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte)
Deneme
Tüm Ders Notları (1978)
Yazmak Eylemi (1980)
Şimdi Saat Kaç? (1986)
Yeni Ders Notları (1991)
Seyir Sözcükleri (1996)
Devam (2001)
Sözlü/ Yazılı (2003)
İnsanlık Halleri (2003)
Şiir
Ah Minel Aşk (1978)
Dağ Şiirleri (1999)
Anı
Görsel Yolculuklar (2003)
Biyografi
Abidin (2003)
Avni Arbaş (2001)
Osman Hamdi-Bilinmeyen Resimleri (1986)
Çocuk Kitabı
Doğa Dostları (2004)
Çeviri
Düşüş (Albert Camus, 1961),
Godot'yu Beklerken (Samuel Beckett, 1963),
Bugünün Dünyasında Felsefe (Jean Wahl, 1965), A
Aydınlar ve Toplum, (Antonio Gramsci, V. Günyol , B. Onaran'la, 1967),
Amerika: Şiirler (Allen Ginsberg, Lawrence Ferlinghetti, 1976).
Monografi
Bunların dışında Abidin Dino, Yüksel Arslan, Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan, Fikret Mualla, Avni Arbaş üzerine yayımlanmış monografileri var.
Ödülleri
Sait Faik Hikâye Armağanı 1979 (Bir Gemide)
Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü 1979 (Tüm Ders Notları)
Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü 1988 (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
Ferit Edgü Kitapları - Eserleri
- Hakkari'de Bir Mevsim
- Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
- Yazmak Eylemi
- Selma Gürbüz İçin Üç Yazı
- Çığlık
- Her Şeyin Sonundayım
- Yaralı Zaman
- İşte Deniz, Maria
- Do Sesi
- Buluşmalar
- Av
- Tüm Ders Notları
- Bir Gemide
- Kaçkınlar
- Şimdi Saat Kaç
- Doğu Öyküleri
- Leş
- Kimse
- Nijinski Öyküleri
- Giden Bir Kedinin Ardından
- Cahil
- Van Gogh - Yüz Yıl Sonra
- Biçimler, Renkler, Sözcükler
- Yüksel Arslan: İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü'den Arture'lere
- Avara Kasnak
- İlk Öyküler Kaçkınlar / Bozgun / Devam
- Yeni Ders Notları
- Özyurdunda Yabancı Olmak
- Korkuyorum
- Ah Min-el Aşk
- Binbir Hece
- Abidin
- Seyir Sözcükleri
- İnsanlık Halleri
- Paraboller
- Kaza Sözleri ve Öteki Metinler
- Devam
- Görsel Yolculuklar
- Sözlü - Yazılı
- Kültür Emperyalizmi
- Batı Kültürü Önünde Hiçbir Saplantım Yok - Mektuplar
- Ergin İnan
- Dengê Doyê
- Duo
- Osman Hamdi Bilinmeyen Resimleri
- Yolun Gittiği Yer
- Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra
- Fikret Muallâ - Albastı Defterleri
- Bozgun
--reklam--
Ferit Edgü Alıntıları - Sözleri
- ... bir insanın ne kadar gizi varsa, o kadar. (Biçimler, Renkler, Sözcükler)
- Başkalarının değil, kendi sözcüklerinle konuşmasını öğren. (Leş)
- "Gelmiş geçmiş hiçbir yazar Kafka kadar kendi çöplüğünde eşelenmedi." (Tüm Ders Notları)
- Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile. Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
- Cahil hukuk tanımaz. (Cahil)
- Çaresizlik, dedim, çaresizlik, çaresizlik, çaresizlik. Ağlama dedi Canan. Sus, ağlama, çaresizliğe bir çare bulunur elbet. O da biliyordu bizim çaresizliğimizin çaresi yoktur. Biz bu yaşamın içinde bir başka yaşamın yolcusuyuz ve bu yolculuk çok uzun sürmez. (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
- Ateşle çevrili -ya da boşlukla- bir yalnızlık içindeyiz. (Özyurdunda Yabancı Olmak)
- Jiyan, nexweşîyekê rih e. Novalis (Yaşamak, ruhsal bir hastalıktır) (Dengê Doyê)
- Dünyadan dargın ayrıldım. (Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra)
- Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile. Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
- "- Bana unuttuğun bir öykünü anlatsana? - Hangi öykümü? - Yaşadığın ve unuttuğun bir öykünü. - Tüm öykülerimi mi demek istiyorsun?" (İşte Deniz, Maria)
- Yaşamak, yaşamayı sürdürebilmek için kişiliğini bulmak zorundasın. (Hakkari'de Bir Mevsim)
- O sıralar bir sözcük arıyordum. Bir sözcük. Bir tek sözcük. Bilmiyorum neydi? Hiçbir şey anlatmayacak olan? (Bozgun)
--reklam--
- Hep aynı... Dün de bugün de.... (Av)
- Bir beraberliğin, anlaşmanın kıvancından çok, bir acının, yan yanayken bile aralarında bir uzaklığın bulunduğunu biliyordu. (Av)
- Bu karanlığın en yoğun noktasından kopmuş ben ben bu muyum? (Paraboller)
- ''Ben bir insan müsveddesiyim" diyor Kierkegaard " (Tüm Ders Notları)
- Gün geçtikçe uzaklaşıyoruz birbirimizden ve kendimizden... (Av)
- Yaz boz tahtası yaşam. Sen ne kadar ölürsen öl. (Kaza Sözleri ve Öteki Metinler)
- Umutsuzluk insanı her yere götürür. Evet, tabii, intihara bile. (Yazmak Eylemi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin