Pencere'DEN - Güray Süngü Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Pencere'DEN kimin eseri? Pencere'DEN kitabının yazarı kimdir? Pencere'DEN konusu ve anafikri nedir? Pencere'DEN kitabı ne anlatıyor? Pencere'DEN kitabının yazarı Güray Süngü kimdir? İşte Pencere'DEN kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Güray Süngü

Yayın Evi: Okur Kitaplığı

İSBN: 9786054494699

Sayfa Sayısı: 208

Pencere'DEN Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Kendisinden başka hiç kimseyi, kendi kemiklerinden başka hiçbir şeyi kıramayan Ayhan'ın hikayesi Güray Süngü'nün sıra dışı üslubuyla okurlarını yalnızlık ve incelik üzerine düşünmeye davet ediyor. Siz de okudunuz mu üniversitede. Benim en zorlu dönemecimdi belki orası, hiç dönemediğim bütün hepsi içinde. Orayı da dönemedim de dönmüş gibi yaptım. Diplomada sadece mezuniyet derecesinin yazması ne hoş değil mi, beş senenin özeti niyetine. Etrafımdakiler çocuk olmadığı ve çocuk safiyetine sahip olmadığı için ve ben de çocuk olmadığım ve her şeye rağmen çocuk safiyetine sahip olmadığım için tam anlamıyla korkunç yıllardı diyebilirim. Bu kadar çok var olup da görünmez olunabilecek başka bir zemin var mıdır sizce? Numaralarla fişlenip, öğrenci numarası, sınıf numarası, sınav numarası, grup numarası, tez numarası, bu kadar çok gizli kalabilmek, yokmuş gibi yaşayabilmek, binlerceden bir tane olup binlerceyi oluşturan binlerce bir değilmiş gibi olabilmek. Anlatmazsam kızmazsınız değil mi, ama üzerinize alınmayın lütfen, tamamen benimle ilgili bir mesele, yoksa size anlatmaz mıyım hiç, insanın aklı tamamen başındayken çektiği gerçek acıyı tarif edebilecek kelimeleri bulamamaktan korkuyorum da. Üzgünüm, isterseniz çok özel bulduğunuz detayları siz de anmayın. Görüyorsunuz ya insan kendisine karşı bile yabancılıktan kurtulamıyor kimi zaman. Öyle bir zaman...

Pencere'DEN Alıntıları - Sözleri

  • Zihin oyun oynar bazen, sırf bunun için, hatırlamak için. Oysa huzur, unutmaktır.
  • Biz inceyizdir, incitemeyiz bu yüzden..
  • Ben kıramam.. Hiç kimseyi.. Kendi kemiklerimden başka hiçbir şeyi..
  • Hayat ağrıtıyordu. Sadece sıkıcı değildi, can acıtıyordu.
  • Bizim için söylüyor, ama bizim iyi olmamız için değil. Kendisini iyi birisi olarak görmemiz için.
  • Bir insan kendini tanımlamaya başladı mı hemen ondan kaçmak gerekir. Zira birazdan kendisini sizin sırtınıza yükleyecektir. Beni taşı; al, tart ve taşı.
  • Sevmek iyidir. Neden iyidir, cevabı bizde yok ama iyidir.
  • Düşünceli olmak, ince olmak zor kılıyordu hayatı.
  • İnsan gereksiz yere çekilen acıyı kaldırabilecek lükse sahip değil. Asli acılar bir kenarda dururken.
  • Belirsizdi gelecek. Bir başlangıçtı bugün.
  • Yalnızlık kati. Başka bir şekli yok hayatın, bu işte. Ummak gereksiz bir iyimserlik. Belki de son hayal kırıklığımızı sakladık cebimizde bir yerlere. Yine de o kadar çok hayal kırıklığı var ki bizi bekleyen. Olsun...
  • Sadece yer doldurmak için haber yapıyorlar. Ne sebep, ne süreç, hatta ne de sonuç...
  • Bilmiyor muyuz, umut insanın gerçeği görmesini engeller.. Ama hakikati görmesini sağlar..
  • Öncelikli bazı işlerim var. Hayatı bir dengeye oturtma çabası. Bunları önemser misiniz? Yaşama uğraşı. Üstelik bir işe yaramayacağını bile bile. Küçücük bir ihtimal için. Tüm kapılarım açık sanıyorum, hem de ardına kadar. İntibak; ne hoş kelime. Afaki, bu da bir o kadar.

Pencere'DEN İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Her defasında bir daha okumayacağım dediğim yazarın, bu kitabından da yine çok etkilenmiş olarak ayrılıyorum.. Bir insanın iç dünyasının bu kadar yoğun ve ustaca anlatılabilmesi şaşırtıyor beni.. Hiç tanımadığım, şahidi olmadığım duygularla bağ kuruyorum ister istemez.. Güray Süngü yine şaşırtmadı.. (Gökçe Türkân)

Kaç kibar adam tanıdınız ? Ayhan bildiğiniz kibar adamlardan değil. İnsan kalbi üzerinden riske girmeyen, kendi kemiklerinden başka kimseyi kırmayan biri. Ayhan'ın babası oldukça gürültülü gülüyor. Annesi sessizce ağlayan kadınlardan. Ayhan ikisine de benzemiyor. Hiç kimseye ve hiç bir yere sığamıyor. Ayhan'ın kavgası içinde. Hersey, herkes uzak geliyor ona. Bir tek pencereden baktıkları yakın ona..Oynayamadığı oyunları oynayan çocukları ve yaşayamadığı hayatı yaşayan insanları izliyor penceresinden.. Buldugu tek huzur noktası o pencere. Herşey, herkes ne kadar uzak, ama orası ne kadar yakın ona. Ayhan böyle biri. İncelik ve yalnızlığın anlaşıldığı nazenin bir eser..Güray Süngü en sevdiğim yazarlardan.. (biryudumkitap ayse)

Pencereden: Güray SÜNGÜ son birkaç yılda fark edip okumaya başladığım yazarlardan. Şuan okumadığım pek kitabı kalmadı diyebilirim. Romanlarında ,hikayelerinde başarılı bir biçimde yansıttığı iç monologlar ,kitaptan çıkıp benim de ta içime yerleşiyor okudukça. Ayhan Bey'in hikayesini dün bitirdim. Ama Ayhan'la beraber ben de yarım kaldım okuma sürecim boyunca. Hayatı,anlam arayışını, sonlara duyulan özlemi ve Ayhan için Özlem'i çok ince ,çok güzel anlatmış. Çok beğendim, bir daha yazsın bir daha okurum. (Meral TÜRKER)

Kitabın Yazarı Güray Süngü Kimdir?

1976 yılında İstanbul’un sur içi mahallelerinden Kadırga’da doğdu. İlk öğretime Kadırga İlkokulunda başladı. Çocukluğu Ayasofya ve Sultanahmette geçti. Gedikpaşa’da esnaf olan babası sayesinde çalışma hayatını erken yaşta tanıdı. Üniversiteden mezun olana kadar bütün tatillerini Kapalıçarşı’da geçirdi. Farklı milletlerden, meşreplerden, dinlerden insanların arasında büyüdü. Üniversite eğitimini Uludağ Üniversitesi’nde aldı. İktisat fakültesinde okudu. Mezuniyetinden sonra özel sektörde çalışmaya başladı. 2009 yılına kadar çeşitli sektörlerde görev aldıktan sonra, yayın sektörüne geçti.

Güray Süngü yazmaya Bursa yıllarında başladı. İlk öyküsü 1998 yılında Hece dergisinde yayınlandı. Bugüne dek, Hece, Hece Öykü, E-edebiyat, Ada, Özgür Edebiyat, İtibar, İzdiham, Cafcaf, Hacamat, CF, Edebi Müdahale, Post Öykü, Cins, Muhayyel gibi dergilerde öyküler ve yazılar yayınladı. Öğrenciyken yazdığı ilk romanı Dördüncü Tekil Şahıs 2006 yılında okuyucuyla buluştu.

Düş Kesiği adlı romanıyla 2010 Oğuz Atay Roman Ödülü’ne, Kış Bahçesi adlı romanıyla 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’ne layık görüldü. 2014 yılında Deli Gömleği ve Hiçbir şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi kitapları ile Necip Fazıl Hikaye Ödülü’nü kazandı.

2018 yılında 14. Kristal Lale ödüllerinde yılın edebiyatçısı seçildi.

Kitapları;

Dördüncü Tekil Şahıs-Roman, 2006

Pencereden-Roman, 2006

Düş Kesiği-Roman, 2010

Deli Gömleği-Öykü, 2010

Kış Bahçesi-Roman, 2011

Hiçbir şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi-Öykü, 2012

Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk-Öykü, 2014

Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı-Roman, 2015

İnsanın Acayip Kısa Tarihi-Uzun Hikaye, 2016

Vicdan Sızlar-Öykü, 2016

İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır, 2018

Güray Süngü Kitapları - Eserleri

  • Deli Gömleği
  • İnsanın Acayip Kısa Tarihi
  • Düş Kesiği
  • Vicdan Sızlar
  • Kış Bahçesi
  • Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı

  • Sayıklar Bir Dilde
  • İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır
  • Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi
  • Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk
  • Pencere'DEN
  • Az Kalan Gölge
  • Pencereden

  • Dördüncü Tekil Şahıs
  • Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi

Güray Süngü Alıntıları - Sözleri

  • Yürümüştüm. Bitmişti... İmza; ölümlü. (Dördüncü Tekil Şahıs)
  • Beni herkes anlıyor. Sen yağmuru anlamaya çalış.. (Dördüncü Tekil Şahıs)
  • Sen benim hiçbir şeyimsin. Al sana bir yara daha. Görmezsem yoksun. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
  • yaşam tüm unsurlarıyla ayakta durup bana sırıtıyor gibi geldi. (Kış Bahçesi)
  • bir şeye benzemeye benzemeye insan bir şey olduğunu bir şey olmadığını anlamazmış. böyle sürermiş. (Vicdan Sızlar)
  • Gün görmüş adamlar usulünce istemeyi iyi bilirler. (Deli Gömleği)

  • İnsan çok leş bir yaratık türü. Atlatamadığı şey yok... (Az Kalan Gölge)
  • Güzel neymiş? Güzel, gördüğümüş. Hayır “güzel gördüğün” değilmiş güzel, gördüğümüş. (Sayıklar Bir Dilde)
  • Kafan duman olmuş, şöyle sağa sola doğru salla biraz da kulaklarından çıksın duman. Olmaz böyle. Net olacak kafa. Freş hava. Oh mis. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
  • Ne demiştin sen; sana kalbimi göstersem yaralarıma hayran olursun... (Düş Kesiği)
  • İnsan kibirli, artist, gösteriş budalası ve mal mülk düşkünüdür. İnsan düşkünse düşüktür. Düşükse düşmüştür. Düşmüşse düşenin dostu olmaz, seyircisi olur. İnsan seyredicidir. İnsan adeta insan değildir. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
  • Hayat daha zor artık. (Pencereden)
  • Bir gamlı hazanın seherinde Israra ne hacet, yine bülbül? (Sayıklar Bir Dilde)

  • İnsanca diye bir dil var, kimseler konuşamıyor. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
  • Belki de ben delirdim. Belki de ben delirmedim, zaten deliydim. (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
  • Bu garip. Allahın garibi. -Bütün garipler Allah'ındır. Hamdolsun. (Vicdan Sızlar)
  • "Müziği duymayanlar, dans edenleri deli sanmaya devam ediyordu." (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
  • Haddini bilmeyene haddi bildirilir de kendini bilmeyene ne bildireceksiniz... (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
  • Bende bakılacak bir şey varsa o da kusurdur,bakılacaksa ona bakılsın. (Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk)
  • Çünkü ne öncesinde ne sonrasında hiçbir günüm değil, hiç bir anım o an kadar güzel olmadı. Bir insanın hüznü, hüznüyle gögelenmiş yüzü, bir diğerinin cenneti olabiliyordu demek. (Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi)