Kitap Künyesi

Yazar: Hakan Bıçakcı

Yayın Evi: İletişim Yayıncılık

İSBN: 978975052126

Sayfa Sayısı: 40

--reklam--

Otel Paranoya Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Klozete peruk atmak yasaktır.”

Tuhaf bir otel, zevksiz ve tenha, küflü odalar, kemiklere iyi gelen asansör havası, dumanı tüten çorbalar, ağrı kesiciler, yılan balıkları ve diğer müşteriler…

Hakan Bıçakcı’dan soğuk bir muamma hikâyesi. Otel Paranoya, belleksiz bir rasyonalitenin, kaybolmanın rüyası…

Berat Pekmezci, akıl tutulmasını, sıkıntının sınırlarını, delirmenin rehavetini ustalıkla resmediyor.

--reklam--

Otel Paranoya Alıntıları - Sözleri

  • Karşındakini ciddiye almazsan onunla iyi geçinebilirsin.
  • Uyuyanları gezelim mi?
  • Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Hem fazla ayrıntı bir süre sonra insanın ayağına takılıyor.
  • Karşındakini ciddiye almazsan, onunla iyi geçinebilirsin.
  • Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Hem fazla ayrıntı bir süre sonra insanın ayağına dolaniyor.
  • Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Hem fazla ayrıntı bir süre sonra insanın ayağına takılıyor.
  • Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Hem fazla ayrıntı bir süre sonra insanın ayağına takılıyor.

--reklam--

Otel Paranoya İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bir Muamma Dünya OTEL PARANOYA Çocuk olmanın resimli kitaplarla özdeşleştirildiği bir yüzyılda büyüdük. Sayfaları onlarca resimle bezenmiş çizgi romanlarla çıktık en gizemli yolculuklarımıza. Yorulduğumuzda en güvenli yerlerine, yastık altlarına sakladık onları. Kimileri ise kitaplarını uyutmak için kalbine en yakın yeri seçti. Sonra büyüdük. Büyüklerimizin gözünde çocukluğun yitirilişinin bir önemi olmadan kutladık büyüyüşümüzü. Nasıl olsa çocuktuk ve her çocuk bir gün mutlaka büyürdü. Biz de büyüdük. Resimli kitaplarımız tozlu raflarda kendine yer bulurken siyah beyaz hikayelerimiz çoğaldı. Her birimiz ayrı bir hikayenin kahramanı olduk, her birimiz ayrı dünyaların misafiri... Ve şimdi bu sayfada sizi çocukluğunuzda olduğu gibi olağandışı bir yolculuğa çıkmaya davet ediyorum. Nereye mi gidiyoruz? Otel Paranoya’ya… Otel Paranoya, öykü ve romanlarıyla tanınan yazar Hakan Bıçakçı’nın kaleminden sıradışı bir hikayenin, çocukluğumuzdan beri çok özlediğimiz o renkli çizimlerle harmanlanmış hali. Berat Pekmezci’nin çizimleriyle hikaye kahramanının çözümlenemeyen dünyasını canlandırmayı kolaylaştıran kitap, çok uzun zamandan sonra okuduğum ilk grafik kitap olma özelliğiyle unutulmazlarım arasında bir yer bulmuş durumda. Otel Paranoya üzerine konuşmaya başlamadan önce gelin biraz çizgi roman ve grafik roman ayrımını netleştirelim. Çizgi romanları, mizahi kitapları ve son dönemde de yazdığı grafik roman senaryolarıyla tanıdığımız Otel Paranoya’nın editörü Levent Cantek, bir röportajında çizgi romanların her şeyi başaran, daima kazanan kahramanların hakimiyetinde olmasına karşın grafik romanların kahramanların ölebildiği, değişim geçirdiği insani hikayelerden oluştuğunu belirtiyor. Çizgi romanlar, çoğunluk değerlerine hitap ederken grafik romanlarda işlenen konular daha günlük hayattan her an karşılaşabileceğiz tarzda ya da daha sıradışı, hatta hayali konular bile olabiliyor. Grafik romanda hikayeye daha geniş yer veriliyor olması da çizgi roman ayrımını netleştiren çizgilerden bir tanesi. Otel Paranoya da gerçek ve gerçek dışının ustaca kurgulandığı bir grafik roman. Kitabın arka kapağında Otel Paranoya’nın ‘belleksiz bir rasyonalitenin, kaybolmanın rüyası’ olarak nitelendirilmesinin ne kadar yerinde bir tanımlama olduğunu kitabı okuduktan sonra anlayabiliyorsunuz. Kitabı okumaya başladığınızda hikaye kahramanımız ile bir kapıdan geçip sevimsiz bir otele giriş yaptığınızı düşünüyor olabilirsiniz, ama sonrasında içine düştüğünüz büyük muamma sizi gerçek olanı aramaya yöneltiyor. Bir tarafta okuduğunuz hikayenin karmaşıklığı, diğer tarafta gerçekten neler olduğunu çözümlemeye duyulan ihtiyaç ve çizgilerin hayal gücünüzle buluşmasıyla işte tam olarak ‘kaybolmanın rüyasını’ yaşıyorsunuz. Hakan Bıçakçı’nın kitaplarını yazarken kullandığı tekniği biliyor olanlar, okuduklarının Hakan Bıçakçı’nın kabusları olduğunu, yani başına gelmesine korktuğu şeyleri karakterlerine yaşattığını anlayabilenler diğerlerine göre hikayeden daha fazla zevk alabilirler. Çünkü rüyalar sınırsızdır. Sonsuz seçenek içinden biri başınıza gelir ve onu yaşarsınız. Bunun bir rüya olduğunu bilmediğinizde ise zihniniz olanları kabul etmekte zorlanır. Otel Paranoya da zihninizi zorlayarak, olmaz dediklerinizi mümkün kılan, çizimleriyle de tüm olanaksızlara karşı bilinçaltınızı ikna eden yapısıyla son dönem romanları arasında sivrilecek gibi görünüyor. Anlatım olarak fazla betimleme içermesiyle, sonraki cümlelerde karşılaşacağınız tuhaflıkları anlamanız zorlaşıyor. Kitap sanki tümüyle zihninizle oynuyor. Anlamakta, gözünüzde canlandırmakta zorlandıklarınızı Berat Pekmezci sizin için çiziyor. Çizimler hikayeyi derinleştiriyor, anlamlı kılıyor. Çizgilerin durağan yapısı anlatılanların yeterince karmaşık olmasını dengeliyor. Yani kitabın hikayesinin sıradışılığı daha karmaşık çizimlerle üst seviyeye taşınmak yerine, daha doğal çizimlerle okuyucunun o sıradışılığın içinde yer edinebilmesi sağlanmış. Böylece okuduğunuz hikayenin içinde artık sizin de bir rolünüz oluyor. Şimdi, ister kahramanımızla birlikte tuhaflıkları yaşayın ya da tüm bu tuhaflıkları kurgulayan siz olun, ne de olsa artık rüyadasınız. İzin verin zihiniz sizi istediği yere götürsün. Her kapının ardında mutlaka keşfedilecek yeni dünyalar vardır. (Seda Eroğlu)

Bu kitabı gece üçte okumuş olmam hiç doğru olmadı zira inanılmaz gerildim, acayip korktum, tüylerim diken diken oldu. Ürkütücü bir hikaye ama çok iyiydi! Aslında hikaye biraz kapalı kutu. Çok fazla metafor kullanılmış. Okuyan yüz kişiden yüzü de ayrı ayrı farklı anlamlar çıkartabilir hikayeden ve bence bu muhteşem! Diline, hayal gücüne hayran kaldım. Kitabı okumak 15 dakikanızı bile almayacak çünkü sadece 38 sayfalık kısacık bir öykü var içerisinde. Kitap özel olarak resimlendirilmiş ve ciltli basılmış ama bence bu hikaye de bunu hak etmiş kesinlikle! Aslında kitabı almadan evvel bir kaç kötü yorum okudum hakkında o yüzden ya beğenmezsem diye bir endişe vardı içimde ama asssla endişelenmeyin kesinlikle harika bir kitap! Ben bu kitabı korku-gerilim türünde okuma yapmayı sevenlere, fantastik edebiyat sevenlere öneriyorum, ben bu türleri çok seven biri olarak söylüyorum BA-YIL-DIM! Hakan Bıçakcı’nın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum! (lallavanta)

Paradoks: Otel Paranoya daha önce okuduğum Güray Süngü'nün kitabı İnsanın Acayip Kısa Tarihi kitabına temel olarak benziyor. Kitap bir paradoks öyküsünü anlatıyor. Farklı etmenlerle süslese de bu konuya hakim okuru etkileyeceğini zannetmiyorum. Beni etkilemedi. Güzel vakit geçirmek için göz atılabilecek kitaplardan. (Taha Mutlu)

--reklam--

Otel Paranoya PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hakan Bıçakcı - Otel Paranoya kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Otel Paranoya PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hakan Bıçakcı Kimdir?

1978’de İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 1996 yılında üniversite eğitimi için Ankara’ya gitti. 2001’de Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirerek İstanbul’a döndü.

İlk romanı “Romantik Korku” 2002, ikinci romanı “Rüya Günlüğü” 2003, üçüncü romanı “Boş Zaman” 2004, ilk öykü kitabı “Bir Yaz Gecesi Kâbusu” 2005 yılında ve dördüncü romanı “Apartman Boşluğu” 2008 yılında Oğlak Yayınları’ndan çıktı.

Beşinci romanı “Karanlık Oda” 2010 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. 2011 yılında "Apartman Boşluğu", "Boş Zaman" ve "Rüya Günlüğü" İletişim Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. Yeni ve eski öykülerden oluşan öykü kitabı "Ben Tek Siz Hepiniz" 2011’de İletişim’den çıktı.

"Apartman Boşluğu", 2009 yılında Arnavutçaya, 2010 yılında Arapçaya, 2011 yılında Bulgarcaya ve İngilizceye çevrildi.

Çeşitli dergi ve gazetelerde edebiyat, sinema, popüler kültür konulu yazıları yayımlandı.

Yayımlanmış Kitaplar:

Ben Tek Siz Hepiniz / öykü / 2011

Karanlık Oda / roman / 2010

Apartman Boşluğu / roman / 2008

Bir Yaz Gecesi Kâbusu / öykü / 2005 

Boş Zaman / roman / 2004 

Rüya Günlüğü / roman / 2003 

Romantik Korku / roman / 2002

--reklam--

Hakan Bıçakcı Kitapları - Eserleri

  • Ben Tek Siz Hepiniz
  • Uyku Sersemi
  • Rüya Günlüğü
  • Apartman Boşluğu
  • Doğa Tarihi
  • Boş Zaman
  • Hikayede Büyük Boşluklar Var
  • Karanlık Oda
  • Otel Paranoya
  • İki Rüya Dokuz Gerçek
  • Normal Nefes Almaya Devam Edin
  • Romantik Korku
  • Bir Yaz Gecesi Kâbusu

--reklam--

Hakan Bıçakcı Alıntıları - Sözleri

  • Cevabı bende olmayan karmaşık soruların ve dağınık düşüncelerin yoğun sıvılar gibi birbirine karışarak yer ve şekil değiştirdiği bir bataklığın içine gömüldüğümü hissediyordum. (Boş Zaman)
  • Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi. (Apartman Boşluğu)
  • Gerçekçi düşler ve düş gibi bulanık bir gerçeklik algısı birbirine karıştı. Kontrol, televizyon kumandalarından, platonik aşkın dirilttiği tesadüfi umudun eline geçti. Yetişkinliğin yıllar süren karanlığında zamanın nasıl geçtiği anlaşılamadı ve zihin aradaki boşluklara girebilmek için direksiyonu gizemli bir yola, kirli ucuz bir otele, terk edilmiş bir lunaparka kırdı. Dışarıda ısıtmayan bir güneş, ıslatmayan bir yağmur, üşütmeyen bir rüzgâr vardı. (İki Rüya Dokuz Gerçek)
  • Her insan uyanıkken ortak bir dünyadadır. Fakat uykuda herkes kendi dünyasındadır. (Karanlık Oda)
  • Saatine baktı: On bir buçuğu geçiyordu. İşe gidenlerin telaşlı kesmekeşiyle, öğlen yemeğine çıkanların açgözlü kalabalığının arasındaki tenha zaman dilimi... (Apartman Boşluğu)
  • Kendi ülkesinde heykelleri yakıp yıkan politikacılara işleri yolunda gidiyor diye oy verip, yurtdışı gezilerinde heykellere sokulup otuz iki dişini göstererek gururla poz veriyordu... (Doğa Tarihi)
  • Bir yerde işler kötüye gitmeye başladı mı, orada böcekler gözükmeye başlar. Sağda solda, irili ufaklı böcekler... Zaten böceklerin bulunduğu bir yerdeyse sayıları artar. Kimseyle paylaşmadığım bu ipe sapa gelmez inanış çocukluğumdan beri sürmekte. (Boş Zaman)
  • "Bu gezegende korkmamız gereken tek yaratık insandır." (Apartman Boşluğu)
  • Güldü. Gülüşünde hiçbir kendini beğenmişlik izi yoktu. Aksine sanki bu kadar çok şey bilmesi onu incitiyor, utandırıyor, ürkütüyordu. (Rüya Günlüğü)
  • "Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi." (Apartman Boşluğu)
  • Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Hem fazla ayrıntı bir süre sonra insanın ayağına takılıyor. (Otel Paranoya)
  • Artık sona yaklaşıyoruz. Sen geride kaldın gibi. Dünyada hayat olduğu zamanlarda... (Hikayede Büyük Boşluklar Var)
  • Sessizliğimiz renk değiştirdi. (Rüya Günlüğü)
  • İçi kaçma hissiyle doldu. Kendinden kaçmak istiyordu. Tüm hızıyla koşarak... (Doğa Tarihi)
  • '' Herkes güler. Kurumsal kahkahalarını ortalığı dağıtmamaya özen göstererek etrafa saçar. Bu, sosyal gülmedir. Sadece ağızla yapılır. Gerçek gülmede olduğu gibi gözler devreye girmez. Sosyal sosyal gülünür, sonra dağılınır. '' (Doğa Tarihi)
  • Sıkılıyordum ama içimde gizli bir sevinç vardı. Seviniyordum ama içimde gizli bir sıkıntı vardı. (Normal Nefes Almaya Devam Edin)
  • Kendi gözleriyle değil, başkalarının gözleriyle bakıyordu kendine. (Doğa Tarihi)
  • Genelde pek bir cazibesi olmayan insanlar gülünce güzelleşirler. (Normal Nefes Almaya Devam Edin)
  • Tam da o hat için bomba ihbarı yapılmış bir sabah, metroya binmiş insanlar gibi. Şefkatle yaklaşıyordu herkes birbirine. Hep birlikte ölümü göze almanın yatıştırıcı ve yakınlaştırıcı ruh hali. Yıkılacak binaların sakinleri. (Uyku Sersemi)
  • Seviye düşünce eğlence artar. Bu kural asla değişmez. (Hikayede Büyük Boşluklar Var)