Kitap Künyesi
Yazar: Platon
Çevirmen: Furkan Akderin
Yayın Evi: Say Yayınları
İSBN: 9786050202168
Sayfa Sayısı: 120
Philebos Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.
Philebos, Platon’un kendisini bütün bir hayatı boyunca çokça meşgul etmiş olan bir konuyu, yani “iyi hayatın ne olduğu” meselesini son kez ve mümkün olduğu ölçüde ayrıntılı bir biçimde ele aldığı diyaloğudur. Olgunluk dönemi eserlerinin doruk noktasını oluşturan Devlet’te, toplumda iyi hayatı bütün ayrıntılarıyla ele alıp tartışmış olan Platon, Devlet’ten sonra kaleme aldığı bu diyalogda daha önce Protagoras, Gorgias ve Phaidon diyaloglarında karşı çıktığı hazcılığı bir kez daha gündeme getirir. Hazzı ve hazzın iyi bir hayatın belirleyici veya önemli bir bileşeni olup olmayacağı konusunu enine boyuna tartışır. Philebos, Platon’un Pythagorasçı felsefeyle olan ilişkisini ve filozofun yaşlılık dönemi diyaloglarının diyalektiği veya temel yöntemi haline gelen toplama ve bölme yönteminin yeni bir örneğini vermesi bakımından da önemli bir diyalogdur.
Philebos Alıntıları - Sözleri
- Bilgelik, zekâ, bellek ve aynı özden olan her şey, düzgün düşünce, doğru uslamlama (muhakeme), bunlardan payı olanlar için haz duygusundan daha iyi ve daha değerlidir; bunlardan pay almak da, bütün şimdiki ve gelecek varlıklar için, dünyanın en iyi şeyidir
- duyumlarla uyumlu olan bellek ve bunlara bağlı bulunan duygular, bana şu anda ruhlarımıza sözler yazıyor gibi geliyor. duygu, doğruyu yazarsa, bunun sonucunda düşünce ve sözler de, doğru olarak biçimlenir. içimizdeki bu yazmanın yazdığı şeyler yanlışsa, onlar da gerçeğe aykırı düşer.
- Umut dediğimiz şey de, her birimizin kendi kendimize söylediğimiz şeylerdir.
- Ruh, bedene gelen sarsıntılardan bir şey duymayınca, bu sarsıntıların ruha geçmemesine "unutmak" diyeceğin yerde, "duygusuzluk" de!
- Sokrates-“susamış” dediğimiz zaman bunun bir anlamı vardır. Protarkhos- Kuşkusuz. Sokrates- Bu, “boşalmış” anlamına gelir. Protarkhos- Elbette. Sokrates- susama bir istek değil mi? Protarkhos-Evet, içme isteği. Sokrates-içinizden boş olduğunu duyumsayan biri varsa, o elbette duyumsadığının tersini isteyecektir. Yani boş olduğu için dolmak isteyecektir.
- Evrenin bedeninde ruh olmasaydı, onda bizde olan şeylerden her bakımdan daha güzelleri bulunmasaydı, bedenimiz ruhunu nereden alırdı?
- Kimi zamanlar boş olsak da bir şekilde dolacağımızı düşünmez miyiz? Kimi zamanlarsa asla dolmayacağımızı düşünürüz değil mi?
- gevezelik ciddi araştırmaların eğlencesi olur.
- PROTARKHOS - O halde, Sokrates, yanılmadan gerçek diyebileceğimiz hazlar hangileridir? SOKRATES - Güzel renklerle güzel biçimlerin bizde uyandırdığı hazlarla, kokuların ve seslerin verdiği hazların bir çoğu. Bir sözcükle, yokluğunu duymadığımız ve bundan acı çekmediğimiz, varlığıysa bize acıyla karışık olmayan, hoş bir izlenim veren hazlar.
- öyleleri vardır ki, ruha kadar varmaksızın, bedende sönüp gider ve hiçbir duygu uyandırmaz. Bazıları ise, bedenden ruha geçer ve her birinde ayrı ayrı, fakat her ikisinde de ortak bir yanı olan bir türlü sarsıntıya neden olur.
- SOKRATES - Önce, birlikte, bazı noktalar üzerinde anlaşalım. PROTARKHOS - Hangi noktalar üzerinde? SOKRATES - İyiliğin özü kesinlikle yetkin ( mükemmel ) mi olmalıdır, yoksa değil mi? PROTARKHOS - Dünyada her şeyden daha yetkin olması gerek, Sokrates. SOKRATES - Başka bir soru: iyilik kendi kendisine yeter mi? PROTARKHOS - Kuşkusuz. Zaten onu başka şeylerden ayıran da budur. SOKRATES - İyilik konusunda söylenmesi kesinlikle gerekli olan şey, her zekî insanın onu aradığı, onu istediği, ona ulaşmaya, onu elde etmeye çabaladığıdır. Bunlar iyilik getiren şeyler dışında, öteki şeylerin pek zahmete değmediğini de bilirler.
Philebos İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Platonun geç dönemde yazdığı bir eser olduğu için kenarları daha keskin bir kitap olmuş fakat en dikkat çekici nokta artık bilinemezciliğe karşın tutunduğu tavırda salınmaya başlamış. Gölge metaforu gereğince artık gölgeleride umursamaya başlıyor. Bu anlamda dikkat çekici tıpkı hocası sokratesin savunması ile apologia arasında ki çelişki gibi bir zıtlık seziliyor. Düşen uçakta ateist kalmaz mottosu şiarınca yaş Kemal’e erdikçe de artık mağaraya düşen gölgelere de önem veriliyor galiba :) Saygılar (Gökhan Aşkın BEKTAŞ)
Platon,düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir.Akademia okulu ile felsefenin kurumsallaşmasına vesile olduğu gibi; yazılı geleneğin oluşmasına da katkıda bulunmuş. İdealist felsefeyi başlatıp,Ortaçağ felsefesine ve İslam düşünce dünyasına da çok etki eden Platon, hocası Sokratesin ruh ve düşünce dünyasına etkileriyle, ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir. Philebos'da, Platon'un "iyi hayatın ne olduğu" meselesini ayrıntılı bir biçimde ele aldığı diyaloğudur. Karşı çıktığı hazcılığı bir kez daha gündeme getirir. Hazzı ve hazzın iyi bir hayatın belirleyici veya önemli bir dinamiği olup olmayacağı konusunu derinlemesine tartışırlar. Haz, sadece fiziksel eksikliklerin giderilmesi değildir aynı zamanda ruhu zenginleştiren ve entelektüel açıdan yetkinlik sağlayan,zeka ve bilgelikle anlam kazanan bir olgudur. Philebos, Platon'un daha gerçekçi görüşlere sahip olduğu yaşlılık dönemine aittir. (P.Kübra)
Sokrates felsefe tarihinin en önemli filozoflarında biridir. Yazılı eseri kalmamıştır. Bizler onun düşüncelerini Platon sayesinde öğrenme şansına sahip olduk. Düşünceleri ve yaşama biçimi uğruna ölmeyi göze almıştır. Platon nu yaşlılık dönemi eserlerinde biridir. Yaşlılık dönemi eserlerinde artık Sokrates in yeri azalır. Bu eserde Sokrates baş konuşmacıdır. Diyalog şöyle başlar: Mutlu bir yaşam sağlayacak olan bilgelik midir, haz mıdır? İyi yaşam haz yaşamı mı olacak yoksa bilgelik, akıl yaşamı mı yoksa her ikisinin karışımı bir yaşam mı? Sokrates bunun cevabını ara. Keyifli okumlar dilerim. (Cafer Kösedağı)
Kitabın Yazarı Platon Kimdir?
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu
Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u oek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü.
Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir.
Platon Kitapları - Eserleri
- Devlet
- Sokrates'in Savunması
- Phaidon
- Diyaloglar 2
- Şölen - Dostluk
- Gorgias
- Lysis
- Hipparkhos Kleitophon Rakipler
- Protagoras
- Diyaloglar
- Devlet Adamı
- Mektuplar
- Philebos
- Meneksenos
- Euthyphron
- Kriton
- Yasalar
- Timaios
- Ion
- Menon
- Sofist
- Minos
- Lakhes
- Kritias
- Alkibiades I-II
- Parmenides
- Theaitetos
- Küçük Hippias
- VII. Mektup, Dion
- Seçmeler
- Kratylos
- Büyük Hippias - Theages
- Euthydemos - Parmenides
- İkinci Alkibiades
- Kharmides
- Epinomis
- Phaidros
- Devlet III-IV
- Siyaset ve Retorik
- Kleitophon veya Felsefeye Davet
- Parmenides
- Devlet
Platon Alıntıları - Sözleri
- Tanrı sıradan bir kişiyi bile şair yapacak kadar bilge bir şairdir. O ana dek şiirden yana nasipsiz bile olsa aşk'ın dokunduğu herkes şair oluverir bir anda. (Şölen - Dostluk)
- Kurtlar kuzuları nasıl severse Aşıklar da sevgililerini öyle sever. (Phaidros)
- sözü özüne uymayan biri beni sıkar; söyledikleri ne kadar güzel olursa, o kadar sıkar. o zaman da beni söze düşman görürler. (Lakhes)
- "Antropos* ismi sadece yakınındaki canlıları görebilen, gördüğünden farklı bir şey düşünemeyen hayvanların ifade ettiğinden farklı bir anlam ifade eder." *İnsan (Kratylos)
- “Benim gibi bir kimseyi kolay kolay bulamayacaksınız. Onun için, size, kendinizi benden yoksun bırakmamanızı öneririm.” (Sokrates'in Savunması)
- Evet birleştiren şey sevinç ve acı ortoklığı değil midir? (Seçmeler)
- Ruha ait şeylere bakalım; bunlar ölçülülük, doğruluk, cesaret, kolay öğrenme, zihinde tutma, iyi yüreklilik ve daha başka benzer şeyler... (Menon)
- Ya sen adaletin ne olduğunu bilmiyorsun ya da onu benimle paylaşmak istemiyorsun (Kleitophon veya Felsefeye Davet)
- O halde, sence, söz, söylenen; görüş, görülen; işitiş, işitilen şey midir? Yoksa, söz başka, söylenen şeyler başka; görüş başka, görülen şeyler başka; işitiş başka, işitilen şeyler başka mıdır? (Minos)
- Eğer bir resme gereğinden fazla yaklaşırsan resimden hiçbir şey anlayamazsın. (Theaitetos)
- Devletler yeniden düzenlenmedikçe, kanunların daha iyi bir hale getirilmelerine imkân yoktur. (Mektuplar)
- “İnsanlara tanrılardan söz ederken onları tatmin etmek, gerçekten biz ölümlülere, ölümlülerden söz etmekten daha kolay gibi görünüyor. Çünkü dinleyenlerin, kendilerine bu kadar yabancı olan meseleler üzerinde görgüsüz ve kara cahil olmaları, bu konuda söz söylemek isteyenlerin işini pek kolaylaştırır; zaten tanrılar hakkındaki bütün bilgimizin de ne olduğu belli.” (Kritias)
- YABANCI: Sanırım henüz aşk avına dikkat etmedin. THEAİTETOS: Dikkat etseydim ne olurdu? YABANCI: Bu avın hediye olmadan yürümediğini görürdün. (Sofist)
- "İyi şeyler istiyorum ancak farkına varmadan tanrılardan kötü bir şey istememek çok zorlu bir iş." (Alkibiades I-II)
- Dilde yapılacak yanlışlık, sadece dile değil aynı zamanda ruha da kötü etki eder. (Phaidon)
- Oysa, çoğunlukla, doğa ve yasalar birbirine karşıttır. Bu nedenle, insan utanıp düşündüğünü söylemekten çekinirse, sözleri birbirini tutmaz olur. (Diyaloglar 2)
- gevezelik ciddi araştırmaların eğlencesi olur. (Philebos)
- “Önemli olan yaşamak değil, iyi yaşamaktır.'' (Kriton)
- _O halde aldanmıyorsam, kötülük kalmadığı zaman bile dostluk vardır. _Vardır. _Dostluğun sebebi gerçekten kötülük olsaydı dostluğun da ortadan kalkması gerekirdi: çünkü sebep yok olunca sonucu da yok olur. (Lysis)
- Seyircilere dikkat etmeliyim çünkü onları ağlatırsam alacağım para beni güldürür, onları güldürürsem alacağım para beni ağlatır. (Ion)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin