Kitap Künyesi

Yazar: Gilbert Sinoué

Çevirmen: F. Gönül Akgerman

Editör: Alev Özgüner

Orijinal Adı: La Fille du Nil

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750718106

Sayfa Sayısı: 512

--reklam--

Nil'in Kızı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Dünyanın en büyük çölünün hâkimi, ona kollarını açmış gibiydi. Onu sadık bir âşık gibi bekliyordu... İnancını hiçbir şüphenin sarsamayacağını düşündü: Nil'in kızıydı o."

1800'ler, Ortadoğu... 

Koca İmparatorluk günden güne güçten düşerken, bir yanda Avrupa devletleri "Osmanlı pastası"ndan pay almanın yollarını aramakta, bir yanda da Mısır eyaletinin Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa, bağımsızlık planları yapmaktadır. 

Ancak Vali hazretlerinin, geleceğin Mısır'ı için başka hayalleri de var. Zaman içinde, sadece Ortadoğu'nun değil dünyanın da kaderini etkileyecek bir tasarıyı hayata geçirmenin yollarını arıyor: Hint Okyanusu ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak bir kanal mesela... 

Cüretkâr Vali'nin bu yolda en büyük destekçileri Fransız diplomat Ferdinand de Lesseps, ama ondan önce danışmanı Ricardo ile onun fedakâr eşi Şehrazad'dır. Tarih, bir dönemece doğru hızla akarken ailenin diğer fertleri de sürüklenir. Oğulları Josef, Süveyş Kanalı projesinde önemli bir rol üstlenir; asi yaradılışlı, güzeller güzeli kızları Giovanna içinse kaderin başka türlü planları vardır... 

Siyasal çekişmeler, iktidar hırsı, tutkular, hayaller, dostluklar ve aynı yürekte yan yana gelebilen aşk ve nefret... Gilbert Sinoué'nin epik eseri Nil'in Kızı'nda tarihsel gerçekler ile kurmaca ustaca, incelikle harmanlanmış. 

Tıpkı sularının yükselmesiyle çölün kumlarını da, çorak toprakları da içine alan, zamanın seyrinde renkten renge giren yaşamın incisi, kadim Nil Nehri gibi...

--reklam--

Nil'in Kızı Alıntıları - Sözleri

  • "Hava kapalı diye yıldızların yok olduğunu sanma."
  • "Aynı zamanda sevildiğini de hissetmesi lazım. Sevgiyle harmanlanmamış birinin büyük işler başaracağını zannetmiyorum."
  • "Bismillahirrahmanirrahim... Farkında olmadan cennete mi geldim?"
  • Insan yükselmeye uğraşırken başkalarının can attığı tek şey, onun kanatlarını kırmaktır.
  • "Şimdi beni yalnız bırakın. Uyumaya ihtiyacım var..."
  • Dostum, bir hayalin fiyatı olmaz, olursa da bu bir hayal değil demektir.
  • "Çünkü seni soldurmak yerine, her gün daha da güzelleştiriyor."
  • "Yaşamın bir kördüğüm olduğunu düşünüyorum."
  • Bütün ruhunun okunabildiği yer, gözleriydi.
  • Bir fincan kuşburnu, tüm hazinelere bedeldir.
  • "Her şeyi biliyorsunuz..."
  • "Ayrılık vakti geldi."
  • Aşk kumar gibidir biraz: İnsan ya kazanır ya kaybeder.
  • Bütün ruhunun okunabildiği yer, gözleriydi.
  • Bir fincan kuşburnu, tüm hazinelere bedeldir.

--reklam--

Nil'in Kızı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yazarın Kavalalı Mehmed Ali Paşa şeklinde bir romanı zaten vardı, bir de bu romanı açıp biraz okuyunca acaba bunlar bir devam kitabı gibi mi, farklı isimde baskılar mı şeklinde epey düşündüm. Kitabın kapağını henüz açmadan ise daha çok Dram kokan romantik bir kitap mı olur acaba diye söyleniyordum. Hepsinden biraz varmış aslında ama farklıymış. Hem Ortadoğu hem de Mısır konulu bir roman görüyoruz karşımızda. 19. yüzyılın da başları olduğu için konum olarak bir Osmanlı döneminin esintilerini yaşatmaya çalışırken aynı zamanda bu koca devletin gün be gün nasıl yıkılışa doğru gittiğini gözler önüne sermeye çalışmış yazar. Yani hem bir Osmanlı çöküşü hem Avrupalıların sömürge hareketleri hem de Mısır’da bağımsızlık alarak bir devlet kurma hayali yaşayan Kavalalı Mehmet... Farklı bir fikir olarak burada Mısırlının Hint Okyanusu ve Akdeniz’i birbirine bağlayacak bir kanal çalışmasını gözlemledim. Tabii burada yazdığı pek çok tarih bilgisini araştırarak kaleme aldığını düşünürsek, benzer bir proje gördü de esinlenip bunu kaleme mi aldı bilemeyiz ancak bir farklılık var göze çarpan. Aynı zamanda siyaset, iktidar hırsı, tutku, nefret, aşk şeklinde ilerleyen bir kitap da var karşımızda. Yani tarihsel gerçeklerin arasında hayali bir mantık da gözlemledik diyebiliriz ama şu kanal düşüncesiyle bir fark koyulmuş ortaya bu romanda. Bunu görmezden gelemeyiz. Ancak burada ilginç bir nokta var. Buna değinmeli. Mısır özelinde değişimi isteyen halk gibi gösterilmiş ancak bunun böyle olmadığı ortada. Tabii bu genel bir yanlış tarihi anlatımdan geliyor. İşte X devleti yıkıldı, Y yok oldu gibi anlatımlar görmüşüzdür. Hemen ardından Z kuruldu falan. Yani tarihsel olarak evet yıkılan devletler, kurulan devletler. Mesela Osmanlı yıkıldı, yerine Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Ama halk? Halk aynı halk ve sanki halk yok olmuş da yeniden sıfırdan yeni bir millet oluşmuş gibi lanse ediliyor. Bu tarz anlatımlara çok kıl oluyorum. Zaten tarihi okumayı çok fazla sevmiyoruz, evet sıkıyor. Bir de yanlış anlatımlar iyice rezillik katıyorlar olaya. Fena değildi ama beklentilerle girerseniz hayal kırıklığı yaşarsınız. Bir yenisini daha eklemeye gerek var mı? İyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak)

Tarih... Siyaset... Hırs... İhanet... Aşk... Bütün hepsinin harika bir harmanlanmış hali bu kitap da... Süveyş Kanalının serüveni... Kavalalı dönemi... Ortadoğunun gerçekleri... Teşekkürler yazar/Gilbert-Sinou ... (Atiye Atiye)

Arapların nasıl insanlar olduğunu anlatan bir kitap. Zamanında Osmanlıya kafa kaldıran, Fransa ve İngiltere sömürüsünden memnun bir Mısır kitabı.... Kitabı büyük bir merakla alıp okudum... Öyle anlatıldığı gibi tarihi, mükemmel bir kitap değildi. Benim için tam bir hayal kırıklığı oldu..... (NLY)

--reklam--

Nil'in Kızı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Gilbert Sinoué - Nil'in Kızı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Nil'in Kızı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Gilbert Sinoué Kimdir?

Gilbert Sinoué, 1947 yılında Kahire'de doğdu. "Le Livre de Saphir"le 1996 Fransa Kitapçılar Ödülü'nü kazandı. 1987'de "La Pourpre et l'Olivier", 1989'da "İsfahan Yolu", 1991'de "L'Egyptienne" ve 1993 yılında "La Fille du Nil" adlı kitapları yayımlandı. Yayınevimiz tarafından 1999'da yayımlanan "Kavalalı Mehmed Ali Paşa", yazarın Türkçeye çevrilen ilk kitabıdır. "Verona Toprağı" (2000), "Sen Bana Mevsimlerden Söz Et" (2003), Doğan Kitap tarafından yayımlanan diğer yapıtlarıdır.

--reklam--

Gilbert Sinoué Kitapları - Eserleri

  • Yasemin Kokusu
  • Nil'in Kızı
  • Taşların Çığlığı
  • Sen Bana Mevsimlerden Söz Et
  • Tanrı'nın Sessizliği
  • İsfahan Yolu ' İbni Sina '
  • Çarmıhtaki Kraliçe
  • Kavalalı Mehmed Ali Paşa
  • Gökyakut Kitap
  • Verona Toprağı

--reklam--

Gilbert Sinoué Alıntıları - Sözleri

  • [...] Zekâ, herhangi bir yasaya göre bir şeyi ayrıştırabilme ve herhangi bir sisteme göre ayrıştırılan parçaları tekrar bir araya getirebilmenin sonsuz gücü olarak belirlenir. [...] ~ Bergson ~ - Yaratıcı gelişim. (Gökyakut Kitap)
  • [...] Ben sadece bir melek tanıdım, [...] (Gökyakut Kitap)
  • Bütün ruhunun okunabildiği yer, gözleriydi. (Nil'in Kızı)
  • “Yalnızlık bilgeliğe götürür.” (İsfahan Yolu ' İbni Sina ')
  • “Ne olursa olsun, şunu asla unutma:varlığımız birkaç günde akar gider.O,bir çöl rüzgarı gibi geçer.Bu dünyada soluğun olduğu sürece,asla endişe etmemen gereken iki gün vardır:gelmemiş olan gün ve geçmiş olan gün.” (İsfahan Yolu ' İbni Sina ')
  • Köle alçak bir sesle ezbere okudu: -"Bir kadını seviyorsan, o cennettir. Ama Cennetten başka birşey sana onu veremez." -Ne saçmalıyorsun? -Hiç. Sadece yaşı olmayan şiirden birkaç dize. Genç bir adam olan Mecnun'un genç bir kadına, Leyla' ya duyduğu çılgın aşktan bahsediyor. (Çarmıhtaki Kraliçe)
  • [...] Zaman bir nehir gibi, senyora, insanın gözünün yaşına bakmadan akıp gidiyor ve hiçbir zaman tersine akmıyor. [...] (Gökyakut Kitap)
  • "Yücelik, adalet istemek değil, adalet dağıtmaktır." ( Sufi atasözü ) (Taşların Çığlığı)
  • Bir fincan kuşburnu, tüm hazinelere bedeldir. (Nil'in Kızı)
  • Kuşkusuz su portekiz atasözünü biliyorsunuzdur, haşmetmeap em briga de branco, negro nao sem ete. Beyazların kavgasına, siyahlar karışmaz. Hukumdarimizin gözünde granada krallığının bir iç meselesi bu. Karışmak için haklı bir neden yok. - bir iç mesele mı? Bu insanlar muhtemelen portekiz sınırına saldırmaya hazırlanırken mı? Fransiscco soğukkanlılıkla yanıtladı: -kesinlikle majestelerine belirtmeye çalıştığım şey de buydu. Söz konusu olan portekiz. Kastilya değil. (Çarmıhtaki Kraliçe)
  • Yaşam seçimlerden oluşmuştur: ya görevin götürdüğü yere yürümek ya da ruhunuzun size fısıldadığı yönü izlemek? Ya sürü halinde yaşamak ya da tek başına yaşamını sürdürmek? Ya coşkularımızı, utanmazlıklarımızı bir zırhın içine kapatmak ya da kalbimizi saklısı gizlisi olmadan açmak? (Çarmıhtaki Kraliçe)
  • - Schrödinger'in kedisinden söz edildiğini duydun mu hiç? Genç kızın kocaman açılan gözleri Morcar'ın yüzünde bir memnuniyet tebessümüne yol açtı : - Bilimsel sohbetinize karıştığım için özür dilerim , diyerek söze girdi Clarissa. Schrödinger'in kedisi de nedir? - Erwin Scrödinger'in kuantum fiziğinin önemli isimleri arasında sayılır. Ama özellikle kuantum fiziğinin makroskopik adı verilen , yani kendi ölçeğimizde ki karmaşık nesnelere uygulanmaya çalışıldığında meydana çıkan saçmalığı göstermek için ortaya attığı kedi paradoksuyla ünlüdür. (Tanrı'nın Sessizliği)
  • Ramazan'ın yeni ayı, sedef ışıltılarıyla manzarayı örtüyordu. - Bak, Ebu Ubeyd... Akşam, her şey ne kadar güzel, her şey ne kadar asileşiyor. Hiçbir şeyde aleladelik kalmıyor, çirkinlik kayboluyor, tül gerisine saklanıyor. Niçin gündüz gelip de hiç acımadan, geceyi kovmak zorunda, niçin? - Şüphesiz, Allah'ın iradesi böyle olduğu için, dedi sadece el-Cocani. Belki de. Ancak cennette başka türlü olacağını umuyorum. - Şeyh el-reis... Sana bir soru sorabilir miyim? Sorabilirsin, Ebu Ubeyd. Sen benim dostum değil misin? - Bir başka hayat olduğuna gerçekten inanıyor musun? Ali yürürken durdu ve öğrencisine abartılı bir tavırla baktı. - Bunu sorgulamak bile başlı başına bir günahtır. Allah'a hakarettir. Evet, ben inanıyorum. Her zamankinden daha çok inanıyorum. Ben ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum. Yoksa, ne kadar boş bir oyunu oynamış olurdu Ulu Tanr... Sözünü tamamlamadan kısa bir soluk aldı: Ve sonsuz, bitmez tükenmez bir zalimlik olurdu Ulu Tan- rı'nın yaptığı... oynadığı bu oyun... Çadırın kapısına gelmişlerdi, fakat oraya gireceğine, Ali kendini kumlara bıraktı. - Hava tatlı ve benim uykum yok. Şu anda çalışmak için pek istekli değilim. - Ama gene de dinlenmen gerek. Hastalık geçti. Ama sen hâlâ zayıfsın. - Her şey yolunda, Ebu Ubeyd. Hastalığı yendim. - Şeytan kulağına kurşun, Şeyh el-reis. Gözlerini yıldızlı gökyüzüne kaldırarak fısıldar bir sesle: - Hatalarımdan duyduğum pişmanlık ve rahatsızlıktan başka, ne var kalan elimde gençliğimden? Ah! Gençliğim, nereye gittin, kayboldun? Ne yazık ki şimdi bir ihtiyar, evet evet, sen ne yaptın gençliğinde? Ebu Ubeyd onun böyle birdenbire Firdevsî'den bu şiiri okumasına şaşırmış olarak ona baktı. Ama hiçbir şey demedi. İki adamın, ayrı ayrı kendi düşünce âlemlerine daldıkları, sessizliği korudukları bir zaman geçti. Bir kadına ihtiyacım var, dedi Ali birdenbire. (İsfahan Yolu ' İbni Sina ')
  • Aşk kumar gibidir biraz: İnsan ya kazanır ya kaybeder. (Nil'in Kızı)
  • [...] ayağa kalk ve davanı savun... [...] (Gökyakut Kitap)
  • "Hayatımı altüst eden bir olay oldu." (Gökyakut Kitap)
  • "Şimdi beni yalnız bırakın. Uyumaya ihtiyacım var..." (Nil'in Kızı)
  • İnsanoğlunun icat ettiği şu zaman hesabı ne saçma şeydi! İnsan kalbiyle delikanlı olup bedeniyle ihtiyar olamaz mıydı? (Yasemin Kokusu)
  • İnsana yaşamının sonunu düşünmeyi engelleten şey , yaşama doğru yapılan bir hamledir. Yaşama gücünü bu hamlenin içinde buluruz. (Tanrı'nın Sessizliği)
  • Devrilmiş kadeh bir daha asla dolmaz. Gerçeklere sırt çevirerek yaşamakta ısrar edersen mutluluk ve mutsuzluk tıpkı bir çağlayanın suyunun, yassı çakıl taşları üzerinde kayıp gittiği gibi, senin kalbinin üzerinden kayar gider. Halbuki, insanın dengede yürüyebilmesi için mutluluğa ve mutsuzluğa gereksinimi vardır. (İsfahan Yolu ' İbni Sina ')