Kitap Künyesi
Yazar: Alain de Botton
Çevirmen: Çiğdem Akpınar
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755701431
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Öp ve Anlat Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çoğunlukla zengin ya da ünlü kişilerin hayatları biyografi olarak yayımlanır. Biyografi yazarının, kaleme aldığı kişiyi tanıması gerekmez, hatta bu kişi büyük olasılıkla uzun zaman önce yaşama veda etmiştir. Klasik biyografi kalıplarına cesurca karşı çıkan bu kitapta Botton, ´mahrem´ bir ilişkiye girdiği, ´sıradan´ bir kadın olarak nitelendirilebilecek, hala ´yaşama veda etmemiş´ sevgilisini zekice kurgulanmış özgün bir anlatımla okura sunuyor.
Botton´un baştan çıkarıcı anlatımı kendimize daha az yabancılaşmamızı sağlıyor.
- Julian Loose, Sunday Times-
Ustalıkla, hatta bilgece kaleme alınmış bu romanı okurken yüzünüzden gülümseme hiç eksik olmayacak.
- The New Yorker-
Biyografide nesnellik arayışına zekice bir karşı koyuş.
- James Atlas, Vogue-
--reklam--
Öp ve Anlat Alıntıları - Sözleri
- Dünyaya bakışı sürekli değişiyordu ve geçmiş ben’lerinin kalıntıları, yeni ben’inin aldığı daha bilge kararların bozulmasına yol açıyordu. Bir daha kendine acımayacağına söz veriyor ama sonra, bir kavganın ardından kendini yatağına atıp “Sicilyalı bir dul gibi” hüngür hüngür ağlamaya başladığı zaman kendi kendine verdiği söz uçup gidiyordu. Çoğu zaman huysuz bir bebek gibi şımarık şımarık ağlayıp bağırmak istediğini itiraf ediyordu.
- gerçek anı kendisi ile şimdiki zaman arasında meydana gelmiş olan her şeyi siler
- Bir kişiliğin istikrarlı ve dengeli olduğu fikri yalnızca bir yanılsamadan ibaretti, istikrarsız ve dengesiz bazı fiziksel özellikler üzerine dayanan yanılsamadan; büyük bir iyimserlikle ‘kendimiz’ olarak adlandırdığımız sağlıklı ben’imiz aslında organlarımızın kaprislerine boyun eğen bir dizi canavardan yalnızca biriydi.
- "İnsanları, duygusal yaşamımızda olduğu kadar yanlış anladığımız başka bir alan daha yoktur, çünkü karşımızdakinin iyi özelliklerine en çok ona aşık olduğumuz zaman dikkat ederiz, en kötü özelliklerini de unutmak için çok büyük gayret sarf ederiz."
- İnsanları etkilemek için kendini acındıran kişilere katlanamıyorum. Eğer bir şey istiyorsan bunu doğrudan söylersin, insanlardan istediğini elde etmek için surat asmaya, onları zorlamaya gerek yok.
- Bizi tatmin etmediği halde tuhaf bir biçimde kolayca baştan çıkarma yetisine sahip biri yüzünden bizi seven ideal insanın aşkına karşılık vermemizi engelleyen bir sürü psikolojik buyruk vardır.
- Çirkin miydi, eğer öyleyse ne kadar çirkindi? Düzenli aralıklarla kilosuyla ilgili krizler yaşıyordu. Çok şişman olduğu düşüncesiyle bütün bir gününü karartabileceğini öğrendiğimde çok şaşırmıştım.
- “Benim için önemli olan hiçbir şeye saygı duymadın; her şeye zorba ve kibirli tavrınla yaklaştın. İhtiyaçlarıma asla cevap veremeyecek bir egoistle, kendi kulak memesinden başka hiçbir şeyle empati kuramayacak biriyle çok vakit kaybettim...”
- “Ne iş yaparsın?” “Bu tür sorulardan nefret ederim.” “Neden?” “Çünkü insanlar her zaman seni yaptığın işe indirgemeye çalışırlar.”
- "Küçük ayrıntılardan hoşlanmayan bir adamın büyük bir adam olduğundan şüphe ederim. Onlar yalnızca bilgiçtir." "Ne iş yaparsın?” “Bu tür sorulardan nefret ederim.” “Neden?” “Çünkü insanlar her zaman seni yaptığın işe indirgemeye çalışırlar.”
- Restoranlarda yemek yerken ille de biriyle oturmak istememizin nedeni başkalarının dostumuz olup olmadığı konusunda taşıdıkları kuşkuları ortadan kaldırma isteğidir.
- insanı geçmişini anımsamaya zorlamak onu silah zoruyla hapşırtmaya benzer. Sonuç mutlaka hayal kırıklığına uğratır; gerçek anımsama, tıpkı hapşırık gibi, her isteyince elde edilemez.
- “sıkılmaya vaktim yoktu,öğrenecek çok şeyim vardı.”
- "Yetmişimden fazla yaşadım. Aç kalmadım. Keyif aldığım pek çok şey oldu. Bir iki kere de beni iyi kötü anlayan biriyle karşılaştım. Daha ne isteyebilirim ki?"
- "İnsanın parasız olmasının en iyi tarafı, bir gün paran olursa her şeyin mükemmel olacağını hayal edebilmek herhalde. Ama zenginsen, mutsuzluğun için sadece kendini suçlaman gerekir."
--reklam--
Öp ve Anlat İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okuduğum en güzel biyografiydi diyebilirim. Bir an bile sıkmadı ve eğlenceli bir anlatımı var. "Biyografi illaki ünlü birinin hayatını kaleme almaktır." anlayışını tamamen yıkmış bir eser. Beğenmediğim tek şey eserin bu özelliğinin yazar tarafından sık sık vurgulanmasıydı. "Bakın ben tamamen farklı bir biyografi yazdım." mesajını kitabın en başından düğüm bölümüne kadar vermiş. Konuya daha erken girip bizi Isabel'e daha da yaklaştırabilirdi. (Mustafa Merthan Merdoğlu)
"Biyografiler hep önemli kişiler için mi yazılır?" sorusuna "Elbette hayır. Sıradan insanların da biyografileri yazılabilir." cevabını veren Botton, bu kitapta, Isabel adındaki bir kadının biyografisini yazıyor. Bu yazım, biyografilerin nasıl yazıldıkları, başka nasıl yazılabilecekleri hakkındaki fikirlerle sürüyor. Isabel'in sevdiği yemeklerden ailesine, sevgililerinden belirli olaylar hakkındaki görüşlerine kadar bilgi ediniyoruz. Kitap 11 bölümden oluşuyor. İlk Yıllar, İlk Randevular, Soy Ağaçları, Mutfak Biyografisi bu bölümlerden bazıları. Eğer bir Botton okuruysanız diğer kitaplarının izlerini bu kitapta görebilirsiniz. Öp ve Anlat Botton'un okuduğum diğer kitaplarına göre "hafif" kalan bir kitap oldu. Sonu da hızlı bağlanmış. Aşk Dersleri romanında da böyle olmuştu. Statü Endişesi, Romantik Hareket, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Görmek ve Fark Etmek kitapları beğendiğim kitaplarındandı. Botton'un henüz okumadığım diğer kitapları aradaki farkı kapatacaktır. :) (Ferdi Bişkin)
Alain de Botton, Felsefenin tesellisi ile tanıştığım ve o kitaptaki tarzını beğendiğim bir yazar. Ağırlıklı olarak deneme türü eserleriyle tanınan yazar, bu roman yazımında beklentinin çok altında kalmış. Baştan sona didaktik bir içeriğe sahip olan kitap, yer yer kişisel gelişim kitabı ve akademik bir çalışma etkisi yaratıyor. Kitaptaki kahramanların diyalogları da olmasa roman olduğundan kuşku dahi duyulabilir. Ama yine de emeğine sağlık diyorum. (Ahmet KARAKUZULU)
--reklam--
Öp ve Anlat PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alain de Botton - Öp ve Anlat kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Öp ve Anlat PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alain de Botton Kimdir?
Yahudi asıllı yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.
--reklam--
Alain de Botton Kitapları - Eserleri
- Felsefenin Tesellisi
- Aşk Üzerine
- Statü Endişesi
- Aşk Dersleri
- Mutluluğun Mimarisi
- Görmek ve Fark Etmek
- Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
- Romantik Hareket
- Ateistler İçin Din
- Seyahat Sanatı
- Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız
- Öp ve Anlat
- Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı
- Haberler
- Havaalanında Bir Hafta
- Terapi Olarak Sanat
- Hayat Okulu Kitapları (6 Kitap Takım)
--reklam--
Alain de Botton Alıntıları - Sözleri
- İlişkilerin en can sıkıcı yanlarından biri, ilk tanıştığımız gün daha görür görmez tutulduğumuz insanlara çok çabuk alışmamızdır. Eskiden sadece bileği ya da omzuyla bizi tahrik edebilen kişi şimdi önümüzde çırılçıplak soyunsa en ufak bir heyecan kıpırtısı duymadan bakabiliriz. (Terapi Olarak Sanat)
- İyi kitaplar yalnızca duygularımızı ve çevremizdekilere benzer insanları betimlemekle kalamaz, bunların bizim betimledigimizden çok daha güzel betimlenmesini sağlayan bir becerinin varlığına işaret ederler. Bu kitapların istedikleri gerçeklerin bizim de gerçeğimiz olduğunu düşünür, ancak bu gerçekleri kitapları okumadan kendi kendimize dile getirmeyi başaramayız. (Görmek ve Fark Etmek)
- Doğuştan getirdiğiniz tek bir kusur var: hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz... (Felsefenin Tesellisi)
- ...Tatmin olamayışımızın nedeni kendi hayatlarımızın baştan beri kusurlu olmasından değil, kendi hayatlarımıza gerektiği gibi bakmamamızdan kaynaklanır. (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Mutluluk beden için iyidir," diyor Proust, "ama zihnin gücünü artıran şey kederdir." (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Yaşamımı paylaşacak biri olmadan yaşama hakkının, sesimi duyacak biri olmadan düşünce özgürlüğünün ne anlamı vardı ki? (Aşk Üzerine)
- Erdemli olmaya giden yolun başında burjuvalara duyulan nefret vardır. (Görmek ve Fark Etmek)
- "Yaptığımız işin kişiliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz; yeni tanıştığımız birine ilk sorduğumuz nereli olduğu ya da ailesi değil, ne iş yaptığıdır, sanki bir insanı ötekilerden ayıran özelliği bilmek için işini sormak yeterlidir." (Havaalanında Bir Hafta)
- Bir kütüphane kadar sessizdi ortalık. (Seyahat Sanatı)
- Sanat, kırılgan hayallerimize destek olur. (Terapi Olarak Sanat)
- Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğumuzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimseriz. Kendimizde olmayan özellikleri gördüğümüz kişileri ‘seksi’ olarak niteleriz, bizi zaten var olan aşırılıklarımıza daha da itecek gibi görünen kişilerden de kaçarız. (Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız)
- Özellikle de öfkenin ana sebebinin umut olduğu tezi. Kizgınız çünkü haddinden fazla iyimseriz; varoluşun içerdiği hüsran hastalığına yeterince hazırlıklı değiliz. Anahtarlarını her kaybettiğinde ya da bir havaalanında her geri çevrildiğinde bağıran bir adam anahtarların asla kendiliklerinden kaybolmadığı ya da seyahat planlarımızın daima garantili olmadığı bir dünyada dokunaklı ama düşüncesizce ortaya konan saf bir inanç sergiler (Havaalanında Bir Hafta)
- " Arkadaşlarıyla inanılmaz derecede ilgilenirdi. Bu kadar az bencil ya da bu kadar az kibirli birini hiç tanımadım ... Karşısındakini eğlendirmek isterdi. Başkalarını güldürmekten ve gülmekten çok hoşlanırdı." -Georges de Lauris (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- İyi düşünceler kitapların içinde hapsedildiği sürece gelişemezler. (Ateistler İçin Din)
- Whistler’dan önce kimsenin Londra’daki sisi fark etmemiş olması ya da Van Gogh’tan önce kimsenin Provence’taki selvilere ilgi göstermemiş olması imkânsızdı. (Seyahat Sanatı)
- Doğa manzaraları bizlere birtakım değerler aşılama gücüne sahiptir: meşeler gururu, çamlar azmi, göller de sakinliği öğretir, erdemli olma yolunda bizlere sessiz sedasız ilham verirler. (Seyahat Sanatı)
- "Yetmişimden fazla yaşadım. Aç kalmadım. Keyif aldığım pek çok şey oldu. Bir iki kere de beni iyi kötü anlayan biriyle karşılaştım. Daha ne isteyebilirim ki?" (Öp ve Anlat)
- ..Freud'un deyişiyle Rilke, “Kış gelince baharın güzelliğinden geriye hiçbir şey kalmayacağını, bu güzelliğin de insanın yarattığı her güzel şey gibi yok olup gitmeye mahkûm olduğunu” unutamıyordur. Freud bu yaklaşım hiç onaylamıyordu.Ona göre yok olmaya mahkûm olsa bile çekici, güzel bir şeyi sevebilme yetisi sağlıklı bir ruhun göstergesiydi. (Mutluluğun Mimarisi)
- Konuşacak kimse bulamadıkları için kaç kişinin yazar olduğuna ve bu yüzden kaç kitap yazılmış olduğuna şöyle bir bakarsak, kitapçıların yalnız insanlar için gidilebilecek en iyi yer olduğunu anlarız. (Felsefenin Tesellisi)
- "Yas ve günaha çağrının zamanı bu, Gözyaşları, kıskançlık ve işkencenin devri, İsteyipte elde edememenin, lanetlenmenin zamanı..." (Statü Endişesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin