Kitap Künyesi
Yazar: C. S. Lewis
Çevirmen: Fethi Aytuna
Orijinal Adı: Perelandra
Yayın Evi: Kabalcı Yayınevi
İSBN: 9789759970284
Sayfa Sayısı: 280
--reklam--
Perelandra Venüs’e Yolculuk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Öykümüzün kahramanı Cambridgeli akademisyen Dr.Watson”ın kutsal görevi, bu kez halkının Perelandra dediği Venüs gezegeninde, cennete benzeyen eşsiz bir dünyada gerçekleşiyor. Ne kadar korkunç olursa olsun, orada eski düşmanı Dr.Weston”la karşılaşmak ve onun şeytani planlarını engellemek zorundadır. Artık delirmiş durumdaki Dr.Weston”ın bedeni kötülüğün güçleri tarafından ele geçirilmiştir; ama kahramanımız insanüstü bir gayret sarf ederek Perelandra’nın masumiyetini korumalı ve yapılmak istenen kötülüğü, tüm yaratılmışların geleceğini savunmak adına durdurmalıdır. Aslında bu onun henüz bilmediği yazgısıdır.
“Ağaç o dünyada dikildi, ama meyve bu dünyada olgunlaştı. Karanlık Dünyada kan ve hayatın karışımının fışkırtan çeşme, burada yalnızca hayat verir. İlk şelaleleri geçtik, bundan sonra ırmak derinlere akıp denize yönelmekte. Burası Onun, fethedenlere vaat ettiği Sabah Yıldızı, burası dünyaların merkezi. Bu vakte kadar her şey bekliyordu. Ama artık borular çaldı ve ordu harekete geçti. Şükürler olsun Ona!… Elveda ey Dost ve Kurtarıcı, elveda. Her üçümüz de zamanın boyutları içinden geçene dek elveda. Maleldil”e her zaman bizi anlat, tıpkı bizim seni anlatacağımız gibi. Nuru,sevgisi ve gücü daima seninle olsun.”
--reklam--
Perelandra Venüs’e Yolculuk Alıntıları - Sözleri
- Dünya benim düşündüğümden çok daha büyük.Yollar boyunca gittiğimizi sanıyordum,ama göründüğü kadarıyla hiç yol yok.Gitmek, yolun ta kendisi.
- Yollar boyunca gittiğimizi sanıyordum, ama göründüğü kadarıyla hiç yol yok. Gitmek, yolun ta kendisi...
- Ağaç o dünyada dikildi, ama meyve bu dünyada olgunlaştı...
- İnsan olmayan zekayı, “bilimsel” ve “doğaüstü” diye iki farklı kategoride düşünme eğilimi vardır.
- Hepimiz bazen cansız nesnelerin, insan yüzünü andıran görünümlere sahip olduğunu biliriz.
- Korktuğunuz şey kötü bir yaratık olduğu sürece, iyilerin yardımınıza koşacağına ilişkin hâlâ bir umudunuz olabilir. Ama varsayalım ki iyiye ulaşmak için mücadele ettiniz ve onun da korkunç bir şey olduğunu keşfettiniz, o zaman ne yapardınız?
- Yemeye niyetlendiğiniz yiyecek, yenemez bir şeye dönüşse; eviniz yaşanamaz bir yer hâline gelse; yanında kendinizi rahat hissettiğiniz kişi size rahatsızlık verse ne olurdu?
- Yalnızlık duygusu yoğunlaşmıştı ama acı vermiyordu…
- Acaba Yerküre’de mitoloji olarak bilinen şeyler, diğer dünyalara gerçeklik olarak mı dağılmıştı?
- Hayat sanki iki kere gösterilebilen, hatta geriye oynatılabilen bir filmmiş gibi bazı şeylere yeniden sahip olmak için duyulan bu şiddetli arzu… Acaba tüm kötülüklerin anası bu olabilir miydi?
- Yollar boyunca gittiğimizi sanıyordum - ama göründüğü kadarıyla hiç yol yok. Gitmek, yolun ta kendisi.
- Bir dünyada efsane olan şeyin bir başka dünyada gerçek olabileceğine dair duyduğu eski kuşkuyu hatırladı.
- Daha yaşlı olmak her zaman daha bilge olmak anlamına gelmez.
- İnsanların emeği ve hırsından bir fıskiye gibi fışkıran şiirin, o şan ve ihtişamı…
- Mitolojimiz, düşlediğimizden daha somut bir gerçekliğe dayanır. Ama aynı zamanda, o dayanaktan adeta sonsuz bir uzaklıkla ayrılmıştır.
--reklam--
Perelandra Venüs’e Yolculuk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap çok zordu. Felsefi olması okumamı çok zorladı. Başı ilk 30-40 sayfa ile sonlara doğru biraz daha hızlı ama diğer tarafları o kadar sıkıcı ki ilk defa bir kitabı bu kadar zor okudum. Kitap güzel ama benim tarzım BK değil. (Birkan Çevik)
Son Adıma Bir Kala: Geldik serinin ikinci kitabının da sonuna. Yazar, ilk kitapta anlattığı hikayede okuyucunun heyecanını, duygularını, zevkini arşa çıkardığı için ardından gelecek kitapta da beklentiyi karşılamak çok zor olacaktı ve ne yazık ki korktuğum da oldu ve beklentimi karşılamadı, yani bir anlamda hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Ama bunu, yazarın kötü, yetersiz veya kalitesiz bir kitap yazmış olduğunu düşündüğüm için söylemiyorum. İlk kitapta nereden ne çıkacak, şimdi ne olacak diye her cümlenin ardını merak ededururdum, oysa bu kitapta olayların nasıl ilerleyeceği az çok belirgin ve özellikle sona doğru -havası kaçmakta olan balon gibi- heyecanım hepten tükenmeye başladı. Nerede o ilk kitaptaki tempo… İlk kitapta olaylar egemendi, kısım kısım da -yemeği tatlandırsın diye atılan sos misali- düşünceler, duygular aktarılıyordu. Bu kitapta ise sanki Lewis’in okuyucusuna aktarmak istediği birçok görüş varmış da fazla hareketli geçmeyen birtakım olayları, bu aktarmak istediği görüşlerin üstüne serpiştirmiş gibi bir hâl hakimdi. Bir de mesela baş karakter Ransom, özellikle bu kitapta aşırı derecede pasif, hani bir süre sonra okuyanın canını sıkmaya başlıyor bu pasifliği o derece. Gerçi kitap ilerleyip okuyucu birtakım şeyleri öğrenince, karakterin pasif olması için haklı nedenleri olduğunu da düşünmeye başlıyor ya neyse, Lewis en azından bu durumu, sondaki hamleleriyle makul bir sona bağlamayı başarıyor. Son olarak, başlarda diyalogların biraz uzun tutulduğunu ve asıl konuya girişin birazcık geciktirildiğini düşünüyorum ama yine de okuyucuyu öyle aman aman sıkan, rahatsız eden bir durum egemen değildi fakat dediğim gibi sona geldikçe diyaloglar gerçekten baymaya başladı. Ancak tabii ki bunun nedeninin biraz da, bir dil bölümü mezunu olarak 20'li yaşlarındaki benim, bu kitabı 40'lı yaşlarında bir dil bilimci olarak kaleme alan C. S. Lewis’in Hristiyanlık ve dinler tarihinden, paganizmden ve genel olarak mitolojiden yararlanarak kafasında edebî bir üslupla harmanlayarak kaleme aldığı bir romanı, tam olarak bütün bakış açılarıyla ve yeteri kadar anlayamamış olmam olasılığı olarak da değerlendiriyorum kendi içimde. Belki 20 yıl kadar sonra Lewis'in yaşına gelip bu kitabı tekrar okuduğumda bu sefer daha iyi anlarım ve bana şimdi sıkıcı gelen şeyin aslında ne derin anlamlar taşıdığını düşünürüm, kim bilir. (MertcanG)
--reklam--
Perelandra Venüs’e Yolculuk PDF indirme linki var mı?
--reklam--
C. S. Lewis - Perelandra Venüs’e Yolculuk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Perelandra Venüs’e Yolculuk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı C. S. Lewis Kimdir?
CClive Staples Lewis 1898'de Belfast'ta doğdu. Yazar, eleştirmen ve temelde eğitmendi. Magdelen College, Oxford'da öğretim üyeliği yaptı ve nihayetinde Cambridge'da Orta Çağ ve Rönesans İngilizcesi Profesörü oldu. Oxford'dayken Charles Williams ve J. R. R. Tolkien'le birlikte çalıştı ve her biri Hristiyan ahlakçısı olan bu üç adam alegori ve fanteziye duydukları büyük ilgi çerçevesinde bir cemiyet oluşturdular. Toplantı boyunca birbirlerine hazırlamakta oldukları işleri okudular ve ister istemez birbirlerini etkilediler. Lewis, Narnia krallığını anlattığı uzun serisiyle elliler edebiyatına damgasını vurdu. Bilimkurgu alanına asıl katkısı ise Kozmik Üçleme (ya da Ransom Üçlemesi) olarak bilinen eseridir. 1938'de Sessiz Gezegenin Dışında ile başlayan bu üçleme dil bilimci Dr. Ransom'u merkezine alır. Ransom insanoğlunun kurtuluşu için önerilen bir fidye -ransom- olan İsa gibidir. Üçlemeye Orta Çağ mitolojisi damgasını vurur. O güne kadar yapılmış en iyi tasvirlerle tanıtılan gezegenler koruyucu bir töze sahip, iyi ve güvenilir sığınaklar gibidir, çürümüş ve yitik Dünya'nın aksine. Hikâyelere iyinin ve kötünün savaşı damgasını vurur. Lewis 1963 yılında öldüğünde ardında yepyeni bir anlatım ve anlatı biçimi bırakmış, onlarca hikâye ve derlemeyle yüzyıl edebiyatına damgasını vurmuştur.
Lewis, Narnia krallığını anlattığı uzun serisiyle elliler edebiyatına damgasını vurdu. Bilimkurgu alanına asıl katkısı ise Kozmik Üçleme (ya da Ransom Üçlemesi) olarak bilinen eseridir. 1938'de Sessiz Gezegenin Dışında'yla başlayan bu üçleme dilbilimci Dr. Ransom'u merkezine alır. Ransom insanoğlunun kurtuluşu için önerilen bir fidye -ransom- olan İsa gibidir. Üçlemeye ortaçağ mitolojisi damgasını vurur. O güne kadar yapılmış en iyi tasvirlerle tanıtılan gezegenler koruyucu bir töze sahip, iyi ve güvenilir sığınaklar gibidir, çürümüş ve yitik dünyanın aksine. Hikayelere iyinin ve kötünün savaşı damgasını vurur.
Lewis 1963 yılında öldüğünde ardında yepyeni bir anlatım ve anlatı biçimi bırakmış, onlarca hikâye ve derlemeyle yüzyıl edebiyatına damgasını vurmuştur. Bazı eserlerinde N W Clerk, Clive Hamilton takma adlarını kullanmıştır.
--reklam--
C. S. Lewis Kitapları - Eserleri
- Büyücünün Yeğeni
- Aslan, Cadı ve Dolap
- At ve Çocuk
- Prens Caspian
- Şafak Yıldızı'nın Yolculuğu
- Gümüş Sandalye
- Son Savaş
- Narnia Günlükleri
- Sessiz Gezegenin Dışında
- Perelandra Venüs’e Yolculuk
- Korkunç Kale
- Özde Hıristiyanlık
- The Lion, the Witch and the Wardrobe
- The Complete Chronicles of Narnia
- The Screwtape Letters
- Narnia Günlükleri Seti 7
- Tanrı' nın Üçlü Birlik Doğası
- Acı Sorunu
- Boxen
- The Four Loves
--reklam--
C. S. Lewis Alıntıları - Sözleri
- Nasihat etmekle emir almak arasındaki farkı bilirim. (Prens Caspian)
- "Always winter and never Christmas; think of that!" (The Complete Chronicles of Narnia)
- " Narnia, Narnia, Narnia, uyan! Sev. Düşün. Konuş. Yürüyen ağaç ol. Konuşan hayvan ol. Kutsal su ol." (Büyücünün Yeğeni)
- Hayat sanki iki kere gösterilebilen, hatta geriye oynatılabilen bir filmmiş gibi bazı şeylere yeniden sahip olmak için duyulan bu şiddetli arzu… Acaba tüm kötülüklerin anası bu olabilir miydi? (Perelandra Venüs’e Yolculuk)
- Denemeden önce insanları bilmek zordur. (Büyücünün Yeğeni)
- Hapishaneyi kendi kafalarında yaratıyor ve hapishanenin içinde olduklarını düşünüyorlar. Aldatılmaktan öylesine korkuyorlar ki, oradan kurtulamıyorlar. (Son Savaş)
- Seks olduğu sürece huzur, düzen ve disiplin olmaz. İnsan bundan kurtulduğu zaman sonunda idare edilebilir hâle gelecektir. (Korkunç Kale)
- “Haklısınız efendim” dedi Suratsız. “Burada, aşağıda kapana kısılmamızın iyi bir yanı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Cenaze masrafından kurtuluruz.” (Gümüş Sandalye)
- “Aslında Scrubb’ın planı düşündüğünüz kadar da umutsuz değildi. Bir evden görülmeden dışarıya çıkmak istiyorsanız bunu öğleden sonra denemek bazı bakımlardan gece yarısından daha iyidir. Kapıların ve pencerelerin açık olma olasılığı fazladır ve yakalanırsanız uzağa gitmek istemiyormuş, özel bir planınız yokmuş gibi davranabilirsiniz (Gelgelelim, gece yarısı yatak odasının penceresinden dışarıya çıkarken yakalanırsanız, devleri ya da yetişkinleri kaçmaya çalışmadığınıza inandırmak zordur).” (Gümüş Sandalye)
- Bir şey kötü gitmeye başlarsa, bir süre için her şeyin daha da kötüye gittiğini görürsünüz; fakat o şey yeniden iyi gitmeye başladığında genellikle her şey çok daha iyi olur. (Büyücünün Yeğeni)
- ... aklının sesini dinlemesini öğrenmelisin. (At ve Çocuk)
- Korktuğunuz şey kötü bir yaratık olduğu sürece, iyilerin yardımınıza koşacağına ilişkin hâlâ bir umudunuz olabilir. Ama varsayalım ki iyiye ulaşmak için mücadele ettiniz ve onun da korkunç bir şey olduğunu keşfettiniz, o zaman ne yapardınız? (Perelandra Venüs’e Yolculuk)
- İnsan günah işlemediyse korkacak hiçbir şey yoktur. (Büyücünün Yeğeni)
- Ruhsal acı fiziksel acıdan daha az dramatiktir, ama daha sık yaşanır ve katlanması da daha zordur. Ruhsal acıyı örtmek için gösterilen yaygın çaba bu yükü arttırır: “Dişim ağrıyor” demek, “Kalbim kırıldı” demekten daha kolaydır. Mental pain is less dramatic than physical pain, but it is more common and also more hard to bear. The frequent attempt to conceal mental pain increases the burden: it is easier to say “My tooth is aching” than to say “My heart is broken.” ― C.S. Lewis, The Problem of Pain (Acı Sorunu)
- . Gittiğinde yanından ne kadar götürdüğünü hiç biliyor muydun canım ? . (Acı Sorunu)
- Biz sadece bir insanın kendi malzemelerine dayanarak yaptığı seçımin sonuçlarını görüyoruz. Ama Tanrı onu malzemelerine göre değil, malzemeleriyle neler yaptığına bakarak yargılıyor. (Özde Hıristiyanlık)
- Bir bilginin divit ve mürekkebi her zaman yanındadır. (Prens Caspian)
- "Giderse daha kötü olur” dedi Edmund, “çünkü o zaman nerede olduğunu bilemeyiz. Odada bir arı varsa, nerede olduğunu bilmek isterim. (Şafak Yıldızı'nın Yolculuğu)
- "Her zaman uzayın karanlık ve soğuk bir yer olduğunu düşünürdüm." "Güneşi unutmuş muydun?" (Sessiz Gezegenin Dışında)
- “Kimse, Sentorları gördüğünde onların gülünç olduğunu düşünmez. Kafaları yıldızlardan öğrendikleri antik bilgilerle doludur, ciddi ve heybetli yaratıklardır, kolay kolay mutlu edilemez ve kızdırılamazlar; ama kızgınlıkları kocaman bir dalgaya benzer.” (Gümüş Sandalye)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin