Kitap Künyesi
Yazar: Aristophanes
Çevirmen: Erman Gören
Çevirmen: Eser Yavuz
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786052954379
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Ploutos (Servet) Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ploutos (Servet)
Aristophanes (MÖ 450?-MÖ 388?): Yaşamına dair pek kesin bilgiler yoktur. Yazdığı kırk kadar oyundan sadece on biri günümüze ulaşmıştır. Kıvrak ve keskin diliyle ünlü olan Aristophanes, komedya sanatının bütün inceliklerini çağının tanıklığıyla kaynaştırmış büyük bir tiyatro ustasıdır. Ploutos, Aristophanes’in günümüze ulaşan ve eğitmenliğini bizzat yaptığı son eseridir. Eserlerinde genellikle kenti Atina’nın sorunlarını alaya alan Aristophanes, Ploutos’ta bu üslubundan uzaklaşarak zengin ve fakir arasındaki gerilimi çok daha evrensel bir bakış açısıyla işler. İlerlemiş yaşına rağmen toplumsal değişimler doğrultusunda sanatını da yenilemekten çekinmeyen ozan, son iki oyunu Ploutos ve Kadınmebuslar’da kullandığı sahneleme teknikleri ve dil tercihleriyle yepyeni bir komedya anlayışının da önderliğini yapar. Kadınmebuslar’la birlikte Eski Komedya’dan Yeni Komedya’ya geçişin bir örneği, müjdecisi olan Ploutos, Türkçeye ilk kez Eski Yunanca aslından çevriliyor.
Erman Gören: 2005 yılında İÜ Eski Yunan Dili ve Edebiyatı ve Felsefe lisans programlarından eşzamanlı mezun oldu. 2017 yılında Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri alanında Doçent unvanı aldı. Halen Eski Yunan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmakta, Arkaik Yunan şiiri, erken ve klasik Yunan düşüncesi, Yunan filolojisi, Yunan yorum geleneği konularında lisans ve lisansüstü düzeyde dersler vermektedir. Pindaros, Sappho,
Aristophanes gibi şairlerin yanı sıra, Platon, Aristoteles ve Proklos gibi filozofların metinlerini de dilimize kazandırmaya çalışmaktadır. Eser Yavuz: İÜ Felsefe Bölümü mezunudur. Hermeneutik ve çeviri ilişkisi konulu yüksek lisans çalışmasını aynı üniversite ve bölümde sürdürmektedir. Lisans döneminde aldığı Eski Yunanca dersler
vasıtasıyla antik drama sanatıyla, özellikle de komedyayla yakından ilgilenmeye başlamış, son dönemde Aristophanes’in komedyalarını dilimize kazandırmaya yoğunlaşmıştır.
--reklam--
Ploutos (Servet) Alıntıları - Sözleri
- “Olmayanı özlüyorsun, boşuna çağırıyorsun.”
- “Dürüst hiç kimse kalmamış zaten, herkes olmuş menfaatinin kölesi.”
- "Ah bugün yaşam biz insanlar için ne halde, kim onun bir delilik, hatta daha çok bir cinnet olduğunu reddedebilir? Insanların çoğu kötü olmasına rağmen malına mal katar haksızca parsayı toplar. "
- “Bir dolu insanın kuyusunu kazıp halka bile savaş açarlar.”
- “Ah bugün yaşam biz insanlar için ne halde, kim onun bir delilik, hatta daha çok bir cinnet olduğunu reddedebilir?”
- “Yok olmayacak bir tapınak ararken Kharisler, bulmuşlar Aristophanes’in ruhunu.”
- “Ne belalı şeydir bir adamın işleri yoluna girince burnunun dibinde biten dostları.”
- Khremylos: Herkes de kötü değildir ya, ben değilim misal. Ploutos: Zeus adına, herkes öyledir.
- Hay kargalara gelesin!
- +Her gün sürekli kapıma gelirdi. - Cenazeni kaldırmak için mi? +Ah Zeus! Hayır sadece sesimi duymayı sevdiği için. - Ya da lütfuna mazhar olabilmek için. +Üzgün olduğumu hissederse bana müşfikçe küçük ördeğim, kumrucuğum derdi. - Sonra da heralde ayakkabı için senden para istiyordur. +Ve dediğine göre çok güzel ellerim varmış. - Evet, özellikle yirmi drakhme tuttuğunda. +Vücudumun da çok hoş koktuğunu söylerdi. - Thasos şarabı doldurduysan eğer, Zeus'a yeminle gayet makul. +Nasıl da güzel ve hoş göründüğümü söylüyordu. - Herif aptal değilmiş, azgın bir ihtiyarın malı nasıl yenir iyi biliyor.
--reklam--
Ploutos (Servet) İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Zenginliğe ve Yoksulluğa Dair Eleştirel Bir Komedya: Ploutos (Servet): Ön Not: Bu kez "Komedya" kavramı üzerinden Antik Yunanistan topraklarına bir yolculuk gerçekleştiriyoruz. Bu sebeple yazı sadece kitaba dair değildir. “Çünkü bir ‘komedya’ bile gösterebilir doğru olanı. Ben de söyleyeceğim zaten korkunç ama doğru olanları.” - Aristophanes 1. Aristophanes Kimdir? M.Ö. 450-444 yılları arasında doğduğu düşünülen yazar/Aristophanes, Antik Yunan zamanında komedya yazarlığı yapmış ve ünü günümüze dek ulaşmış en büyük simadır. M.Ö. 388’de öldüğü düşünülen yazarın hayatının büyük bir kısmı Peloponnesos Savaşları (M.Ö. 431-404) döneminde geçmiştir. Bu dönemde Atina bölgesel gücünü iyiden iyi kaybetmeye ve Sparta karşısında egemenliğini yitirmeye başlamıştır. Bu durum haliyle Aristophanes’in eserlerine de yansımış, oyunlarında buna yönelik atıflarda bulunmuştur. 3 oğlu olduğu bilinen şairin oğulları da babalarının izinden gitmiş M.Ö. 4. yüzyılın Yunanistan’ında birer komedya yazarı olmuşlardır. Fakat onlardan herhangi bir eser ne yazık ki günümüze dek varlığını koruyamamıştır. 2. Eserleri ve Dönemin Atmosferine Diar: “Dürüst hiç kimse kalmamış zaten, herkes olmuş menfaatinin kölesi.” Antisofist ve antidemokratik tutumlarıyla dikkat çeken Aristophanes, döneminin en sivri dilli şairlerinden biridir. Başta yazar/euripides ve yazar/sophokles olmak üzere, eserlerinde tragedya yazarlarını alaya alır ve eleştirilerde bulunurdu. Fakat bu alaylar, onları hor gördüğü için değildi, komedya şairlerinin işi mizah malzemesi bulmaktı ve bunun yolu da tragedya yazarlarını taklit etmekten geçiyordu. Yalnızca edebiyat dünyasından isimler değil, başta Atina lideri Kleon olmak üzere, yönetimdeki kişileri de korkusuzca eleştiri malzemesi yapardı. Özetle son derece cesur, döneminde kimseden çekinmeyen, sözünü sakınmayan, kimi isterse onu eleştiren bir yapıya sahipti. yazar/platon'un, kitap/solen-dostluk--7893 kitabında karşımıza çıkan Aristophanes’in, yazar/sokrates’le dost olduğu da söylenir genelde. Hatta pek tiyatro oyunu izlemeyen Sokrates’in, Aristophanes’in bazı oyunlarını gidip izlediği rivayetler arasındadır. Toplamda 11 eseri günümüze tam metin şekliyle ulaşan Aristophanes’in diğer oyunlarından toplamda 924 fragmanı da okuma şansına sahibiz. Bunlar haricinde en iyi ihtimalle 30’dan fazla komedyasının kayıp olduğu bilinen bir gerçektir. Antik dönemde yaşayıp eser vermiş olmanın en büyük dezavantajlarından birisi olan bu durum, modern dünyamız için geniş araştırma konularından biridir. Hiç olmadık yerlerde ve zamanlarda karşımıza çıkan bazı antik metinlerle edebiyat dünyası daha da genişlemiş ve geçmişe ışık tutulmuştur. Platon’un kitap/devlet--325 isimli eseriyle birlikte ilk komünist ütopyalardan biri olarak anılan kitap/kadin-mebuslar--166170, erkeklerin savaşını engelleyemeyeceğini kabullenerek üstün bir mizahi yetenekle yazdığı kitap/lysistrata--20988 (Kadınlar Savaşı), yargı sistemini sert şekilde eleştirdiği kitap/esekarilari--107131, diğer oyunlarına nazaran daha hayali bir atmosferde seyreden kitap/kuslar--198377, yazar/sokrates’in de karakterler arasında yer aldığı kitap/bulutlar--60442 başlıca eserlerinden bazılarıdır. 3. Dünya Edebiyatındaki Yeri: “Ah bugün yaşam biz insanlar için ne halde, kim onun bir delilik, hatta daha çok bir cinnet olduğunu reddedebilir?” Yukarıda adı geçen tüm bu komedyalar, şiir sanatının ustaca kullanıldığı, önemli edebi metinler olarak varlığını sürdürürler. Antik Yunan devrinde “Eski Komedya” ve “Yeni Komedya” arasında bir köprü görevi üstlenen Aristophanes’in güçlü eserleriyle çağlar aşması ve kendisinden sonraki dünya edebiyatını etkilemesi de elbette kaçınılmazdır. Aristophanes’in öldüğü düşünülen yıllarda doğan ve günümüze yalnızca “ kitap/huysuz-adam-eski-yunan-komedyalari-1--89746” adlı eseri ulaşan yazar/menandros da yine İsa’dan önceki dünyanın en bilindik komedya yazarlarından biri olmuştur. Antik Yunan edebiyatının ardından doğan ve gelişen Antik Roma edebiyatında “komedya” bayrağını devralan yazarların başında yazar/titus-maccius-plautus gelir. Adeta yeniden doğan bir Aristophanes’tir Plautus ve birçok yönden ortak özellikler taşırlar. yazar/terentius da yine ismi anılması gereken önemli Romalı komedya yazarlarından biridir. Bu isimlerden çok sonra Avrupa edebiyatında boy gösterecek olan yazar/william-shakespeare ve yazar/molire gibi büyük isimlerin kaleme aldıkları komedya türündeki eserlerde Yunan ve Romalı yazarlardan ilham aldıklarını söylemek elbette yanlış olmaz. 4. ”Ploutos” ve “Penia” Kavramlarının Mitolojideki Yeri: "Ne belalı şeydir bir adamın işleri yoluna girince burnunun dibinde biten dostları.” (sayfa 42) Ploutos: Yunan mitolojisinde bolluk, zenginlik tanrısı anlamına gelir. Demeter’le İason’un oğlu olarak bilinen Ploutos, aynı zamanda Hades’le de özdeşleştirilir. Ardından Demeter’in grubundan ayrılmış ve daha soyut bir kavram haline bürünmüştür. Roma mitolojisinde de kendisine yer bulur. yazar/Hesiodos ise kitap/theogonia-isler-ve-gunler--68024 adlı eserinde Ploutos’u şöyle tanımlar: “Yüceler yücesi tanrıça Demeter sevişip kahraman İason’la bereketli Girit’in nadaslı tarlalarında cömert Ploutos’u getirdi dünyaya. Bütün karaları, denizleri dolaşır Ploutos, kime rastlar, kimin eline düşerse, zengin eder onu, berekete boğar.” Penia: Yunan mitolojisinde yoksulluğun cisimleşmiş halidir ve genelde hali vakti yerinde olmayan, fakir insanların taptığı tanrı olarak bilinir. yazar/platon, kitap/solen--28040 isimli eserinde Penia’nın bir gece Poros’la birleşerek Eros’a hamile kaldığını ifade eder. 5. Ploutos (Servet) Komedyasının Yapısı Hakkında: Khremylos: Herkes de kötü değildir ya, ben değilim misal. Ploutos: Zeus adına, herkes öyledir. (sayfa 7) yazar/Aristophanes’in kariyerinde son sahnelediği oyun olarak bilinen kitap/ploutos-servet--107779, M.Ö. 388’de ilk kez oynanmıştır. Bu dönem, Peloponesos Savaşları’nın bittiği bir dönem olsa da, Atina yine bir savaşın içindedir. Korinthos Savaşı devam ederken Aristophanes de ömrünü sahnelerde tamamlamak üzereydi. Yunanca orijinal adıyla “Ploutos”, Türkçe çevirisiyle “Servet” anlamını verir. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi kapsamında yayımlanan kitabın çevirmenliğini üstlenen yazar/erman-goren ve yazar/eser-yavuz’un “Ploutos”u çevirmeyip orijinal şekliyle bırakmış olmalarının nedeni ise bu kavramın bir kişiliğe bürünerek canlı kanlı bir karakter olarak karşımıza çıkması sebebiyledir. “Yoksulluk” kavramı olarak ise “Penia” ismi orijinal şekliyle bırakılır. Edebi terminolojide Yeni Komedya’nın ilk örneklerinden biri olan Ploutos’ta yazarın diğer komedyalarına göre hiciv dozu daha azdır ve dili de daha basittir. Eski Komedya’nın özellikleri arasında zekice kurgulanmış şakalar varken, Yeni Komedya’da bu “nasıl olursa olsun, yeter ki seyirci gülsün” minvalindedir. Aynı zamanda şarkılı kısımlarının azlığı da dikkat çeken noktalardan biridir. Bu da bir süre sonra oyunlarda “Koro”nun tamamen işlevselliğini kaybedeceğini gözler önüne seren önemli bir noktadır. 6. Ploutos (Servet) Komedyasının İçeriği Hakkında: “Öyleyse kentlerdeki hatiplere iyi bak: Yoksulken halkın ve devletin işlerinde nasıl namuslular, bir kez kamu malıyla zengin olmayagörsünler hemen namussuz kesilirler. Bir dolu insanın kuyusunu kazıp halka bile savaş açarlar.” (sayfa 32) Karion, Khremylos, Blepsidemos, Namuslu Adam, Yaşlı Kadın, İftiracı, Delikanlı gibi karakterlere ek olarak Antik Yunan tanrılarından Hermes de oyunda karşımıza çıkar. Yoksul ve namuslu bir aileden geldiği söylenen Khremylos ve onun kölesi olduğunu öğrendiğimiz Karion’la başlıyor oyun. Khremylos, gittiği Apollon tapınağından bir kehanetle döner. Kehanet ona tapınaktan çıktığından sonra gördüğü ilk adamı takip etmesini söyler. Elbette inançlı biri olan Khremyolos, tanrı Apollon’un kehanetini uygulayarak karşısına çıkan kişiyle iletişim kurar. Şans bu ya, bu kişi Tanrı Ploutos’tur. Kişilik formatına bürünen “zenginlik” kavramı, kendisini Khremylos’un evinde bulur. Gözleri kör olarak karşımıza çıkar öyküde Ploutos. Kör olduğu için de zenginliği ve şöhreti kimlere verdiğini bilemez. Amaç onun yeniden görmesini sağlamaktır. Bu sayede serveti rastgele kişilere değil, iyi ve hak eden kişilere sunacaktır ve böylece bir düzen sağlanmış olacaktır. Görünüşte her şey mantık çerçevesindedir fakat hesaba katmadıkları bir şey vardır: Penia adıyla Yoksulluk sahnede belirir. Onun da konu hakkında söyleyecekleri vardır. Eğer herkese servet bahşedilirse, kimsenin çalışmak istemeyeceğini, hiçbir zanaat dalının gelişemeyeceğini, yiyecek ve içecekler dahil olmak üzere, üretilen hiçbir ürünün artık iyi ve güzel olmayacağını ifade eder Penia. Onun da söylediklerinde haklılık payı vardır elbette. Ploutos’un gözlerinin görmeye başlaması, dünyada birçok şeyin değişmesinin de başlangıcı olacaktır çünkü insanlar kendi zevk ve keyifleri uğruna diğer birçok unsuru görmezden gelmişlerdir. Hedonist bir bakış açısıyla hareket etmenin doğurduğu sonuçlar yer yer güldürse de, Aristophanes’in okuru (ve izleyiciyi) düşündüren bir oyun ortaya koyduğunu da söylemek mümkündür. Antik çağ filozoflarından Aristippos’a göre insanın her davranışının nedeni mutlu olmaktır. Salt haz için insanlar her şeyi yapmaktadır. Aristippos’un ardından bir diğer büyük hazcı filozof ise yazar/epikur’dür. Ona göre ise insan hazza ulaşma çabaları akıl yoluyla olmalıdır. Bedensel haz değil, ruhsal hazzın önemini belirten Epikür’e göre bilgi yoluyla ulaşılan haz önemlidir. Bu durumda Aristophanes’in oyundaki karakterlerinin akıl süzgecinden geçmeden alınan kararları onların tinsel hazdan ziyade bedensel hazzı daha üstün gördüklerinin kanıtıdır. 7. Son Söz: Khremylos: (Karion’un sözünü keserek.) Boyun devrilsin! (Ploutos’a) Evet, yapılan ne varsa senin yüzünden. Sensin, bir tek sensin her şeyin müsebbibi, Kötülüklerin, iyiliklerin. İyi belle bunu! (sayfa 11) yazar/Aristophanes, Antik Yunan’ın 4 büyük (diğerleri için bakınız: yazar/aiskhylos, yazar/euripides ve yazar/sophokles) yazarı arasında gösterilen tek komedya yazarıdır ve olanca sivri diline rağmen eserlerinin gücüyle kendisini ölümsüzleştirmiş büyük bir kişiliktir. Onunla henüz tanımamış bir okursanız, daha fazla ertelemeden herhangi bir kitabıyla başlangıç yapabilir ve biraz olsun gülümseyebilirsiniz. Fakat 2500 yıl öncenin komedi ve mizah anlayışını da göz önünde bulundurmanız gerekir. Özellikle modern komedyaları okuyan kişilerin antik dünyada yaşamış ve eser vermiş isimleri tanımaları çok daha önem arz ediyor çünkü edebiyat sahnesinde ilk önce onlar belirdi. Gereken saygıyı göstermek de bizlere düşer. Keyifli okumalar dilerim. (Bahri Doğukan Şahin)
Kitap Yorumu//Ploutos (Servet)-Aristophanes . Aristophanes (MÖ 450?-MÖ 388?); yaşamına dair pek kesin bilgiler yok. Yazdığı kırk kadar oyundan sadece on biri günümüze ulaşmış. Kıvrak ve keskin diliyle komedya sanatının bütün inceliklerini çağının tanıklığıyla kaynaştırmış büyük bir tiyatro ustası. Ploutos, Aristophanes’in günümüze ulaşan ve eğitmenliğini bizzat yaptığı son eseri. Eserlerinde genellikle kenti Atina’nın sorunlarını alaya alan Aristophanes, Ploutos’ta bu üslubundan uzaklaşarak zengin ve fakir arasındaki gerilimi çok daha evrensel bir bakış açısıyla işler. İlerlemiş yaşına rağmen toplumsal değişimler doğrultusunda sanatını da yenilemekten çekinmeyen ozan, son iki oyunu Ploutos ve Kadınmebuslar’da kullandığı sahneleme teknikleri ve dil tercihleriyle yepyeni bir komedya anlayışının da önderliğini yapar. . Benim Aristophanes sevdamı bilen bilir. Bilmeyen de şimdi öğrenmiş olsun. M.Ö zamanının siyasi yönetimlerine sivri dili ve inanılmaz zekasıyla eleştirel oyunlar yazan yazar zamanının Levent Kırca'sı. Şu dönemde Aristophanes gibi cüretkar eleştiri yapacak da zor bulunur. Zira o dönemin cezalarının daha ağır olduğunu düşünürsek mizahını nasıl bir cesaretle yazdığını anlatmaya gerek yok sanırım. Ama kesinlikle şu tavsiyeyi yapmadan geçemeyeceğim. Aristophanes okumadan ölmeyin! (Ece Ceren Gültepe)
Puanım 5/5 (%90/100) "Ne zaman Ploutos eskisi gibi görür oldu ondan beri kimse biz tanrılara ne buhur, ne defne, ne arpa ekmeği, ne kurban, ne başka bir şey takdim eder oldu." Aristophanes MÖ 450-388 yılları arasında yaşadığı düşünülen ünlü Antik Yunan oyun yazarı. Hayatı boyunca yazdığı 40 oyundan sadece 11’i günümüze ulaşmıştır. Eserlerinde genelde kendi yaşadığı kent olan Atina ve oradaki sorunları işlemiştir. Son yazdığı eser olan Ploutos’ta bu üslubundan uzaklaşmış ve daha evrensel bir konuya değinmiştir. Kıvrak dili ile Komedyanın ileri gelen isimlerindendir. Platon onun için “Yok olmayacak bir tapınak ararken Kharisler, bulmuşlar Aristophanes’in ruhunu.” demiştir. Kitap bir komedya olduğu için okuması çok zevkli gerçekten. Antik Yunancadan çevrilmesine rağmen kitabın dili oldukça yalın ve başarılı. Ploutos her ne kadar bir komedya olsa da evrensel bir mesaj verip insanlara ders vermeyi amaçlar. Yaşlı Atina’lı Khremylos ve kölesi Karion karşımıza çıkan önemli karakterlerdir. Khremylos bir gün Delphoi’ya fikir almak için gider. Kehanet onun oradan ayrıldıktan sonra karşısına çıkan ilk adamı takip edip onu evine gelmesine ikna etmesini söyler. Khremylos’un karşılaştığı ilk kişi bir yaşlı adam görünümünde olan Pluotos’tur. Pluotos için Tanrı dense de aslında kendisi Servet’in insanlaştırılmış halidir. Bu yüzden kendisi tanrılardan bile güçlüdür. Kör dilenci olan Pluotos’un görme yetisini tekrar kazandırmak isteyen Khremylos işe koyulur. Yoksulluk’un insanlaştırılmış hali olan Penia gelip onu uyarsa da herkes Pluotos’un tekrar görmesini ister. Pluotos sayesinde tüm fakirler ve köleler zenginleşir fakat eskiden zengin olanlar bu durumdan oldukça pişmandır. Zengin olan insanlar tanrıları unutmaya başlar ve kurbansız kalan tanrılar mağdur olur. Tanrıların elçisi Hermes problemi çözmek için yollanır fakat o da kısa süre sonra Pluotos’un himayesine girer. Aynı şekilde Zeus’un bir rahibi hatta Zeus’un kendisi bile gücü elinde tutan Khremylos’a sığınmak zorunda kalır. (Mert Öncel)
--reklam--
Ploutos (Servet) PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Aristophanes - Ploutos (Servet) kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ploutos (Servet) PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Aristophanes Kimdir?
Aristofanes (Aristophanes), MÖ 456 - MÖ 386 yılları arasında yaşamış bir komedya yazarıdır.
Eski komedyanın en büyük yazarı olarak nitelendirilen Aristofanes, Aegina’da doğdu. Babasının adı Philippos'dur. Gençliğine dair kesinlik taşıyan bilgiler olmamakla birlikte günümüze ulaşamayan ilk oyunu "Bilgelerin Şöleni"nin MÖ 427’de oynandığı bilinmektedir. Dolayısıyla, Aristofanes’in oyun yazarlığı döneminin, Perikles'in ölümünden (MÖ 429) sonraki döneme tekabül ettiği söylenebilir. Yazar, Atina demokrasisinin en parlak dönemine yetişmiştir.
Perikles'in ölümünden sonra başa geçenlerin çıkarcı ve ikiyüzlü davranışları, Aristofanes'in komedyalarında sık sık yerilir. Özellikle Peloponez Savaşı esnasında savaş çığırtkanlığı yapan kişiler, Aristofanes'in "Barış Üçlemesi" diye adlandırılan komedya eserlerinde alaya alınırlar. Bu üçleme yazarın "Lysistrata" veya "Kadınlar Savaşı" (MÖ 411), "Barış" (MÖ 421), "Kömürcüler" (MÖ 425) adlı oyunlarından oluşmaktadır.
Aristofanes geleneklere bağlı ve her yeniliğe tepki gösteren bir yazardı. Düşüncelerinde tutucuydu. Edebiyatta ve sanatta yapılan yenilikleri pek beğenmezdi. Ona göre en iyi tragedya yazarı Aiskhylos’tur. Oysa her yönüyle yeni olan Euripides’i tutmaz, komedyalarında onunla alay ederdi. Yazarın tutumu Sophistlere ve doğal olarak Sokrates’e karşı da aynıydı; çünkü Aristofanes’in gözünde bunlar tehlikeli ihtilalcilerdi, gelenekleri yıkan, töreleri saymayan düşünürlerdi. Tüm bunlara rağmen, MÖ 411'de yazdığı "Lysistrata" oyununda gerçekleşeceğini umduğu barışı tesis etme görevini kadınlara verir. Bu durum, kadınların yurttaş bile sayılmadıkları Atina toplumu açısından önemli bir adımdır.
Aristofanes’in günümüze ulaşmayan ikinci oyunu ise "Babilonyalılar"dır (MÖ 426). Bu oyun Atina’nın iç ve dış politikasını taşlayan bir eserdir. Oyun, Dionysos şenliklerinde ve 3 kez de Lenaia bayramında oynanmıştır.
Aristofanes, yapıtlarını koronun ve mimin önemini koruduğu dramatik dönemin sonlarında vermiştir. Koroya yer vermeyen son oyunu da ("Plutos") kısa süren ve MÖ 4. yüzyıldan önce yerini Yeni Komedya’ya bırakan Orta Komedya’nın günümüze kalan tek örneği olarak bilinir.
Aristofanes’in yapıtlarının günümüzde de önemini koruması, diyaloglarındaki yaratıcılığa, genellikle yerinde ve ölçülü kullanılan yergi öğesine bağlanabilir. Özellikle Euripides’i alaya aldığı parodilerinin parlaklığının ve koro şarkılarının canlılığının yanı sıra barış, kadın-erkek ilişkileri, iktidara yergi gibi evrensel temaları ele alması, yapıtlarının geçerliliğini sağlayan diğer niteliklerdir. Her şeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işler. Oyunlarında para ve saygıdeğerlilik mutlu son için yeterli şartlardır.
Yazarın günümüze ulaşan oyunları
Günümüze ulaşan on bir metnin ilki "Akharnialılar" (MÖ 425), yazarın sergilenen üçüncü oyunuydu. Bu eser Atina ve Sparta arasında yaşanan Peleponez Savaşlarını ele alıyordu. Aristofanes bu eserinde oldukça kaba fırça vuruşlarıyla Kleon’u alaya alıyordu. Bu oyun bir yıl sonra oynanan "Atlılar"ın (MÖ 424) bir önsözü niteliğindeydi.
MÖ 423’te oynanan "Bulutlar" tragedya ve komedya eserlerinin yer aldığı yarışmada ancak üçüncülük aldı. Aristofanes bu eseri kendisi de başarısız bulduğundan oyunu tekrar ele aldı. Bu komedyada saldırılar Sokrates’e ve eğitim üzerine yöneltilmişti. Oyunun sonu oldukça yıkıcı oldu. Sokrates, tutuklanmasının ve ölüme mahkûm edilmesinin en önemli etkenlerinden biri olarak bu komedyayı gösterdi.
"Eşek Arıları" (MÖ 422) ise parayla tutulmuş ve yargı verme yetkisi olan jürileri keskin bir dille eleştiriyordu. Jüri üyeleri kocaman iğneleri olan eşek arılarına benzetilmişti. Oyundaki budala ihtiyarın adı Philokleon'dur (yani Kleon dostu), onu değiştirmeye çalışan oğlunu adı ise Bdelykleon'dur (yani Kleon düşmanı). Aristofanes bu eserinde, Kleon’a zenginlerin malına el koymasında yardım ediyorlar diye jüri üyelerini yeriyordu.
"Barış" (MÖ 421) yarışmada ikinci ödülü aldı. Bu eser Atina’nın Sparta ile savaşa son vermesini ve anlaşma yapılması gerektiğini savunan bir eserdi.
MÖ 414 yılında oynanan ve Aristofanes’in en sevilen oyunlarından biri olan "Kuşlar", Kleon’dan sonra başa geçen Alkibiades’i konu alıyordu. Bu oyunda savaş bitkini iki Atinalı yurttaş, cennetle yeryüzü arasında, gökyüzünde bir kent kurarlar. Tanrılardan egemenliği çalıp kuşları evrenin efendileri yaparlar. Kuşlar, kaba şakaları en az olan oyunudur.
Bundan sonra Aristophanes’in savaşa karşı yazılmış ve çağımızda müzikali bile yapılmış Lysistrata’sı (MÖ 411) gelir. Atina halkı tarafından çok sevilen ve ertesi yıl yine tekrarlanan Lysistrata savaşa son vermeyi zorunlu kılmak için erkeklerine aşk grevi yapan Atinalı ve Spartalı kadınların isteklerinde nasıl başarıya ulaştıklarını gösterir.
Lysistrata’nın ikinci kez oynandığı ertesi yıl (MÖ 410) Euripides’e yeni bir saldırıyı getiren "Thesmophoria Şenliğini Kutlayan Kadınlar", Euripides’in "Helene" adlı oyununa bir parodi olarak yazılmış eğlenceli ve hafif bir eserdi. Ancak yazarın Euripides’e daha büyük bir saldırısı "Kurbağalar" (MÖ 405) ile geldi.
MÖ 393’te oynandığı sanılan "Kadınlar Halk Meclisinde" yazarın ilk oyunlarından çok farklıydı. Atina demokrasisi gerilemeye başladığından siyasal taşlamaya girmek zorlaşmıştı; çünkü baskı başlamıştı. Aristofanes bu eserinde kadın haklarını alaya aldı.
Günümüze gelen on bir oyun metninden sonuncusu "Plutos"tur (MÖ 388). İyice gerileyen Atina devletinde eleştiri yok olduğundan, yazar bu oyununda ancak kinaye sanatına sığınabilmişti. Bu oyunda parabasis, yani koronun doğrudan doğruya halkla konuşup yazarın düşüncelerini dile getirip yöneticileri suçladığı bölüm, yoktu. Böylece eski komedya dönemi sona erdi ve yerini orta komedyaya bıraktı.
Aristofanes, ayrıca, Platon'un "Şölen" adlı eserinde bir karakter olarak karşımıza çıkar. Bu eserde Platon, aşkın kökeninin komik ve söylencesel açıklamalarını belirtir.
Aristofanes'in Türkçeye çevrilmiş eserleri
Aristofanes, Kadınların Savaşı - Lysistrata, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Kuşlar, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Eşek Arıları - Yargıçlar, çev. Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Bulutlar, çev. Ali Süha Delilbaşı, Mf.V., Ankara, 1957
Aristofanes, Barış, çev. Azra Erhat, M.E.B., Ankara, 1966
Aristofanes, Kurbağalar, çev. Nevzat Hatko, M.E.B., Ankara, 1946
Aristofanes, Eşekarıları, Lysistrata, Kuşlar, Kömürcüler, Barış, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, 2006
--reklam--
Aristophanes Kitapları - Eserleri
- Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar
- Lysistrata
- Kadın Mebuslar
- Eşekarıları
- Ploutos (Servet)
- Kuşlar - Bulutlar
- Kurbağalar
- Kuşlar
- Barış Oyunları
- Bulutlar
- Kadınlar Şenlikte
- The Knights
--reklam--
Aristophanes Alıntıları - Sözleri
- Kendin de düşünsene biraz canım: Sen neden zengin değilsin,neden herkes yoksul? Bu sözde halk dostları afsunluyor seni: Ta Pontos'tan Sardenya'ya kadar Bunca şehir var senin emrinde: Ne geçiyor eline birkaç metelikten başka? Bu parayı bile yünden yağ süzer gibi Damla damla veriyorlar, ölmemen için. Yoksul kalmanı istiyorlar senin, Niçin mi istiyorlar, bak söyleyeyim sana: Seni besleyenlere bağlı kalman için, Islığı çaldılar mı aç kurt gibi atılasın diye Onların düşmanları üzerine. Halkın rahat etmesini isteseler, ettirirlerdi kolayca. Binlerce şehir var vergi veren bize: Her şehri yirmi insana bakmaya zorlasalar Yirmi bin yurttaşımız bolluk içinde yaşar, Ballı borekler, kaymaklı çörekler yer, Bu memleketin ve Maraton zaferinin tadını çıkarırdı. Ama şimdi zeytin toplayan ırgatlar gibi Para dağıtan kahyanın ardından yürüyorsunuz hep. (Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar)
- Tanrıya kısa devre ulaşabileniniz var mı? (Barış Oyunları)
- -Yanımda olmanı istedim. -Hayır, ağlamamı ve bunu izlemek istedin. (Kuşlar - Bulutlar)
- ÜYE: Tabii canım, içmedik mi zıvanadan çıkıyoruz Atinalılar beni dinlerse, devletler arası işleri Hep sarhoşken görmeliyiz. (Barış Oyunları)
- Bari bundan böyle, siz ey tuhaf insanlar, Şairler çıkıp önünüze Yeni şeyler söylediler mi size Sevin, tutun onları. Alın düşüncelerini, ayvalar gibi, Saklayın dolaplarınızda: Böylece üstünüz başınız Sanat kokar bütün yıl. (Eşekarıları)
- Çünkü bir “komedya” dahi gösterebilir doğru olanı. Ben de söyleyeceğim zaten korkunç ama doğru olanları. (Kadın Mebuslar)
- Ey insanoğulları! Yapraklara, sahte rüyalara benzeyenler! Sizler bir avuçla dağılan dumanlarsınız! (Kuşlar - Bulutlar)
- Yeni bir şeylere başlamaktan çekinme. (Kadın Mebuslar)
- Birleşmiş devletler bakıyorlar ki, Atina halkı yemeden de yaşıyor nasıl olsa Sana da metelik vermiyorlar. Oysa baştakilere neler vermiyorlar: Ne tuzlu balıklar, ne şaraplar, Ne halılar, ne peynirler, ne ballar, Ne susamlar, ne kuş tüyü yastıklar, Ne gerdanlıklar, ne çanak çömlekler.. Ne kâseler, ne giysiler, ne çelenkler, Bolluk içinde göbek yapıyor hepsi. Oysa bir diş sarımsak bile vermiyor sana Sözde senin buyruğunda yaşayanlar: Bir diş sarımsak, balık çorbana katmaya. Sen ki neler çekmedin karada, denizlerde. (Eşekarıları)
- Az şey değil, bizim canımıza okuyan da para. (Kuşlar)
- Yeni bir ülke aramaya gidiyoruz. Gürültüsüz, kavgasız bir yer bulup orada rahat bir yaşam süreceğiz. (Kuşlar - Bulutlar)
- Sizi biz koruyacağız hem de size rağmen. (Lysistrata)
- “Ne belalı şeydir bir adamın işleri yoluna girince burnunun dibinde biten dostları.” (Ploutos (Servet))
- Tabi ki insanın düşüncesi kanatlaridir , sözler insanı gökyüzüne çıkarır. Ben de akıllıca laflar söyleyerek kafana kanat takıyorum . Böylece kendine daha temiz iş bulursun. (Kuşlar - Bulutlar)
- Yaşanacak bir yer söyle bize, Yumuşacık halı gibi bir yurt, Serilip yatalım üstüne. (Kuşlar)
- "Ey Yunanlılar, sizler ki bir ailenin çocukları gibisiniz. Aynı Tanrılara kurban keser, Olympia'da, Thermopylai'da, Pytho'da, daha nice kutsal yerlerde birleşirsiniz, böyleyken, nasıl olur da, siz Yunanlılar, düşmanlarınız barbarlar size karşı bıçak bilerken, birbirlerinizi öldürür, kendi şehirlerinizin altını üstüne getirirsiniz?" (Lysistrata)
- Görüyorum zira rezil önderlerin memleketi istismar ettiğini. Kazara bir gün iyi olsa bile bu kişi, on gün beter oluverir. (Kadın Mebuslar)
- "En akıllı kişiler nice bilgilerini düşmanlarına borçludurlar. Düşmanı bilmek güvenlik sağlar. Bir dost bize nasıl korunacağımızı öğretmez. Oysa bir düşman bilgi edinmeye zorlar bizi. " (Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar)
- "Ah bugün yaşam biz insanlar için ne halde, kim onun bir delilik, hatta daha çok bir cinnet olduğunu reddedebilir? Insanların çoğu kötü olmasına rağmen malına mal katar haksızca parsayı toplar. " (Ploutos (Servet))
- Tüyleri yolunmuş.. Parası olanı yolarlar.. (Kuşlar - Bulutlar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin