Kitap Künyesi
Yazar: Irvin D. Yalom
Çevirmen: Zeliha Babayiğit
Orijinal Adı: I’m Calling the Police
Yayın Evi: Kabalcı Yayınevi
İSBN: 9789759971502
Sayfa Sayısı: 56
Ölüm Korkusunu Yenmek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Mahabharata'da sorulur: "Dünyadaki en mucizevi şey nedir?" Yanıt çevresindeki insanların birer birer öldüğünü görmesine rağmen hiç kimsenin kendisinin öleceğine inanmaması olur.
Yalom'a da çok ilham vermiş bir İtalyan atasözünde ise şöyle denir: "Oyun bittiğinde, oyun nasıl biterse bitsin bütün taşlar aynı kutuya konur."
İşte bu iki anlayış arasında yapacağımız tercih, o kısacık hayatlarımızı nasıl yaşayacağımızı belirliyor. Yalom son dönem eserlerinde yaptığı gibi kendisince bu iki anlayışı uzlaştırmaya çalışıyor. Yalom'a göre ölümü inkâr etmek bizim mutluluk arayışımızı baltalar. Hayatın gerçek anlamı en korktuğumuz şeyle, ölümle yüzleşmekte yatar. Böylece sınırlı olduğunu duyumsadığımız hayatımızın her anını çok daha bilinçli kullanabilir ve bizim için gerçekten önemli olan her neyse onunla ilgilenebiliriz. Ölüm anında "ah keşke"li bir cümle kurmamak için bizim için "asıl" önemli olanın ne olduğunu "şimdiden" görmeliyiz.
Ölüm Korkusunu Yenmek Alıntıları - Sözleri
- Kendimi yalnız, kayıp ve umutsuz hissediyorum.
- Yıllar geçtikçe de bana o korkunç geçmişinden bahsetmeyi neredeyse hevesle ister oldu.
- Her insanın hayatında büyüleyici bir dram vardır.
- "Bir sürü soru soruyorsun, ama tek bir cevabı var: Kendi başıma yaptım."
- Korkunç, kanlı ve zalimce olan bu rüyalar bazen ertesi güne temiz bir sayfa açmamı sağlar. Bir tür havalandırma vanası görevi görürler, geçit töreni yapan ve karanlık anıları temizleyen girdaplar gibi gelirler.
- Spinoza'ya göre saf bir tesadüf veya özgür irade yoktur. Her şeyin nedenini bulmak zorundayız.
- Çocukluğunun yaraları ve çok sayıda kaybı onu zayıflığını ya da duygularını açıkça gösteremez hale getirmişti...
- "Ölüm anında keşkeli bir cümle kurmamak için bizim için asıl önemli olanın ne olduğunu şimdiden görmeliyiz."
- ...Hepimiz her zaman sınırda yaşıyorduk...
- ...Kendimi yalnız, kayıp ve umutsuz hissediyorum...
- ..."1sürü soru soruyorsun, ama tek 1cevabı var:" """Kendi başıma yaptım."""
- ...1keresinde onu dans etmeyi bırakamayan kırmızı pabuçlu 1balerine benzetmiştim. Hemen tam tersi olduğunu söylemişti: """balerin ölümüne dans ediyordu, ama kendisi hayatta kalmak için."""
- "Kendinizle ilgili neyi değiştirmek istiyorsunuz? Sizi hayatınızın bu noktasında buraya getiren şey ne?" Çoğu kişi için sonunda bazı değişiklikler yapmaya ihtiyaç duydukları büyük bir olay söz konusudur.
- ...Ben tehlikeyle büyüdüm. Öyle programlandım. Biraz tehlike beni yatıştırıyor. Kısa 1süre önce fark ettim ki, ameliyathane benim direnişteki tehlikeli hayatımın yerine geçmişti. Ameliyathanede tehlikeyle ve riskle birlikte yaşıyordum, ama hayat kurtaran kalp ameliyatlarıyla bu tehlikeyi alt ediyordum. Kendimi en rahat hissettiğim yer her zaman ameliyathane olmuştur. Annenin sütü gibi...
- ...Ölümle nasıl böyle yüzleştiğini bilmiyorum... yani ben ölüm düşüncesiyle ancak şimdi başa çıkabiliyorum ; yetmişaltı yaşındayım , iyi 1hayat yaşadım, verdiğim sözleri tuttum. Hazırım. Ama o zamanlar, on beş yaşındayken... 1kaç kez ölümü düşündüğümü hatırlıyorum... tam 1felaket - ayaklarımın altında 1kapağın açılması gibiydi.. katlanılmayacak kadar kötü 1duyguydu...
Ölüm Korkusunu Yenmek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap, Yalom’un Yahudi soykırımına tanık olan arkadaşı Robert Berger’in yıllar sonra bu yaşadıklarını anlatmasına dayanıyor. Berger’in yıllar boyunca bu yaşadıklarını bastırarak nasıl baş ettiğini gördüm ve takdir ettim. Yahudi soykırımın etkilerini okumak bile bu kadar üzerken yaşamanın ne kadar zor olduğunu hissettim. Yıllarca bastırılan duyguların bir olayla gün yüzüne çıkıp insanın yüzleşmek istemesi beni hala şaşırtan bir olay. Ancak bu hikayenin daha derinlemesine anlatılmasını isterdim. Kitabın sonunda Yalom’la yapılmış olan bir röportaja yer verilmiş. Böylelikle kendi duygu ve düşüncelerini öğrenme fırsatı buldum. Kitapta beğenmediğim şey ise sayfa sayısının çoğalmasını amaçlayıp gereksiz yere boşluklara yer verilmesiydi. (Buket)
Hikaye: Kitap Yalom’un üniversiteden arkadaşı, Yahudi Soykırımın’dan sahte Hristiyan kimliğiyle sağ çıkan Berger ile bir sohbetini anlatıyor. Bastırma, yüzleşme ve iyileşme hikayesi. Kitap 1 saatte bitti :) (Sena Cabbar)
Selam arkadaşlar ️ Bugün sizlere kalemini beğendiğim Yalom'un kısa daha doğrusu kısaltılmış bir kitabı ile geldim. Direk kitabın incelemesine giriyorum Bu mükemmel kitapta, Irvin Yalom en iddialı: "ölüm kaygısını" açıklığa kavuşturuyor. Yalom, genellikle önemli kayıplarla ilişkilendirilen kendi ölüm kaygısı deneyimini tartışıyor. Kitap, felsefi ve edebi varoluşçu düşüncenin izlerini taşıyor Yalom'a göre ölümü inkar etmek bizim mutluluk anlayışımızı baltalar. Hayatın gerçek anlamı en korktuğumuz şeyle, ölümle yüzleşmekte yatar. Ben bu kısa kitaptan çok güzel keyif aldım. ve bu kitabı herkese tavsiye ettiğim gibi tüm psikiyatristlere ve diğer ruh sağlığı uzmanlarına şiddetle tavsiye ediyorum. Kitapla kalın dostlar ️ (Mustafa Ayan)
Kitabın Yazarı Irvin D. Yalom Kimdir?
Yahudi asıllı Amerikalı psikanalist, psikiyatrist, psikoterapist ve yazar.
Profesör unvanına sahip olan Yalom, Standford Üniversitesi'nden emekliye ayrılmış olup, alanında oldukça zengin bir yapıya sahip, bilimsel kitapların ve romanların sahibidir. Yalom, varoluşçu psikoterapinin en önemli yaşayan temsilcilerinden biridir. Aynı zamanda Uluslararası Sigmund Freud – Psikoterapi 2009 ödülünün de sahibidir.
Washington, DC'de dünyaya gelen Yalom'un Yahudi kökenli ailesi, I. Dünya Savaşı'nın bitmesinden kısa bir süre sonra Polonya sınırlarına yakın bir Rus kasabası olan Celtz'ten ABD'ye göç etmiştir.
ABD'nin en etkili psikanalistlerinden biri olarak kabul edilen Yalom'un, kendine akıl hocası olarak kabul ettiği kişi Jerome D. Frank'dı. Yalom, psikanalistler içinde sürekli olarak kritize edilen psikanalizin geliştirilmesinde öncülük yapmış ve aynı zamanda psikanalizdeki uzun ama etkileyici yeni rehabilitasyon yöntemleriyle insanın psikolojik rahatsızlıklarını yeniden ve daha iyi anlamayı sağlarken, uyguladığı yöntemlere has içeriklerle dolu yazdığı romanlar onun edebiyat dünyasında da yer edinmesine yardımcı olmuştur.
Irvin David Yalom, toplum bilimci ve yazar Marily Yalom ile evlidir. Bu evlilikten dört çocukları olmuştur. Kaliforniya, Palo Alto'da yaşamaktadır. Yazdıklarında kullandığı genel metafor psikanalitiktir ve felsefeyle de iç içedir. Grup terapilerinde uyguladığı varoluşçu yöntem, klasik bir yöntem olsa da Yalom, bunun günümüz psikanalizinde deforme olmasını engelleyen çok daha sonuç alıcı bulgularla devam ettirmiştir.
Irvin D. Yalom Kitapları - Eserleri
- Nietzsche Ağladığında
- Spinoza Problemi
- Divan
- Her Gün Biraz Daha Yakın
- Bağışlanan Terapi
- Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri
- Bugünü Yaşama Arzusu
- Annem ve Hayatın Anlamı
- Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek
- Varoluşçu Psikoterapi
- Depresyon Terapisi
- Günübirlik Hayatlar
- Anksiyete Terapisi
- Okul-Çağı Çocuklarının Terapisi
- Ergen Terapisi
- Okul-Öncesi Çocuklarının Terapisi
- Evlilik Terapisi
- Yeme Bozuklukları Terapisi
- Alkolizm Terapisi
- Cinsel Terapi
- Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği
- Kısa Süreli Grup Terapileri
- Ölüm Korkusunu Yenmek
- Şizofreni Terapisi
- Psikoterapi Seti
- Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Terapisi
- Din ve Psikiyatri
- Bir Psikiyatristin Anıları
- Yalom Seçkisi
- Psixoterapiya Vergisi
- Çocuk Terapisi
- Çift Terapisi
- A Matter of Death and Life
Irvin D. Yalom Alıntıları - Sözleri
- "Bir sürü soru soruyorsun, ama tek bir cevabı var: Kendi başıma yaptım." (Ölüm Korkusunu Yenmek)
- Hepimiz aynı korkuyla, ölümlülük yarasıyla, varoluşun özündeki kurtla karşı karşıyayız. (Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek)
- “Bir şeyin korkutucu, değersiz, arzu edilesi ya da beş para etmez olduğuna karar veren zihindir, dolayısıyla değiştirilmesi gereken şey sadece ve sadece zihindir. ” (Spinoza Problemi)
- Ölmek hayatın bir parçası. Onu kaçırmak, o gerçekleşirken uyumak, hayatın büyük maceralarından birini kaçırmaktır. (Annem ve Hayatın Anlamı)
- Çocukken tanıdığı insanlara benziyorlardı. Basit ama düşünceliydiler. Birbirleriyle mutlu ve huzurluydular. (Spinoza Problemi)
- Öfkeliyim , çünkü buradaki herkesten daha iyiyim ve kimse bunu fark etmiyor. Daha zekiyim, daha hızlıyım, daha iyiyim ve lanet olsun kimse beni takdir etmiyor. (Varoluşçu Psikoterapi)
- Bir daha hiç incinmemenin yolunu bulmuştum; eğer kimsenin benim için önemli olmasına izin vermezsem bir daha asla kayıp yaşamazdım. (Annem ve Hayatın Anlamı)
- Hepimizinki günü birlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın... ______ Marcus Aurelius Düşünceler (Günübirlik Hayatlar)
- .... "Ölüm her zaman bir şok etkisi yaratır." ______ Gözünü açıp kapıyorsun ve bir bakıyorsun ki hayat bitmiş. İşte bu kadar. Saklanacak yer yok. Güvenlik diye bir şey yok. Geçicilik ... yaşam geçici ... Bunu biliyordum zaten ... Herkes bilmez mi? Ama üstüne pek düşünmemiştim. Düşünmek de istememiştim. .... Ölümün kalıcılığını düşünüyorum. Sonsuza kadar ölü olmayı düşünüyorum. Nedense bu düşünce, yani sonsuza kadar ölü olma düşüncesi, bir türlü aklımdan çıkmıyor. (Günübirlik Hayatlar)
- Stresin hem bağışıklık sistemini hem de hormonal dengeyi etkileyerek hastalığa direnci azalttığına dair çok sayıda bulgu vardır. (Varoluşçu Psikoterapi)
- Her insan kendisini diğer insanlardan daha çok sevdiği halde neden kendi fikrine diğer insanlarınkinden daha az önem verir? (Günübirlik Hayatlar)
- "ilk gençlik yıllarında," der Schopenhauer, "önümüzdeki hayat üzerine düşünürken, tiyatro salonundaki yerini perde açılmadan önce almış, oyunun başlamasını sabırsızlıkla bekleyen, heyecanlı çocuklar gibiyizdir. İleride neler olup biteceğini bilmememiz düpedüz bir lütuftur. Şayet olacakları önceden görebilsek, o çocuklar gözümüze mahkum olmuş tutuklular gibi görünürdü; ölüme değil de hayata mahkum olmuş, ama hükümlerinin ne anlama geldiğinden o ana dek tamamen bihaber tutuklular gibi." (Din ve Psikiyatri)
- Din ve kültür bazen insanları o kadar güçlü motive edebilir ki, bu, psikoterapistleri sadece şaşırtabilir. Bizler, olasılığı çok çok küçük hava felaketlerine ilişkin korkuları nedeniyle bizden yardım almaya gelenlerin en azından uçağa binmelerini sağlayacak, bu fobileri yok etme amaçlı yollar geliştirmeye çalışırken, adamlarını kesin bir ölüm için uçaklarına gönderen Kamikaze komutanlarına korkuyla karışık saygı duyarak bakıyoruz. Biz, bazı İslamcı liderlerin canlı bombalarına öldükleri anda cennete gideceklerine dair verdikleri motivasyonu, panik ataktan öleceğini düşünen agorofobikleri bir otobüse bindirmeye çalışırken sağlayamadığımız için de üzgünüz. (Anksiyete Terapisi)
- “Sözünden dönmene ya da kendine olan güvenini yitirmene neden olabilecek hiçbir şeyi avantaj sayma.” ( Marcus Aurelius|Düşünceler) (Günübirlik Hayatlar)
- 10 dakikalık içten gülüş ağrı kesici etki yapar (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Terapisi)
- Gen çalışmaları doğuştan gelen farklılıkların anksiyete bozuklukları geliştirmedeki etkilerini kanıtlayabilirler, ancak öyle görünüyor ki genler ana nedenler olmaktan çok yatkınlığa neden olan faktörler olarak kalacaklar. (Anksiyete Terapisi)
- Kâh dilden dökülür, kâh kalem yazar. En hazin sözler “Keşke” ile başlar. (Divan)
- Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır. (Nietzsche Ağladığında)
- Dinlemek yaratıcı bir iştir, terapist zihni ölçerken çarpıtır.. (Annem ve Hayatın Anlamı)
- 1.Kendim için yarattığım dünyayı sadece ben değiştirebilirim. 2. Değişmek tehlikeli değildir. 3. Gerçekten istediğim şeye ulaşmak için değişmek zorundayım . 4. Değişebilirim. Bunu yapabilirim. (Yalom Seçkisi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin