Kitap Künyesi
Yazar: Trevanian
Çevirmen: Neşe Olcaytu
Orijinal Adı: Death Dance
Yayın Evi: E Yayınları
İSBN: 9789753901864
Sayfa Sayısı: 270
Ölüm Dansı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dans, yaşamı kucaklayan bir mutluluktur; neşedir, hareketin estetiği, duyguların bir ifade biçimidir; insanın güzelliğine, cinselliğine bir övgü, bir ayindir. Dansı romantizme giden yol olarak düşününüz. Komik yanı da vardır, insanı iyileştirici tarafları da. İfade ettikleriyle özellik kazanır. Yağmur için dans ederiz; bol hasat için. Ve bereket için dansa sığınırız. Ancak Ölüm Dansı’nda dansın, daha karanlık amaçların anlatımı için kullanıldığını göreceksiniz. Bir tuzak, tehlikeli bir davet, acı bir rekabet, bir saldırganlık, hatta sosyo-politik bir başkaldırış, bir kadın düşmanlığı, sağlıksız bir ruh ve dahası deliliğe giden bir yol.
Ölüm Dansı Alıntıları - Sözleri
- Düzgün, sıradan yaşantım içinde bu çağın katı gerçeklerinden soyutlanmış bir şekilde yaşadığımın farkmdaydım.
- Daha çok kendi kendine ve kendi düşünceleriyle kendi dünyasında yaşardı..
- İyi derlenmiş bir öykü kitabı, çok çeşitli ve ufak tefek mezeler bulunan bir sofraya benzetilebilir. Okurlar, öykü kitaplarını kendilerince farklı şekillerde kullanırlar: Kimisi azimle ve sebatla saban sürer gibi baştan sona ağır ağır ilerler, ama çoğu okur atlaya sıçraya birtakım öyküleri seçerek kitabı tarar. Ancak öykülerin dizilişi, birini okuduktan sonra diğerinin inceliklerini daha iyi tadabilmek ve zıtlıkların lezzetine varmak üzere düzenlenmiştir. Her bir öykü bir öncekinin bırak- tığı farklı duyguların üzerine bindirilir, ve bu, kişinin okuma alışkanlığına bir tat getirir. Öykülerin bütününü, tek tek parça- ların toplamından daha anlamlı kılar. Böylece okuyucu, hafif ve çeşitli mezelerle hem doyar hem de her birinden keyif alır.
- Tango dansının kökenine kadar araştırdım, tarihçesini okudum. Nasıl gelişip dünyaya yayıldığını… Buenos Aires’te çıktığını biliyor muydunuz? Ve ilk çıktığında sadece genel evlerde yapıldığını? Gangster dansıymış. Saygın insanların küçümsediği bir dans iken, bütün dünyayı sarıvermiş. Böyle şeyler oluyor.
- Erkek işin çerçevesidir ama kadın çerçevenin içindeki resimdir.
- Bazen insanın hayatını neyin belirleyeceği bilinmiyor.
- Yalnızdım ve yaşlanıyordum.
- "Dünyanın bize ait köşesinde," öyküsünden Erkekler çapkınlık öykülerine -kendi karılarına ucu dokunmadıkça- pek bayılırlardı. Joseph çok ağzı sıkı bir adamdı, ve köyün erkekleri onun karılarıyla bir ilişkisi oldu- ğunu akıllarının ucundan bile geçirmezdi.
- Bir yerde barınamıyor sürekli oradan oraya kaçıyordu.
- Hayat o kadar korkunç ve o kadar tehlike dolu ki, can sıkıntısı bir kurtuluş oluyor.
- Dünyanın bize ait köşesinden isimli öyküden Biz Basklılar'ın bir deyişi vardır: "Satın almaya niyeti olmayan adama bir şey satarsın da, satmayı iste- meyen bir adamın malını satın alamazsın."
- İnsanın karısı yaşadığı hayattan sıkıldığını söyleyip durursa, seven bir kocanın buna dikkat etmesi gerekir.
- Dans duyguları özgür kılar, ruhu rahatlatır, insana enerji verir ve insanları bir araya getirir.
- Bu dünyada pek çok insan ölüyor. Ama benim hayattan öğrendiğim en önemli şey şu oldu; pek çok insan ölmüş gibi yaşıyor. Ölmedikleri için de, mutsuz bir yaşamı sürdürmekle uğraşıyorlar; dahası, başkalarını mutsuz ediyorlar.
- Gençlikte insanın içi bir yakıt deposu gibidir.
Ölüm Dansı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şibumiyi okuyunca kesin okumam lazım diye düşündüm. Farklı farklı küçük cinayet öyküleri. Bazıları sıkıcı bazıları ilginç. Benim beklentimi karşılamadı. (Sait Ateş)
Çok güzel bir polisiye roman. Kitabın azından da anlaşılacağı gibi dans ile ilgili olarak işlenen suçlardan bahsedilen hikayelerden oluşuyor. Yaklaşık 15 adet hikaye var. Kardeşini öldüren adamı dansı sayesinde tavlayan ve öldüren Marie ve tango ile emekli öğretmen Mary'yi etkileyip öldüren Enrico'nun hikayeleri oldukça güzel. Diğer hikayeler de güzel tabii ki. Mutlaka okunması gerekenlerden. (Serdar Poirot)
Kitap ölüm, tehlike ve kötülüğü bir dans olgusu içinde veren öykülerden oluşuyor. Gerilim, entrika, mantık ve tatmim edici bir son örgüsü içinde yaratıcılığı ile öykü sevmeyen bana kendini okutmayı başardı. (Lina)
Kitabın Yazarı Trevanian Kimdir?
Rodney William Whitaker, (doğum 12 Haziran 1931, New York - ölüm 14 Aralık 2005 İngiltere) ABD'li yazar. Romanlarında genellikle Trevanian takma adını kullandığı için bu isimle tanınır.
14 Aralık 2005'te 74 yaşında hayata veda etti. İngiltere'nin batısında adı açıklanmayan bir kronik akciğer hastalığı tedavisi gören Whitaker, 15 Aralık'ta toprağa verildi. Vasiyetine uygun olarak mezarının yeri açıklanmadı.
"Trevanian" adıyla yazdığı casusluk ve macera romanlarıyla ünlenen Rod Whitaker, kendi adının dışında, "Nicholas Seare" ve "Benat LeCagot" gibi birçok takma isimle değişik konularda eserler yayımladı.
Katya'nın Yazı, Şibumi, Hesaplaşma, Yirminci Mil Türkçe'ye çevrilen ve en bilinen kitapları. Kitapları dünyada milyonlarca basılan Whitaker, yaşamı süresince hiç ortaya çıkmayarak kendisini gizledi.
Şibumi (Shibumi) adlı macera romanı dünyada satış rekorları kırmıştır(Şibumi). Yazarın Yayımlanmış 10 kadar romanı 5 milyonun üzerinde satış yapmıştır. Türkçe'ye İnfazcı adıyla çevrilen ilk romanı The Eiger Sanction, ünlü oyuncu / yönetmen Clint Eastwood tarafından sinemaya kazandırılmış ve çok başarılı performans sergilemiştir.
Trevanian Kitapları - Eserleri
- Şibumi
- Katya'nın Yazı
- İnfazcı
- Hesaplaşma
- Kasaba
- Yirminci Mil
- İnci Sokağı
- Kentte Sıcak Gece
- Ölüm Dansı
- 1339...Ya da Öyle Bir Yıl - Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji
- Kaba Saba Masallar
- Şibumi
Trevanian Alıntıları - Sözleri
- İki kuralım var. Her zaman beklemedikleri şeyi yap. Ve her zaman çok aniden yap. (Yirminci Mil)
- Hayat o kadar korkunç ve o kadar tehlike dolu ki, can sıkıntısı bir kurtuluş oluyor. (Ölüm Dansı)
- Faşizm. Yasanın yönetimi yerine bir insanın yönetimi faşizmdir. (Kasaba)
- Birdenbire hiçbir şeyin önemi kalmadı. (İnfazcı)
- Bütün savaşlar sonunda kaybedilir. İki taraf da kaybeder. (Şibumi)
- Tanrı'nın bizimle zalim oyunlar oynamadığının en büyük kanıtı bize üzülme ve unutma yeteneğini vermiş olmasıdır. (Kasaba)
- “ Kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Beyinleri yoksa da, binlerce kolları vardır. Bunları seni yakalamak, çekmek, aşığıya indirmek ve batırmak için kullanırlar. “ (Şibumi)
- Bir şeyi nazikçe ifade etmek ne yazık ki çoğu zaman anlam belirsizliği yaratıyor. (Hesaplaşma)
- "Olumlu düşünmek gerçekten etkili oluyor" ... (İnfazcı)
- "Zaman da çelişkili bir tutum içindeydi. Bir yandan donmuş gibi yerinde duruyor, bir yandan parmaklarımızın arasında akıp kaçıyordu." (Katya'nın Yazı)
- Tartıştıkları zaman annem onun hiç eğlenceli olmadığından yakınır , babam da ona şık giysiler almak için gece gündüz çalıştığını bağırırdı. (Yirminci Mil)
- Hepimiz karşımızdakinin bizi anlamasını isteriz ama, ayna gibi içimiz dışımız görünsün istemeyiz. (Katya'nın Yazı)
- İnci Sokağında oturan hiç kimsenin, suyu merdaneden geçirerek sıkan çamaşır makinesi yoktu. Zaten kadınların öyle bir şeyi istediği de yoktu. Kent söylentilerini hepsi duymuştu. Parmaklarını merdaneye kaptıran insanlar! Biri çığlıklarını duyup yardıma gelene kadar kolları omuzlarına kadar ezilebiliyordu. ( Zenginlerin de o tür sorunları vardı işte!) Gazetelerin bu tür faciaları hiç yazmaması çamaşır makinesi yapan büyük şirketlerin onları susturmak için el altından para vermesindendi- ya da bize öyle söyleniyordu. (İnci Sokağı)
- Yalnızdım ve yaşlanıyordum. (Ölüm Dansı)
- "Hayatım alelacele çizilmiş ama vakit yetmediği için ayrıntıları doldurulamamış bir resme benziyor." (Şibumi)
- "Bütün savaşlar sonunda kaybedilir. İki taraf da kaybeder...” (Şibumi)
- Ben sadece İncilden alıntı yapmanın bir günahkarı bir azize dönüştürmeyeceğini söylüyorum. (Yirminci Mil)
- Dans duyguları özgür kılar, ruhu rahatlatır, insana enerji verir ve insanları bir araya getirir. (Ölüm Dansı)
- "Bazı meslekler insanlar üzerinde iz bırakır, tıpkı bir marangozun kollarındaki küçük çizikler ya da bir madencinin kapkara tükürüğü gibi .Okul öğretmenliğide bir insana onmaz bir cenebazlık bırakır." (Yirminci Mil)
- İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge bulunmasıdır. (Şibumi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin