Kitap Künyesi
Yazar: İhsan Süreyya Sırma
Yayın Evi: Beyan Yayınları
İSBN: 9789754730777
Sayfa Sayısı: 144
Pakia Mektupları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Pakia Mektupları, Pakia'lı Tian'ın dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan arkadaşlarına yazdığı mektupları ihtiva etmektedir. Bunlar dikkatlice okunacak olursa, ne Batılılaşabilmiş, ne de Müslüman kalabilmiş fakat folklorik ve geleneksel olarak bile olsa, İslam'dan bazı değerleri muhafaza etmiş, halkının büyük çoğunluğu müslüman olan bir ülkenin hal-i pür melali ortaya çıkar. Özelde Pakia müslümanları ile, ülkenin sosyal yapısın anlatan mektuplar, genelde tüm halkı müslüman ülkelerin durumuna da ışık tutmaktadır.
Pakia Mektupları Alıntıları - Sözleri
- Duanız, gözyaşlarınız da mı tükendi ey Müslümanlar? Ağlamayı neden unuttunuz
- “Ne garip tesadüftür ki, İslam düşmanlığı yapan ve o günün basın mesabesinde olan şairler Yahudi olduğu gibi, bugün dahi İslam düşmanlığın yapan dünya basını bu Yahudilerin tekelindedir.”
- Bir gün Adiy b.Hatim adında bir Hristiyan, İslâm Devlet Başkanı olan Hz.Peygamber (s.a.s)'i görmek için Medine'ye geldi.Hz.Peygamber (s.a.s), onu evine götürdü. Koca Devlet Başkanı olan Resûlullah (s.a.s)'in evinde bir tek minder vardı.Onu da misafiri olan Adiy b.Hatim'in altına koyarak, kendisi toprak üzerinde oturdu. Vahiy dışında hangi öğreti, hangi değer ölçüleri, hangi felsefeler oluşturabilir böyle bir insanlığı? Hz.Muhammed (s.a.s)'in peygamberliğini görmeye gelmiş olan o Hristiyan, "böyle hareketi ancak peygamberler yapar" diyerek Müslüman oldu.
- İslâm, günden güne bir kavram kargaşasına boğularak, öz kişiliğinden ve benliğinden uzaklaştırılıyor.
- İnsana layık olduğu şeref ve haysiyet vermeyen zihniyet, dilerse, sosyoloji tezlerinden piramit oluştursunlar, vahyin verdiği değeri esirgerseniz insandan, insan hicbir zaman insanlığını bulamaz.
- Şu göğe doğru yükselen ince uzun yapılar nedir? -şoför : minare .dedi. Prof.yine sordu: ne için kullanılır bu minareler? -şoför: ezan okumaya. Dedi. Miyahara sordu: ezan ne için okunur? -şoför: namaz bildirmek için dedi . Prof: Namaz Müslümanlığın şartlarından biri ,bunu mazeretsiz terk eden müslümanlar ehli sünnet imamlarından üçüne göre de müebbed hapisle cezalandırılırlar,değilmi şoför efendi? Diye sordu. -şoför gayri memnun bir tavırla : bilmiyorum.dedi. Prof: affedersinüz sizi müslüman sanmıştım da.! Deyince şoför parladı. : tabii Müslümanım babam dört defa Hacca gitti; her sene kurban keseriz ,ama namaz kılmam ,bazen de içerim.Allah affeder be kafanı takma abi yeter ki için temiz olsun !Ehli sünnet dedin ya ; çocuklarımızı da sünnet ederiz tabi ,hem de en pahalı salonlarda ,en pahalı içkilerle ...profesör sustu..
- Siz bu dini iyi okuyor, iyi bilmiyorsunuz!
- İslam... İşte, Batı'yı çileden çıkaran kelime...
- Burada ramazan oldu mu, herkes bir Kur'an okuma, hatim indirme yarışına girer. Kim çok okursa, çok sevap alacağını sanır. Yarın bu Kur'an'ın Kıyamet'te, ''beni niçin anlamadınız, beni niçin hayatınıza tatbik etmediniz?'' diye Müslümanların ve özellikle onu okuyup öğrenmek istemeyenlerin hasmı olacağını hiç ama hiç düşünmezler. (...) biz Pakialılar, Peygamberin ve ilk dört halifenin devlet yönetimlerine uyguladıkları Kur'an'ı, kızlarımızın çeyizlerinin ilk maddesi ve bir şairimizin de dediği gibi mezarlıklarda okunmaya mahkum ettik.İşte bu mahkumu, ramazanlarda anlamamak kaydı şartıyla okur dururuz.
- Pakia'da "Teravih Müslümanları" diye bir tür müslüman tipi oluşmuş. Bunlar, farz namazları kılmazlar; fakat iftardan sonra, Teravih namazına, oradan da, kahveye tombala oynamaya giderler. Tıpkı bizde cumadan cumaya namaz kılan "Cuma Müslümanları", yâda bayramdam bayrama camiye giden "Bayram Müslümanları" olduğu gibi. Sizin memleketin bu kadar 'çağdaş' olduğunu sanmıyorum.
- Dünya da bir gün yaşayacaksak, şahsiyetli yaşayalım o günü!
- "Hz.İbrahim hangi millettendi?" (...) -Hz.İbrahim'in hangi milletten olduğu önemli değil. Onun davası önemli. İnsanlara getirdiği mesaj önemli. Puthanenin bütün heykellerini parçalayan imanı önemli. Ne yapacaksın milliyetini...
- Hangi savaş alanında kaybettik ki o güzel, boyun eğmez, bağımsız, hür şahsiyetimizi?
- Hoca efendi! Dışarıda besmele çekerek hazırladığınız sehpa, besmelenin katli içindir.
- Dünyada bir gün yaşayacaksak, şahsiyetli yaşayalım o günü!
Pakia Mektupları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazılan ve okunacak olan mektuplar,ikilem arasında kalmış müslümanları anlatıyor.İhsan Süreyya Sırma Hoca takip edilecek ve kitaplarından dersler çıkarılan bir yazarımız. (Ekrem Özkara)
136 sayfaya sahip incecik olan bu eser %90 nı Müslüman olan, Pakialı Tian’ın çeşitli İslam ülkelerinde yaşayan arkadaşlarına mektuplarından oluşuyor. İronili bir üslupla Müslümanların Kur’an’ı mahcur bırakmalarından, Batı özentilerinden, modernizme, kapitalizme ve daha bir çok İslam dışı ideolojilere doğru gitmelerini anlatıyor. İslam ülkelerinin genelde bulundukları durumları, Müslümanlara yapılan zulümleri dile getiriyor. Pakia’yı, Türkiye’ye uyarladığımızda kitabın bize tam şekil uyduğunu, orda yaşanan sorunların bu ülkede de yaşandığını göreceksiniz. Kitabın bir bölümünde 3 perdeden oluşan bir piyes mevcut, İslam uğruna asılmak için hazırlanan bir gencin yanına imam kelimeyi şehadet telkin etmek için gidiyor, imam ve genç arasında ki konuşmalarda genç; kelimeyi şehadetin ehemmiyetine, gerçek manada ne demek olduğuna; Emri bil maruf’un ölüye telkin değil, dirilere olması gerektiğine; okunan ezanların ne manaya geldiğine; imamların, hocaların yani toplumların önde gelen din adamlarının görevlerini kavrayamamış olmalarına değiniyor. Çok hoşuma gitmiş olması hasebi ile şu kısmı paylaşmak istiyorum, şöyle anlatıyor kelimeyi şehadeti, ‘’Düşündüm, anladım, kalbimle kabul ettim ve dilimle söylüyorum ki: La ilahe illallah! Allah’tan başka kainat nizamını elinde bulunduran bir başkası yani bir ilah yoktur! İçimde putlaştırdığım makam, ideoloji, ilke, parti, hizip, kadın, erkek, evlat, sanatkar, sporcu, kulüp, loca, önder, şef, s.x ilahlarının tamamına ‘’la’’ deyip inkar ederek kalbimi ve düşüncemi, ruhumu ve bedenimi, elimi ve dilimi, ‘’illallah’’deyip Rabbimin emrine veriyorum! O’ndan başkasını güç tanımaya vesile olacak her şeye ‘’la’’ deyip, kenara itiyor, O’nu yani Allah’ı tek ve biricik güç ve hakim tanıyarak, ‘’illallah’’ diyor bağlanıyorum, bağlandığıma dair söz ve biat ediyorum ki, bütün kainat zerrecikleri şahid olsun!...’’ Hangi Müslüman bu şekilde bilinçle İslam’a giriyor ki? Çokları geleneksel İslami yaşantı içerisinde, ne yaptığını bilmeden içselleştirmeden yaşıyor, yaşıyoruz... Bilmiyoruz, çünkü anlatılmıyor. Okullarda, camilerde, sohbet halkalarında bu şekilde anlatılmalı, kelime manası verilip ''bunu diyen cennete girer'' deyip kestirip atmamalı. Yine Ezan okunurken ne denilmek isteniyor onu anlatan kısımda çok güzel, küçük bir pasaj paylaşmak gerekirse diyor ki; ‘’Haydi secde etmeye. Şeytanın iğvasıyla gurur kaplamış olan beynimizi arındırıp, toprağa alnımızı koyarak secde etmeye!... Asırların cahili kültürleriyle yozlaşmış kafalarımızı secdeye koyarak tüm süperlerden, Batı’lardan, tabu’lardan, makam ve mevkilerden, kölelikten, uşaklıktan; Amerikancılık ve Rusyacılıktan; kapitalizmlerden, komünizmlerden, sosyalizm ve faşizimlerden; ezilmişlikten, hor görülmekten; piramitlere harç, put heykellerine araç olmaktan, bizi dünya için uyandıran çalar saatten, esiri olduğumuz fabrika bacalarından; Batının fuhuş kokan kavramlarından, toplumun kirli havasından... dan... dan bağımsızlaşarak şahsiyetimizi bulalım secdede!... ‘’ Suphanallah, anlatım o kadar güzel ki . Bizlere bu şekilde öğretmiyorlar İslam’ı, o yüzden secdelerimiz boş, kelimeyi tevhidlerimiz vird şeklini almış ama bizi sarıp sarmalamıyor. (Afra İncekara)
Pakia mektupları İhsan Süreyya sırma Kitap Tian'ın dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan arkadaşlarına yazdığı mektupları anlatmakta. ikilem arasında kalmış müslümanları bu kadar derin bir hisle ve kolay anlaşır bir kalemle anlattığı için ayrıca İhsan Süreyya Sırma Hocaya teşekkür ederim, tavsiye edebileceğim kitapların başında yer alıyor, sizde kısa sürede alıp okumakla kalın.. .. .. ** Müslüman bir gencin inancından dolayı idam cezasına çarptırılması ve son sözlerinde Müslüman olarak ölmesi için kelimeyi şehadeti telkin etmeye çalışan bir imamın hikayesi beni benden aldı, Tian'dan sonra çok üzülerek okudum satırları.. Ve . . Son sözü söyleyip bitirmek istiyorum. Müslümanlar'ı görseydim, Müslüman olmazdım. Iyi ki İslam'ı Kur'ân'dan öğrenmişim.. Yusuf İslam (Cat Stevens) .. Alıntı Ben zaten yok oldum... (Cümlelerin arasında durarak konuşur). Fakat bu yoklukta buldum kendimi. Beni sen değil savcı bey, idam mahkumu yok etti. Senin yok edebilecegin bir şey kalmadı Savcı Bey... Çünkü yok olan bir daha yok edilemez! İdam etmeye gittiğin mahkum beni öyle yok etti ki, o yoklukta şahsiyet ve insanlığımı buldum. O yoklukta, Allah'ı ve Resulu'nü buldum. Benden sonra buraya benim eski halimde olan başka bir Hoca alacaksınız elbette. İdam mahkumlarına şahadet kelimesini dedirtmek için... Acaba bir gün o da yok olabilecek mi benim gibi? Bu kolay değil!... (Bir Avuç Huzur ⸙)
Kitabın Yazarı İhsan Süreyya Sırma Kimdir?
Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, 10 Temmuz 1944 yılında, Siirtin Pervari ilçesinde doğdu. İlk öğrenimini Pervaride yaptıktan sonra; Orta ve lise öğrenimini Siirtte tamamladı. 1962 yılında girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini, 1966 yılında bitirdi. Üniversite öğrenimi sırasında, bir müddet Batmanda, Türk Petrollerinde işçi, bir müddet de Diyanet İşleri Başkanlığında memur olarak çalıştı.
Üniversite mezuniyetinden sonra, orta öğrenimini yapmış olduğu Siirt Lisesine öğretmen olarak atandı. 1967 baharında, devlet doktora burs sınavını kazanarak, İslâm Tarihi dalında doktora yapmak üzere Fransaya gitti. Aslında o, İngilizceden sınavı kazanıp İngilterede doktora yapması gerekirken, yetkililer, bilinmez bir sebepten dolayı onu Fransaya gönderdiler. Bundan dolayı bir senesini Fransızca öğrenimine harcadı. Pariste, College de Franceda Prof. Dr. Jacques Berquele başladığı doktora öğreniminin yan çalışmaları içerisinde, Arapça öğrenimi için 1969-1970 ders yılında Tunusta bulundu; ve Zeytuna Üniversitesinde, Arapçanın yanı sıra, Büyük sosyolog Fadıl b. Aşurun derslerine devam etti.
1973 mayısında, İslâmî İlimler dalında doktor olarak Türkiyeye döndü. 1973-74 ders yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsünde İslam Tarihi hocalığı yaptı. 1974 yılında Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde İslam Tarihi Doktoru olarak göreve başladı. 1980 yılında Doçent, 1989 yılında Profesör oldu. 1993 yılında naklen Sakarya Üniversitesine geçti; ve 1995 yılına kadar bu Üniversitenin İlahiyat Fakültesinde İslam Tarihi öğretim üyeliği yaptı; ve aynı yıl zorla bu üniversiteden emekli edildi. 1995-1997 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanlığı görevinde bulundu.
İslam Tarihi dalında 30 kitabı, ve 200ü aşkın ilmî makalesi yayınlandı. Ulusal, ve uluslar arası bir çok konferansa katılarak tebliğler sundu; Zaman, Yeni Devir, Milli Gazete, Yeni Şafak gibi gazete; ve İslâm Mecmuası, Yeni Dünya, Bilgi ve Hikmet, Tarih Dergisi, Tarih Enstitüsü Dergisi, Tarih ve Toplum gibi değişik dergilerde, tarihle ilgili makaleler yazdı. Kanal 7de dört seneyi aşkın bir süreyle Seyahatnâme adı altında tarih programları yaptı. Kendi alanındaki araştırmalarını takip edip sürdürecek derecede Fransızca, İngilizce, Arapça, ve Farsça bilmektedir. İhsan Süreyya Sırma evli olup, üç çocuk babasıdır.
İhsan Süreyya Sırma Kitapları - Eserleri
- İslami Tebliğin Mekke Dönemi ve İşkence
- İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed
- İslami Tebliğin Medine Dönemi ve Cihad
- Emeviler Dönemi
- İslami Tebliğin Örnek Halifeler Dönemi
- Nehirlerin Dili
- Abbasiler Dönemi
- Nasıl Sömürüldük
- Peygamberler Tarihi
- Ah Endülüs
- Müslümanların Tarihi (1. Cilt)
- Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri
- Pakia Mektupları
- 2. Abdülhamid`in İslam Birliği Siyaseti
- İşte Önderimiz Hz. Muhammed
- Tarih Şuuru
- Tanzimat'ın Götürdükleri
- Müslümanların Tarihi (2. Cilt)
- Dağların Sırrı
- Müslümanların Tarihi (3. Cilt)
- Müslümanlarda Yanlış Din Anlayışları
- İslam ve Tarih
- Haçlı Seferleri
- Müslümanların Tarihi (4. Cilt)
- Medine Vesikası Işığında Yahudi Meselesi
- Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım)
- Bir Garip Tarih
- Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı
- Müslümanların Tarihi 5. Cilt
- Neler Sordular
- Yalan Dünyayı Adımlarken
- Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri
- Belgelerle 2. Abdülhamid Dönemi
- Selahaddin Eyyûbî
- Hz.Muhammed
- Halname
- Çin Müslümanları ve Çin'e Seyahat
- Alaturka Demokrasi Alaturka Laiklik
- Seyahatname-i Süreyya
- Osmanlı Devletinin Yıkılışında Yemen İsyanları
- Sen Geldin
- Ano Yemen'dir
- Müslümanların Tarihi'ne Giriş
- Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı
- II. Abdülhamid'in İslam Birliği Siyaseti
- Viyana Günleri
İhsan Süreyya Sırma Alıntıları - Sözleri
- Allah, Tûr'a çağırdığı Peygamberi Mûsâ'ya "ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen mukaddes Tuvâ vadisindesin!" buyurmuştu... (Seyahatname-i Süreyya)
- Fransızca'da bir atasözü var: Öğretmek ikinci defa öğrenmektir. (Neler Sordular)
- Seven sevdiğine sevdiğini söylesin. (Hz.Muhammed)
- Ne yazık ki Müslümanlar onun içtihadını unutup davranışını gözardı ettiler ve hayatlarını sultanları alkışlamakla geçirdiler. Bir dönem “Padişahım çok yaşa!" dediler, bir başka dönem de “Bizi kim, nasıl ve hangi rejimle yönetirse yönetsin; bize düşen itaat etmektir!” zihniyetinin öncüleri oldular. Böylece Müslümanları zalim yöneticelere ve Batı uşaklarına kul ettiler. Sonuçta da Müslümanlar, asırlar boyu kul oldukları sultanlar ve yöneticiler tarafından sömürüldüler, sömürüldüler... (Müslümanların Tarihi (4. Cilt))
- Hira üniversiten, Sevr dağı akademin, Hicret menzillerine, ilim ile sen geldin (Sen Geldin)
- Şu göğe doğru yükselen ince uzun yapılar nedir? -şoför : minare .dedi. Prof.yine sordu: ne için kullanılır bu minareler? -şoför: ezan okumaya. Dedi. Miyahara sordu: ezan ne için okunur? -şoför: namaz bildirmek için dedi . Prof: Namaz Müslümanlığın şartlarından biri ,bunu mazeretsiz terk eden müslümanlar ehli sünnet imamlarından üçüne göre de müebbed hapisle cezalandırılırlar,değilmi şoför efendi? Diye sordu. -şoför gayri memnun bir tavırla : bilmiyorum.dedi. Prof: affedersinüz sizi müslüman sanmıştım da.! Deyince şoför parladı. : tabii Müslümanım babam dört defa Hacca gitti; her sene kurban keseriz ,ama namaz kılmam ,bazen de içerim.Allah affeder be kafanı takma abi yeter ki için temiz olsun !Ehli sünnet dedin ya ; çocuklarımızı da sünnet ederiz tabi ,hem de en pahalı salonlarda ,en pahalı içkilerle ...profesör sustu.. (Pakia Mektupları)
- "Evet, gerçekten ortakların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanan ve sâlih ameller yapanlar bunların dışındadır. Ama onlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvûd, kendisini imtihân ettiğimizi sanarak Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı; tövbe etti. (Peygamberler Tarihi)
- insanların değil, insanları yaratanın emirlerine bağlanmayı kendimize ilke edindiğimiz gün, adımımızı kurtuluş dünyasının kapısından içeri atmış sayılırız. (Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı)
- Müslümanların tarihinde öylesi dönemler var ki, İslam ile ilgisi bulunmamaktadır, ihanet dolu olaylar olduğu gibi, bizlere kahraman olarak tanıtılan mücrimler ve hainler de mevcut bu tarihte. (Neler Sordular)
- İnsan kendisini zenginleşmiş (bir makama gelmiş, imza yetkisine sahip olmuş, saltanatı eline geçirmiş) görünce sapıtır. Alak suresi 6-7 (Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım))
- Yoktur bu vücudun i'tibârı, Hakk âyinedir cihan ğubâri. (Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri)
- Adem'in şahsında Allah'a secde etmeyip isyan ettiğinden, melekler arasında olmasına rağmen şeytanlaşıvermiştir. O halde melek ve şeyta n olmak; insan olmak veya olmamak, Allah'a karşı takınılan tavra bağlıdır. (İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed)
- Urbain’in iddialarına göre Müslümanlar hen Hristiyan Hacılarına, hem de Kudüs’teki mukim olan Hristiyanlara zulmediyorlardı ki bu, Hristiyan yazarlarının da kabul ettikleri gibi bir iftiraydı (Haçlı Seferleri)
- İslâm ordusunun içinde münafıklar da vardı. Dilleriyle imân ettiklerini söyleyip, İslâm düşmanlığı yapanlar... İslâm toplumunun kanser kaynağı tipler!... Bunlar, namaz da kılarlar, hatta kıldırırlar, oruç da tutarlar, Hacc'a giderler; hatta ve hatta cihada bile katılırlar. Kur'an okurlar!.. Ne var ki bunlar, İslâm'a savaş açmış devletlerin emrinde olan Allah düşmanlarıdırlar... (İşte Önderimiz Hz. Muhammed)
- "Dünya insanları üzdüğü kadar sevindirmez. Yani az sevindirir, çok üzer." (Emeviler Dönemi)
- Bütün tarih boyunca ve günümüzde, ne zaman ki Müslümanlar birbirleriyle uğraşmışlar; bundan yararlananlar düşmanlar olmuş ve fırsattan istifade ederek savaş açmış ve de galip gelmişlerdir. (Abbasiler Dönemi)
- "La" sı olmayanın, "illa" ile gerçekleştirilecek bir inkılabı yoktur. (Nasıl Sömürüldük)
- Haydi Filistin'de çocuk katleden Siyonist'e hesap sormaya! Haydi Eba Gurayb hapishanesinde masum kadınların ırzına geçen işgalci Amerikalının igrenç ihtirasını durdurmaya! (Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı)
- Aslında Islahat Fermanı , gayr-i Müslimlere hak ve imtiyazları verme fermanıdır . (Tanzimat'ın Götürdükleri)
- Dünya da bir gün yaşayacaksak, şahsiyetli yaşayalım o günü! (Pakia Mektupları)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin