Kitap Künyesi

Yazar: Mustafa İslamoğlu

Yayın Evi: Düşün Yayıncılık

İSBN: 9786055125882

Sayfa Sayısı: 948

Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur’an Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ezelî ve biricik hakikatin tüm zamanlardaki tezahürü olan İslâm, aynı zamanda Allah\’ın kâinatı yönettiği sistemin adıydı . Ezelî ve biricik hakikatin insanlığın son çevrimindeki tezahürü olan Kur\’an vahyi ise ilâhî bir inşâ projesiydi . Hayat yol, insan yolcuydu. Yolu da yolcuyu da O yarattı. Yol haritasını belirlemek, yolu ve yolcuyu yaratanın hakkıydı. Tüm ilâhî vahiyler, varlık ağacının bu soylu meyvesi var ediliş amacını gerçekleştirsin diye gönderilmişti. Ve insanlığın son çevriminde ebedi rehberlik tüm haşmetiyle Kur\’an sûretinde bir kez daha göründü...

(Tanıtım Bülteninden)

Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur’an Alıntıları - Sözleri

  • ... Hâlâ şükretmeyecekler, öyle mi?
  • ... şeytanın insana karşı kullandığı tüm cephaneyi ona yine insan verir.
  • Hayatın cesedi bu dünya ise ruhu da âhirettir.
  • ... Ne ki yürekten inananlar yalnızca Allah'a güvenip dayanmalıdırlar.
  • Rabbim! Beni, ana-babamı ve evime mü'min olarak giren herkesi, dahası tüm mü'min erkekleri ve mü'min kadınları bağışla! Zalimlerinse sadece tükenişini artır!
  • Şahitlik yapan ben, öncelikle kendi varlığıma şehadet ederim: ben varım, benim varlığım Var edenin varlığına tanıktır.
  • İmam Cafer'e atfedilen şöyle bir söz vardır: Peygamber insanın dışındaki akıl, akıl insanın içindeki peygamberdir.
  • Hayata bir nizam ve intizam koyan, kâinat ağacının en soylu meyvesi olan insanı başıboş bırakır mı?
  • Allah'ın gör dediği yerden bakınca varsıl görünen gerçekte yoksul olabilir, yoksul görünen de yüreğinde varlığı Var edeni taşıyacak kadar varsıl olabilir.
  • ... Şu kesin ki Biz, güzel bir eylem ortaya koyanın emeğini asla zayi etmeyiz.
  • Cahil kendisine, düşmanın düşmanına yaptığını yapar.
  • zira Rablerine karşı nankörlük yapanları Cehennem azabı beklemektedir: ne berbat bir son duraktır.
  • Hakkı, batılla karıştırmayın ve bildiğiniz halde hakkı gizlemeyin. | bakara, 42
  • ... Hiç kuşkusuz bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe Allah o toplumun gidişatını kendiliğinden değiştirmez. ...

Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur’an İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İki yıl sonunda bitirebildiğim ve çok beğendiğim bir Kuran Meal/Tefsir eserini inceleyeceğim Okuduğum ilk tefsir kitabıydı diyebilirim diğer tefsir kitaplarına göre daha az sayfada(1130 syf) olması (tekrara çok düşmediği için olabilir) bir avantaj olarak değerlendirilebilir Bitirdiğinizde Kurandaki bütün konulara üstünkörü de olsa hakim olabilirsiniz Meal kısmında önceki meallerden farklı kelimeler ve kelime grupları kullanılması dikkat çekici ve verilen meali gerekçelendirmekte yazar (gerekçeli meal zaten) ve sahabeden tabiinden sonraki nesilden bazen de günümüzdeki müfessirlerin ayeti anlama şeklini bize sunuyor ve yer yer onların bakış açılarından da bakabiliyoruz ayetlere Gerekçelendirme kısmı sıfırdan başlayan ve arapça altyapısı olmayan kişileri zorlayabiliyor bazen çünkü gramerin içine çekinmeden dalabiliyor yazarımız ama o kısımları gözardı edip okumaya devam edebilirsiniz (SİKLOPENTANOPERHİDROFENANTREN)

Mustafa İslamoğlu'nun mealini okuyorum demekten çekinir bazı dindar gruplar. Bazı çevrelerce doğru yoldan uzaklara savrulup sapıtmak ile eş anlamlıdır bu meali okumak. Bu meal, gençlerden uzak tutulmalı okumamalılar diye de alablidigince saldırı görür. Oysa bu meali kendi kaynaklardan farklı bir kaynak gözü ile objektif bakabilinse, hiç de yoldan çıkaran değil ufku açan, farklı bakış açıları sağlayan, vahyi sade bir şekilde her okuyan için anlaşılan bir kitap olduğu görülecektir. Zorlaştıran değil kolayca anlaşılan bir kitap ile karşı karşıya kalırsınız bu meali bitirdiğinizde. Önyargılarımı atarak bu meali okudum ve kendi açımdan bana olumlu yönde etki bıraktı. Ne beni temel inançlarımdan, ne de Hz. Muhammed'den uzaklaştırdı. Bilâkis Hz. Muhammed'in Resûllüğüne Kur'an'ı ve Allah'ı şahit tutmama sebebiyet verdi. Bana hayatımın olmazsa olmaz en temel ilkesini verdi. "Allah'ı yok saymadan yaşama.." Bu ilke ile birlikte Allah ve ahiret inancımı sorgulamama, sorumluluklarımı gözden geçirmeme, kendimi kandırma yoluna gidersem Allah'ı kandıramazsın gerçeği ile yüzleşmeme.... daha nice olumlu etkiler bıraktı. Hayatın merkezine Allah'ı yerleştiren, tabi ki şirk bataklığından çıkarılmış Allah'ı yerleştiren neyi kaybeder ki, Allah'ı yok sayarak yaşayan neyi kazanır ki. Bu mantık, zihniyet kişiyi daha özgür daha iyi daha olumlu yapmazda ne yapar. " Yapılan iyiliği biri bilmesi gerekiyorsa Allah bilsin yeter" " başkasını aldatmaya kalkışanın ilk aldattığı kendisidir" diyebilmenin tevhid inancının hayata yansıması oldugunu, ve daha nice iman ilkelerinin hayatın içinde bu bilinçle yaşanılabilirligini keşfetmek istiyorsanız bu meali de okumalısınız. Diğer mealleri de okuyarak karşılaştırmak için. "O kullar ki, sözün tamamını dinlerler ve en güzeline uyarlar: İşte Allah'ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimseler bunlardır; ve işte onlar, akletme yetilerini kamil manada kullananlardır. (Zümer 39:18, Mustafa İslamoğlu) Allah'a inanan inanmayan herkes okumalı. İyi okumalar..... (Edibe Güler)

SANA KÖPEK ETİ DÖNER ISMARLASAM Yıldız Teknik Üniversitesinde okuyan Bir Kardeşimiz, Belirli Aralıklar ile peşpeşe mesaj Atmış. Mesajını Görünce önceden de Mesaj Attığını Fark Etmiş oldum. Demiş ki "Ben Kurân Bize Kaynak olarak Yeter" Diyorum. Siz de Eğer "Hadislerin de Kaynak Kabul Edileceğini" iddia Ediyorsanız" Buyurun Bir Yerde Buluşup Saygı Çerçevesinde Tartışalım. Baktım Hesabına Sürekli Mustafa islamoğlunun fikirlerini Paylaşmış, "Olur." Dedim Gittim Davutpasa da okuduğu Kampüsün olduğu Yere. Buluştuk, bir Çay ocağında oturduk. Dedim Buyur Kardesim Anlat Dinleyelim. "Hadislerin çoğu Kurân ile çelişiyor." Diye Başlayıp 40 Dk'ya Yakın konuştu ve Son olarak "Zaten Hadislere de gerek yok Kurân da Herşey var." Diye Bitirdi. Dedim bitti mi kardesim Söyleyeceklerin ? Bitti Dedi. Dedim ki Namaz Kılıyormusunuz ? Elbette Dedi. Kurân da Namaz Kılın Diye Emir var (Nisa 103) Peki Namazı Nasıl Kıldığını Bana Anlatır mısın ? Anlatırım dedi ve başladı. Önce Niyet Ediyorum. - Dur Orada Az Kardeşim, önce Niyet Etmen Gerektiği Kurân'ın Hangi Ayetinde Geçiyor ? Buyur Göster. Google dan ve Yanında Getirdiğin Kurân dan Bakabilirsin. Biraz Karıştırdı Cevap Yok Peki Niyeti Ettin diyelim. Sonra Ne Yapıyorsun ? Tekbir ile Başlıyorum. -Dur Orada Evet "iftitah Tekbiri" Namazın Farzlarındandır. Doğru Ama Kıyam ve Secde den önce Tekbir ile Başlamak Kuranın Hangi Ayetinde Geçiyor. Buyur Söyle Yine Cevap Yok. Dedi ki Namaz Bahsini Kapatalım. Dedim ki Kardesim Sana Şurdan Yarım Ekmek Köpek Döner ısmarlasam Yermisin ? Gülmeye Başladı Dedim Neden Güldün ? Dedi ki HARAM. Dedim ki Domuz Eti Kurân'a Göre Haram (Bakara 173) Kurân sana Yeterse Buyur Sende Göster Köpek Etinin de Haram olduğu Ayette var mı. Tabi Yine Cevap Yok. Demek ki Kurân ile Hadisler Birbirinden Ayrılmaz Bir Bütündür. Birbirinden ayirirsan içerisinden çıkamazsın. Üniversiteler YouTube de Mustafa İslamoğlu, Mehmet Okuyan Dinleyip Kendisini "Müfessir" Zanneden Gençler ile Doldu Maalesef... Rabbim bu ümmetin itikadına kasdedenleri ........... eyle inşâ'Ellah. Teşekkür ederim Erdem Özveren. Ölümden önce geri dön hak yola Yoksa ilerde vardır her çeşit azab-u bela Cümlemizi kurtaran yalnız Cenab-ı Hak Bundan ders-u ibret al iyice bak. (Hamza)

Kitabın Yazarı Mustafa İslamoğlu Kimdir?

Mustafa İslamoğlu, (d. 28 Ekim 1960, Develi, Kayseri) Türk ilâhiyatçı, şâir. Edebiyat, İslam hukuku, İslam tarihi, tefsir gibi alanlarda çalışmalar yapmış, çeşitli eserler vermiştir.

Yaşamı

Mustafa İslamoğlu, 28 Ekim 1960 senesinde Kayseri'nin bir ilçesi olan Develi'de dünyaya geldi. İlk ve orta eğitimini doğduğu ilçede yaptı. Kendisi ilk hocasının babası olduğunu, ilk Arapça ve temel İslami ilimlerini ondan aldığını söyler. Yüksek öğrenimine, ilk önce Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü'nde başlamış, akâbinde İlâhiyat Fakültesi'nde, daha sonra da Kahire'de, El-Ezher Üniversitesi'nde İslam Hukuku Fakültesi'nde sürdürmüştür.

Yazı hayatına edebiyatla başlamış, ilk makalelerini 1980'de Milli Gazete'de, daha sonra 1982-83 yılları arasında Yeni Devir gazetesinde yayınlamıştır. Edebi ürünlerini ise Mavera, Aylık Dergi ve Dergâh gibi yayın organlarında yayımlamış ve üniversiteler arası şiir yarışması birincilik ve ikincilik ödülleri almıştır.

Mustafa İslamoğlu'nun şiirlerinden oluşan ilk kitabı Heyelan, 1987 yılında Aylık Dergi Yayınları tarafından yayınlandı. 1989 yılında ise İslami hareket önderleriyle yaptığı söyleşiler Öncülerle Konuşmalar adı altında kitaplaştırıldı.

Kahire'de eğitim için bulunduğu yıllarda bir yandan İslami araştırmalarda bulunmuş, bir yandan da dersler vermiştir. Burada, 1990 yılında İmamlar ve Sultanlar adlı İslam tarihinin ilk 150 yılını ele alan eleştirel tarih niteliğindeki ve kendisinin ilk araştırma ürünü olan eserini vermiştir. Aynı yıl, Yürek Devleti adıyla İslami Hareket Eleştirisi'ni de içinde barındıran ilk denemesini kaleme aldı ve aynı dönem Mısırlı yazar Safinaz Kazım'ın fi Mez'eleti's-Sufur vel Hicab adlı eserini, Kadının Özgürlüğü adıyla tercüme ederek ilk çevirisini de yayımlamış oldu. İlk cildini Kahire'de diğer ciltlerini Türkiye'de kaleme aldığı Anadolu İslami Hareketleri (şimdiki adıyla:İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi) serisini 1991-93 yılları arasında peşi peşine yayımlamıştır. Bu serinin ilk cildini Hasan Ali el-Beyyumi ile birlikte Arapça'ya çevirmiştir.

1993'de İman adlı eserini ve 1994 yılında geniş kapsamlı bir eleştiri niteliğindeki araştırma eseri olan Yahudileşme Temayülü adlı eserini verdi. Seminer notlarından oluşan Tavsiyeler I ve Tavsiyeler II de bu tarihlerde yayınlandı(1995-1998).

Kahire-Mekke hattında yazdığı şiirlerini Yasin adlı kitabında 1991 yılında toplamış, 1996 yılında ise tüm şiirlerini Divan adlı eserinde bir araya getirmiştir. Kahire'de verdiği tefsir derslerini bir konulu tefsir örneği olan Adayış Risalesi başlığı altında kitaplaştırmıştır.

1992 yılının Ekim ayından beri başlattığı tefsir dersleri, 15 yıldır devam etmekte ve bu dersler adlı siteden canlı olarak izlenebilmektedir.Tefsir Dersi Yine 1998'de başlayan Tefsiru-l-Kur'an Te'vilu'l-furkan adlı görüntülü ve sesli tefsir projesinde bugüne kadar 170'den fazla ders yayımlamıştır. Proje, Kur'an'ın tamamının görüntülü olarak tefsirini hedeflemiş ve 2008 yılında tamamlanmıştır.

Görüntülü tefsir ile birlikte başlayan Gerekçeli Meal adı verilen Kuran'ın Türkçe tercüme çalışması da yukarıdaki projeyle eş zamanlı olarak yürütülmüş ve aynı tarihte tamamlanmıştır.

Mustafa İslamoğlu, kimilerinde halen yazmaya devam ettiği Anadolu'da Vakit, Selam, Ribat, Yeni Şafak, Meydan, Aylık Dergi, Özgün Duruş gibi gazete ve dergilerde yayınlanan makaleleriniMakalat, Şafak Yazıları, Dağarcık, Yokluğunda Düşülmüş Notlar, Savaş Kesmeyen Sözler, Sözün Gücü mü, Gücün Sözü mü, Yerliler ve Yersizler, Ayetlerin Işığında isimleriyle kitaplaştırmıştır. Ayrıca kendisiyle yapılan söyleşiler, Söyleşiler I ve Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi adlarıyla yayımlandı.

Mustafa İslamoğlu, bir gazetede yazdığı makale nedeniyle 1 yıl ve Ankara'da kapalı bir forumda sunduğu Kürt Sorununa Islami Çözüm başlıklı tebliğinden dolayı 1,5 yıl olmak üzere toplam 2,5 yıllık Gölcük Cezaevi'nde başlayan mahkumiyetini, Ankara Yarıaçık Cezaevi'nde tamamlamıştır. Cezaevinde çok zor şartlar altında Macar Oryantalist Ignaz Goldziher'in De Richtungen der İslamichen Koranauslegung adlı eserini, Arapça tercümesinden Türkçeye çevirdi. 1997 yılında Human Rights Watch Helmann-Hammet 1997 ödülünü aldı.

Yazarın bunlardan başka II. Uluslararası Fetih Sempozyumu'nda sunduğu tebliğ, 1997 yılında Yürek Fethi adıyla kitaplaştı. Mekke'de kaleme aldığı Hac Risalesi 1998'de yayımlandı. Aralık 2000 tarihinde dini çevrelerde hayli ses getiren eseri Üç Muhammed'i yayımladı. Amerika/Atlanta'da verdiği seminerler, 2001'de Hayatın Yeniden İnşası İçin adıyla yayımlandı.Bunu 2000 yılında yayımladığı Ne Yapmalı-Nasıl Yapmalı-Kiminle Yapmalı adlı eseri takip etti. Yazar, 1983 yılında kaleme aldığı Seyrani adlı ilk edebi kitap çalışmasını 2002'de yayımladı. Allah: Tanımak-Bilmek-Anlamak adlı eser, yazarın yayımlanmış son kitabıdır. Yazar, İslami İlimler Akademisi'nde tefsir usulü dersleri vermekte ve Anadolu'da Vakit gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazarın konferans, seminer, hutbe ve konuşmalarından oluşan onlarca görüntülü eseri bulunmaktadır.

Yazar, evli ve beş çocuk babasıdır.

Mustafa İslamoğlu Kitapları - Eserleri

  • Yürek Devleti
  • Üç Muhammed
  • Pasif İyiden Aktif İyiye
  • Adayış Risalesi
  • Yürek Fethi
  • İmamlar ve Sultanlar

  • Yahudileşme Temayülü
  • Tavsiyeler - 1
  • İslam Nedir?
  • Alemlerin Rabbi Allah (cc) -bilmek -tanımak -anlamak
  • Yaratılış ve Evrim
  • Hasan El-Basri'nin Kader Risalesi ve Şerhi
  • Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur’an

  • Kur'an Surelerinin Kimliği
  • Efendim(s.a.v)
  • İman
  • Tavsiyeler - 2
  • Hayatın Yeniden İnşası İçin Ne Yapmalı Nasıl Yapmalı Kiminle Yapmalı 2
  • Hac Risalesi
  • Hayatın Yeniden İnşası İçin 1

  • İman Bilinci
  • Kur'an'ı Anlama Yöntemi
  • Divan
  • Esma-i Hüsna 1. Cilt
  • Özlü Sözler
  • Tesettür Yazıları
  • Ahlak Yazıları

  • Kalemle Öğreten Adına
  • Ayetlerin Işığında
  • Sözün Gücü mü? Gücün Sözü mü?
  • İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi I-II
  • İslami Diriliş Hareketleri
  • Hayatı İnşa Eden Kur'an Kavramları
  • Ramazan Yazıları

  • Kelimeler
  • Esma-i Hüsna 2. Cilt
  • Berceste Ayetler
  • Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed
  • Yokluğunda Düşülmüş Notlar
  • Eğitim Yazıları
  • Dağarcık

  • Bahtımca
  • 99 Esma Dua
  • Yerliler ve Yersizler
  • Yaşayan Yazılar
  • Hac ve Umre Yazıları
  • Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi
  • Savaş Kesmeyen Sözler

  • Esma-i Hüsna 3. Cilt
  • Şafak Yazıları
  • İman Yazıları
  • Şahsiyet Yazıları
  • Kur'an Yazıları
  • Din Yazıları
  • Ümmet Yazıları

  • Siyaset Yazıları
  • Seyrânî
  • Fıkıh ve İbadet Yazıları
  • Peygamber Yazıları
  • Kurban ve Bayram Yazıları
  • Vahdet Yazıları
  • Serdengeçtiler Hareketi ( 1730 ) Bir Halk Kıyamının Anatomisi

  • Hutbeler
  • Seyahat Yazıları
  • Kur'anî Hayat Yazıları
  • Makalat
  • Medeniyet Yazıları
  • Tenkit Yazıları
  • İman Risalesi

  • Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna
  • Toplumu İnşa Eden Kur'an Kavramları
  • Kur’an’a Göre Esmai Hüsna
  • Söyleşiler 1
  • Anadolu Halk İsyanları (1919-1921)
  • Tarih Yazıları
  • Heyelan

  • Ya-Sin
  • Öncülerle Konuşmalar

Mustafa İslamoğlu Alıntıları - Sözleri

  • Eyvah fukaranın beli büküldü Medet ticaretin gücüne kaldık İyiler alemden göçtü çekildi Bizler zamanenin piçine kaldık Rüşvet ile yarar hakim hücceti Hüccet ile alır kadı rüşveti Halk bilmez oldu sözü sohbeti Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık Zaman gelip insanoğlu azacak İngiliz okuyup frenk yazacak Evlat babasına mezar kazacak İnanın insanın acına kaldık Sene bin iki yüz altmış beş tamam Okunur ezanlar boş bekler imam Seyrani bu nutkun sonu vesselam İnanın dünyanın ucuna kaldık Seyrani bu işin sonu n'olacak Haklılar haksızdan hakkın alacak Herkes ettiğin er geç bulacak Darılman zalimin hıncına kaldık (Seyrânî)
  • Din sadece sıralarda öğrenilen, kitaplarda okunan soyut ve teorik bir şey değil ki. Din özü itibariyle pratiktir, hayata mütealliktir. Hayata müteallik olmayan dinin yeri müzelerdir. (Eğitim Yazıları)
  • Tamamını bulamadığımız için kitaba alamadığımız bir şiirinde "Mini mini yavrular üzerimde gezecek" der. İlginç bir tevafuktur ki ,mezarının üzerine okul binası yapıldığı için Seyrani uzun yıllar mezarsız kalmıştır. (Seyrânî)
  • Nemrud'un ateşe attığı İbrahim değil imandı. Fakat Nemrud ne bilecekti îmanın yanmayacağını... (İman)
  • "Adamak, sahip olduğunun bilincinde olmaktır." (Adayış Risalesi)
  • Altı ay- üç yıl arasında sürdüğü rivayet edilen “fetret-i vahiy” aslında gerçek anlamda bir vahiy kesintisi değil, bir risalet hazırlığı dönemidir. (Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed)

  • Fakat fitne nerede? Havada fitne olmaz. Güneşin ışığında, bilginin aydınlığında fitne olmaz. Olsa olsa fitne erkeklerin gözlerinde, kalplerinde, yahut fillerinde bulunur. Ille de tedbir almak gerekiyorsa, erkeklerin gözlerine nikâb, kalplerine âdâb, dillerine ceza lâzım gelir. Musa Carullah (Tesettür Yazıları)
  • Allah'ın kulunu anmasının şartı, kulun Allah'ı anmasıdır. (Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna)
  • Şuursuz Taklit, adamın boynuna geçmiş bir yular gibidir. Onu insan olmaktan çıkarır. İradesini, aklını, fikrini, duygu ve düşüncesini iptal eder. Kişiliksizleştirir, şahsiyetini yok eder. Taklidin bu türü ''içgüdüsel''dir, insanı insanlıktan çıkarıp, hayvanlaştırır. Şuursuz taklit insanın boynuna geçmiş bir ''yular'' gibidir. (Yahudileşme Temayülü)
  • “Hanne iyi bilmekteydi gerçek hürriyetin Allah’a tam teslimiyet olduğunu. Kendisinden sonra gelen insanlara gerçek hürriyeti öğretmek için; önce tüm nefsâni, şeytani, bireysel, toplumsal geleneksel kayıt ve zincirlerini kırıp Allah’a teslim olarak hürleşti. Sonra da evladını O’nun terbiyesine, koruyuculuğuna vererek hürleştirdi. O biliyordu ki Allah’tan gayrıya kulluk edenler hür olamazlar. Hür olanlar ise sadece Allah’a kul olurlar.” (Adayış Risalesi)
  • Mekke hüzünlenirse, İstanbul ağlar: Siz duymuyor musunuz hıçkırık seslerini? (Savaş Kesmeyen Sözler)
  • Tevhîdin inşası, şirkin imhası ile mümkündür. La süpürgesi ile kalbi şirkten temizlemeden, tevhîd sultanı kalbe konuk olmaz. (Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna)
  • Rey düşmanlığı kötü bir reydir. Bunun akletmeyi ve tedebbürü emreden bir vahyin tebliğcisi olan bir Nebi'nin ağzından yapılması daha da kötüdür. Kötü olan bir şey daha vardır: O da, Kur'an'ın söylemediğini ona söyletmektir. Bunun reyle bir alakası yoktur. Bu olsa olsa kişinin ilahi vahiy yerine heva ve arzusuna uymasıdır. (Kur'an'ı Anlama Yöntemi)

  • Saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada Bana alevlerden kostümlerle dans etmek düşüyor. (Divan)
  • Ümmet, geçmişte yetimlerden âlimler, fatihler, arifler çıkarmış. Peki, biz şimdilerde ne çıkarıyoruz? Tinerciler, köprü altı çocukları, uyuşturucu müptelaları, kapkaççılar, suç makineleri ... Dahası organ mafyasına hammadde beyaz kadın ticaretine sermaye, seks köleliğine katkı. Bu, vebal olarak bize yeter !!! (Kalemle Öğreten Adına)
  • "Şapka giymemek için, nesi varsa satıp savarak Suriye'ye hicret edenler oldu... Feci ... Köylü şapkayı hala giymediler. Sinop'ta, şehre bir saatlik köyde bile, adi bezden üç-dört şapka yapmışlar, şehre gelen giyiyor. Dönüşünde misafir odasına asıp fesini ve sarığını başına geçiriyordu." (İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi I-II)
  • Bir yanda Rasulullah'a iftira olduğunu bile bile önce uydurulup ardından "din budur" diye sarılınan nakli hurafeler, ötede selim bir kalbin (aklın) ürünü olmayan ve birbirini nakzeden aklî hurafeler. (İmamlar ve Sultanlar)
  • “Biz ona benzemekle değil, onu örnek edinmekle emrolunduk.” Gazzalî, Hz. Peygamber’e benzemenin ona saygı göstermekle bir alakası olmadığını ifade etmiş, bir hükümdara saygı göstermenin onun oturup kalktığı gibi oturup kalkmak değil, onun buyruk ve ilkelerine uymak olduğunu söylemiştir. (Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed)
  • - cemre Gün gelir şairlerin de dili tutulur sözler seçilir sözlerden gerisi unutulur Kitab'ı eline alır bir şair şiirinden utanır zamanın keskin gözleri vardır ölümsüz olanı iyi tanır o dem başaklar kelleye kavuşur kelleler başaklanır kitaba, silaha ve tesbihe üleştirilen insan üç boyutlu bir sıratta buluşur Göz kayar, gönül kayar ve can kayar insan aldandığı kadar insandır böyle bulunur ince ve keskin yollu yâr geçitler servisten. bu bir heyelândir Gün gelir şairlerin de dili tutulur sözler seçilir sözlerden gerisi unutulur 1987 (Heyelan)
  • Biliyorlar, 'rabb' bir, 'ilâh' bir olursa imtiyazları ellerinden alınır. Çırpınışları hep bu yüzden. (İmamlar ve Sultanlar)