Kitap Künyesi
Yazar: Dubravka Ugresic
Çevirmen: Gökçe Metin
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
İSBN: 9789755399324
Sayfa Sayısı: 240
--reklam--
Okumadığınız İçin Teşekkürler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Neden kitapçı raflarını giderek artan sayıda "kötü kitap" doldurmaya başladı? Neden okur "iyi edebiyat"a sırt çeviriyor? Gün geçtikçe neden daha çok yazar şuh pozlar veriyor? Yayın dünyasında bu ve benzeri soruların giderek daha çok dillendirilmeye başladığını görüyoruz. Sakın kitabın metalaştığı, değerlerin aşınıp her şeyin piyasanın acımasız kurallarına terk edildiği bir dünyanın kaçınılmaz bir sonucu olmasın bu!..
Okumadığınız İçin Teşekkürler adlı kitabında Dubravka Ugresiç, Doğu Avrupalı bir Hırvat yazar olarak çuvaldızı kendine iğneyi dünya kitap piyasasına batırarak, günümüz yayıncılığını mercek altına alıyor ve diyor ki: Eğer Thomas Mann bugün yazmış olsaydı ABD`de kitabını basacak bir yayınevi bulamazdı; ona kitaplarının yeterince seksi olmadığı söylenirdi.
Oyuncul ama sert eleştirilerini yönelttiği yayın dünyasında, ajansların, editörlerin, süpermarketlere dönen kitapçıların, dağıtımcıların günümüzdeki durumunu gözler önüne seriyor Ugresiç. Bir kitap fuarını ziyaret eden Joan Collins örneğiyle, yazarların yazarlık meziyetine değil şöhretine, hatta "et"ine bakıldığını, kitap fuarlarının kitapla alakasının kalmadığını, editörlerin yazarların yerine geçtiğini, herkesin yazar olduğunu ve dolayısıyla yazar olmanın anlam ve önemini yitirdiğini anlatıyor.
Bakın diyor bütün dünyadaki "çoksatar" listelerine, ilk sıralarda edebiyat yapıtları yerine çok büyük bir ihtimalle bu büyük şovun bir parçası olarak üretilmiş kitapları görürsünüz.
Okumadığınız İçin Teşekkürler bir bakıma liberal kapitalist dünyanın kültüre, insana ama özellikle de kitaba ne yaptığının hikâyesidir.
--reklam--
Okumadığınız İçin Teşekkürler Alıntıları - Sözleri
- Çoksatarlar listesine göre değerlendirme yapacak olursak, gerçeklikten uzak kitaplar gerçekliğe yakın kitaplardan daha çok satıyor.. Edebi yapıtların film versiyonlarının kitap versiyonları edebi yapıtların kendisinden çok daha fazla satıyor... Ki yetişkin dilinin neye benzemesi gerektiğini artık kimse hatırlamıyorsa, bu o kadar da kötü bir şey değildir.
- "Amerikalılar çöpü sever. Beni rahatsız eden çöp değil, sevgi" der George Santanyana. Bunu henüz hepimizin bir gün Amerikalı olacağını bilmediği bir zamanda söylemiştir.
- Milan Kundera bir keresinde, bir gün herkesin yazacağını ama kimsenin dinlemeyecegini söylemişti. Öyle görünüyor ki, piyasa bu ütopyayı doğuruyor. Ne var ki, bütün bu ticari çark içinde acı bir gerçeklik barındırıyor: Yazın yeteneğinin sadece edebi kültürün olamadığı yerde çekim gücü olabilir.
- Kitabı kapattım ve gökyüzüne baktım. Gökyüzü mavi, bulurlar ise dingin ve beyazdı. (" Bulurlar denizi bilen nehirlerdir" der Coelho.) Hipotezim doğrulandı! Nüdistler ve edebi başarının simyacıları kesinlikle gizli bir uyum içinde. ... Kalbinizi dinleyin. O her şeyi bilir.
- Kırılmış bir yaşam sadece parçalar halinde anlatılabilir (Rilke).
- "Yerleşik", düşüşünün rahatlığına alışmış; bir sonraki adımı ne olacak? İki tür kurtuluştan, yani inançtan ya da mizahtan, birini seçme hakkı olacak.
- "Orada kim yaşıyor?" "Ben. En azından yaşadığımı sanıyorum. Ama sanırım yaşamıyorum. Ne de olsa hepimizin bir evi olamaz."
- Kitabevleri de vitrinleri ışıklandırılmış süpermarketlere benziyor artık. Ürünleri kaliteliymiş gibi görünüyor ama lezzetleri hayal kırıklığına uğratıyor.
- "Orwell'i korkutan, kitapları yasaklayacak olanlardı. Huxley'i korkutan şey ise kitap okumak isteyen kimse olmayacağı için, bir kitabı yasaklamak için de hiçbir neden olmaması ihtimaliydi... Orwell hakikatin bizden gizlenmesinden korkuyordu. Huxley hakikatin umursamazlık denizinde boğulmasından korkuyordu... Kısacası Orwell nefret ettiğimiz şeyin, Huxley ise sevdiğimiz şeyin bize da zarar vermesinden korkuyordu" diye yazmıştır vahiysel Neil Postman, Huxley'in haklı olduğu notunu düşerek.
- Hepsinden önemlisi şikâyet etmeyin. Size gülerler. Şikâyetten sonra, kötü muamele hiçbir farklılık olmaksızın önceki gibi yeniden başlar; içine battığınız çamuru neden değiştiresiniz?
- Eğlence seven kültür dünyaya hâkim olmuş durumda.
- Televizyonun kilisenin rolünü üstlendiği ve kilise itirafçılarının rolünün popüler TV sunucuları tarafından oynandığı bir itiraf kültürüyle kuşatıldığımı görüyorum.
- Göçebeler bir şeyleri arkada bırakmanın yanınıza almaktan daha ucuza mal olduğunu bilir.
- “Kişinin bir fenomeni tüm korkunçluğuyla algılayabileceği tek zaman fenomenin henüz yeni olduğu zamandır.” Milan Kundera
- Neşeli ve uyumlu bir “evet”çi olmak yerine huysuz bir “hayır’cı oldum. Hatta bununla gurur duyuyorum.
--reklam--
Okumadığınız İçin Teşekkürler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Bir kitabin tanitim yazisi, şuphesiz kitabin kendisinden daha onemli. Yazarin kitap kapagindaki forografi iceriginden daha onemli ve yine yazarin çoksatar gazetelerde ve televizyon kanallarinda gorulmesi aslinda yazdiklarindan daha önemli. " .. Okur olanlara tavsiyemdir. .️ (Ebru Aykaç Takipçisi)
Dubravka Ugrešić, aslen Doğu Avrupalı bir yazar. Yugoslavya'da doğup bir anda Hırvat olmuş bir insan. 1991'de çıkan iç savaşta savaş ve milliyetçi karşıtı olması nedeniyle birden vatan haini ilan edilip yaşamı zorlaştırılmış. 1993 yılında duruma daha fazla katlanamayıp Hollanda'ya taşınmış, tek başına. Kitabında da bu durumun onu nasıl etkilediğini okuyucusuna anlatıyor. Yazının tamamı için: https://kitapmagarasi.blogspot.com/2019/06/okumadiginiz-icin-tesekkurler-dubravka.html (Kitap Mağarası)
OkumaMaya yönelik ironik bir değerlendirme. Toplumların vede bireylerin farkında olmadıkları onlarca şeye dair. Tam tersi, okuyunuz okutunuz efendim ️ (Cafer OKYAY)
--reklam--
Okumadığınız İçin Teşekkürler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Dubravka Ugresic - Okumadığınız İçin Teşekkürler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Okumadığınız İçin Teşekkürler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Dubravka Ugresic Kimdir?
27 Mart 1949’da, eski Yugoslavya yeni Hırvatistan sınırları içindeki Kutina’da doğmuştur. Zagreb Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat ve Rus Dili ve Edebiyatı eğitimi alır ve aynı üniversite bünyesindeki Edebiyat Kuramı Enstitüsü’nde öğretim üyeliği yaparken birçok hikâye, deneme ve roman yazar. 1991’de patlayan iç savaşta sıkı bir savaş ve milliyetçilik karşıtı tutum takınınca, Hırvat medyasının, meslektaşlarının ve önemli şahsiyetlerin hedefi haline gelir ve “vatan haini”, “cadı” damgası yer. 1993’te saldırılar artık hayatını sürdüremeyecek düzeyde artınca, Hırvatistan’ı terk edip Hollanda’ya yerleşir. Halen serbest yazarlığının yanında birçok Avrupa ve Amerika üniversitesinde dersler vermektedir.
Dubravka Ugresiç, denemeleri, hikâyeleri ve romanlarıyla Heinrich Mann Ödülü, Jean-Amery Ödülü, Tiptree Ödülü, Premio Feronia Ödülü başta olmak üzere birçok ödülün sahibi olmuştur.
İngilizce yayımlanmış eserleri şunlardır: Europe in Sepia (2014); Karaoke Culture (2011); Baba Yaga Laid An Egg (2009); Nobody’s Home (2007); The Ministry of Pain (2005); Lend Me Your Character (2004); The Museum of Unconditional Surrender (1998); The Culture of Lies (1998); Have A Nice Day: From the Balkan War to the American Dream (1994); In the Jaws of Life (1992); Fording the Stream of Consciousness (1991)
--reklam--
Dubravka Ugresic Kitapları - Eserleri
- Okumadığınız İçin Teşekkürler
- Acı Bakanlığı
- Baba Yaga'nın Yumurtası
--reklam--
Dubravka Ugresic Alıntıları - Sözleri
- "Orwell'i korkutan, kitapları yasaklayacak olanlardı. Huxley'i korkutan şey ise kitap okumak isteyen kimse olmayacağı için, bir kitabı yasaklamak için de hiçbir neden olmaması ihtimaliydi... Orwell hakikatin bizden gizlenmesinden korkuyordu. Huxley hakikatin umursamazlık denizinde boğulmasından korkuyordu... Kısacası Orwell nefret ettiğimiz şeyin, Huxley ise sevdiğimiz şeyin bize da zarar vermesinden korkuyordu" diye yazmıştır vahiysel Neil Postman, Huxley'in haklı olduğu notunu düşerek. (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- "- Şaşırtıcı değil mi, dedi Beba düşünceli düşünceli. - Şaşırtıcı olan ne, tatlım? - Aslında çok az kişinin biz kadınları gerçekten sevmesi…" (Baba Yaga'nın Yumurtası)
- "Yerleşik", düşüşünün rahatlığına alışmış; bir sonraki adımı ne olacak? İki tür kurtuluştan, yani inançtan ya da mizahtan, birini seçme hakkı olacak. (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- Eğlence seven kültür dünyaya hâkim olmuş durumda. (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- Göçebeler bir şeyleri arkada bırakmanın yanınıza almaktan daha ucuza mal olduğunu bilir. (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- "Amerikalılar çöpü sever. Beni rahatsız eden çöp değil, sevgi" der George Santanyana. Bunu henüz hepimizin bir gün Amerikalı olacağını bilmediği bir zamanda söylemiştir. (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- “Edebiyat zihnin yaptığı resimdir, ruhun söylediği şarkıdır.” (Acı Bakanlığı)
- Göç ettiğinizde aynı anda hem erken yaşlanmış hem de sonsuza kadar genç olursunuz (Acı Bakanlığı)
- "Orada kim yaşıyor?" "Ben. En azından yaşadığımı sanıyorum. Ama sanırım yaşamıyorum. Ne de olsa hepimizin bir evi olamaz." (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- Kırılmış bir yaşam sadece parçalar halinde anlatılabilir (Rilke). (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- Edebiyat bölümünde kendimi bir tür kaçak yolcu gibi hissediyordum. (Acı Bakanlığı)
- Belgradlı bir kadın, Sırplarda hissettiği nefret karşısında dehşete kapılarak evini sattı, savaş patlak vermeden hemen önce “huzurlu" Hırvatistan'a taşındı. Rovinj’de bir daire satın aldı. Ama Hırvatlar dişlerini göstermeye başladığında Rovinj’deki daireyi satıp Saraybosna’ya taşındı. İlk Sırp el bombaları -onu ve ailesini bekleyen kaderi gerçekleştirmek için avcundaki çizgileri takip ediyor da olabilirlerdi Saraybosna’daki dairesini tam ortadan ikiye ayırdı. “Tanrı’ya şükür bombalar düştüğün de evde değildi," dedi bir arkadaşı kadının hikâyesini kuru bir dille anlatırken. (Acı Bakanlığı)
- "Bende güçlü duygular uyandırmayan hiçbir kitabı elime almıyorum artık. Sanatsal kaygılara ve edebiyat paralamaya ya da ironiye, eskiden önemsediğim şeylere hiç mi hiç tahammülüm yok. Artık basit şeyler arıyorum. kıssadan hisse çıkarılacak hikâyeler. En sevdiğim tür de peri masalları. Adaletin, kahramanlığın, iyiliğin ve dürüstlüğün insanda uyandırdığı duygusallıktan hoşlanıyorum. Sıradan insanlar korkakken cesur, sıradan insanlar zayıfken güçlü, sıradan insanlar kötü ve kayıtsızken soylu davranan edebi kahramanlara bayılıyorum. Savaşın zevklerimi çocuksulaştırdığını, kabul ediyorum." (Acı Bakanlığı)
- Yüz binlerce insan ve kuş yüreği, karanlıkta farklı ritimlerde atar. (Baba Yaga'nın Yumurtası)
- “Kişinin bir fenomeni tüm korkunçluğuyla algılayabileceği tek zaman fenomenin henüz yeni olduğu zamandır.” Milan Kundera (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- “Zaman bütün yaraları iyileştirmez, yaraları açan zamandır zaten.” (Acı Bakanlığı)
- Edebiyat, zihnin yaptığı resimdir, ruhun söylediği şarkıdır. (Acı Bakanlığı)
- Milan Kundera bir keresinde, bir gün herkesin yazacağını ama kimsenin dinlemeyecegini söylemişti. Öyle görünüyor ki, piyasa bu ütopyayı doğuruyor. Ne var ki, bütün bu ticari çark içinde acı bir gerçeklik barındırıyor: Yazın yeteneğinin sadece edebi kültürün olamadığı yerde çekim gücü olabilir. (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
- (...) şehri bir sis bulutu sardığında bile, yoldan geçenlerin ağır temposunu dinleyerek eğlenirdim. Her şey biraz pis, eskimiş görünürdü, sanki birisi sesi kısmış ya da film yavaş çekim gösteriliyormuş gibi. (Acı Bakanlığı)
- Neşeli ve uyumlu bir “evet”çi olmak yerine huysuz bir “hayır’cı oldum. Hatta bununla gurur duyuyorum. (Okumadığınız İçin Teşekkürler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin