Kitap Künyesi
Yazar: Jessica Shirvington
Çevirmen: Aslı Tümerkan
Orijinal Adı: Corruption
Yayın Evi: Yabancı Yayınları
İSBN: 9786059585583
Sayfa Sayısı: 368
--reklam--
Panzehir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sevdiğiniz kişiyi aldatmışken, kendinizle nasıl barışırdınız?
Kurtarmak için savaş verdiğiniz kişi sizi sırtınızdan bıçakladığında, hayatınıza nasıl devam ederdiniz?
İki sene önce Maggie Stevens ava başlamıştı.
Dört hafta önce ise aradığını bulduğunda ve Maggie’nin körü körüne güvendiği Quentin, onun bütün yalanlarını ortaya çıkardığında, hayatı yerle bir olmuştu.
Şimdiyse Maggie karanlıkta yaşıyor, fakat orada kalmayı planlamıyordu. M-Corp’u alaşağı etmesi gerekirken öylece duramazdı. Onu geri kazanma ihtimali varken olmazdı.
Parazit’le başlayan maceranın bu baş döndürücü sonunda, Maggie’nin bütün dünyaya gerçekleri göstermesi gerekecekti. Peki ya bunun bedeli ne olacaktı?
Her şey.
“Macera dolu, kesinlikle nefes kesici ve sevip destekleyeceğiniz karakterleri olan bu seriyi yıllar boyu önereceğim.”
- YA MIDNIGHT Reads
“Jessica Shirvington’ın bir şeyi yanlış yapması mümkün değil.”
- Thoughts by BJ
“Bu kitap bana o kadar çok şey hissettirdi ki… Sürükleyiciliği ve macera dolu olması bu fantastik distopik ikilemeyi bitirmek için muhteşemdi. Bu ikilemeyi şiddetle öneriyorum!”
- Reading with Jenna
--reklam--
Panzehir Alıntıları - Sözleri
- Karanlığa doğru haykırıyorum fakat cevap gelmiyor. Sadece seçim var. Benim seçimim. Ölüyorum. Bunu biliyorum. Ancak henüz ölmedim. Diğer rüyalardaki gibi ölüm saklanmıyor; zaferinden emin olduğundan etrafımda dans ediyor. Sonra yüzlerin, sonsuza dek taşıyacağımı bildiğim acının içinden ilerliyorum. Hepsinin içinden ilerliyorum. Çünkü seçimim o. Her zaman onu seçeceğim.
- Bakışlarını uzağa çevirerek, “Tek sahip olduğum sensin,” dedi. “Böyle olmasını planlamıştın zaten, değil mi?” Kalbim parçalandı. “Evet,” diye fısıldadım. “Eğer sana aldığım her şeyi geri verebilseydim bunu yapardım.”
- “Tanrım.” Gus kapsülde etrafına bakınıp hızla geçtiğimiz kavşakları incelerken ıslık çaldı. “Burası bir bilgisayar oyunu gibi.” Quentin, “Evet ama kurşunlar gerçek,” dedi. Liam, “Ayrıca tek bir canın var.” diye ekledi.
- İzlenecek yolun her zaman hazır olması ve bu yola insanın kendisini adaması gerekiyordu.
- Başarısızlıklar hakkında kafa yormak, kendine acımaya doğru giden kaygan bir yoldu.
- Fakat belki de, diye düşündüm, belki de bilmemek en iyisiydi. Kalp acısını görmezden gelmek, son darbesini vurmamışken daha kolaydı.
- "Fera-tek birbirimize ait olduğumuzu söylüyor ama ben sana güvenip güvenmeyeceğimi bilmezken nasıl birbirimize ait olabiliriz?"
- "Dünya bütün başarısızlıklarımıza rağmen hâlâ harikalar ve güzellikler barındırıyordu... Karanlıkta bile..."
- Nasıl bir oyun oynadığımızı bilmiyordum. Tek bildiğim, takımların eşit olmadığıydı.
