Kitap Künyesi

Yazar: Jean-Christophe Grangé

Çevirmen: Tankut Gökçe

Tasarımcı: Yavuz Korkut

Orijinal Adı: La Fôret des Mânes

Yayın Evi: Doğan Kitap

İSBN: 9786051116518

Sayfa Sayısı: 459

Ölü Ruhlar Ormanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Jeanne Korowa tek bir hata yaptı.

Katili ormanda arıyordu.

Oysa orman katilin içindeydi.

İnsanın içindeki vahşi çocuk gibi.

Genç ve yalnız bir kadın olan Yargıç Jeanne Korowa, tesadüfen şahit olduğu bir psikiyatri seansı sayesinde Paris’te işlenen tüyler ürpertici seri cinayetlerin failini keşfetmiştir. Ama elinde hiçbir kanıt yoktur ve katilin peşine tek başına düşmek zorundadır.

Böylece Guatemala, Nikaragua ve Arjantin’de soluk soluğa ve kanlı bir takip başlar

Ölü Ruhlar Ormanı Alıntıları - Sözleri

  • Kadın cinayetlerini soruşturmada sadece erkekler kullanıldığı sürece, ne olup bittiğinin yarısını bile anlamayacaksınız.
  • Bir hüzün bir diğerini davet ediyordu..
  • "Tekrarların uğultusu içinde sadece tek bir kez gerçekleşen bir şey vardır..." Ölüm.
  • ...sefalet her şeye izin verirdi.
  • Özgür insan, başka türlü karar verme imkânı olan insandır.”
  • Freud'a göre, insanlık tarihinin başlangıcı babanın öldürülmesiydi. Klanın erkekleri babalarını öldürdüler ve yediler. Kötü biten her şey kötülüktür.
  • Kadın cinayetlerini soruşturmada sadece erkekler kullanıldığı sürece, ne olup bittiğinin yarısını bile anlamayacaksınız.
  • ..insan doğasında var olan her çelişki bizi yakaladı.
  • İnsanı dik ve ayakta kılan, güçlü kılan umuttur.
  • "Nevroz, anlamını arayan ruhun acı çekmesidir." °°Carl Jung
  • Sanki kurgu dünyası -sinema, televizyon, kitaplar- ve bu dünyanın yaptığı şiddet bombardımanı, herkesi en çılgın vahşeti bile kanıksar hale getirmişti.
  • Çocuk için ilk aşk objeleri, iç-içe geçmiş anne ile babadır. Seri katillerin ister psikotik, ister psikopat ve ya sapkın olsunlar, tek bir ortak noktaları vardır: Kötü ve mutsuz bir çocukluk geçirmişlerdir. Asla onarılamayacak hasarlar bırakmış bir şiddet, bir karmaşa ortamından gelmişlerdir.
  • ”Yokluğuna alışmalıydı.” “Toparlanmalıydı.” “Kendisiyle ilgilenmeliydi.” Onun gibi zavallı kızların sıkıntısını dile getiren saçma sapan sözler, hiçbir anlamı olmayan ifadeler. Hep baştan savılan, üzüntülü, kaygılı kızların ifadeleri.
  • "Özgür insan, başka türlü karar verme imkânı olan insandır."
  • Sadece yaşamak. Her şeye rağmen, hiç de o kadar kötü değildi...

Ölü Ruhlar Ormanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Salamlar. Bir kitabın daha sonuna gəldim. Çox sevdiyim kitab və yazarlar siyahısına birini də əlavə etmiş oldum. Kitab özündə bir neçə janrı birləşdirir. Polisiye-gerilim, biraz qorxu və bir az da psixoloji. Kitabda ancaq otizm, otistik xüsusiyyətlərdən danışıldı, ama məncə Çoxlu Kişilik Bozukluğu da vardı, onun adı niyə heç çəkilmədi onu bilemedim. Kitabın müsbət olduğu qədər təbii ki mənfi tərəfləri də var. Spoiler ola bilər, ehtiyatlı olun) Kitabın təxmini ilk 100 səhifəsini Jeanne-nin daxili dünyasını, xarakterini, gənc qız kimi hal-hərəkətlərini oxumaqdan bezdim, ancaq ki, kitabın xətrinə dözməli oldum. Daha sonradan işlər qızışdıqca maraqlı olmağa başladı. Kitabın sonluğunu çox bəyənmədim, sanki tələsik yazılmış kimi oldu. Daha şan şöhrətli sonluq ola bilərdi, ama yenə də pis deyildi). Psixoloqu zaten gözüm heç tutmamışdı,oxuduqca bu adamda birşey var dedim, yanılmadığım üçün də sevincliyəm). Çox da uzun yazmadan məncə siz bu kitabı oxuyun️ (Kardelen çiçeği)

Kitabın Yazarı Jean-Christophe Grangé Kimdir?

Fransız yazar Jean-Christophe Grangé 15 Temmuz 1961’de Paris’te doğdu. Serbest gazeteci olarak çeşitli haber ajansları ve gazeteler için çalıştı.

Leyleklerin Uçuşu adlı ilk romanı 1994'te yayımlandı. Bu kitap Fransa'da 450.000 adet sattı ve sekiz bölümlük bir TV dizisi haline getirildi.

Yazarın ikinci eseri Türkiye baskısını Şubat 2001'de yapan ve 20 dile çevrilen Kızıl Nehirler'di. Roman beyazperdeye taşındığında yönetmen koltuğunda Mathieu Kassovitz, başrollerde ise Jean Reno ve Vincent Cassel yer aldı.

Grangé'ın üçüncü romanı Taş Meclisi, Eylül 2000'de piyasaya çıktı ve Fransa'da kısa sürede 150.000 adet sattı.

Türkiye'de Ağustos 2001'de yayımlandı. 2006 yılında Stéphane Cabel ve Guillaume Nicloux tarafından senaryolaştırılan kitap, Guillaume Nicloux yönetiminde sinemaya uyarlandı. Filmin oyuncu kadrosunda Monica Bellucci, Catherine Deneuve, Moritz Bleibtreu, Sami Bouajila, Elsa Zylberstein, Nicolas Thau, Tubtchine Bayaertu, Laurent Grévillgibi güçlü isimler yer aldı.

2001 yılında vizyonda yer bulan Vidocq filminin senaryosunu Pitof ile birlikte yazdı.

2003 yılında Kurtlar İmparatorluğu'nu yayımladı. Eser 2005 yılında Chris Nohan'ın yönetmenliğinde beyazperdeye aktarıldı. Kurtlar İmparatorluğu'nda Jean Reno'nun yanı sıra Emre Kınay da yer aldı. Kitabın Türkiye baskısı Temmuz 2003'te yapıldı.

Grangé'ın bir yıl gibi kısa bir sürede kaleme aldığı Siyah Kan ise Mayıs 2005'te yaptığı ilk baskısı ile raflardaki yerini aldı.

Yazarın 2007 yılında yayımlanan eseri Şeytan Yemini Türkiye'de ilk baskısını Ağustos 2007'de yaptı.

Sonraki kitabı Koloni, Ağustos 2009'da Türkiye'de satışa çıktı.

Bir sonraki kitabı Ölü Ruhlar Ormanı, 2010 yılında Türk okuyucularıyla buluştu.

Yazarın 2011 yılında çıkan ve Türkiye'de de 2012 yazında satışa çıkmış olan romanı Le Passager (Sisle Gelen Yolcu) isimli eseridir.

Bunların yanı sıra yazarın Kaiken, Lontano, Ölüler Diyarı, Son Av, Kongo'ya Ağıt gibi romanları ve Zener'in Laneti isimli bir çizgi roman çalışması da bulunmaktadır.

Jean-Christophe Grangé Kitapları - Eserleri

  • Kızıl Nehirler
  • Siyah Kan
  • Leyleklerin Uçuşu
  • Kurtlar İmparatorluğu
  • Taş Meclisi
  • Ölü Ruhlar Ormanı

  • Şeytan Yemini
  • Koloni
  • Kaiken
  • Sisle Gelen Yolcu
  • Lontano
  • Ölüler Diyarı
  • Son Av

  • Kongo'ya Ağıt
  • Küllerin Günü
  • Zenerin Laneti 1
  • Zener'in Laneti 3
  • Zener'in Laneti 2

Jean-Christophe Grangé Alıntıları - Sözleri

  • Bir polisin beyni, bir kütüphane gibiydi. Isıyı ve nem oranını her zaman denetlemek gerekirdi (Küllerin Günü)
  • İnsan hayal kurmak için yaratılmıştı, yani itaat etmekten çok mücadele etmek için. Bu evrimin kuralıydı. (Koloni)
  • İnsan bir başkasıyla dünya üzerinde yalnız olduğunu düşünürdü. Ve sonra, bir başkası olmadan... gerçekten yalnız olduğunu fark ederdi. (Son Av)
  • ‘’İnsan, her şeyin ertelendiği bu dünyada her anın doya doya tadının çıkarıldığını düşünebilirdi.’’ (Kongo'ya Ağıt)
  • Freud "Kabus, bastırılmış, geri plana itilmiş bir isteğin gerçekleşmesi, görsel açıdan ön plana çıkmasıdır" diyordu. (Kaiken)
  • Gece her zaman rahatlatmaz. (Leyleklerin Uçuşu)

  • ...boş hayallere kapılmıyordu, ama inanmak, özellikle de denemek istiyordu. Başarısız olursa üzülmeyecekti. (Lontano)
  • “Beyin, hâlâ dünyadaki en tehlikeli silah.” (Kurtlar İmparatorluğu)
  • Düşmanını hiç düşünmemek, onu yenmek demekti. (Lontano)
  • Küçük askeri oynuyorsun ama bir piyondan başka bir şey değilsin. (Kurtlar İmparatorluğu)
  • Kendine bir vaftiz anası bile seçmişti: Kali, şehre göz kulak olan karanlık, ölümcül tanrıça. Kesik kollarla yapılmış bir etek giyiyordu, dışarı sarkmış kanlı bir dili vardı, hoşuna gitmeyen her şeyi yok ediyordu. (Lontano)
  • "Kadın hiç gitmeyecekmiş gibi sever ama yeri gelir hiç sevmemiş gibi gider." (Kızıl Nehirler)
  • Kötülük bir ruhsal bozukluk, bir insan patolojisidir. (Lontano)

  • - Çok cahilsiniz. - Şiddetten başka bir şey bilmiyorsunuz... (Koloni)
  • “O artık gri bir leke, hareket eden bir gölge, insan özelliğini ele vermeyen belirsiz bir şekildi.” (Son Av)
  • "İnsan sadece tanıdığı kişileri, yaşadıgı şeyleri özleyebilir.." (Kızıl Nehirler)
  • İşte sende sevdiğim şey bu. Tüm bu vaatler… (Koloni)
  • Tek bir fotoğraf, resmi çekilen kişinin ruhunu yansıtabilir. (Siyah Kan)
  • ''Herkes kendi hayallerinin kurbanıydı .'' (Son Av)
  • ...sefalet her şeye izin verirdi. (Ölü Ruhlar Ormanı)