Kitap Künyesi
Yazar: Friedrich Nietzsche
Çevirmen: Mahmud Sami Türk
Editör: Adem Beyaz
Derleyen: Mahmut Sever
Yayın Evi: Pinhan Yayıncılık
İSBN: 9786059460934
Sayfa Sayısı: 80
Otobiyografik Yazılar ve Notlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çocukluğunda dini bütün bir Hıristiyan. Müziğe pek meraklı… Yetenekli ve gelecek vadeden genç bir filolog iken Schopenhauer ile tanıştı, tabii eserleri üzerinden. Hayat boyu devam edecek hesaplaşmalar ve kopuşlar başladı… Sonrasında, ortaya koyduğu eserler üzerine notlarından izlenebilen bir yaşam…
Felsefe tarihinin en müstesna filozoflarından Nietzsche’nin sıra dışı yaşam hikayesi.
Otobiyografik Yazılar ve Notlar Alıntıları - Sözleri
- “Hep korktuğum yerde artık arzu edeceğim ! İnsan uçurumunu sevmeyi en son öğreniyor…”
- Hep korktuğum yerde artık arzu edeceğim! İnsan uçurumunu sevmeyi en son öğreniyor.
- İnsanları baştan aşağı aradım, aralarında idealimi bulamadım
- “İnsan uçurumunu sevmeyi en son öğreniyor.”
- İnsan uçurumunu sevmeyi en son öğreniyor.
- bir yıldız battı ve kayboldu. ama ışığı hala yolda, peki yolda olmayı ne zaman bırakacak?
- "hep korktuğum yerde artık arzu edeceğim. İnsan uçurumunu sevmeyi en son öğreniyor."
- “…başınızdan geçenlerin başkasının yaşadıklarına temas ettiği yerde ruhlar da birleşir…”
- Zaten hakiki dostluk ancak aynı sevinç ve elemleri yaşayanlarla kurulur, zira başınızdan geçenlerin başkasının yaşadıklarına temas ettiği yerde ruhlar da birleşir ve maddi bağ ne kadar yakınlaşırsa manevisi de o kadar pekişir.
- Hep korktuğum yerde artık arzu edeceğim! İnsan uçurumunu sevmeyi en son öğreniyor.
- ustalığım; hoşuma gitmeyene tahammül etmek, hatta nazik davranmak.
- Lüks ihtiyacı bana hep derin bir manevi ruhsuzluğa işaret eder gibi gelir
- Ölümün kıyısında, hayattan korkum kalmayacak kadar çok yaşadım!
- Elveda dediğim oldu ama çıkarken kapıyı çarpmadım, onun içindir ki sağır kulaklarınız farkına varmadı
Otobiyografik Yazılar ve Notlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir gece rüyamda kilisede yapılan cenazedekine benzer org sesleri duydum. Sebebi nedir diye bakınca bir mezar aniden dikilip içinden sırtında kefeni, babam çıktı. Koştura koştura kiliseye gidip az sonra kucağında küçük bir çocukla geri döndü. Mezar açıldı, babam içine girdi, kapağı tekrar üstüne kapandı. Uğultulu org sesleri hemencecik kesilince ben de uyandım. Küçük Joseph o gecenin ertesi günü aniden keyifsizlendi, vücudu kasılmaya başladı ve birkaç saate öldü. Rüyam olduğu gibi çıkmıştı. Küçücük cesedi de babamın kollarına bıraktık. Bu çifte musibetteki tek teselli ve korunağımız cennetteki Tanrı’ydı. ("Olay 1850 Haziranının sonunda gercekleşiyor." Alıntı ) "Nietzschenin çocukluğuna geri dönme istediği o saf ve içten duyguları bu kitapta gayet net bulabilirsiniz." Burada onun 1876-1881 yıllarında Başından geçen olayları günlük şeklinde yazdığı notlardan oluşuyor Kitabın konusuna gelirsek eğer nietzche çocukluk anılarını, duşüncelerini, şiir sevgisini her zamanki bildiğimiz aforizmalarindan bahsediyor fazla spoiler vermeyeyim içinizde kitabı merak etme duygusu oluşsun Herkese iyi okumalar (Can)
Kitapla ilgili söyleyebileceğim tek şey Pinhan kitaplarından çok ayrıksı duran facia çevirisi. Pinhan'ın patates olduğu benim denk geldiğim ilk kitap. Ağır bir Arapça işgali ile "Türkçeye çevrilmiş. Genel olarak kelimelerin Arapçaları tercih edilmesi yanında çok nadir kullanılan zorlama seçimler de yoğunlukta. Hatta metin içinde bu tercihin yoğunluğu hissedilir derecede değişiyor sanki birden fazla kişi çeviri yapmış gibi ki bizim akademik çevrede genel kuraldır bu biraz. Eserde adı yazan ile işi yapan alt-üst ilişkisi formülüne göre belirlenir. "Ortaokul" rüştiye olarak çevrilmiş ancak iki sayfa sonra lise, lise olarak kalmış nedense, idadi denmemiş. Orta ve okul her ikisi de öz Türkçe olan kelimelerden oluşan ortaokul yerine, bugün kullanımı hiçbir yerde kalmayan rüştiye kelimesi "Türkçeye çeviride neden tercih edilir? İşin komik tarafı ortaokul Türkçe kökenli iken lise değildir, Yunancadan gelir. Aşağıdakiler gibi benzer çok örnek var, parantez içleri bana ait ve TDK'dan alınmıştır. Mağmum; (sıkıcı) Tard etmek; (uzaklaştırmak, kitapta bu şekilde kullanılmış ama TDK'da yazımı bitişik, yazım kuralı bakımından da yanlış yazılmış TDK'ya göre. Arapça tard ve Türkçe etmek birleşimi) Ferahnak; (Klasik Türk Müziğinde bir makam, Arapça ferah, Farsça nak birleşimi, başka anlamı yok TDK'da ama Nietzsche'nin TSK makamı yazmadığı kesin) Tezyinat; (süsler) Tamim etmek; (genellemek) İrat etmek; (söylemek) Melcei; (melcei kelimesi yok melce var sığınak demek, sığınağı anlamında. Türkçe kurallarına göre sesli harflerden sonra direk -i eki gelmez dere-y-i şeklinde -i eki getirilir.) Tereke; (miras) Menendi; (benzeri olmamak, Farsça) Mebzul; (bol) Tevcih; (terfi ettirmek) Malumatfuruş; (bilgiçlik taslayan) ... ve benzeri örnekler. Taş gibi Türkçe "genellemek" kelimesi dururken neden tamim etmek kullanır bir çevirmen. Daha kültürlü, bilgili görünmek mi amaç yoksa zamanın ruhundan nemalanmak mı? Galatasaray Üniversitesi felsefe bölümünde benzer bir çevirmen daha var, oda kelimenin Arapçasını tercih edip anlamayan olur diye parantez içinde Türkçesini yazar. Türkçeye çevirdiğini Türkçeye çeviren çevirmen yani. Sebep olarak da Türkçesi anlamı tam vermiyor, yetersiz kalıyor diğeri daha iyi karşılıyor yalanı ama oraya hiç girmeyelim şimdi, yetersiz kalan dil değil orası kesin. Şimdi Nietzsche'nin ağzından aşağıdaki cümleleri bize duyuran hayat başkasına neler yapmaz. "Tanrı'ya hamdüsenalar olsun" "Mevla görelim n'eyler, n'eylerse güzel eyler" (bu arada bu kadar Arapça etkisindeki çeviride Allah kelimesine denk gelmedim hep Tanrı olarak çevrilmiş. Tanrı diyenin neredeyse dinsiz ilan edildiği -ki ciddi ciddi televizyonda tartışıldı- bir dönemde bu çeviride kullanım sebebi de felsefe metinlerinde Tanrı kavramının biraz eğilip bükülmesinden kaynaklı sanırım. Genel olarak bilinçli tercih edilir, felsefe metinlerinde doğası gereği sıkça eğilip bükülen kavramın Allah kelimesi üzerinden yapılmaması için, Türkçe tercihinden değil.) Son bir "bonus" olsun bu da kitaptan. "Beni övecek adam anasının karnından doğmadı" Nietzsche'nin meşhur aforizmaları olmuş sana kamyon arkası yazısı. Pinhan mağmum ve gereksiz tezyinat içeren muharrik tercümesi ile kariyi tard etmiş anlayacağınız. Anladınız umarım. (Ali Ünal)
Beni o güne dek zincire vuran şeyin resmini tasarladım: Schopenhauer , Wagner, Yunanlar, deha, aziz , metafizik, şimdiye kadarki tüm idealler , en yüce ahlaklılık bu cümledendi. Nietzsche denilince herkesin aklına Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitap geliyor . Nietzche'yi ve Zerdüşt'ü anlayabilmek çok da kolay değil Farklı boyutta ve çok da anlaşılması zor bir dili var . Hatta Henri Troyat'ın kitabınada; Tolstoy, Nietzsche’nin “ Böyle buyurdu Zerdüşt “ kitabını okuduktan sonra “Bunu yazdığında tamamen deli olduğunu ve mecazi anlamda değil , kelimenin tam anlamıyla deli olduğunu anladım : Tutarsızlık , bir fikirden diğerine atlamalar , mukayese edilen şeyi belirtmeden yapılan mukayeseler, arkası gelmeyen muhakeme girişimleri. demiş . Bu kitapta , Nietzche çocukken yaşadıklarını anlatıyor o dönemdeki düşüncelerini ve her ne kadar hayal etmesi zor bile olsa, sıradan tutucu bir Alman ailesinin oğlu olduğundan bahisediyor. Okul ile ikili düşünceleri ,hayalleri ve hissettiklerini kendi kaleminde okuyorsunuz. Her yazdığını anlamakta zorlandığınız bu adamın başlangıçta sizin bizim gibi olduğunu ve neler düşündüğünü okumak çok eğelenceli. Devamında, Wagner ve Schopenhauer gibi farklı insanlardan etkilenmesi . Şiir ve aforizmaları ile kendini anlatma nedenlerini açıklaması kitaba farklı bir boyut kazandırıyor. Açıkcası ben bu kitabı okurken sonunda deliren bu dehadan çok etkilendim. Alıntılıra koymayacağım bir paragrafı sizinle paylaşmak istiyorum : ETKİET MERAKLILARI Başkalarına benzemek isteyen herkesi hor görürüm. Yaptıklarına başkaları ne der diye etrafa bakanları ! Faydalı olmak için değil de karşılarında gülünç düşmemek için başkalarını akıllarından çıkarmayanları –gülünç düşse hoşlarına giderdi ,dehşet verici” –Peki neden kahkaha malzemesi olmayalım ! Hem cinslerimizin keyfi yerindeyse faydası bize dokunmaz mı ? –“ama gülerken saygı duymayı bırakırlar “ –peki sizden neden korksunlar ki ? Gülünç bir şey beni izzetinefsimden edecekse yuh olsun bana ! ama etiket hatasından ötürü kendilerini mahvet etmek isteyen kibirlilerin başına gelen tam budur. (CEM AKDAG)
Kitabın Yazarı Friedrich Nietzsche Kimdir?
Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlâk, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, Perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrı'nın ölümü", Üstinsan ve bengi dönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın olumlanması"dır. Hakikatin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların odağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinde varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık da dâhil olmak üzere devam etmektedir.
Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesinde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genç kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti. 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üçüncü devre sifilis hastalığının yol açtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı. Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geçirdi.
Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetçisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetçiliğe sert ve bariz biçimde karşı çıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biçimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geçmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Friedrich_Nietzsche
Friedrich Nietzsche Kitapları - Eserleri
- Böyle Söyledi Zerdüşt
- Aforizmalar
- Ahlakın Soykütüğü Üstüne
- Alacakaranlık
- Deccal
- Ecce Homo
- Eğitimci Olarak Schopenhauer
- Gezgin ve Gölgesi
- Güç İstenci
- İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap
- İyinin ve Kötünün Ötesinde
- Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe
- Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı
- Öğretim Kurumlarımızın Geleceği Üzerine
- Putların Alacakaranlığı
- Seçilmiş Mektuplar
- Şen Bilim
- Tan Kızıllığı
- Tarihin Yaşam İçin Yararı ve Yararsızlığı Üzerine
- Tragedyanın Doğuşu
- Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans
- Tanrı ve Günah
- Richard Wagner Bayreuth'ta
- Karışık Kanılar ve Özdeyişler
- Her Şey Dökülmüş Müydü Kelimelere?
- Hayat Dediğin Nedir ki?
- David Strauss, İtirafçı ve Yazar
- Sonsuzluğun Ufkunda
- Sabahın Gizeminden Doğanlar
- Gelecekteki Felsefe
- Dionysos Dithyrambosları
- Fridrix Nitsşe Külliyyatından Qızıl Seçmələr
- Kendiyle Bir Başına İnsan
- Bilim ve Felsefe
- Platon Öncesi Filozoflar
- Mektuplar 1
- Filozofun Kitabı
- Alışkanlıkların Tutsaklığı
- The Future Of Our Eucational Institutions
- Thoughts Out Of Season Part 2
- The Birth Of Tragedy Or Hellenism And Pessimism
- Otobiyografik Yazılar ve Notlar
- Edebiyat Nedir?
- İnsan Çoğul ve Tek Başına
- Bütün Şiirleri
- Homer and Classical Philology
- Ahlaki Değerlerin Soyağacı
- Yalnızların En Yalnızı
- Kahin
- Twilight of the Idols with The Antichrist and Ecce Homo
- Nietzsche Hauptwerke
- Zerdeşt Wıha Ferman Kır
- Friedrich Nietzsche (4 Cilt Takım)
- The Dionysian Vision of the World
- Greek Music Drama
- Aphorisms on Love and Hate
- Megaralı Theognis Üzerine
- Ahlakın Soyağacı
- Ecce Homo - Kişi Nasıl Kendi Olur
Friedrich Nietzsche Alıntıları - Sözleri
- Kendi yolumda ilerleyip ulaşacağım amacıma. Geride kalanların ve duraklayanların üzerlerinden atlayacağım. Böylece, benim ilerleyişim onların batışları olacak. (Böyle Söyledi Zerdüşt)
- Çocuksu merakını seviyorum. (Seçilmiş Mektuplar)
- Bir şeyi kabul etmek kimi zaman onu anlamaktan daha zordur. (Eğitimci Olarak Schopenhauer)
- (..) İlişkilerimizin ve dostluklarımızın dayandığı zemin ne kadar da kaygan, soğuk sağanaklar ya da kötü havalar ne kadar yakın, ne kadar da yalnız her insan!" (İnsan Çoğul ve Tek Başına)
- İstiyorsan gözlerinle aklın hiç ama hiç solmasın, Gölgede yürürken, düş pesine güneşin, kaybolmasın! (Şen Bilim)
- Belki karınca da ormanda, kendisinin ormanın hedefi ve ereği olduğunu kuruyordur; tıpkı bizim insanlığın sonunu hayal gücümüzde adeta istemdışı bir biçimde dünyanın sonuyla ilişkilendirişimiz gibi... (Gezgin ve Gölgesi)
- Insanın bir kez olsun içinde bulunduğu zamana fazlasıyla yabancılaşıp adeta bu zamanın kıyısından geriye, geçmiş hayat felsefelerine sürüklenmesinin büyük yararları vardır. O noktadan sahile bakarken belki de ilk kez o sahilin her yanını bütün olarak görecektir kişi. Böylece oraya yeniden yaklaştığında, etraflıca anlamak açısından, sahili hiç terk etmemiş olanlardan daha avantajlı olacaktır. (Kendiyle Bir Başına İnsan)
- Bunu bil,nə qədər ki,səni tərifləyirlər,deməli sən hələ öz yolunu tapmamısan,başqalarına sərf edən yoldasan. (Fridrix Nitsşe Külliyyatından Qızıl Seçmələr)
- "Was mich nicht umbringt macht mich stärker." "What does not kill me, makes me stronger." (Twilight of the Idols with The Antichrist and Ecce Homo)
- Burada buluşabilmek için hangi yıldızlardan düştük? (Seçilmiş Mektuplar)
- "eskiye geri dönemeyiz , gemileri yakmışızdır; cesur olmak kalır bir tek geriye.." (İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap)
- Birbirlerini en çok büyüleyenler, birbirlerini en çok tamamlayanlardır. (Eğitimci Olarak Schopenhauer)
- İnançlar hakikat düşmanları olarak yalanlardan daha tehlikelidir. (Sabahın Gizeminden Doğanlar)
- İyi kitap zaman ister. (Karışık Kanılar ve Özdeyişler)
- Ölümün yaşamın karşıtı olduğunu söylemekten sakınalım. Canlı sadece bir ölü türüdür ve çok ender bir türdür. (Şen Bilim)
- İnsanın en büyük suçu Doğurulmuş olmasıdır. (İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap)
- İnsan bugün kimsenin sahip olamadığı şeylere tutkulu olmalı... (Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı)
- Satılık olan, kapmaya çalışır kaba ellerle bütün dünyanın çin çin öten boş şöhretini! (Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı)
- ... Yalnızca Herakleitos (ve Parmenides) monisttir; çoğulcular, bir yanda Atomcular, öte yanda Platon. Fakat hepsinin içinde içerikten en yoksul, en az semereli olan Parmenides'in son bakış açısıdır, zira hiçbir şey açıklamaz. Aristoteles haklı olarak buna "fizik dışı" der. (Platon Öncesi Filozoflar)
- "Arada sıra görgüsüzler kendileriyle baş başa kalır." (David Strauss, İtirafçı ve Yazar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin