Kitap Künyesi
Yazar: Sadettin Ökten
Yayın Evi: Hayykitap
İSBN: 9786055181475
Sayfa Sayısı: 204
--reklam--
Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sadettin Ökten, Müslümanlığın umdeleriyle mühendisliği bir arada yaşamak ve öğretmek gibi bir imtihanın içine doğmuş. Din ise onun için bir kimlik meselesi değil, hayatın bizzat kendisi. Parayla imanın aynı yerde buluşabileceğini ama Türkiyeli dindarların bunu yapamadığını düşünüyor, İslam dünyasının ruhi fukaralığından söz ediyor.
Osmanlı onun gözünde kadim medeniyetimizin son yorumu, fakat Osmanlı'ya bakamıyoruz!
Sadettin Ökten'in babası, kızının başını örtüp örtmemesine karışmayan, Demokrat Partili, İmam Hatip Liselerinin kurucusu, Cerrahi Tekkesi mensubu. Kendisi, Rönesansın da, sanayi devriminin de, aydınlanmanın da "Ol!" emriyle gerçekleştiğine inanan Osmanlı bakiyesi bir inşaat mühendisi. Osmanlı'nın kadim medeniyetimizin son halkası olduğunu ve Osmanlı'yı anlamadan bir şey üretmenin mümkün olmadığını söylüyor.
Sadettin Ökten, modern zamanların içini boşalttığı pek çok kavramı çocukluğundan itibaren hayatın içinde bulmuş olan 'zamansız' bir Müslüman aydını. Türkiye'de Müslümanlar para kazanmaya başladığında dinin de 'hal' olmaktan çıktığını, yapılan bir uygulamaya dönüştüğünü belirtiyor.
Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna, 1800'lü yıllardan 2000'lere uzanan, siyasi ve sosyal pek çok dönemi, pek çok İstanbul'u, farklı ahlak, sosyal yaşantı, eğitim anlayışlarını aktaran, dinin hayattaki farklı karşılıklarına değinen bir kitap. Muhafazakârlık, varlık, zaman, imtihan, dua, mit, faşizm, tasavvuf, haz gibi kavramların içini güçlü bir kalple ve aydın bir zihinle dolduran güçlü bir nehir söyleşisi.
İşte zamanı kutsayan, 'vaktin babası' olma iddiasındaki bir mutasavvıfın gözünden modernizm ve kapitalizm analizi... Aydınlanma'dan İslam toplumlarına, Osmanlı'dan Cumhuriyet dönemine ve günümüz Türkiyeli Müslüman'ına uzanan eleştirel bir bakış.
--reklam--
Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna Alıntıları - Sözleri
- Zaman elimde bir aparattır, imkândır, nimettir. Vaktin babası olmak iddiasındayım, çocuğu değil. O vakti inancıma, muhabbetime göre değerlendirmek ve şekillendirmek... Önce kendi rolümü doğru oynamak..
- Zaman elimde bir aparattır, imkandır, nimettir. Vaktin babası olmak iddiasındayım, çocuğu değil. O vakti inancıma, muhabbetime göre değerlendirmek ve şekillendirmek... Önce kendi rolümü doğru oynamak, tabii yapabildiğim kadarıyla.
- İnsanların size bakmaması özgürlük demektir.
- Annem babam sıkıntı çektiler ama sıkıntı çekmeyi biliyorlardı.
- Bilim size niçin sorusunun cevabını vermez.O cevabı felsefeyle araştırırsınız yahut tasavvufla, dinle ulaşırsınız ona.Bilim ise size nasıl sorusunun cevabını verir.Dolayısıyla hayatınızda bilime biçeceğiniz paye, ona vereceğiniz rol, sizin hayata nasıl baktığınızla, yani bakış açınızla çok ilgilidir.
- Tasavvuf ilahiyatın değil, edebiyatın alanında şu anda.
- Gitmek zorundasınız ,çünkü yaşamak için gitmek lazım.Durarak yaşayamazsınız .
- Annem bulutları çok severdi, onunla bulutlara bakardık. Bulutları yorumlardık.
- Modern insan dediğiniz, Amerikan kapitalizminin ortaya koyduğu insan tipidir.Bu insan tipi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra beliren Amerika hayranlığı etkisi,nüfuzu gücü sayesinde ortaya çıkmıştır.
- Kimse söylemediği şeyi yapmasın, yapmadığını da söylemesin yeter. Bu kadar basit aslında...
- Necip Fazıl'ın dediği gibi düşmanına... "Sen benim hızımsın."
- Cumhuriyet'in aydınlanma projesine inandıklarını görüyorum.Bizim aile ona inanmıştı.Şimdiki birikimle artık böyle bir aydınlanma olmayacağı kanaatindeyim.Osmanlı birikimini ve medeniyetini tanıdıkça, Cumhuriyet'in böyle bir aydınlanma üretemeyeceği yönündeki kanaatim daha da güçlendi.
- Modernite de nitelik itibariyle bir din olarak görülebilir. Tapınakları, inancı, amentüsü ve ritüelleri var.
- Tevfik Fikret Batıya hiç gitmemişti ama Batıyı biliyordu. Ziya Paşa gitmişti ama hiçbir şey görmemişti.
- Bizim insanımız gazete havadisiyle, televizyon aracılığıyla duyar. Bir de mektepte onu etkileyen bir hocası olmuştur.Lisede sevdiği öğretmenden ne duyduysa onunla kalır. Deney yapmaz, konuşmaz, dinlemez.Sorun bakın, üniversitedeki üniversite hocasını, lise mezunu lise hocasını anlatır.Kendisi sorgulamamıştır hiçbir şeyi.Ben her türden insanla konuşurum Adamın yaşı 70, bana hâlâ askerdeki üsteğmenini anlatıyor.Sabırla dinlerim, ama dürterim de iyice anlatsın diye.Aradan 50 sene geçmiş, adamın hayatında iz bırakan başka bir tecrübesi olmamış.Bu çok tuhaf değil mi?
--reklam--
Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap, Ayşe Çavdar ile Saadettin Ökten arasındaki söyleşiden oluşuyor. Bir biyografi gibi başlayıp daha sonra günümüz ve geçmiş arasında bir medeniyet arayışı şeklinde sohbete dönüşüyor. Saadettin hocanın çağımıza yönelik güzel öz eleştirileri ve samimi tespitleri çokça mevcut. Tarih ve sosyolojiye ilginiz varsa tavsiye ederim. Herkese faydalı okumalar. (Yeni Dünya)
05.07.2009 Ankara. Yahya Kemalin Rüzgariyle Düşünceler ve Duyuşlar. Ankara Birleşik Kitabevinden almıştım. Sadettin Ökten ile tanışma kitabım. Birkaç hafta sonra askere gideceğim. Kitabın kapağı ile ilk sayfası arasında sarı bir post-it var. Yabancı bir el yazısı. Askeri birliğe teslim olurken çantamda bu kitap var. Benden alırlarken üzerine ismimi yazmışlar kitabın. Bitirmeye kıyamadığım bir kitaptı. Hocanın yayınlanmış başka kitabı yoktu sanırım o vakitler. Ben de radyodan dinler, deftere not alırdım söylediklerini askerdeyken. *** Sadettin Bey düşüncelerine çok kıymet verdiğim bir zat. Yahya Kemal'i anlama noktasında kendisine çok şey borçluyum. Sadece Yahya Kemal'i değil onun anlattığı değerleri anlama noktasında da. Yukarıda bahsettiğim eser dışında yine Yahya Kemâlin İzinde İstanbul, yaşadığım şehri anlama ve anlamlandırma konusunda çok katkı vermiştir bana. Bu kitapta ise medeniyetimizi değil ama hocamızı daha yakından tanıma fırsatı buldum. Düşünce yapısının nasıl teşekkül ettiğini, dünya görüşünü nasıl inşa ettiğini anlatış uzun söyleşi sırasında. İstifade edilecek çok yer vardı. Notlarımı 1000k'da paylaştım. Daha fazla not almak isterdim ama not alma noktasında tembel olduğum bir zamana denk geldi *** Son olarak kitabın arkasında fiyat 15 tl yazıyor. İnternetten baktığımda fiyat 40 tl görünüyor. Ama anlamlandıramadığım bir şekilde neredeyse bütün sitelerde yüzde 40 indirim var. Anlayan beri gelsin. (Vakti Garîbe Âlemi Muhal)
“Örselenmiş Osmanlı’dan Medeniyet Umuduna” ismini taşıyan kitap, Saadettin hoca ile yapılmış harika bir söyleşinin ürünü. Sadettin Ökten'in kitapları ve söyleşilerinin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Koca bir medeniyetin nasıl örselendiğini ve yeniden nasıl kurulması gerektiğini, Saadettin hoca bu eserde bir güzel anlatmış. Kitabın doğal bir akışı var. Bazen bu tabii akışta konu, yeterince açıklanmadan başka yere kayıyor. Genel olarak muhafazakârlık,dindarlık,mühendislik, medeniyet tasavvuru, İslam ve Batı medeniyeti karşılaştırması, bu medeniyetlerin nasıl şehirler oluşturdukları, modernite, kapitalizm, Osmanlı-Cumhuriyet Müslümanlığı, İstanbul görgüsü ve şehirlilik, Türkiye’de siyasetin serüveni, Müslümanların şehirle alakaları gibi konularla, geniş bir perspektiften alışık olmadığımız yorumlarla bizi şaşırtan bir eser. (Kubilay Acar)
--reklam--
Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sadettin Ökten - Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sadettin Ökten Kimdir?
Sadettin Ökten 1 Eylül 1942’de Beyazıt’ta dünyaya gelmiştir. 1949 senesinde Koska’daki Koca Ragıp Paşa İlkokulu’na okumayı bildiği için ikinci sınıftan başlayan Ökten’in ikinci okulu ise, başlangıçta Arapça, daha sonrasında Kabataş, Darüşşafaka ve Vefa Liselerinin unutulmaz edebiyat hocası ve İmam Hatip okullarının kurucusu Mahmud Celaleddin Ökten’in yani babasının dost sohbetleridir. 1953 senesinde Vefa Lisesi’ne kaydolan Ökten, lise tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ni kazanır. Yüksek inşaat mühendisi olmasına rağmen şehir ve medeniyet, özellikle de İslâm medeniyeti konularındaki entelektüel birikimiyle tanınan Prof. Dr. Sadettin Ökten Mimar Sinan Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesidir.
--reklam--
Sadettin Ökten Kitapları - Eserleri
- Fincanımda Cola Var
- İçimde Avm Var!
- Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna
- Gelenek Sanat ve Medeniyet
- Aslında Bir Sanat Var
- Hayatımdan Portreler
- Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul
- Yahya Kemal'in Rüzgarıyla Düşünceler ve Duyuşlar
- Yahya Kemal'in İstanbul'u ve Devamı
--reklam--
Sadettin Ökten Alıntıları - Sözleri
- Tevfik Fikret Batıya hiç gitmemişti ama Batıyı biliyordu. Ziya Paşa gitmişti ama hiçbir şey görmemişti. (Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna)
- Ruhumuz, aklî dünyanın dar ve sıkışmış sınırları içerisine hapsedilemez; kendine sığınacak bir liman arar. İşte sanat, fark etsek de etmesek de o limanlardan biridir. (Aslında Bir Sanat Var)
- Gayb aleminden bi-behre olan kimseler, aşk şiirinden bir şey anlamazlar ancak bu şiirin kendilerinin erişemediği bir iklimin ürperiş ve esintilerini getirdiğinin de farkındadırlar. (Gelenek Sanat ve Medeniyet)
- “Şehirde yaşayan, para kazanan insana şehirli demiyoruz.” (İçimde Avm Var!)
- Ben hâlâ bulutlara bakarım. Ve bulutlara bakarak biçimlerinden bir küçük dünya kurarım içimde. Özellikle sonbaharda ve güneş gurûb ederken. Sonbaharı çok severim... (Hayatımdan Portreler)
- Gözün ve ruhun istirahati belki bedenin istirahatinden daha önemliydi.. (Yahya Kemal'in İstanbul'u ve Devamı)
- Geçende yine söyleşi tarzında bir kitabım neşredildi. Orada "dini nasıl öğrendiniz?" diye bana sordular. Ben dedim ki "biz dini yaşayarak öğrendik." Bize dinî bilgi telkin edilmedi. Çünkü etrafımızdaki bütün insanlarda hayatın akışı dinî esaslar üzerineydi. Çok abartı da değildi, çok gevşek de değildi. Böyle akıyordu hayat; yumuşak, tabiî, mûnis. (Hayatımdan Portreler)
- Albert Sorel, Sırp gençlerine, kendilerine bugün lazım olan kimliğin mazinin derinliklerinde saklı olduğunu, milli sanatlarında, tarihlerinde ve inançlarında mündemiç bulunduğunu söyler. Bugüne ait olan ve yaşanan zamana bir şeyler söyleyebilen bir kimlik inşa edebilmek için mazinin derinliklerine uzun, meşakkatli ve sabırlı bir yolculuk yapılması gerektiğini ve buralardan süzülerek elde edilen değerlerin halihazırda bir kimlik inşa edebilmek için sağlam ve ciddi bir temel teşkil edeceğini uzun uzun tafsil eder. (Gelenek Sanat ve Medeniyet)
- (...) Her yerde bozulmak vardır. Onun hiç üzerinde durmayın! Bu âlem kevn ü fesad âlemi.. Yapılır, bozulur, böyle gider. Biz yaşarken hangi safhaya rast geldik bunu bilemeyiz, bilsek de değiştiremeyiz. Ömür kısa, güzelliklerden istifade etmeye bakalım düşüncesindeyim. (Hayatımdan Portreler)
- En büyük fakih , insanın kalbidir (Fincanımda Cola Var)
- İstanbul’daki uğultu, çağdaş olduğunu zanneden ama çağın teknik ve toplumsal yaşama için vazettiği uyulması mecburi kurallarına uymakta zorlanan bir kitlenin ortaya koyduğu bir gerçekliktir... Hassas bir kulak ve derunî dünyayı araştıran bir gönül için bu uğultunun bir işkenceden farkı olamaz.Lakin modern hayat,konfor ve teknoloji namına sunduğu nimetlerin bedelini ruhumuza ve gönlümüze ödetiyor. (Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul)
- Bir medeniyet tasavvurunun sahibi iseniz hayatın bütün alanlarında söz söyleyeceksiniz.Ve söylediğiniz her sözün davranışa yansıması gerek. (Fincanımda Cola Var)
- Doldur ey sâki bu cem bezminde bir gün mey biter Boş kalır fani kadehler tel susar hey hey biter Dem geçer devran döner hicran biter her şey biter Boş kalır fânî kadehler tel susar hey hey biter (Aslında Bir Sanat Var)
- Ve biz belki o basit şeylerle, kağıt, bez, pamuk gibi şeylerle kendimize ayrı bir dünya inşa ederdik. Şimdi bunun tam tersi yapılıyor. Biz dünyayı kurgulardık. Şimdi ise bütün çocuklar kurgulanmış bir dünyada esir ediliyor. Neredeyse tümüyle bitmiş bir hikaye seyrediyorlar. (Hayatımdan Portreler)
- Bilim size niçin sorusunun cevabını vermez.O cevabı felsefeyle araştırırsınız yahut tasavvufla, dinle ulaşırsınız ona.Bilim ise size nasıl sorusunun cevabını verir.Dolayısıyla hayatınızda bilime biçeceğiniz paye, ona vereceğiniz rol, sizin hayata nasıl baktığınızla, yani bakış açınızla çok ilgilidir. (Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna)
- "Bazıları bireyin duygusal birikiminin fiziksel bir ifadeye kavuşmaksızın bir ötekinin iç âlemine yansıyabileceğini söylüyor. Dilimizde ise bu olguyu ifade eden "Kalpten kalbe yol vardır. " özdeyişi vardır." (Aslında Bir Sanat Var)
- Ey garib bülbül diyarın kandedir Bir haber ver gülizârın kandedir Sen bu ilde kimseye yâr olmadın Bir haber ver gülizârın kandedir Gökte uçarken seni indirdiler Çâr ânâsır bendlerine urdular Nûr iken adın Niyâzî koydular Şol ezelki itibârın kandedir Niyâzî-i Mısrî (Aslında Bir Sanat Var)
- Rahat yaşıyorum ve güvendeyim (İçimde Avm Var!)
- İnsanın her hareketi bir seçime ve bir tercihe tâbidir.Yani her hareket aklî bir bilinç eseride olabilir, duygusal bir tercih eseri de ... (İçimde Avm Var!)
- "Çünkü insanın bir kutsala ihtiyacı var." (İçimde Avm Var!)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin