Kitap Künyesi

Yazar: Jack London

Çevirmen: Mehmet Harmancı

Yayın Evi: Epsilon Yayınevi

İSBN: 9786051731643

Sayfa Sayısı: 173

Öyküler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ben, benim ve kendi beğeniIerimi insanIarın bağIaşık yargıIarına tabi kıImayacağım. İnsanIarın çoğunIuğu bir şeyden hoşIanıyor ya da hoşIandığına inandırıIıyor diye, benim de o şeyden hoşIanıyor takIidi yapmam için dünyada hiçbir neden yok.

Öyküler Alıntıları - Sözleri

  • O kızın sert bakan gözlerini gördünüz. Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak olamaz. JACK LONDON
  • Seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. "Hayat, ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer olur."
  • Istırap sadece yaşamdaydı. Ölümde ıstırap yoktu. Ölmek uyumaktı. Duraklama demekti, dinlenme demekti. O halde neden ölmeye razı değildi?
  • Yaşam dedikleri buydu demek! Boş ve geçici bir şey. Istırap sadece yaşamdaydı. Ölümde ıstırap yoktu. Ölmek uyumaktı. Duraklama demekti, dinlenme demekti. O halde neden ölmeye razı değildi ?
  • Çok yorgundu ama ölmek istemiyordu.
  • "Ben, benim ve kendi beğeniIerimi insanIarın bağIaşık yargıIarına tabi kıImayacağım. İnsanIarın çoğunIuğu bir şeyden hoşIanıyor ya da hoşIandığına inandırıIıyor diye, benim de o şeyden hoşIanıyor takIidi yapmam için dünyada hiçbir neden yok."
  • Ve yaşam oyununda başarılı olmak için dostluğun değerli bir araç olduğunu öğrenmişti.
  • Yalnız olmasına karşın kaybolmuş değildi.
  • Yataklarını ölümle paylaşan insanlar sıralarının ne zaman geldiğini bilirler.
  • "Akıllı olduğu halde yenilgi içinde ölen insan, ben gerçek tragedya diye buna derim."

Öyküler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

5 tane öykücük var içinde. "Meksikalı", "Ateş Yakmak", "Yaşama Hırsı" en beğendiklerim oldu. Genel olarak öyküler soğuk, karlı havalarda geçiyor.Ve yazar mutlaka bir hayvan çıkarıyor karşımıza. Öykü severlere tavsiye edebileceğim bir kitaptır kendisi. Haa bu arada bendeki de 1997 basım. (Berika Okur)

Hayatta kalma içgüdüsünün insana neler yaptırabileceğini gözler önüne seren bir kitap. İnsanın yaşamını sürdürmek için ne kadar ileri gittiğini okurken şaşırdığımı söyleyemem. Beyin bencil bir organ ve ölmemek için elinden geleni ardına koymadığını birçok gerçek yaşam öyküsünde okuduk. Bunun yanı sıra bu öyküler içinde vatan sevgisini konu alan, sonunu merakla beklediğim bir öykü de vardı. Okuduğum tüm o gerici hikâyelerden sonra iyi geldiğini söyleyebilirim. Boyutu küçük olduğu için metroda vesaire okumak için ideal olduğunu düşünerek almıştım. Ancak hayatı için mücadele eden insanları okurken nefesimi tutmaktan durağımı kaçıracaktım neredeyse. (NK)

Bu sıralar öykü kitaplarına iyi sardım he. Kütüphanede bulduğum epsilonyayinevi 'ne ait bu minik öykü kitaplarına bayıldım. O kadar şirin ve o kadar cep boy ki fırsatım olsa tüm bu seriyi alırdım.. alır mıydım? Dürüst olayım sanırım almazdım. Neyse (^ω^) Jack London'ı adını hatırlamadığım bir kaç arkadaş aklıma soktu ve kütüphanede denk gelince alıp okumak istedim ve BAYILDIM. Sanki kendisini yıllardır okuyor gibi oldum, kullandığı dil o kadar sadeydi ki okurken kendimi olayların akışına kaptırmamam imkansızdı. Yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum desem yeridir. Öykülerde en çok dikkatimi çeken durum insanları en uç noktalarda sınamasıydı mesela yüksek miktarda açlık, dondurucu soğuklar, susuzluk.. yazarın anlatımı o kadar etkileyiciydi ki yaz sıcağında üşüdüm, karnım tok iken acıktım bence sende mutlaka okumalısın. Kitaba puanım:5/5⭐⭐ (Leyla yüksel)

Kitabın Yazarı Jack London Kimdir?

12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.

Jack London Kitapları - Eserleri

  • Beyaz Diş
  • John Barleycorn
  • Martin Eden
  • Demir Ökçe
  • Ay Vadisi
  • Demiryolu Serserileri

  • Vahşetin Çağrısı
  • Deniz Kurdu
  • Uçurum İnsanları
  • Alın Teri
  • Şampiyon
  • Dehşet Ülkesi
  • Güneşin Oğlu

  • Yanan Günışığı
  • Kız, Kar ve Kan
  • Düş Ülkelerine Yolculuk
  • Sevginin Katıksızı
  • Tanrılar ve Köpekler
  • Suikast Bürosu
  • Kurt Dölü

  • Denizin Çağrısı
  • Midas'ın Müritleri
  • Yıldız Gezgini
  • Ölüme Boyun Eğmeyen Adam
  • Ataların Tanrısı
  • Beyaz Sessizlik
  • Can Yoldaşı

  • Devrim
  • Dönek
  • Gece Doğan
  • Halk Avcısı
  • İnsanın Sadakati
  • Meksikalı
  • San Fransisco'nun Güneyi

  • Sınıf Farkı
  • Makaloa Hasırı Üzerinde
  • Bana Göre Hayatın Anlamı
  • Hawaii Öyküleri
  • Büyük Serüven
  • Kurt Kanı
  • Yakalanış

  • Öyküler
  • Uzak Diyarlarda
  • Bir Kuzey Macerası
  • Gece Geçen Serseriler
  • Gemide İsyan
  • Geleceğin Hikayeleri
  • Beyaz Cehennem

  • Büyük Evin Küçük Hanımefendisi
  • Beyaz Diş - Madam Bovary
  • Şafak Kızı
  • Beyaz Diş - Esrarlı Ada
  • Yumruk
  • Buzun Çocukları
  • Bin Düzine Yumurta

  • Adem'den Önce
  • Oyun
  • Ateş Yakmak
  • Acemi Gece
  • Vahşetin Çağrısı (Çizgi Roman)
  • Kumarbazlar Cenneti
  • Vahşetin Çağrısı - Beyaz Diş

  • Ateş Yakmak
  • Hayatın Kanunu
  • Demir Yolu Çocukları
  • Kızıl Veba
  • Büyük Sorgu
  • Mapuhi’nin Evi
  • Ölümcül Dalgalar

  • Kadın Denen Mucize
  • İlk Savaş, İlk Zafer
  • İnsanlığın Sürüklenişi
  • Kepaze
  • Çinago
  • Bütün Dünyanın Düşmanı
  • Alice Ruhunu Açınca

  • Kahekili’nin Kemikleri
  • Dağ Adamı
  • Bir Dilim Biftek
  • Kırmızı
  • Tek Özgürlüğüm
  • Güneşe Doğru
  • Lost Face And Other Stories

  • Theft
  • Tom Pomplun
  • Kaval Kemikleri

Jack London Alıntıları - Sözleri

  • “Sanki kendimin dışında durmuş da kuşkuyla kendime bakıyor gibiydim.” (Deniz Kurdu)
  • Henüz çıldırmadım ama çıldırmaya başladığım zaman beni görün;))) (Büyük Evin Küçük Hanımefendisi)
  • Yaşlılık zamanlarımızda dine ihtiyaç duyarız Alice. Din bizi yumuşatır, diğer insanların zayıflıklarına, özellikle de nerede sabah orada akşam hovardalık ettikleri ve ne yaptıklarını bilmedikleri gençlik zamanlarında gösterdikleri zayıflıklara karşı daha hoşgörülü ve affedici olmamızı sağlar. (Alice Ruhunu Açınca)
  • Ömrüm boyunca gövdemle hayvan gibi çalıştım ve ne kadar çok çalıştıysam çukurun dibine o kadar fazla yaklaştım. (Tom Pomplun)
  • °• İnsan her zaman hayattan talep ettiğinin daha azını alır . (Uçurum İnsanları)
  • Dünyaya egemen olan kanunu iyi biliyordu: zayıflar ezilir, güçlülere itaat edilirdi. (Beyaz Diş)

  • “Bana o gözleriyle bir dakika içinde, bin yılda kitaplarda okuyabileceğimden daha çok şey söylüyordu.” (Büyük Sorgu)
  • Bundan şu çıkıyordu ki bir kişi dostluğun d'sini bile bilmez ama soylu biri olabilir! (Uzak Diyarlarda)
  • İnsanlar neden şarap içer, at biner, aktristleri tutar, papaz ya da kitap kurdu olur? Öyle isterler de ondan. İşte sana cevap. Hepimiz, elimizdeyse, hoşlandığımız şeyleri yapmak isteriz, elde edelim etmeyelim, istediğimiz şeylerin peşinden koşarız. (Sevginin Katıksızı)
  • Güneş her sabah doğar. (Makaloa Hasırı Üzerinde)
  • Korkak olduğu için, zorbalığı da korkaklığıyla uyumluydu. (Can Yoldaşı)
  • Derler ki, bu aşk hayattan bile daha kıymetliymiş, aşık olanlar böyle söyler. Bir kadın ya da erkek, birini dünyadaki herkesten daha fazla severse, o zaman aşık olduğunu anlar. Böyle denir ama kelimelerle açıklamak fazlasıyla zor. Sadece bilirsin işte, o kadar. (Kadın Denen Mucize)
  • “Kalbimde sana duyduğum hisler yıldızlar kadar parlak ve çok, bunu ifade edebilecek bir dil yok. Sana nasıl anlatabilirim ki? Oradalar... Görüyor musun?" (Kadın Denen Mucize)

  • Tekdüzelikten uzak olması belki de serseri yaşantısının en güzel yanıdır. Topluluklar hâlinde yaşayan serserilerin ülkesinde, yaşamın yüzü sık sık biçim değistirir. (Demir Yolu Çocukları)
  • Yaşamaktan mutluyum, kendi akıl ve gücümden mutluyum, işleri yapmaktan mutluyum, kendim için yapmaktan. Bundan başka yaşamak için bir neden olabilir mi? Kendimden ve yaptığım işlerden keyif almayacaksam, neden yaşayayım? (Buzun Çocukları)
  • “Aramızda küçük bir tartışma yaşadık ve yapabileceğimiz en iyi şey, bunun bu kadarla kalmasını sağlamak.” (Vahşetin Çağrısı (Çizgi Roman))
  • Kötü olan iyi olanı bozar, her şey birlikte iltihaplanır. (Uçurum İnsanları)
  • Bugün n'oluyor, ilkokuldan sonra ortaokul, lise, sonra üniversite, sonra ya memur oluyoruz ya doktor moktor, bildiğimiz serüvenleri de sadece kitaplardan öğreniyoruz. (İlk Savaş, İlk Zafer)
  • Hayat hayal kırıklıklarıyla dolu ve öyle olmalı zaten. En tatlı et kıtlıktan sonra gelen ve en yumuşak yatak da zor bir avdan sonra yatılandır. (İnsanın Sadakati)
  • Kazanılacak bir oyun gibi gördükleri şeyi yıllarca oynayan insanları izledim. Sonunda kaybettiler... (Dönek)