Kitap Künyesi

Yazar: Nil Gün

Yayın Evi: Kuraldışı Yayıncılık

İSBN: 9789752750241

Sayfa Sayısı: 223

NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

NLP denilen büyülü yöntemi öğrenmeniz ve uygulamanız yaşamınızı şans ve tesadüflere bırakmak yerine, kendi istediğiniz biçimde yaratmanız anlamına gelir.

NLP hem bilinci hem bilinçaltını etkin bir duyarlıkla kullanmaya yönelik, zihinsel sürecin işleyişini yeniden yapılandırma tekniğidir.

NLP ile çok hızlı sonuç alabilirsiniz; aylar yıllar süren bir süreci, (örneğin bir fobiden kurtulmayı) birkaç saat, hatta birkaç dakikaya bile indirebilirsiniz.

NLP ile:

Sizi engelleyen fobilerinizi yenebilirsiniz.

Size zarar veren alışkanlıklarınızı değiştirebilirsiniz.

Kendinizi motive etme tekniklerini öğrenebilirsiniz.

NLP'nin özünü kavradığınızda onu yaşamınızın her alanında kullanabilirsiniz. Çünkü başarının ve mutluluğun spesifik bir düşünce paterni ve yapısı vardır. Bu ise herkes tarafından öğrenilebilir.

Zihninizi sizin için çalıştırmayı öğrenin. Zihin-beden sisteminizin kontrolünu elinize alın.

NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu Alıntıları - Sözleri

  • bilinçaltımızdaki kayıtlar bilince çıkmadıkça karşımıza kader olarak çıkar.
  • Bir sarı gül resmi, nasıl sarı gülün kendisi değilse, bizim sarı gülle ilgili düşüncelerimiz, duygularımız ve deneyimlerimizde sarı gülün kendisi değildir.
  • neyi düşünürseniz onu üretirsiniz.
  • Tek seçim, seçimsizliktir. İki seçim çelişki yaratır. Üç ya da daha fazla seçim özgürlüktür.
  • Kalibrasyon, sözlerin ardındaki gerçeği görebilmek ve duyabilmektir. Söylenenleri değil, söylenmeyenleri de işitebilmektir.Kelime aralarını okuyabilmektir. Düşüncelerin içeriğini değil ama düşüncelere eşlik eden duyguları hissedebilmektir.
  • Sorunların amacı, bizi geliştirmek, olgunlaşmamızı sağlamaktır. Hiçbir sorunla karşılaşmadığımız bir yaşamda gelişemeyiz, mutlu da olamayız. Ben dinlerdeki cennet tasvirinin gerçek bir cehennem tasviri olduğunu düşünmüşümdür. Amaçsız, hiçbir şey için hiçbir çaba, emek gerekmediği bir yaşam.
  • Kafesteki hayvanlarda mutsuzdur, tıpkı biz insanlar gibi.
  • Kedinin nankörlüğü, yılanın sinsiliği, aslanın cesurluğu, devenin kindarlığı, eşeğin inatçılığı bizim halüsinasyonlarımız. Kendimizin gölgelerini yansıtıyoruz hayvanlar alemine. Onlar kendi doğalarını yaşıyor. Biz ise kendi yarattığımız doğamıza uygun olmayan ama egomuzun açlığını umutsuzca gidermeye çalıştığımız dünya düzenimizde umutsuzca mutlu olmaya çalışıyoruz.
  • ben değişmez, ama davranışlar değişebilir. eleştiri kişinin benliğine yapılıyorsa (ama kendisi ama başkası tarafından), hata kişinin kimliğiyle özdeşleşir ve değiştirilemez hale gelir dolayısıyla yıkıcıdır. oysa davranışa yapılan eleştiri -davranış değiştirilebilir olduğundan- yapıcı ve geliştiricidir.
  • Hiç kimse diğerinin duygularından sorumlu değildir. Başkalarının duygularının sorumlusu olduğumuza inanmak bize gereksiz bir yük taşıtır. Bizi ”kurtarıcı” kimliğine mahkum eder. Başkalarının mutluluğundan sorumlu olmak, onun duyguları incinmesin diye gösterilen aşırı hassasiyet zor ve yorucudur. Kişi, başkalarını mutlu edeceğim çabası içinde kendi duygularını yaşayamaz, kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelebilir. Duygularımızın sorumluluğunu başkalarına verdiğimiz zaman da ”kurban” rolünü oynarız.
  • Mantık, altı yaşında gelişmeye başlar. O zamana kadar genç varlık dünyayı ve kendisini altı duyusu aracılığıyla tanımaya çalışır. Henüz mantık süzgeci gelişmemiş çocuk kendisine söylenen her şeyi doğru kabul eder ve bilinçaltına kaydeder. Bu yüzden çocuklukta ebeveynler ve yetişkinler tarafından verilen sözlü ve sözsüz mesajların niteliği çok önemlidir. Çocuğun özdeğeri ve özgüveninin temeli sıfır-altı yaşları arasında atılır..
  • Gereken tüm kaynaklar içinizdedir ön kabullerini hatırlayın. Korkular sadece bir illüzyondur.
  • gördüğümüz manzara evin hangi penceresinden baktığımıza göre değişir.
  • Gerçekten başarılı insan her yaşam anını dolu dolu üreterek geçirdiği gibi ölümü de yaşamın bir parçası olarak kabul eder. Ölümden korkanın yaşamdan da korktuğunu bilir.
  • davranışı yapmamak için kendimizi engellediğimizde bir süre sonra o davranışın çok daha fazlasını yaparız. çünkü yapmamaya odaklandığımız şey, kendisini üretir. beyin “yapma” komutunu bilmez.

NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

NLP: Yapmamaya odaklandığımız şey , kendisini üretir. Düşünce neye odaklanırsa onu üretir. Kırmızı fili düşünme demek gibi. Kırmızı filden başka aklımıza ne gelir ki? Probleme değil sonuca, niçine değil nasıla, başarısızlığa değil geribildirime, ihtiyaçlara değil olanaklara, varsayıma değil merak ve ilgiye odaklanın. Nlp ninn çerçevesinden bakın bir de hayata. İstiridyelerin, içlerine girerek onlara rahatsızlık veren kum tanelerine kızmak yerine kumu inciye dönüştürme bilgeliklerine saygı duyun. Hayatınıza olumluyu çapalayın (Emine Sargın)

Nlp kendinizle iletişim kurmanın, kendimizi anlamanın sistematik bir yoludur. Aynı zamanda başkalarıyla iletişim kurmanın, başkalarının haritalarını anlamanın yoludur da. Biyokimya öğretmenimin tavsiyesi üzerine alıp okuduğum bir kitap. Başta sıkılacağımı düşündüm fakat büyük bir merakla okudum ve çok sevdim. Bence her insanın hayatı boyunca okuması ve okutması gereken bir kitap. Hatta unuttukça tekrar okuması gereken. NLP yöntemi ile ilgili yeni kitaplar okumaya devam edeceğimi düşünüyorum... (Betül KURT)

Bu kitap için neden bu kadar az alıntı var bilmiyorum diyeceğim ama galiba biliyorum. NLP bir zihni kullanma becerisi diye ufak ve yakın bir tanım yapacağım öncelikle. Bir çoğumuzun kitaplığı farklılıklar gösterir bilim kurgu, polisiye, psikoloji gibi değişik türlere ilgi duyanların kitaplıkları farklı farklıdır fakat bu ne olursa olsun herkesin kitaplığında olması gereken bir kitap. Kitabı okuyup sıkılabilen az insan olacaktır eminim çünkü kitap sizi muhakkak bağlıyor karşınızdakini bir kaç kelimesiyle tanımak ve ona göre bir iletişim yolu belirlemek sizcede çok zevkli değil mi ? Hayatınızın her anını daha keyifli ve daha kolay kılabilecek şeyler öğrenmek ilginizi çekmez mi? Bu kitap kendinizi ve karşınıza çıkan herkesi size daha iyi tanıcak. Başarı sizin zihin gücünüz aslında ve sizde hissedeceksiniz okuduktan sonra ne kadar güçlü olabileceğinizi. Umarım bu incelemeyi gören herkes kitaplığına bu kitabı ekler ve altını çize çize zevk alarak öğrenerek okur. İyi okumalar. (İrem Tetik)

Kitabın Yazarı Nil Gün Kimdir?

1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.

1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.

Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.

International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.

Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.

Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikalgazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.

Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)

Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.

Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.

Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.

Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.

Nil Gün Kitapları - Eserleri

  • Çekim Yasası - Hayatın Büyük Sırrı
  • NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu
  • Mutluluk Kitabı
  • Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?
  • Küçük Pembe Mutluluk Kitabı
  • İçimizdeki Şaman: Duyguların Simyası

  • 1440 Dakika
  • Küçük Mor Yüzleşme Kitabı
  • Küçük Yeşil Affediş Kitabı
  • Uygulamalı Çekim Yasası
  • Küçük Kırmızı Aşk Kitabı
  • Küçük Turuncu Şimdi Kitabı
  • Küçük Renkli Dilek Kitabı

  • Küçük Sarı Cesaret Kitabı
  • Geçmişin Gölgeleri
  • Küçük Mavi Empati Kitabı
  • Yaşam Cesurları Sever
  • Küçük Siyah Yas Kitabı
  • Kaç Kiloya Programlısın
  • Küçük Ebruli Enerji Kitabı

  • Küçük Beyaz Şifa Kitabı
  • Bedenin Bilgeliği
  • Kadınlar ve Erkekler Nasıl Anlaşırlar
  • Nlp İle Satış ve Pazarlama
  • Sağlık Olsun
  • Kuraldışı Ve Ötesi
  • Geleceği Hatırlamak

  • Sünnet!
  • Meridyen Terapisi
  • Minik Adımlar Büyük Kazanımlar
  • Aç Olan Bedenin Değil Duyguların
  • Eroin
  • Küçük Mor Yüzleşme Kitabı
  • Kuraldışı ve Ötesi

  • Kilolarım Diyetlerim ve Ben
  • Pazartesi Rejime Başlıyorum!
  • İlişkilerimizde değiştiremediklerimiz karakterlerimiz
  • Sünnet

Nil Gün Alıntıları - Sözleri

  • Her öğünde kendinize şu üç soruyu sorun: 1 Protein alıyor muyum? (Hayvansal ve/veya bitkisel) 2 Canlı gıdalarla besleniyor muyum? (Güneş yüzü gören sebze ve meyveler) 3 Omega 3 alıyor muyum? (Yumurta, sardalye, uskumru, deniz somonu gibi balıklar, ceviz, ketentohumu vs.) (Kaç Kiloya Programlısın)
  • Bu konuda taraf olmalıyız. Sünneti savunmak kolaydır; sadece susmanız ve pasif kalmanız yeterlidir. Sükut ikrardan gelir. Bu da daha fazla sakatlanma demektir. Ama pasiflik boyun eğmektir. Sünnete karşı çıkmak aksiyonu gerektirir. (Sünnet)
  • Besleyici değeri düşük, yağ ve şeker oranı yüksek besinler yersen enerjin düşer ve duyguların olumsuzlaşır. (Küçük Pembe Mutluluk Kitabı)
  • İnsanlık henüz emekleme döneminde. (Çekim Yasası - Hayatın Büyük Sırrı)
  • Affetmediğimizde hayatımizda yanlış giden şeyler için başkalarını suçlamaya devam edebiliriz. Mutsuzluğumuzun sorumlusu da suçlusu da onlar olur. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
  • Aptal olmayan kişi, kendisine aptal diyen birine kızar mı? Güler geçer. Ama kendisini akıllı sanan bir aptal çok kızar. (Geçmişin Gölgeleri)

  • Kendimi yalnız, çaresiz ve yetersiz hissediyordum. (Küçük Pembe Mutluluk Kitabı)
  • Kedinin nankörlüğü, yılanın sinsiliği, aslanın cesurluğu, devenin kindarlığı, eşeğin inatçılığı bizim halüsinasyonlarımız. Kendimizin gölgelerini yansıtıyoruz hayvanlar alemine. Onlar kendi doğalarını yaşıyor. Biz ise kendi yarattığımız doğamıza uygun olmayan ama egomuzun açlığını umutsuzca gidermeye çalıştığımız dünya düzenimizde umutsuzca mutlu olmaya çalışıyoruz. (NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu)
  • "İnsanlar değişime karşı değildir ama değiştirilmeye karşıdır." (Küçük Kırmızı Aşk Kitabı)
  • Gerçek üç basamakta ortaya çıkar: Önce yok varsayılır, Sonra şiddetle karşı gelinir, nihayet kendini kabul ettirir. (Sünnet)
  • Affetmemek, kızgınlık duyduğunuz kişileri zihninizde bedava oturtmaktır. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
  • Suçlamanın bittiği yerde özgürlük başlar. (Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?)
  • Bizi aldatan ve kandıran kişinin bizi aptal yerine koymasıdır ve hiçbir insan aptal olduğunu kabullenmek istemez. (Geçmişin Gölgeleri)

  • Önemli bilgi: Bedeniniz yağ yakmak istediğinde daha çok suya ihtiyaç duyar. Daha sık susadığınızı fark edersiniz. Yağ yakma sürecinde bedende birikmiş toksinlerin atılması için daha fazla su içilmesi gerekir. Sabahları ilk uyandığınızda bir ya da iki bardak su içme alışkanlığı kazanın. Kendinize büyük iyilik yapmış olursunuz. İçine birkaç damla da sıvı Himalaya tuzu koyun. Hem kilo vermenizi hem de toksinlerin bedenden atılmasını hızlandırır. Bir şey daha; çok az su içmek kadar çok fazla su tüketmek de zararlıdır. Bu kez de beden için faydalı birçok mineral, aşırı suyla birlikte dışarı atılır. Buna da dikkat! Her şey kararında olduğunda yararlı oluyor. (Kaç Kiloya Programlısın)
  • Aslında abartılan her şey bir zayıflığı gizleme ihtiyacını gösterir. (Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?)
  • İlk kez deneyeceğiniz her şey, içinde riski de barındırır. Öte yandan, aldığınız riskler kadar gelişirsiniz. Yaşamın kalitesini alınan risklerin toplamı belirler. (Küçük Sarı Cesaret Kitabı)
  • "Sahip olduğun maddi şeyleri vermek, vermenin en kolay yoludur. Ama burada bile takılı kalan ne çok insan var. Gerçek vermek, kişinin kendinden, özünden vermesidir. Emerson’un dediği gibi: " Yüzükler ve mücevherler armağan değildir. Gerçek armağanı veremediğin için dilenen özürdür. Gerçek armağan kendinden bir parçayı verebilmektir.”" (Mutluluk Kitabı)
  • gördüğümüz manzara evin hangi penceresinden baktığımıza göre değişir. (NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu)
  • Çocuk, sünneti kendisine karşı bir saldırı olarak algılar; bu saldırıya karşı ya içine kapanarak ya saldırganlaşarak tepki verebilir. Gökçe Cansever’in British Journal of Medical Psychology’de yayımlanan makalesi 12 Türk çocuğu üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına yer veriyor. “Çocukların psikolojik değişimleri sünnet öncesi ve sonrası yapılan çizimler ve bazı çizimlerin yorumlanması arasındaki farklardan anlaşılabiliyor. Sünnet sonrası yapılan çizimlerin öncesine göre daha küçük olduğu görülüyor. Çocuklar sünnetten sonra kendilerini daha ‘küçük’ görüyor. Bedensel imgenin küçülmesinin yetersizlik ve güvensizlik duygusu ile de bağlantılı olduğu düşünülüyor. Çocuk dışarıdan gelen saldırıya karşı kendisini daha korunmasız ve aciz hissediyor. Çizimler tamamlandıktan sonra sorulan sorulara verilen yanıtlara bakarak çocukların psikolojik değişimini iki başlıkta özetleyebiliriz.” (Sünnet!)
  • Affetmek unutmak değildir. İnsanları adfettigimizde onlarla yaşanan deneyimleri unutmayız... Bu deneyimler bize zamanında acı vermiş olsa da artık kazandığımız derslerdir; yeniden kurban konumuna düşmemek için yaşanmış dersler. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)