Kitap Künyesi
Yazar: Mihail Bulgakov
Çevirmen: Tuğba Bolat
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786053325161
Sayfa Sayısı: 136
--reklam--
Ölümcül Yumurtalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1917 Rus Devrimi'ni izleyen çalkantılı yıllar yeni bir Sovyet gerçekliğini ortaya koyarken, dâhi zooloji profesörü Persikov da canlı organizmaların üreme hızlarını artıran ve onları devleştiren yeni bir "kızıl" ışın keşfeder. O sıralarda Sovyet cumhuriyetlerindeki bütün tavukları kırıp geçiren bir salgın patlak verince, Persikov'un henüz test edilmemiş buluşu bu soruna bir çare olarak görülür… Zira bilimde ilerleme ve bu sayede düşmanlarla rakipleri geride bırakma, Stalin döneminin yol gösterici ilkesidir… Stalin'in iktidara geldiği 1924 yılında yazılmasına karşın 1928'de geçen bu bilimkurgu, iktidarın ve bilginin kötüye kullanılmasının sonuçlarına işaret eden parlak bir sistem eleştirisidir.
--reklam--
Ölümcül Yumurtalar Alıntıları - Sözleri
- Gözlerinden anlaşıldığı üzere onu en çok etkileyen şey, tavana kadar uzanan kitaplarla dolu on iki raflı kitaplıktı.
- Düpedüz delilik bu yaptığınız... Vahşi hayvanlar gibisiniz. Ne istiyorsunuz?
- “Topunun canı cehenneme!”
- “İnsan değil, şeytan bunlar…”
- Fakat hayatta her şeyin bir sonu vardır.
- Kimseye iyi veya kötü demekte acele etmiyorum. Çünkü insanlar beni her zaman şaşırtmayı başarmıştır.
- Vahşi hayvanlar gibisiniz. Ne istiyorsunuz?
- En iyi ve en güçlü olanlar kazanıyordu ve bu en iyiler korkunçtu.
- En iyi ve en güçlü olanlar kazanıyordu ve bu en iyiler korkunçtu.
- Fakat hayatta her şeyin bir sonu vardır.
- --Amfibilerin sürüngenlerden farkını nasıl bilmezsiniz?-- diye soruyordu Periskov.-- Bu çok gülünç, genç adam... Amfibilerde metanefroz böbrek yoktur. Bulunmaz... İşte o kadar! Utanmalısınız. Siz, Marksistsiniz herhalde?
- Fakat hayatta her şeyin bir sonu vardır.
- Kurbağalar dayanılmaz bir tiksintiyle içimi ürpertiyor. Onlar yüzünden ömrüm boyunca bedbaht olacağım.
- İnsan değil şeytan bunlar…
--reklam--
Ölümcül Yumurtalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ölümcül Yumurtalar: #kitapyorumu Kitap sokak köpeği Şarik’in öyküsünü anlatıyor. Dünyaca ünlü bir bilim adamı olan Filip Filipoviç,sokakta bulduğu köpeği sahiplenir ve onu besler. Asıl amacı onu denek olarak kullanmaktır. Şarik’i ameliyat ederek ,er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek artık kaba saba,iğrenç bir adam olmuştur daha doğrusu insanlaşmıştır.. Bulgakov bu eserinde olduğu gibi diğer eserlerinde de ploreter kesime sert eleştirilerde bulunuyor. Bu da beni yazardan uzaklaştırıyor. Her ne kadar bu durumdan hoşlanmasamda kitap bana bir şeyi çok iyi aşılıyor: Keşke hayvanlar kadar saf ve temiz olabilseydik.. (Emine Akdoğan)
1928 yılı SSCB eleştirisi. Stalinin zorba uygulamalarını bilimkurgu/hiciv şeklinde eleştirmiş usta kalem Bulgakov. Yasadışı çalışmalar yürüten profösörün tutuklanması bir yana; onu baş tacı edip yardım dileniyor devlet. Hikaye son derece gerçekdışı olsa da bilimin, bilginin, imkanın kötüye kullanılmasının doğurduğu yıkım aynı. Kızıl ışın ve Pankart göndermeleri ve neticeleri çok yerindeydi. (Ebru)
Herkese merhaba Ölümcül Yumurtalar, Bulgakov'dan okuduğum ilk eserdi. İtiraf etmek gerekirse başlarda kitabı pek sevemedim. Bunun nedeni ise kitabı sıradan bir "bilim kurgu" kitabı zannetmekti. Yani asıl amacını anlayamamışım. Sonradan yazar ve eseri hakkında bir takım araştırmalar yaptım. Ve her şey yerli yerine oturmaya başladı. Aslında kitap Sovyet rejimini eleştiriyor. Ön planda iki karakterin, profesör Persikov ve Rokk 'un çalışmalarını görüyoruz. Bu çalışmaların yapılma esnasında verilen bilgiler insanı düşünmeye itiyor. Mesela hikayedeki laboratuvar ortamı Sovyet şehir yapısı ile ilişkilendirilmiş. Deney malzemelerinin farklı ülkelerden getirilmesi, dışa bağımlı bir imaj çizmiş. Aslında karakterlerin her hareketinden bir anlam yakalayabiliriz. Kitabın yazıldığı dönem hakkında biraz bilgi okudum. Kısaca aktarayım : "1917 Bolşevik devrimi sonrasında Kızıllar ve Beyazlar arasında çıkan İç Savaş döneminde uygulanmak zorunda kalınan “Savaş Komünizmi”nin yıkıcı yan etkilerini bertaraf edebilmek için, Lenin tarafından “NEP” adı verilen “Yeni Ekonomik Politikalar” devreye alınmıştı. Bu politikaya göre, durma noktasına gelen piyasanın canlanması için bilhassa köylerde sınırlı ölçekte kapitalist ticarete izin verilmişti. Fakat bu sefer de, Kulak adı verilen zenginleşmiş bir köylü sınıfı ortaya çıkmış ve sosyalist devrimin ideallerine ters biçimde kırsalda sömürü dinamikleri güçlenmeye başlamıştı." Bu bilgiyi neden verdim? Çünkü kitapta bir köyde dev yılanların ve deve kuşlarının insanları yuttuğunu okuyoruz. İşte bu dev canavarlar halkı yutan zenginlermiş. Bu bilinçle bakınca her şey anlam kazandı, yazara da helal olsun dedim. (Damla)
--reklam--
Ölümcül Yumurtalar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mihail Bulgakov - Ölümcül Yumurtalar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ölümcül Yumurtalar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mihail Bulgakov Kimdir?
15 Mayıs 1891'de Kiev'de doğdu. 1916'da Kiev Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, fakat birkaç yıl sonra doktorluğu bırakarak hayatını edebiyata adadı. Kiev Şehir Tiyatrosu'nda sergilenen ilk iki oyunu büyük başarı kazandı. İlk eşiyle Moskova'ya yerleşen Bulgakov, 1922-1926 arasında oyun yazmayı sürdürdü, fakat Sovyetler Birliği'nin ideallerini yansıtmadığı gerekçesiyle oyunlarının sahnelenmesi yasaklandı. 1925'te yazdığı hicivli romanı 'Köpek Kalbi' de benzer bir kaderi paylaşarak, Sovyetler Birliği'nde 1987'ye kadar yayımlanamadı. Aynı yıl ilk eşinden boşanarak Lyubov Belozerskaya'yla evlendi. Sanatını icra edememekten bunalan Bulgakov, 1930'da Stalin'e bir mektup yazarak yurtdışına çıkma izni istedi. Fakat bu talebi reddedilen Bulgakov'a Moskova Sanat Tiyatrosu'nda sahne arkasında bir iş ayarlandı. 1938'de, ölümcül hastalığına yakalanmadan hemen önce başyapıtı sayılan 'Üstat ile Margarita'yı tamamladı. 1940'ta böbrek yetmezliğinden öldü. Kitap ilk olarak 1966-1967 yıllarında, dul eşinin çabaları sayaesinde 'Moskva' dergisinde yayımlandı. Kitap olarak 1973'te basıldı.
--reklam--
Mihail Bulgakov Kitapları - Eserleri
- Genç Bir Doktorun Anıları
- Köpek Kalbi
- Usta ve Margarita
- Ölümcül Yumurtalar
- Morfin
- Şeytani
- Kaybolmuş Bir Göz
- Gelecekten Beklentiler
- Usta ile Margarita (Çizgi Roman)
- Beyaz Muhafız
- Bir Ölünün Anıları
- Çelik Boğaz
- Kızıl Moskova
- Stalin'e Mektuplar
- Hayatımızın Bir Günü
- Kol Manşetinde Notlar
- Moliere Efendi
- Adem ve Havva
- Son Günler (Aleksandr Puşkin)
- Saldırı
- Morfin - Leviathan
- Hayatın ve Ölümün Saati
- Bir Delinin Hikayesi
- Seçilmiş Əsərləri
- Altın Kent
- Diaries
--reklam--
Mihail Bulgakov Alıntıları - Sözleri
- "Ayakta dikiliyor, ağlıyordum, gözyaşlarım sel gibi akıyordu. Öylece duruyor, bir şey anlayamıyordum. Oysa kafamın içinde kuşlar şarkılar söylüyorlardı... Saçma şeyler... Hatırlıyorum o günü, ah, hatırlıyorum, nasıl bir gündü o gün, ah, nasıl..." (Kızıl Moskova)
- "Bu yüce yurttaş öldürülmüştür, çünkü ülkemizde halkı köle gibi gören insanlara hiç lâyık olmadıkları sınırsız bir güç ve yetke verilmiştir." (Son Günler (Aleksandr Puşkin))
- "Düşünmek yasaklanamaz." (Bir Ölünün Anıları)
- Bu kocakarılar hepten silinip gitse yeryüzünden ne iyi olurdu! (Genç Bir Doktorun Anıları)
- Lütfen bir akıl verin bana. (Çelik Boğaz)
- Kurbağalar dayanılmaz bir tiksintiyle içimi ürpertiyor. Onlar yüzünden ömrüm boyunca bedbaht olacağım. (Ölümcül Yumurtalar)
- Yine ağlıyorum; Neden gece vakti geliyor bu iğrenç zayıflık? (Morfin)
- "Ah, para, para! Dünyada ne kadar da çok kötülüğe yol açıyor! Hepimiz paradan başka bir şey düşünmüyoruz, ama kaçımız ruhumuzu düşünmüşüzdür ki? " (Bir Ölünün Anıları)
- Ortamda sanki hiçbir şey değişmemişti. Ama ben çok değişmiştim. (Kaybolmuş Bir Göz)
- Ey, hunhar insanlar, neden kıydınız bana ? (Köpek Kalbi)
- Ah, yalnızlıktan, soğuktan, çevremde kimsenin olmamasından içim sızlıyor, daralıyor! (Kaybolmuş Bir Göz)
- "Oralarda bir yerde" Devrim,,,,oluyor. (Morfin)
- İnsanlardan o kadar korkuyorum ki gece koridorda bir ayak sesi veya konuşma işitince çığlıklar atmaya başlıyorum. (Hayatımızın Bir Günü)
- Oyunu yedi buçuk günde, yani dünyanın yaradılışından bir buçuk gün daha kısa sürede yazdık, tamamladık. Buna rağmen, dünyadan daha kötü bir şey çıktı ortaya... (Altın Kent)
- En çok sevdiğimiz insanlar,kendimize en ćok benzettiklerimizdir. (Moliere Efendi)
- Akşamları okumaya başlamıştım -çoğunlukla difteri ve kızıl hastalığı hakkında ama ayrıca tuhaf bir şekilde Fenimore Cooper’a da bağımlılık geliştirmiştim- ve masamın üzerindeki elektrik lambası, semaverimin tepsisine düşen korlu kül, soğumakta olan çayım ve uykusuz geçen aylardan sonra elde ettiğim uyuma şansı için müteşekkirdim. (Morfin - Leviathan)
- Neden bırakmıyorsun peşimi, kader?! Neden yüz yıl önce doğmadım? Ya da daha iyisi:Yüz yıl sonra. Hem daha iyisi, keşke hiç doğmasaydım. Bugün biri şöyle dedi bana:"Torunlarınıza bir şeyler anlatacak olduğunuz için doğdunuz!" Amma saçma! Sanki tek hayalim, kocayınca torunlarıma duvarda nasıl asılı kaldığım gibi saçmalıkları anlatmakmış gibi! Hem yalnızca torunlarım değil, çocuklarım da olmayacak benim. (Gelecekten Beklentiler)
- Diğer bir deyişle, kendi doğduğu yeri çarpan bir yıldırım gibi... (Morfin - Leviathan)
- Ve o havlu Murtin'de yatak odamda yıllarca asılı durdu, daha sonra gittiğim her yere benimle geldi. Sonunda iyice eskidi, havı döküldü, yer yer delindi ve nihayet hatıralar gibi o da silindi, kayboldu. (Çelik Boğaz)
- Çattık! Aklınızı başınıza alın! (Usta ve Margarita)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin