Kitap Künyesi
Yazar: V. C. Andrews
Çevirmen: Gönül Suveren
Orijinal Adı: My Sweet Audrina
Yayın Evi: Altın Kitaplar
İSBN: 9789752108134
Sayfa Sayısı: 336
--reklam--
Öç Yuvası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Çatı, Çatıdak Pırıltılar, Gazap Tohumları ve Ruby" gibi unutulmaz romanların yazarı V. C. Andrews, "Öç Yuvası" (My Sweet Audrina) adlı yapıtında okurlarını yine heyecan seline sürüklüyor.
(Arka Kapak)
--reklam--
Öç Yuvası Alıntıları - Sözleri
- Öyle tatlıydın ki, sana bakarken içimden kusmak gelirdi...
- "Büyüdüğüm evde bir tuhaflık vardı. Köşeler gölgeler, merdivenler fısıltılarla doluydu. Ve dürüstlük kadar önemsizdi zaman kavramı. Evimizde gizli bir savaş sürüyordu. Bunu nasıl anladığımı bilemiyorum. Bu sessiz savaşta ilahların payladığını duyumuyorduk. Yerlere serilip kalanlar da ceset değil, sadece ölen isteklerdi. Kurşunların yerini sözler almıştı ve akıtılan kana da gurur deniliyordu.."
- Büyüdüğüm evde bir tuhaflık vardı. Köşeler gölgeler, merdivenler fısıltılarla doluydu. Ve dürüstlük kadar önemsizdi zaman kavramı. Evimizde gizli bir savaş sürüyordu. Bunu nasıl anladığımı bilemiyorum. Bu sessiz savaşta silahların patladığını duymuyorduk. Kurşunların yerini sözler almıştı ve akıtılan kana da gurur deniliyordu.
- Görmeyi reddedenler kadar körü yoktur.
- Büyüdüğüm evde bir tuhaflık vardı. Köşeler gölgeler, merdivenler fısıltılarla doluydu. Ve dürüstlük kadar öemsizdi zaman kavramı. Evimizde gizli bir savaş sürüyordu. Bunu nasıl anladığımı bilemiyorum. Bu sessiz savaşta ilahların payladığını duyumuyorduk. yerlere serilip kalanlar da ceset değil, sadece ölen isteklerdi. Kurşunların yerini sözler almıştı ve akıtılan kana da gurur deniliyordu..."
- Erkekler kendilerinden daha fazla para kazanan kadınlardan hoşlanmazlar.
--reklam--
Öç Yuvası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nefes alamayacaksınız vücudunuz bir soğuk dalgasına yakalanacak ve bazı yerlerde korkuyu hissedeceksiniz hiç bir neden olmasa bile. Adının hakkını veren bir kitaptı. Başından sonuna kadar birbirinden öç alan karakterlerle dolu fakat bu insanın gözüne batmıyor. Olay akışını hemen anlayamıyorsunuz, her an şaşırtan olaylar ve gerçekler çıkıyor karşınıza. (Başak Özdemir)
Merhaba arkadaşlar, genelde kitaplarımı yarım bırakmaktan hoşlanmam. Bu kitabı önceden de başlayıp bırakmalışlığım var. Bu yüzden üzgünüm. Kitap yazım kurallarına uyulmayan. Konuşmaların nasıl geçtiğini anlamadığıniz kadar sıkıcı ve herşeyi sizden bekliyor okumak yerine, kitaptaki kötü yerleri fark etmeniz isteniyor gibi. Ve çok ağır psikoloji kitabı diyebilirim size. Ölen insanlarla konuşuyorlar. Küçük bir kız var hafızasını kaybediyor daha sonra ablasını. Ablası öldükten sonra ailesi küçük kızlarının ölen ablası gibi olmasını istiyorlar. Ama küçük Aurdina bunu istemiyor. O nasıl ise öyle kabul etmelerini istiyor. Ama babası her gece onu ablasının odasına kitleyerek ona özel güçler gelmesini istiyor. Tabii bir de her salı çay saati var. Ölen teyzenin resimini koyarak onunla konuşup her zamanki gibi çay içiyorlar. Kuzeni Vera ilk olan Aurdina'yı gördüğünü onun daha iyi ve güzel olduğunu her seferinde küçük kızın yüzüne de çarpsa pek aldırış edilmiyordu. Vera hiçbir zaman küçük Aurdina'yı sevmedi sevmeyecekti. Vera istediği şeyler olmadığında kendi canına zarar vererek istediklerini alıyor. Ve daha dolu gizem, farklı ölülerle sohbetler bulunmaktadır içinde. Ben biraz sıkıldım. Sürüklemedi o yüzden yarım bıraktım. (Nur K.)
Audrina'nin hayat hikayesi... Bir konakta geciyor ve babası bi oyun oynuyor ona Degisik bir kitap Çâtı kitap serisinin yazarindan farkli bir kitap , şaşirmamak gerek...Heyecañli ve surükleyici bir kitap (Fatma Gülcan)
--reklam--
Öç Yuvası PDF indirme linki var mı?
--reklam--
V. C. Andrews - Öç Yuvası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Öç Yuvası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı V. C. Andrews Kimdir?
İsminin uzun hali Virginia Cleo Andrews’dir. Andrews,1923 yılında Portsmouth Virginia’da doğdu. William Henry Andrews ve Lillian Lilnor Parker Andrews’un üç çocuğundan biriydi. Sıradışı bir çocukluk geçiren ve oldukça zeki olmasından dolayı, Andrews’in 3. ve 6. sınıfları okumasına gerek görülmemiştir.Virginia Cleo Andrews’un romanlarında anlattıklarının bazılarının kendi hayatından esinlenerek yazdığı söylenir. Ama bu ayrıntıların hangileri olduğu bilinmez. Kolej yıllarında merdivenden düşerek kalça kemiğini kırmış ve bu kemik gelişimini olumsuz etkilemiştir. Bu nedenle gençliği tekerlekli sandalyede geçmiştir.
15 yaşındayken yazdığı “Idylls of the King (Kralın İdilleri)” adlı müsamere ile ödül kazanmıştır. 1972 yılında “Gods of the Green Mountains(Yeşil Dağların Tanrıları)” adlı bir roman yazmış ancak bu romanı hiçbir zaman yayınlanmamıştır. İlk romanı Çatı yayınlanmadan önce dokuz roman ve yirmi kısa hikâye yazmıştır.Bugüne dek yayımlanan tüm eserleri 85 milyondan fazla satmıştır.1984 yılında Virgina eyaletinde yılın kadını seçilen Virginia Cleo Andrews 1986 yılında kansere yenik düşmüştür.”
--reklam--
V. C. Andrews Kitapları - Eserleri
- Çatı
- Çatıdaki Rüzgar
- Çatıdaki Dikenler
- Gazap Tohumları
- Çatıdaki Nefes
- Çatıdaki Çığlık
- Çatının Sırları
- Çatıdaki Fısıltılar
- Rain
- Öç Yuvası
- Cennet
- Evden Uzaklara Uçuş
- Yabani Çiçekler
- Geçmişteki Gölge
- Melody
--reklam--
V. C. Andrews Alıntıları - Sözleri
- "Neden en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, aynı zamanda birbirimize vermekte en zorlandığımız şey acaba?" (Evden Uzaklara Uçuş)
- Ve kalpleri sevgi dolu, şefkatli insanlar dünyanızı daha parlak ve daha mutlu yapabildikleri gibi, bencil ve acımasız kimseler de yaşamınızı kurşuniye dönüştürüp, kasvetli bir hale sokabiliyordu. (Çatıdaki Fısıltılar)
- Sözler sabun köpüğü gibidir. Gerçekten güzel görünürler ama dokunduğun zaman patlayıp kaybolurlar. (Evden Uzaklara Uçuş)
- “Haksızlık mı? Hak kelimesini ben yıllar önce sözlüğümden çıkardım.” (Rain)
- Başlangıç ve sonu olmayan nedenlerle seviyorum seni. Daha tanımadan önce sevmiştim. Gitmemi söylersen çekip giderim. Ama beni gönderirsen, yaşamım boyunca bizim olması gereken sevgiyi düşüneceğimi aklından çıkarma. Soğuk taşlara uzatıldığım zaman, yine seni seveceğim. (Çatıdaki Rüzgar)
- Gözlerimi kapatıp bu saçmalığı kesmeye çalıştım. Ses falan yoktu. Çalan bir bale müziği yoktu. Çatının kuru, küflü havasının kokusunu almıyordum. Alamazdım. Şimdi ne on iki, ne on üç, ne on dört, ne de on beş yaşındaydım, elli ikisinde bir kadındım (Çatıdaki Dikenler)
- “Julia ile Scotty’yi gömdüğünüz gün hava yağmurlu muydu?” “Ne fark eder? Sevdiğin birini toprağa verdiğin her gün yağmur yağar!” (Çatıdaki Rüzgar)
- Benim için dünya yalanlarla doluydu. Onun için yeni bir yalanın daha önemi yoktu. (Çatıdaki Nefes)
- “Sevgi..tüm benliğimle bağlıydım. Gerçek.. inanırım ki sevdiğimiz ve güvendiğimiz kişilerin dudaklarından dökülen budur. Sadakat.. sevgi ve gerçeğe bağlıdır. Birinin nerede bitip diğerinin nerede başladığını nasıl söyleyebilirsiniz? Üstelik bir de sevginin gözü körse?” (Çatı)
- Erkekler kendilerinden daha fazla para kazanan kadınlardan hoşlanmazlar. (Öç Yuvası)
- "Büyümenin kötü bir yanı da bu işte; hiç kimse sizi kucağına alıp okşayarak kadar büyük değil artık." (Gazap Tohumları)
- Bu gerçek, hiçbir zaman hoşça kal dememek, hediyelerin en büyüğüdür. (Evden Uzaklara Uçuş)
- "İnsanın şansı bir kere döndü mü," diyordu babam "...artık talihini değiştirmeye çalışmaktan başka yapabileceği bir şey yoktur. Eğilmeyen dal kırılır." (Çatıdaki Nefes)
- "İyi bir dinleyici olmak, cevap vermek istemediğin sorulardan kurtulmanın mükemmel bir yoludur." (Gazap Tohumları)
- "Paranın mutluluk ve sevgi satın alamayacağını hiç işitmedin mi?" (Yabani Çiçekler)
- Sıkıntı ve zorluklar, saatin akrep ve yelkovanına bütün ağırlıklarıyla oturmuş, zamanı su gibi akıtıp götürüyordu. (Rain)
- Bakın, yağmur yağarken saray yerine bir tavuk kümesi görsem, ıslanmamak için belki kümese girerim. Fakat kümes beni yağmurdan korudu diye, şükran borcumu ödemek için kümese saray gözüyle bakamam. Bana gülecek, hatta böyle bir durumda sarayla kümes arasında fark olmadığını söyleyeceksiniz. Evet, hayatta tek gayemiz ıslanmamak olsaydı, dediğiniz doğruydu diye cevap veririm ben de. (Çatıdaki Dikenler)
- Aşıkların hep gökyüzüne bakmaları gerekir çünkü orada yıkılacak güzel düşler yoktur (Çatı)
- “Julia ile Scotty’yi gömdüğünüz gün hava yağmurlu muydu?” “Ne fark eder? Sevdiğin birini toprağa verdiğin her gün yağmur yağar!” (Çatıdaki Rüzgar)
- Biri için beyaz olana bir başkasının siyah dediğini unutma. Ama dünya yüzünde hiçbir şey tümüyle beyaz ya da siyah değildir. İnsanlarla ilgili her şey gerinin çeşitli tonlarına bürünmüştür. Hepimiz kusurluyuz. (Çatıdaki Rüzgar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin