O. K Musti Türkiye Tamamdır - Alev Alatlı Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

O. K Musti Türkiye Tamamdır kimin eseri? O. K Musti Türkiye Tamamdır kitabının yazarı kimdir? O. K Musti Türkiye Tamamdır konusu ve anafikri nedir? O. K Musti Türkiye Tamamdır kitabı ne anlatıyor? O. K Musti Türkiye Tamamdır kitabının yazarı Alev Alatlı kimdir? İşte O. K Musti Türkiye Tamamdır kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Alev Alatlı

Yayın Evi: Everest Yayınları

İSBN: 9789752897489

Sayfa Sayısı: 415

O. K Musti Türkiye Tamamdır Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Ne her şeyimi satılığa çıkardım, ne onların bir şeylerini talep ettim! Asli organizma, annem, rahminden sürüp fırlattığından beri ona bile ait değilim. Babamdan bile sadece belirli bir şeyler aldım. Derimin içinde tek, terkibim itibariyle eşsizim. Hal buyken, bireysel insanı, Günay'ı, her türlü toplumsal düzenlemeden ve toplumdan ayrı bir varlık olarak kavramak bu kadar mı zor?"

"Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü, azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü.

Ülkücüler, devrimciler, sosyal demokratlar, ümmetçiler, Türkler, Kürtler! Kaynayan ve kanayan bir Türkiye'de herkesle teğet geçen ama çakışmayan Günay Rodoplu'nun serüveni "O.K. Musti Türkiye Tamamdır"la tamamlanıyor.

O. K Musti Türkiye Tamamdır Alıntıları - Sözleri

  • esasen bunların hepsi uydurma. samanyolu galaksisinin güneş sisteminin kokuşan bir gezegeni olan Dünya' da, insanoğlu insanoğluna kısacık bir süre için teğettir. sonra, herkes kendi meçhulüne yollanır. bir başına.
  • “Bizler yörüngeye girmeyi reddeden gezegenler gibiyiz. Kütlemizin ağırlığına yaslanıp güneşin gücüne talip oluyoruz! Yarattığımız kaos, yeni bir düzende dengeleninceye kadar sıyanetli filan olamayız.”
  • Günümüz insanı, Megamachine'la ancak ve ancak onun kurallarına teslim olan 'sığınmacı' ilişki geliştirebilirse hayatta kalabilir. Toplumun tüm kurumları, okullar, basın, aile, hatta sanat, hatta estetik, uyum kurallarını öğretmek üzere yapılanır. Somut insan etkisizleşirken, tartışmasız doğruların, 'mutlak'ların, kuralların, yasaların sayısı ve dolayısıyla 'denetim' artar. Büyük Makine'nin teklememesi için insan düşüncesinin onun işleyişine uygun bir kalıba dökülmesi, bağımsız faaliyetlerinin sistematikleşmesi şarttır. Megamachine'la örtüşmeyen, kalıba girmeyen, sinematikleştirilemeyen faaliyetler aşağılanır, toplumdışı bırakılır. Düzenin adı isterse demokrasi olsun, muhalefet asgariye indirilir, 'ulusal kültür,'' 'kitle kültürü,' ya da 'evrensel kültür' denilen kabullenilmiş doğrular bütünü Diyanet'in ansiklopedisinde putlaşırken, laik 'doğrular' basının ücretsiz dağıttığı Meydan Larousse'da kemikleşir, haberin 'doğru'su BBC'den sorulur. Teksesli müzik, Yamaha'nın talep ettiği biçim de çokseslileşir. Kur'an, rasyonel kalıplara dökülür.
  • Osman Batur’u, kimse tanımasa da, Türkiye’de sarı çizmeli Mehmet Ağa olsa da, insanoğ­lunun en görkemli zaferleri tanıksız kalsa da, vardı ve oradaydı.
  • Hep merak ederdim, neden Türkiye'de cinsel özgürlük,düşünce özgürlüğünden daha kolay yerleşmiştir diye;anladım ki,erkeklerin işine geldiği için böyledir! Kadının düşünce özgürlüğü erkeği tehdit ediyor,cinsel özgürlüğü işine geliyor,mesele bu kadar basit.
  • Esasen bunların hepsi uydurma. Samanyolu galaksisinin güneş sisteminin kokuşan bir gezegeni olan Dünya'da, insanoğlu insanoğluna kısacık bir süre için teğettir. Sonra, herkes kendi meçhulüne yollanır. Bir başına.
  • Devlet nizam demektir, devlet Türk’ün her şeyidir, onsuz olunmaz bir şeyidir
  • Bugünün Türkiye'si, kararlarımızdan çok, davranışlarımızın ürünüdür.
  • Ağzından çıkanı duymayan,siyakını sibakını,bağlamını,çerçevesini düşünmeden,ucunun nereye varacağını hesap etmek zahmetinde bulunmadan laf üreten,kendi sesine bayılan,sloganlarla mastürbasyon yapanlar var!
  • Zaten kadın, ‘Erinin ardından kaleyi savunabilecek güçte’ise makbuldü.
  • Daha o günlerde, mesela, ülkücülerin kumaş pantolonları var­dı, seninkiler blucin giyerlerdi. Bayağı da bir meseleydi o zaman blucin sahibi olmak! Giysi, ‘çağdaş oldu mu, kafaların da ‘çağ­daş olduğu hususunda mutabakat tam, bugün de öyle değil mi?
  • Dostluk, aşk, evlilik, analık, babalık tüm insani ilişkiler bu esaslar* üzerine kurulduğu sürece sağlıklı.
  • Ağzından çıkanı duymayan,siyakını sibakını,bağlamını,çerçevesini düşünmeden,ucunun nereye varacağını hesap etmek zahmetinde bulunmadan laf üreten,kendi sesine bayılan,sloganlarla mastürbasyon yapanlar var!
  • Esasen bunların hepsi uydurma.Samanyolu galaksisinin güneş sisteminin kokuşan bir gezegeni olan Dünya'da,insanoğlu insanoğluna kısacık bir süre için teğettir.Sonra,herkes kendi meçhulüne yollanır.Bir başına
  • Geçmişini incelersen, ola ki yanlışlar bulursun, yanlışlar bulursan düzeltmeye yönelirsin, düzeltmeye yönelirsen dönek olursun!

O. K Musti Türkiye Tamamdır İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ülkücü harekete sempati, antipati ya da ilgi duyan herkesin okuması gereken bir eser. Serinin 4. kitabında Alatlı bu kez ağırlıklı olarak 12 eylül öncesi ve sonra da darbenin ardındaki döneme ülkücü grupların içinden bir bakış atıyor. Bir roman olması ve genel manada bir kurguya dayanmasına rağmen özellikle sol-sağ çatışmasının kökenleriyle ilgili (mesela Süleyman Özmen hadisesi gibi) değişik bir bakış açısı sergileyen eser; roman tekniği bakımından da gayet başarılı… (Mehmet Y.)

"Orda kimse Var mı? "serisinin 4.kitabı olan bu kitap,benim için serinin en az beğendiğim kitabıdır.Alev alatlı çoğunlukla 80 öncesi ülkücülerin yanlışlarından eksiklerinden bahsediyor gene Günay rodoplu'nun ağzından.Bu kitabın en güzel tarafı Günay Rodoplu'yu tanımamıza ,en yakından tanımamızı sağlamış olmasıdır.Eğer bu seriyi okumaya karar verdiyseniz benim bu serideki tavsiyem"Nuke Türkiye"dir. (gzd)

"O.K. Musti Türkiye Tamamdır." dört kitaptan oluşan "Or'da Kimse Var mı?" serisinin dördüncü ve son kitabı. "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü, kendi anlatımıyla öz vatanında haymatlos gibi kalan bir kadın aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Türkiye'nin yakın tarihinin bir belgesel romanı olarak tanımlayabileceğim dörtlünün bu son kitabında Türkiye'de ülkücü hareket irdelenmektedir. Dörtlünün diğer kitaplarında olduğu şekilde; Türkiye toplumunun dinamiklerini farklı bir bakış açısı ile değerlendirmek ve konuya ilgi duyan tüm kitap severlere şiddetle tavsiye ediyorum. (Murat Bayram)

Kitabın Yazarı Alev Alatlı Kimdir?

Alev Alatlı (d. 1944, İzmir) Türk yazardır. Liseyi babasının askeri ataşe olarak görev yaptığı Tokyo’da okudu. Ekonomi & İstatistik lisansını ODTÜ'den, Ekonomi ve Ekonometri yüksek lisansını "Fulbright" bursu ile gittiği Vanderbilt University'den (Nashville, Tennessee) aldı. Bilâhare felsefe öğrenimine başlayan Alatlı, doktora çalışmalarını New Hampshire'daki Dartmouth College’de sürdürdü. İlahiyat konusunda ve düşünce ve medeniyet tarihi üzerinde yoğunlaştı. 1974’te Türkiye’ye döndü. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğretim görevlisi, Devlet Planlama Teşkilatı'nda kıdemli ekonomist olarak çalıştı. California Üniversitesi ile ortak psiko-dilbilim çalışmaları yürüttü. Cumhuriyet Gazetesi bünyesinde Bizim English dergisini çıkaran Alatlı, daha sonra Türk Yazarlar Kooperatifinde (YAZKO) başkan yardımcısı olarak görev aldı.

Filistin davasının tanıtımına yaptığı katkılardan dolayı 1986 yılında Tunus'ta sürgünde bulunan Yaser Arafat tarafından "Özgürlük Madalyası"yla onurlandırılmıştır. Aydınlanma Değil, Merhamet! adlı romanıyla ise 2006 yılında Moskova'da "Mikhail A. Sholokhov 100. Yıl Roman Ödülü"nü kazanmıştır.

Alev Alatlı Kitapları - Eserleri

  • Kabus
  • Yaseminler Tüter mi, Hâlâ?
  • Fesüphanallah!
  • Viva La Muerte! - Yaşasın Ölüm!
  • Rüya
  • 'Nuke' Türkiye!

  • Beyaz Türkler Küstüler
  • İşkenceci
  • Aydınlanma Değil, Merhamet!
  • Valla, Kurda Yedirdin Beni
  • O. K Musti Türkiye Tamamdır
  • Hayır! Diyebilmeli İnsan
  • Hafazanallah!

  • Ben Böyle Düşünüyorum! Demekle Olmuyor
  • Kadere Karşı Koy A. Ş.
  • Aydın Despotizmi
  • Safsata Kılavuzu
  • Dünya Nöbeti
  • Aklın Yolu da Bir Değildir
  • Hollywood'u Kapattığım Gün

  • Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
  • Hatırla! Geçmişin Geleceğindir
  • Şimdi Değilse Ne Zaman?
  • Suç Ortağı Hollywood
  • Kelebek Etkisi Söyleşileri 1
  • Yorumsuz
  • İşkenceci

  • Bize Yön Veren Metinler Cilt: I - II
  • Kelebek Etkisi Söyleşileri - 2

Alev Alatlı Alıntıları - Sözleri

  • Ölümlü bir insan, kaç defa beyaz sayfa açabilir ki kısacık hayatında? (Kabus)
  • ...yumurta da taşın üstüne düşse, taş da yumutanın; olan yumurtaya olur... ... (kıbrıs rum atasözü) (Yaseminler Tüter mi, Hâlâ?)
  • " İşleyebileceğimiz en büyük günah, birbirimize kayıtsız kalmamızdır. " (Fesüphanallah!)
  • Kadim bir Uygur diskuru vardır."Kendinize güvenin!" der. Kendinize güvenin! Akranlarınızın,çağınızın,Gerçeklik'in payınıza düşen kadarıyla da olsa hakkını verin.Dil,din,ırk,cinsiyet ayrımının tuzağına düşmeden,zamanınızın en yetkin bilginleriyle,sanatçı ve filozoflarıyla dostluk kurun.Mahrem düşüncelerinizi aşkın zekâlarla paylaşın.Sizler,anneleri tarafından sakınılmak durumunda olan özürlüler ya da çocuklar değilsiniz.Kavminizin kaderini eline almaktan kaçınan korkaklar değilsiniz.Sizler,mağdurların kefaretini ödeyecek,kâbustan uyandıracak yetişkin erkeklersiniz." (Hatırla! Geçmişin Geleceğindir)
  • Günümüz Türkiye'sinde her başarılı kadının arkasında yetiştirilmesi gereken bir çocuk vardır.İstisnalar kaideyi bozmaz (Kadere Karşı Koy A. Ş.)
  • ne zaman unuttuk, bir şeye sırf "haksızlık" olduğu için karşı çıkmayı? (Şimdi Değilse Ne Zaman?)

  • Alexis zorbanın İngiliz Basile dediği gibi, “neye yarıyor sizin onca lanet kitabınız, zulmü zalimden soyutluyorsa?“ (Hafazanallah!)
  • Hicraniyem der ki bakın hâlıma Dağlar dayanmıyor ahu zarıma Elim ermez oldu kisbü kârıma Çünkü Gül yüzlümü elden aldırdım Hacı Taşhan (Beyaz Türkler Küstüler)
  • Günay kızım. İnsanları sevmekten korkma .Sevmediğin değil, sevdiğin yanlarını abart.İnsan olmanın kefareti,sevmeyi bilmektir. (Valla, Kurda Yedirdin Beni)
  • Kıtlık Tanrı'dan,açlık insanlardan gelir (Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!)
  • En muhteşem zaferlerimizden geride, sorumluluğunu bilinmeze yüklediğimiz bir enkaz kaldı. (Dünya Nöbeti)
  • Ünlü diplomatları Fyodor Tyutçev'i hatırladım: Rusya, anlaşılamaz, hesaba kitaba da gelmez. Kendisine has bir kimliği vardır, Rusya'ya sadece iman edilir. İç çektim, 'İman etmekten başka çaremiz yok, değil mi Aleksi?..' (Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!)
  • Esasen bunların hepsi uydurma.Samanyolu galaksisinin güneş sisteminin kokuşan bir gezegeni olan Dünya'da,insanoğlu insanoğluna kısacık bir süre için teğettir.Sonra,herkes kendi meçhulüne yollanır.Bir başına (O. K Musti Türkiye Tamamdır)

  • Tanım: Bir kimsenin görüşlerinin yanlış olduğuna dair delil sunmak yerine, o kimsenin niteliklerine (kişiliğine, karakterine, niyetlerine, vasıflarına vs) saldırarak, reddetmek veya karşı iddiada bulunmak. Örnek 1: Başkan bu konuda haklı olamaz. Çünkü kanının son damlasına kadar liberal. Örnek 3: Onun önerisini kabul edemeyiz. Çünkü o karşı partiden. Örnek 4: Bu bilim adamının teorisinin herhangi bir geçerliliği olduğunu sanmıyorum. Bu teoriyi ödeneğini kaybetmemek ve işini kurtarmak için ortaya atıyor. (Safsata Kılavuzu)
  • Mantık "doğru"ların değil, "geçerlilik"lerin bilimidir. (Ben Böyle Düşünüyorum! Demekle Olmuyor)
  • ...insan düşündüğünü dürüstçe ifade ettiği sürece ahlaklıdır. ('Nuke' Türkiye!)
  • Cevapların hepsini buldum sandı, hayatı karşılamayı unuttu. (Viva La Muerte! - Yaşasın Ölüm!)
  • Aile, koca, çocuk, iş derken, kadın kendisine teğet geçmeye mecbur edilir. Bir şey yapması daima müsaadelere bağlıdır. Ailesinin müsaadesine veya teşvikine, dostlarının desteklemesine, yakınlarının "evet" demesine! Bu yüzden, sanat eğitiminin kadına verilmesi daha da önemlidir. (Kadere Karşı Koy A. Ş.)
  • Kime kırk gün deli denilse deli olacağı dile getirilmeyen bir gerçekti. Inanç birliği sanıyı gerçeğe dönüştürmeye yeterdi. Bireyin gerçekliğinin bütünün inancı doğrultusunda olması doğaldı. Kaldı ki sülale narsisizminin birincil hasmı devletin bile kabul ettiği işlevleri vardı. (İşkenceci)
  • Yumurta da taşın üstünde düşşe, taş da yumurtanın, olan yumurtaya olur. *Kıbrıs Rum Atasözü (Yaseminler Tüter mi, Hâlâ?)