--reklam--
Panzehir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Disruption Serisi 2. Kitap: İlk kitaba göre daha az sevdim. Buçuklu puanlama olsaydı 5.5 verirdim. İlk kitapta mantık hatası filan dikkatimi çekmemişti. Fakat bu kitapta bazı olaylar çok bariz bir şekilde ortadaydı. Ben genelde göz ardı ederim, çok önem vermem lakin burada direk gözümüze sokmuşlar. Şaşırdığım bir olay vardı. Ama bu sefer gerçekten hiç beklemiyordum. Genel olarak seriyi ben çok beğenmedim. İlk kitap incelemesinde de dediğim gibi okumasanız da olur. ≈Spoiler≈ Bahsettiğim mantık hatalar hükümetin M-Corp karşıtı olup hiçbir şey yapmaması. Devamı olarak da kitabın finalinde dünyayı kurtaran Maggie ve Quin gibi gösterdikleri halde ikisini de sorgulamak istemeleri. Saçmalık resmen. Birbirine aşık olmayan iki karşı cins olamayacağı için araya bir Gus-Maggie sıkıştırdığın için teşekkürler.(!) Tam diyorum ne güzel arkadaşlık hoop 'aşık mı acaba' sorusu ile karşılaşıyorum. Yine de aralarında ki arkadaşlığı seviyordum bu yüzden Gus'a üzüldüm. Şaşırdığım olay ise Evrim Yanlılarının başkanıydı. Hiç anlamamıştım. ≈Spoiler Bitti≈ (Ayşenur)
Baştan sona mantık hatalarıyla ve saçmalıklarla dolu olduğu için bu kitaba yorum yazmak bile istemedim ama beni deli eden bazı sahneler hakkında bir şeyler söylemezsem de rahat edemezdim. Yorumun tamamının da spoiler içerdiğini belirterek başlayayım. Mantıksızlığın sınırını aşan sahneler: 1) Maggie'nin serbest bırakılması: Güya Quentin'in babası, şov yapmak için kızı bırakıyor. Hiç kusura bakmayın ama bu saçmalıktan başka bir şey değil. Yazar resmen Maggie'yi oradan nasıl çıkaracağıyla uğraşmak istememiş de böyle bir sahne yazmış. Kızı bırakıp, sonra yakalamak için falan uğraşıyorlar bir de şaka gibi! 2-Koskaca hükümetin, bu çip şirketinden rahatsız olması ama karşıt bir grup kurup, ajan yetiştirmekten başka bir şey yapmaması: Ya, deli misiniz? Ülkenin başkanı, çip şirketinden rahatsız oluyor ama Maggie ve hacker arkadaşının yaptığını yapıp, bu şirketin içine sızamıyor öyle mi? Koca hükümet? Resmen olay şöyle: Hükümet: Aa siz şirketin içine nasıl sızdınız? Maggie: Arkadaşım hacker. O hackledi ben girdim. Hükümet: İnanmıyorum! O kadar deneyimli askerimiz, hackerimiz var. Bu bizim aklımıza nasıl gelmedi? Neyse sen bu isyanın başına geç Maggie. Biz seni izleriz uzaktan. Şaka gibi ama gerçek. Yazar bildiğin okuyucunun aklıyla dalga geçiyor. 3-Maggie'nin babası: Aslında üzerine bir şey demeye gerek bile yok. Bu adam ve bu adamı bağlayan tüm olaylar mantıksız. 4- Quentin'in annesinin ajan olması: Kocasını durdurmak için ne yapıyor peki? Hiçbir şey. O zaman neden ajan? Bilmiyoruz. Yazar bizi delirtmek mi istiyor? Evet! 5-Tüm olayların Maggie'ye bağlanması: Şirket insanları öldürüyor. Niye? Maggie yüzünden. Hükümet isyan çıkarmak istiyor. Nasıl yapacak? Maggie halleder. Vay be, ne Maggie'ymiş. Hükümetten, hükümetin korktuğu çip şiketinden bile daha güçlü kız! Yerseniz tabi. 6-Kitabın sonu: Yani cidden bu sona ne denir bilmiyorum. Herkesin Maggie'nin kapısını geldiği o sahne, o final... Çok kötüydü, çok. Özetle; mantıksız, çok mantıksız, feci mantıksız bir kitaptı Panzehir. İlk kitap da kötüydü ama bu kitabın yanında o bile iyi kaldı. (Baştankara)
Uzun uzun inceleme yazmaya gerek görmüyorum. Bu seride heyecan yok, inandırıcılık yok. Bilim kurgu yazıyorsanız ve bunu insanların günlük hayatının değişmesi konusu üzerinden yapıyorsanız kesinlikle sosyolojiye dikkat etmelisiniz. Toplumun bu 'çip' olayına verdiği tepkiler kesinlikle hiç inandırıcı değil. Bununla birlikte karakterler de bir o kadar yetersiz. Her şeyden önce ana karakterimiz iki-üç yıllık dövüş eğitimiyle ramboculuk oynuyor. Bunu yaparken de bir yandan dünyanın en iyi okullarından birini kazanıp diğer yandan bir işte tam gün çalışıyor. Ha, bir şeyi söylemeyi unutmuşum. Tüm bunları yaparken -yine- bir yandan dünyanın en büyük gücüne operasyonlar düzenliyor. Kitap ne kadar inandırıcı, ne kadar mantıklı siz karar verin. Keyifli okumalar diliyorum. Sevgili okurlar, eğer ki değerlendirmemi beğendiyseniz sizleri beni takip etmeye ve youtube hesabıma abone olmaya davet ediyorum. Buyurunuz link: https://www.youtube.com/channel/UC8If-jF6yyHt83zEPj7qnGw (Onur Çalcalı)
--reklam--
Panzehir PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jessica Shirvington - Panzehir kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Panzehir PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jessica Shirvington Kimdir?
Girişimci, yazar ve anne olan Jessica, Sydney’de yaşamaktadır. 2011&2012 yılında Cosmopolitan Yılın Kadını Ödüllerinde finalist olmuştur. Eşi Matt Shirvington’ la 17 yaşında tanışmış ve 12 yıl önce evlenip Sienna and Winter adında iki çocuk sahibi olmuştur. Romanlarında aşkı ele alışında ise erken yaşta hayatının aşkını bulmasının çok büyük katkısı olduğunu söylemektedir.
--reklam--
Jessica Shirvington Kitapları - Eserleri
- İki Hayat Arasında
- Parazit
- Panzehir
- Uyanış
--reklam--
Jessica Shirvington Alıntıları - Sözleri
- Eğer biri katmanlarımın altını, benim bile bilmediğim gerçek versiyonumu görebiliyorsa, O da Ethan'dı. (İki Hayat Arasında)
- " Şans cesurdan yanadır." (Parazit)
- Nasıl bir oyun oynadığımızı bilmiyordum. Tek bildiğim, takımların eşit olmadığıydı. (Panzehir)
- "En güzel şeyler asla sağlıklı değildir. En güzel şeyler her zaman tam hayatla ölümün kenarında asılı kalır." (Parazit)
- Çünkü savaşımız insanlara karşı değil yönetimlere hükümranlıklara bu karanlık dünyanın güçlerine kötülüğün göksel yerdeki ruhsal ordularına karşıdır. (Uyanış)
- Nihayetinde durmam gerekecekti ama şimdi değil. Nihayetinde hayata devam edecektim, kendim için, Ethan için, çok anlamlı olan kısa hatıramız için. Ama Kapalı kapıların ardında sonsuza kadar onun için ağlayacak bir parçam olacaktı. (İki Hayat Arasında)
- "Dünya bütün başarısızlıklarımıza rağmen hâlâ harikalar ve güzellikler barındırıyordu... Karanlıkta bile..." (Panzehir)
- En güzel şeyler asla sağlıklı değildir. En güzel şeyler her zaman tam hayatla ölümün kenarında asılı kalır. (Parazit)
- Başarısızlıklar hakkında kafa yormak, kendine acımaya doğru giden kaygan bir yoldu. (Panzehir)
- İzlenecek yolun her zaman hazır olması ve bu yola insanın kendisini adaması gerekiyordu. (Panzehir)
- Karanlığa doğru haykırıyorum fakat cevap gelmiyor. Sadece seçim var. Benim seçimim. Ölüyorum. Bunu biliyorum. Ancak henüz ölmedim. Diğer rüyalardaki gibi ölüm saklanmıyor; zaferinden emin olduğundan etrafımda dans ediyor. Sonra yüzlerin, sonsuza dek taşıyacağımı bildiğim acının içinden ilerliyorum. Hepsinin içinden ilerliyorum. Çünkü seçimim o. Her zaman onu seçeceğim. (Panzehir)
- "Fera-tek birbirimize ait olduğumuzu söylüyor ama ben sana güvenip güvenmeyeceğimi bilmezken nasıl birbirimize ait olabiliriz?" (Panzehir)
- O zeki bir çocuktu..Onu küçümsemek ahmakça olurdu. (Parazit)
- Ayrıca bazı şeyler o kadar gerçek ki onları iliklerine kadar hissedersin. Nereye gittiğinin önemi yoktur, seninle gelirler her yere. (İki Hayat Arasında)
- Onun ışığına karşılık benim karanlığım. Onun gerçeğine karşılık benim yalanlarım. Onun fedakarlıklarına karşılık benim bencilliklerim. (Parazit)
- Fakat belki de, diye düşündüm, belki de bilmemek en iyisiydi. Kalp acısını görmezden gelmek, son darbesini vurmamışken daha kolaydı. (Panzehir)
- "Hayat başka planlar yapmakla meşgulken başına gelenlerdir." (İki Hayat Arasında)
- Bu kesinlikle bir hataydı.Yine de bu hatayı zihnimde çabucak haklı çıkardım. (Parazit)
- Ama sadece ilerleyip hayata devam etmek korkutucu olduğu için bir şeylere tutunmanın hiçbir anlamı yok. (İki Hayat Arasında)
- Son birkaç haftada bana yıllardır sahip olmadığım kadar hayat verdin. (İki Hayat Arasında)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin