Kitap Künyesi
Yazar: Justin Cronin
Çevirmen: Dost Körpe
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786050918755
Sayfa Sayısı: 596
--reklam--
On İki Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hiçlikten Gelen Kız üçlemesinin ikinci kitabı...
On İki, soluk soluğa okunan, temposu hiç düşmeyen destansı bir roman...
Amerikan ordusunun yürüttüğü Nuh Projesi korkunç bir felaketle sonuçlanmıştır. İnsanlık virallerin hüküm sürdüğü vahşi bir dünyada var olma mücadelesini sürdürmektedir.
Projeye dahil edilen 12 denekten yayılmış virüsü durdurmanın tek yolu, onları bulup ortadan kaldırmaktır. On İki'yi yok etmek, takipçilerini de yok etmek anlamına gelecektir. Birbirlerinden kopmalarından beş yıl sonra Hiçlikten Gelen Kız Amy, Peter, Alicia, Michael, Hollis ve diğerleri yeni, acımasız bir düzenin kurulduğu karanlık bir dünyada güçlerini birleştirip On İki'yi alt etmeye çalışacaklardır.
On İki, Hiçlikten Gelen Kız'dan bile daha iyi.
-The Plain Dealer-
Çok heyecanlı... Cronin usta işi mitolojisine yeni, tekinsiz öğeler ekliyor. Büyüleyici, duygusal ve eğlenceli.
-The San Diego Union-Tribune-
Cronin iki farklı düzeyi tutturan ender yazarlardan... İncelikle işlenmiş edebi kurguyu soluk soluğa heyecanla harmanlıyor.
-Fort Worth Star-Telegram-
Elinizden bırakamayacaksınız.
-San Francisco Chronicle-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
On İki Alıntıları - Sözleri
- Çocuk sahibi olmak, gerçek ölümsüzlük armağanına sahip olmak demekti...
- Zihinsel yalnızlık ne korkunç şey...
- Dünya böyle anlamsız zalimliklere rastlanan bir yerdi. Ama onu bizzat yaşadığınızda bu gerçeği anlamak, kabullenmek anlamına gelmiyordu kesinlikle.
- İki çeşit nefret vardır. Biri insanı güçlendirir, diğeriyse zayıflatır.
- Ölüm hiçbir şey değildi,çünkü ölüm yoktu.
- İnsanlara umut verirseniz onlara hemen her şeyi yaptırabilirdiniz. Sıradan,gündelik bir umut da değil...Yiyeceklere,giysilere,acı çekmemeye,iyi banliyö okullarına veya düşük ev peşinatlarına ve kolay kredilere yönelik bir umut değil.İnsanların görünen dünyanın,bedenin ve çektiği zorlukların,sıkıcı bir şekilde sürekli bir şeylerin geçit resmi yaptığı hayatın ötesine dair bir umuda ihtiyaçları vardı.Her şeyin göründüğü gibi olmadığını ummaya ihtiyaçları vardı.
- Zafer gününde kimse yorgun değildir.
--reklam--
On İki İncelemesi - Şahsi Yorumlar
“Hiçlikten gelen kız” ve “Oniki” seri kitaplarımı bitirdim ancak yorum yapamamıştım:) İlk kitap “Hiçlikten gelen kız” büyük bir bölümü oldukça sıkıcı geçti benim için. Farklı zamanları anlatıyor uzun bir süre… Kitabın yarısından sonra ilgimi çekmeye başladı diyebilirim. İkinci kitap “Oniki” den ise çok daha fazla keyif aldım… Asıl heyecan ikinci kitapta başlıyor. Kitabın Kısa özeti ise; Kitap aslında klasik Amerikan filmlerinin konusu gibi başlıyor. Nuh Projesi: ABD ordusunun elindeki büyük güç. İnsanların yaşlanmasını yavaşlatacak bilimsel bir proje. Virüsün enjekte edildiği 12 idam mahkûmu… Sonuncu ve en önemli denek: 6 yaşında, sahipsiz bir kız, Amy Bellafonte… Kanlı bir savaş sonrasında denekler laboratuvardan kaçar. Son derece güçlü, vampire benzeyen bu yaratıklar müthiş bir açlıkla, insanlığın sonunu getirebilecek virüsün dünyaya yayılmasına yol açar. Çehresi tamamen değişmiş dünyada yaşamlarını devam ettirmeye çalışan insanları büyük bir mücadele beklemektedir. Bu geceden sağ kurtulan Amy, kendisine inanan ve destekleyen bir grup insanla uzun yıllara ve geniş bir coğrafyaya uzanan destansı, soluk kesen bir yolculuğa çıkacak ve kurtuluşa giden yolda anahtar kişi olacaktır. İkinci kitabın sonu heyecan dolu bir sonla bitti. Bakalım 3. Kitap da neler olacak :) Fantastik severlere tavsiye ediyorum. (Sevgi Sertel)
Okumakta zorlandığım ve uzun sürede bitirdiğim fakat yarım bırakmak istemediğim bir kitap oldu.Çok fazla karakter ve çok fazla geçiş vardı.Konusu itibari ile pek yaşanması mümkün olmayan gerçekleri barındıran,virallerin dünyayı ele geçirmesi ile karşılaşılan bir takım olağanüstü sonuçlar,yokluk,ölüm,savaş gibi duyguların sık sık yer aldığı ilginç kitaptı.Hiçlikten gelen kız Amy diğer on bir viralin sebep olduğu kaos ve neticeleri oldukça farklı sonu mutlulukla biten esrarengiz bir roman olduğunu söyleyebilirim. (sözcüklerin dili)
Öhöm, yine aynı haltı yaptım. Üçüncü kitap varmış, seri yarım kaldı. Üüüüüüüü! Neyse inşaallah yakın zamanda tamamlarım. Bu ikinci kitap da ilki kadar şahane. Yine Amy ve onikiler var. Ayrıca dünyayı kurtarılmış küçük bir kaç topluluk ya da şehir haricinde vampirler kaplamış. Distopyanın ta göbeğinde buluyoruz kendimizi. Ya spoil vermek istemiyorum diye fazla şey söylemek istemiyorum ama kitabın tadı damağında kaldı. (Galadriel)
--reklam--
On İki PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Justin Cronin - On İki kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de On İki PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Justin Cronin Kimdir?
Justin Cronin New England’da doğdu. PEN/Hemingway Ödülü ile Stephen Crane Ödülü’nü kazanan Mary and O’Neil’in ve The Summer Guest’in yazarıdır. Rice Üniversitesi’nde İngilizce bölümünde ders vermektedir. Ailesiyle Houston, Texas’ta yaşıyor.
--reklam--
Justin Cronin Kitapları - Eserleri
- Hiçlikten Gelen Kız
- On İki
- Aynalar Şehri
--reklam--
Justin Cronin Alıntıları - Sözleri
- Geçmişte çeşitli yolculuklardan öğrendiğim şudur ki, bayanlar baylar, her efsanede doğruluk payı vardır. (Aynalar Şehri)
- Ölüme giden uzun yolda her türlü tehlike bulunur ve yürek her yeni dehşet karşısında azar azar siner, her adımda kemikler isyan eder, zihin hınçla direnir, hem de ne uğruna? Bariyerler birer birer yıkılır ve gözlerinizi istediğiniz kadar kapatın, felaket manzarasını ve orada işlenen suçları görmekten kaçamazsınız. –Katherine Ann Porter Solgun At, Solgun Binici (Hiçlikten Gelen Kız)
- Tarih garanti diye bir şeyin olmadığını öğretti bize, Büyük felaket'in verdiği dersleri unutmamız da tehlikeli olur. (Aynalar Şehri)
- Hayatımız boyunca, bize asla yetmeyen tek şey zamandır görünüşe göre. (Aynalar Şehri)
- ..sebepler asla değişmemişti, asıl mesele birilerinin çeyrek dönem kazanç raporu ve kimin hangi mevkide olduğuydu hep, ama artık savaş her yerdeydi, gezegene milyonlarca manyak hücre gibi yayılıyordu. (Hiçlikten Gelen Kız)
- Fosil yakıtlar tüketen ağır sanayi, geniş bölgeleri yaşanmaz hale getirmişti; toprak ile sular, ağır metaller ve kimyasal yan ürünlerle kirlenmişti. (Aynalar Şehri)
- Ölümde bir hafiflik, bir terk ediş vardı, tıpkı aşk gibi. (Hiçlikten Gelen Kız)
- " Herif her şeyi okuyordu. Kitaplar insanlardan daha ilginçmiş.." (Hiçlikten Gelen Kız)
- Beyin müşfik değildi, adalet anlayışı yoktu, insana sahip olmadığı veya yapamayacağı şeyleri düşündürerek canını sıkardı. (Aynalar Şehri)
- Doğa adeti olduğu üzere, o toprakları geri almış ve bir zamanlar kıyılarından yayılan emperyal gücün kalıntılarını ortadan kaldırmış. (Aynalar Şehri)
- Ölüm öyle şaşırtıcı, öyle geri dönülmez ve mutlak, öyle kendine özgüydü ki. (Hiçlikten Gelen Kız)
- Geçmiş asla ölü değildir. Geçmiş, geçmiş bile değildir. - William Faulkner - (Aynalar Şehri)
- Zafer gününde kimse yorgun değildir. (On İki)
- Çocuk sahibi olmak, gerçek ölümsüzlük armağanına sahip olmak demekti... (On İki)
- Ölüm hiçbir şey değildi,çünkü ölüm yoktu. (On İki)
- İnsana kitap okunması ne muhteşemdi. Bu dünyadan bir başka dünyaya kelimelerle taşınmak. (Aynalar Şehri)
- Zihinsel yalnızlık ne korkunç şey... (On İki)
- Tek yapman gereken, oraya aitmişsin gibi davranmak. Bütün mesele bu cidden. Aslında çoğu şey için geçerlidir bu. (Aynalar Şehri)
- Böyle oluyordu işte; kendinizle ilgili yalan söylemeye başlayınca yalanlar giderek birikiyordu ve o uydurduğunuz insana dönüşüyordunuz. (Hiçlikten Gelen Kız)
- Belki istediğin şekilde değildi. Ama kendi bildiği tarzda seviyordu. (Aynalar Şehri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin