Kitap Künyesi

Yazar: Muharrem Ergin

Yayın Evi: Boğaziçi Yayınları

İSBN: 9789754510171

Sayfa Sayısı: 147

--reklam--

Orhun Abideleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Orhun Abideleri", Türk medeniyetinin, kültürünün, tarihinin tek kelimeyle Türk varlığının şaheser vesikası. Merhum Profesör Muharrem Ergin'in bu şahasere layık çalışması ile bu kitap elinize ulaşmış oluyor. Prof. Ergin'in kıymetli talebesi Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya kitabı elden geçirdi, öğrencilere en uygun şekilde yeniden dizdirdi, renkli sayfalar ve fotoğraflar ilave edildi.

(Arka Kapak)

--reklam--

Orhun Abideleri Alıntıları - Sözleri

  • "İnsan oğlu hep ölmek için türemiş."
  • "Öd teñgri yaşar. Kişi oglı kop ölgeli törümiş" Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş
  • zamanı tanrı yaşar insanoğlu hep ölmek için doğmuş'
  • Yufka olanın delinmesi kolay imiş, ince olanı kırmak kolay.
  • Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş.
  • Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün!
  • Yufka olanın delinmesi kolay imiş, ince olanı kırmak kolay.
  • Her er eşine, atına, pusatına sahip çıkacak.
  • Mateme gark oluyorum.
  • Görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş.
  • Türk milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Acıksan tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin.
  • Kim ki bir ırza musallat olursa, canından olacak.
  • Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş.
  • Türk tarihinin, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin.. İlk Türk tarihi.. Taşlar üzerine yazılmış tarih.. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması.. Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri.. Türk edebiyatının ilk şaheseri.. Türk yazı dilinin başlangıcı miladın ilk asırlarına çıkartan delil.. Dünyanın bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında 1250 sene evvelki Türk ikâzı…
  • Kağan odur ki adaleti üstün tutsun, töreyi yaşatsın. Töre yok olursa İl yok olur. İl olmazsa budun kul olur.

--reklam--

Orhun Abideleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Türk milliyetçiliğinin temel kitabı: Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin.. İlk Türk tarihi.. Taşlar üzerine yazılmış tarih.. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması.. Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri.. Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası... Türk dilinin mübarek kaynağı... Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulade işlek örneği.. Türk yazı dilinin başlangıcını miladın ilk asırlarına çıkaran delil.. Bugün Türkiye'den binlerce kilometre uzakta eski Türk yurdunda, bugün kü Moğolistan da Türklüğün şehadet parmakları olarak yükselen bu mübarek taşları kana kana okumak, her kelimesi üzerinde derin derin düşünmek, resimlerini huşu içinde seyrederek ruhu yıkamak, her Türk için milli bir ibadettir.. Bu kitap ta bu ibadete hizmet etmek için mutlaka okunmalıdır.. (Murat YALÇIN)

Türk ulusu için son derece önemli ve değerli mesajlar içeren bir tarihi eser. O "üç tane taş" diyerek küçümsemeye çalıştıkları abideler, Türk milletinin milli benliğini kaybetmemesi, asimile olmaması gerektiğine dair öğütler içeriyor. Orhun Yazıtları okunduğu zaman sanki 8. yüzyılda yazılmış bir metin değil de 19. ya da 20. yüzyılda yaşamış bir Türk milliyetçisinin kaleminden çıkmış bir metni okuyormuş hissine kapılmamak elde değil. Bu yazıtlar çağının oldukça ilerisinde bir anlayış ve zihinle yazılmış. O dönemki milli şuur yani ulusal bilinç bizde olmaya devam etseydi şimdi çok daha ileri ve güçlü bir konumda olmamız kaçınılmaz olurdu. Benim gibi Orhun Abidelerini merak edenlere tavsiye ederim. Abidelerde neler yazdığı ne olduğu açıkça anlatılmış. Her Türküm diyenin kitaplığında bulunmalı. Mekânı cennet olsun, Muharrem Hocanın çevirisi ile de kaliteli bir eser olarak baş yapıt diyebiliriz.. Spoiler Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumin Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene soku vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbikılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş. (Harun)

Orhun abideleri Türkler için eşine az rastlanır bir mücevher gibi... Kelime kelime inceleyip okumak gerekir... Bazıları bu ne hep aynı şeyleri söylüyor hiçbir şey anlamadım dediği zaman içim acıyor resmen.... Asırlar öncesinden bir ses sana bir şeyler söylüyor ve söylediği her şey doğru çıkıyor... Sen buna kayıtsız kalıyorsun... Sırt çeviriyorsun.... Birazcık daha tarih bilinci olmalı Türk gençliğinin... Demem o ki nerden geliyoruz nereye gideceğiz diyen her Türk genci alıp okumalı bu şaheseri... (Döndü BARUT)

--reklam--

Orhun Abideleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Muharrem Ergin - Orhun Abideleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Orhun Abideleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Muharrem Ergin Kimdir?

Prof. Dr. Muharrem Ergin (d. 1925 - ö. 6 Ocak 1995) Türk yazar ve türkolog.

Ahıska'da dünyaya geldi. Ailesi Türkiye'e göç ederek Bulanık'a yerleşti. Bulanık'ta başladığı tahsilini 1943 yılında Balıkesir Lisesi'nde yatılı okuyarak sürdürdü. 1947 yılında İstanbul ÜniversitesiEdebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Reşit Rahmeti Arat'ın asistanı olarak üniversiteye intisap etti. 1971'de profesör oldu. Bölüm başkanlığı yaptı. Orhun Yazıtları'nın günümüz Türkçesine birebir çevirisini yazdı. 1990'da emekli oldu.

Muharrem Ergin 6 Ocak 1995 Cuma günü öğleden sonra dört civarında evinde vefat etti. 9 Ocak 1995 Pazartesi günü saat 11.00'de İstanbul Üniversitesi Merkez Binası'nda akademik tören yapıldı ve Muharrem Ergin'in eller üzerinde Beyazıt Camii'ne taşınan cenazesi kılınan öğle namazından sonra Hasdal Mezarlığında toprağa verildi.

Kitapları

Azeri Türkçesi (1970, 1981)

Dede Korkut Hikâyeleri-Dede Korkut kitabı (1969, 1971, 1980, 1983, 1988, 1991, 1992, 1999)

Dede Korkut kitabı : (inceleme) (1958, 1963, 1966, 1981)

Dede Korkut kitabı : Metin-sözlük (1964?)

Ebülgazi Bahadır Han:Türklerin Soy Kütüğü (1974?)

Edebiyat ve Eğitim Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı (1988, 1989)

Kadı Burhaneddin Divanı (Hazırlayan) (1980)

Oğuz Kağan Destanı (Yayına hazırlayan) (1988)

Orhan Şaik'e cevap- : Biz şaşmadık (1964)

Orhun Abideleri (1973,1980,1983,1984,1998,1999,1988,1970, 1999)

Osmanlıca Dersleri (1958, 1962, 1980, 1981,1986,1987, 1989, 1982)

Sovyet emperyalizmi, Balkanlar ve Türkiye (1974?)

Türk Dil Bilgisi (1958, 1962, 1967, 1972, 1977, 1980, 1981, 1984, 1985, 2001, 2002)

Türk Dili (1986, 2002)

Türk Dili : Lise I (1976)

Ahmet ve dedesi (1999)

Türk Dili Kompozisyon : lise I,II,III,IV.dönemler (1994, 1995)

Türk Dili ve Edebiyatı : Edebiyat-kompozisyon-Türkdili, 1992

Türk Dili: lise 1 (1991)

Türk Dili, Lise II. Dönem (1992?)

Türkiye'nin Bu Günkü Meseleleri (1975)

Türkoloji Tezleri, 1922-1961 (1962)

Üniversiteler için Türk Dili (1987, 1988, 1992, 1994, 1995, 2001)

--reklam--

Muharrem Ergin Kitapları - Eserleri

  • Dede Korkut Kitabı
  • Orhun Abideleri
  • Türk Dil Bilgisi
  • Osmanlıca Dersleri
  • Dede Korkut Kitabı - 2
  • Üniversiteler İçin Türk Dili
  • Oğuz Kağan Destanı
  • Dede Korkut Kitabı 1-2
  • Sovyet Emperyalizmi Balkanlar ve Türkiye
  • Türkiye’nin Bugünkü Meseleleri

--reklam--

Muharrem Ergin Alıntıları - Sözleri

  • "Öd teñgri yaşar. Kişi oglı kop ölgeli törümiş" Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş (Orhun Abideleri)
  • İnsan aslında ve mutlak manada gerçekten yalnız yaratılmıştır. Yalnız doğar, yalnız yaşar ve yalnız ölür. Bedeni ve rûhi varlığının bütün hudutları tam manasiyle yalnız kendine açıktır. Neşesi, kederi, duygusu, düşüncesi, zevki, acısı hep kendisinindir. (Türkiye’nin Bugünkü Meseleleri)
  • Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş. (Orhun Abideleri)
  • Yufka olanın delinmesi kolay imiş, ince olanı kırmak kolay. (Orhun Abideleri)
  • Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün! (Orhun Abideleri)
  • Bir dilin geçmişinden bahsetmek, tarih içindeki gelişmesine bakmak demek, yazı dilinin tarihî gelişmesine bakmak demektir. (Türk Dil Bilgisi)
  • Beri gel başımın bahtı evimin tahtı, Evden çıkıp yürüyünce servi boylum, Topuğunda şarmaşınca kara saçlım, Kurulu yaya benzer çatma kaşlım, Çift badem sığmayan dar ağızlım, Kavunum yemişim düvleğim Görüyor musun neler oldu. (Dede Korkut Kitabı)
  • Dilde gümrük yoktur. (Üniversiteler İçin Türk Dili)
  • Lehçe bir dilin bilinen ve takip edilebilen tarihinden önce, karanlık bir devrinde kendisinden ayrılmış olup çok büyük ayrılıklar gösteren kollarına denir. Şive bir dilin, bilinen tarihî seyri içinde ayrılmış olup bazı ses ve şekil ayrılıkları gösteren kolları, bir kavmin ayrı kabilelerinin birbirinden farklı konuşmalarıdır. Ağız ise bir şive içinde mevcut olan ve söyleyiş farklarına dayanan küçük kollara, bir memleketin çeşitli bölge ve şehirlerinin kelimeleri söyleyiş bakımından birbirinden ayrı olan konuşmalarına verdiğimiz addır. (Türk Dil Bilgisi)
  • "İnsan oğlu hep ölmek için türemiş." (Orhun Abideleri)
  • Yufka olanın delinmesi kolay imiş, ince olanı kırmak kolay. (Orhun Abideleri)
  • Allah Allah demeyince işler düzelmez, Kadir Tanrı vermeyince er zenginleşmez (Dede Korkut Kitabı)
  • Kim ki bir ırza musallat olursa, canından olacak. (Orhun Abideleri)
  • Kağan odur ki adaleti üstün tutsun, töreyi yaşatsın. Töre yok olursa İl yok olur. İl olmazsa budun kul olur. (Orhun Abideleri)
  • Çok cahiller seni gökte arar yerde ister Sen bizzat müminlerin gönlündesin (Dede Korkut Kitabı)
  • […] Türklerin, İslam kültürü çerçevesine girmeleri dolayısiyle Türkçeye sokulan Arapça ve Farsça unsurlar, Türkçeyi Eski Türkçeden sonra, yeni yazı dilleri devresinde istilaya başlamış, bu istila bilhassa Batı Türkçesinde korkunç bir gelişme göstererek birkaç asır içinde Türkçeyi adeta tanınmaz bir hâle getirmiştir. (Türk Dil Bilgisi)
  • ... Deve kadar büyümüşsün yavrusu kadar aklın yok Tepe kadar büyümüşsün darı kadar beynin yok (Dede Korkut Kitabı)
  • “Cemiyetlerin en büyük dayanağı dildir. Bir cemiyeti ayakta tutan, bir cemiyetin varlığını sağlayan, devam ettiren, bir cemiyette sarsılmaz bir birlik yaratan müessese olarak dilin oynadığı rol çok büyüktür.” (Türk Dil Bilgisi)
  • Bu öyle alelade bir taarruz değil, herkesin muvaffak olmak veya ölmek azmi ile harekete teşne olduğu taarruzdur.Hatta ben, kumandanlara şifahen verdiğim emirlerde şunu ilave etmişimdir: Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek olan zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar kaim olabilir. (Üniversiteler İçin Türk Dili)
  • Kalınlık-incelik uyumu Türkçenin eskiden beri en büyük ve en yaygın ses kanunudur. (Üniversiteler İçin Türk Dili)