Kitap Künyesi
Yazar: Ursula K. Le Guin
Çevirmen: Çiğdem Erkal İpek
Orijinal Adı: Orsinian Tales
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053758754
Sayfa Sayısı: 224
--reklam--
Orsinya Öyküleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Amerikan Ulusal Kitap Ödülü Finalisti
Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, yalnızca türün değil tüm yirminci yüzyılın en önemli edebiyatçılarından.
Orsinya… ortaçağ kalelerinin, surlarla çevrili şehirlerin ve kadim tanrıların mesken tuttuğu dağlara uzanan tren raylarının diyarı. Hayatın sert, düşlerin kırılgan ve bilinmedik güçlerin parçalamaya çalıştığı halkın akıl bütünlüğünü yitirmeme uğraşı verdikleri bir ülke burası.
Le Guin’in kendi için yarattığı bir Doğu Avrupa ülkesi olan Orsinya’da geçen ve yaklaşık sekiz yüz yıllık bir tarihten kesitler sunan Orsinya Öyküleri, yazarın kelime işçiliğinin ve karakter yaratımının başarısını gözler önüne sermekle kalmayıp modern edebiyattaki en sıradışı başkaldırı, devrim, şiddet ve aşk öykülerini de bir araya getiriyor.
--reklam--
Orsinya Öyküleri Alıntıları - Sözleri
- “Sen benim uzak ihtimalimsin” dedi kız
- Ilk kez olarak saygının da en az arzu kadar güçlü bir motivasyon olabileceğini hissetti.
- Dünyaya, dünyanın devletlerine, ordularına, fabrikalarına, liderlerine müzik, "sizin konuyla bir ilginiz yok," diyor, sonra da bir tanrı kadar mağrurca ve nazikçe ıstırap çeken adam sadece "dinle" diyor. Çünkü buradaki mesele kurtulmak değil. Müziğin herhangi bir şeyi kurtardığı yok. Merhametli, ilgisiz bir şekilde sığınakları, insanların kendileri için inşa etmiş oldukları evleri kabul etmiyor, gökyüzünü görsünler diye yıkıyor.
- "Neye benziyor?" "Her şey gri ve siyah."
- Benim dönüp geldiğim ev sensin. Kapıları kapalı da olsa açık da olsa...
- “Affedilmesi mümkün olmayan insanlar olabilir fakat suçlar… onlar duruma bağlıdır…”
- “Şimdi ise her zaman sahip olduğu ve hiç ihtiyaç duymadığı şeye ihtiyaç duyuyordu: Kendi dinginliğine, kendi gücüne.”
- Güneş parlıyor, hepimizi ışığına boğuyor, herhangi bir yargıda bulunmuyor, bize karşı bir öfkesi yok.
- Başladığın nokta bir hiçlik, o yüzden ne tarafa gittiğin hiç önemli değil.
- Başladığın nokta bir hiçlik, o yüzden ne tarafa gittiğin hiç önemli değil. Ama önemli olmalı.
- Tuhaf adamların, tuhaf yaşamları olur.
- Çünkü gelecek, her ne tarafından bakacak olursanız olun, gelecek kesin olan tek bir şeyi barındırır, o da ölümdür.
- Sanki artık kimse güzel bir şeylerin olabileceğini umut etmiyor. Sonra insan yaşlanıyor, aklına ölüm düşüyor, böyle bir zamanda ölüm çok aşağılık ve amaçsız görünüyor. Hem yaşam hem ölüm, ikisi de. Gece vakti tek başına rüzgârda durmak gibi, insanın içinden geçip gidiyor.
- ... "nefret ettiğim bir adam türü varsa o da her işe burnunu sokandır."
- Hayat bir armağan, o kadar güzel bir armağan ki!
--reklam--
Orsinya Öyküleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ursula K. Le Guin, "bizler kim olduğumuzu anlamak, öğrenmek için kitap okuruz" diyor. Orsinya Öyküleri, genelde bir bilim kurgu yazarı olarak tanınan Le Guin'in sadece benim gitmiş bulunduğum bir Avrupa ülkesi diye bahsettiği Orsinya ülkesinde geçen, politik ögeleri bulunan, ancak gerçek edebiyatın gerçek gücünü aldığı karakter yaratabilme yeteneğini son derece güzel bir şekilde sergileyebildiği, çok ama çok güzel bir kitap. "İçdeniz Balıkçısı" kitabını 100 sayfa okumama rağmen moral bozukluğu ile, bir şey anlayamamanın verdiği kötü hisle yarıda bıraktım ve yazara haksızlık ettiğimi hissettim; çünkü yazarın yaratabildiği evrenlerde, dünyalarda karakterlerin konuştuğu meseleler, bilim meseleleri vb. benim bilgimin bulunmadığı ve bu sebeple sadece sayfaları okumakla yetindiğim ve anlamadığım şeyi sevemediğim için pes etme noktasına geldim. Ancak Orsinya Öyküleri beni bildiğim bir yere çağırıyor: her şeyi ezerek umursamadan, ama zulümden ya da kötülükten değil, tek bildiği şey bu olduğu için akıp giden zaman...sevebilen, yaşamakta direnen, anlamakta ısrar eden, yaşayabilen ve ölen karakterler ve her yanı ama her yeri kucaklamış doğa, hayat, yaşama isteği...Burada durabiliyor, bunları okuyabiliyor ve bunlarla duygudaşlık yapabiliyorum. Çehov'un Gusev'i, ya da Le Guin'in Guennar'ının yanına şimdi bir de "An Die Musik"teki Ladisla Gaye'i de ekleyebilirim... Le Guin'i okumalıyız. "Mümkün", diyebilmek için. Kim olduğumuzu anlamak için sığındığımız kitaplar arasında bize ejderhalardan, yer altında, mağaralarda gördüğü yıldızlara ulaşmayan çalışan insanlardan, dünyanın en büyük büyücüsü olup da her şeyi kendisi olmak ve başkası olmamak için bir kenara itebilen o atmacadan ve daha nice renkli, inanılmaz derecede şaşırtıcı evrenlerden, dünyalardan, diyarlardan ve hep seçen, seçme gayretini gösteren, varoluşunu seçimlerindeki ısrarlarıyla ortaya koyan insanlardan bahseden Le Guin'i okumalıyız. Orsinya Öyküleri'ni kesinlikle edebiyat seven her okura öneriyorum. (CemCBG)
Orsinya neresidir? Ursula’nın sadece ben gittim dediği bir Avrupa ülkesi, kurgulanmış bir hayal ülkesi. Aşk, başkaldırı ve siyasetin ustaca işlendiği, dönemin tarihininden esinlenilerek yazılmış, müthiş alegorik öykülerin derlemesi. Fantazi okumayı sevmem ama bilim kurgu ile birleşince tadından geçilmiyor. Ah Ursula seni ben ne geç tanımışım. Bu benim ilk Ursula K. Le Guin kitabım. Acaba yanlış kitabıyla mı başladım diye düşünürken aslında öykülerin aslında kariyerinin başında yazdığını ancak 1976’da yayımlandığını öğrenince biraz rahatladım. “Gerçek Edebiyat” seven herkesin okumasını, Ursula K. Le Guin ile tanışmasını isterim. (Özge A.)
Harika karakterleme, harika üslup... Yine de öyküler bir Ursula K. Le Guin romanı sarsıcılığında değil. Ya biz çok sıkıldık gerçeklikten ya da Ursula zaten hiç sevememiş gerçekliği. (meli)
--reklam--
Orsinya Öyküleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ursula K. Le Guin - Orsinya Öyküleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Orsinya Öyküleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ursula K. Le Guin Kimdir?
Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.
Yaşamı
Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü.
Edebiyat hayatı
Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır.
LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir.
Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır.
Ana temaları
Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur.
Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır.
Daha fazla bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._Le_Guin
--reklam--
Ursula K. Le Guin Kitapları - Eserleri
- Mülksüzler
- Yerdeniz Büyücüsü
- Atuan Mezarları
- Sürgün Gezegeni
- Karanlığın Sol Eli
- En Uzak Sahil
- Tehanu
- Yerdeniz Öyküleri
- Öteki Rüzgar
- Her Yerden Çok Uzakta
- Rüyanın Öte Yakası
- Yaban Kızlar
- Dünyaya Orman Denir
- Yerdeniz
- Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
- Marifetler
- Anlatış
- Rocannon'un Dünyası
- Lavinia
- Lao Tzu: Tao Te Ching
- Sesler
- Başlama Yeri
- Güçler
- Devrimden Önceki Gün
- Bağışlanmanın Dört Yolu
- Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
- Rüzgargülü
- Balıkçıl Gözü
- İçdeniz Balıkçısı
- Orsinya Öyküleri
- Yanılsamalar Kenti
- Dünyanın Kıyısında Dans
- Yazma Üzerine Sohbetler
- Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak
- Uçuştan Uçuşa
- Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru
- Zihinde Bir Dalga
- Rüzgarın On İki Köşesi
- Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler
- Malafrena
- Hep Yuvaya Dönmek
- Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler
- Şimdilik Her Şey Yolunda
- Günün Geç Vakitleri
- Kanatlı Kediler Masalı 2 - Yuvaya Dönüş
- Boşa Geçirecek Vakit Yok
- Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek Başına
- Balık Çorbası
- Kanatlı Kediler Masalı 3 - Yeni Arkadaş
- Uçsuz Bucaksız
- The Ones Who Walk Away from Omelas
- Sözcüklerdir Bütün Derdim
- Başka Bir Yer
- Denizyolu
- Atmacanın Türküsü
- The Daughter of Odren
- Schrodinger’s Cat
- The Stars Below
- Direction of the Road
- Things A Story
- A Trip to the Head
- The Field of Vision
- Semley's Necklace
- Vaster than Empires and More Slow
- Why are Americans Afraid of Dragons?
- Yerdeniz Büyücüsü
- The Other Wind
- Tales from Earthsea: The Fifth Book of Earthsea
- Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu
- Tehanu
- The Farthest Shore
--reklam--
Ursula K. Le Guin Alıntıları - Sözleri
- "Sana ayrıldığım zamanki gibi geri geldim: Bir aptal olarak." (Yerdeniz Büyücüsü)
- “Çakmaktaşı ile çelik yıllarca yan yana durur da en ufak bir kıpırtı olmaz ama birbirine sürtersen kıvılcımlar saçarlar. İsyan anlık bir şeydir, birden ortaya çıkar, bir kıvılcım, bir ateş gibidir.” (Marifetler)
- Bu gece mavi bir ay doğacak güneş, rüzgarın ardında battığında. Hep yaptım. Hep yaptım doğru şeyi. Şimdi izin verin başlasın varoluşum şarkısına. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
- içine şeytanı saldılar mı, asla kurtulamazsın. Hamile olmak yerine onu taşırsın. (Denizyolu)
- Bazı insanlar sanatın kontrolle ilişkili olduğunu düşünür. Ben daha çok kendini kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir şey: İçimde anlatılmak isteyen bir hikaye var. O benim amacım. Ben onun aracıyım. Eğer kendimi, egomu, istek ve fikirlerimi, zihinsel çöpümü bir kenarda tutabilir, hikayenin odağını bulabilir ve hikayeyi takip edebilirsem, hikaye kendi kendini anlatacaktır. (Yazma Üzerine Sohbetler)
- Domuzların üstünde dolaşan Şaşkın sinekler gibidir düşünceler. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
--reklam--
- Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu. (Balıkçıl Gözü)
- “Bir kadına âşık bir adam mı? Ben sadece kadınların âşık olabildiklerini zannederdim.” “Bazen kadınlar bir erkeğe âşık olabiliyor ki bu da çok kötü” (Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler)
- Belki de sevme isteği dışında tutunabileceği bir şey yoktu. Eğer o duyguyu da yitirirse kaybolurdu. (Başlama Yeri)
- Sağır bir şiddet karşısında hangi söz bir anlam ifade eder ki? (Tehanu)
- ...herkese karşı adil olma havamda değilim. Kendime karşı adil olma havamdayım. (Zihinde Bir Dalga)
- To refuse death is to refuse life. (The Farthest Shore)
- "Erkeklerden daha ufak tefek oldukları ve dar yerlerde daha rahat hareket edebildikleri ya da toprağa daha ait oldukları için, ya da daha büyük bir ihtimalle âdet olduğu için Yerdeniz'de madenlerde her zaman kadınları çalıştırırlardı." (Yerdeniz Öyküleri)
--reklam--
- Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor.. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. (Sesler)
- “Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” (Sesler)
- "Sanki bütün hayatımız boyunca kapıları kilitleyip duruyor gibiyiz. Yaşadığımız yer evin içi." (Tehanu)
- BİR TOPLULUĞUN odak noktasıdır kütüphane, o topluluk için kutsal bir yerdir... (Zihinde Bir Dalga)
- İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya... (Devrimden Önceki Gün)
- Bu sevişmelerin üzerinde tefler çalınsın, tutkunun görkemi gonglarla ilan edilsin. (The Ones Who Walk Away from Omelas)
- Zihnimde, öykü ile roman arasındaki bağlantı oldukça ilginç. "Semley'in Kolyesi" kendi başına tam bir öykü ise de, aslında bir romanın tohumu. Öyküyü tamamladığımda Semley ile de işim bitmişti. Ama öyküde küçük bir role sahip, sadece yolu oradan geçen bir karakter vardı: Öykü bittiğinde yeniden gölgelere karışmaya itiraz eden biri. "Benim öykümü de yaz," diye başımın etini yiyip duran biri: "Ben Rocannon. Dünyamı keşfe çıkmak istiyorum ... " Ben de dediğini yaptım. İnanın, bu insanlarla tartışmaya giremiyorsunuz. (Rüzgarın On İki Köşesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin