Kitap Künyesi

Yazar: William Wordsworth

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789750817403

Sayfa Sayısı: 264

--reklam--

Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

William Wordsworth, 18. yüzyıl sonlarında başlayıp 19. yüzyıla uzanan Romantizm akımının en önemli şairlerindendir. Asıl önemli ürünlerini kırk yaşından önce vermişse de son yıllarına kadar yazmaya devam etmiş ve 1850 yılında kraliyet şairi olarak ölmüştür. Prelüd kendine has özellikleriyle yapıtları arasında ayrı bir yer tutar.

1789 yılında Fransa’yla süren savaşın, hayal kırıklığıyla sonuçlanan toplumsal reform planlarının yarattığı yoğun karamsarlık havasının içinde Wordsworth insanlara yeniden umutlanmanın, huzura ermenin yollarını öğretecek uzun soluklu felsefi bir metin yazmaya koyulur. Kitabının adı Münzevi; ya da İnsan, Tabiat ve İnsan Hayatı Üzerine Düşünceler olacaktır. Ancak birkaç yüz dizeden sonra kendi içine eğilerek tabiatın ve eğitimin ona kattığı gücü incelemeye karar verir. İşte bu içe bakıştan Prelüd doğar. Adından anlaşılacağı gibi bu metin bağımsız bir yapıt olarak değil, Münzevi için bir önsöz olarak planlanmıştır ama 1805 yılında yaklaşık sekiz bin dizeyi aşan, bir önsöz için fazlaca uzun bir metin ortaya çıkar.

--reklam--

Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi Alıntıları - Sözleri

  • “Dışarıda berbat manzara, İçimizde hüzün ve hayal kırıklığı, Karışık duygular, kasvetli düşünceler, akıl karışıklığı Çürümüş heves ve nihayet umudun Temelli yitirilişi ve umut edilecek şeylerin!”
  • “Sıcak Pazar ikindilerinde, kitabı seviyordum”
  • “Yas tutulacak bir zamandı insanlık için”
  • “Ve belki biraz fazlaca, hissetmeyi öğrendim Kendine yeter gücünü Yalnızlığın.”
  • Ve belki biraz fazlaca, hissetmeyi öğrendim Kendine yeter gücünü Yalnızlığın.
  • "Onların dili göklerin dilidir, kudretin, düşüncenin, Görüşün ve sessiz mutluluğun: Kelimeler yalnızca ikincil öğelerdir onların ruhunda..."
  • Ve belki biraz fazlaca, hissetmeyi öğrendim Kendine yeter gücünü Yalnızlığın.
  • “Bir yolcuyum ben, Hikâyesi yalnızca kendini konu alan.”
  • "Kulaklar için yalanlar, Yalanlar her duyu için!.. "
  • “Ey kelimelerin muhteşem gücü, istediğimiz Anlama bürünürler kolayca!”

--reklam--

Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

William Wordsworth'den Otobiyografik Şiirler Toplamı: Prelüd: “ ...şiiri kayda değer konularla Meşgul edeceğim; dürüstlük ve Kutsal tutkular içinde Bunlardan söz edeceğim, adalet yerini bulsun Hak eden makama saygı duyulsun diye: İşte böyle sevinçle, kirlenmemiş kulaklara seslenip Aşkla kendinden geçmeyi, şefkati ve umudu Öğreteceğim, ilham edeceğim “ - William Wordsworth 1. Giriş: Bu yazıda, yazar/i11601’ün şiirleri ve Prelüd’e ek olarak şairin hayatına, edebiyatta romantizm akımının başlangıcına, yazar/i23265 ile dostluğuna, Avrupa’nın içinde bulunduğu siyasi atmosfere ve İngiliz Edebiyatına katkılarına değinmeye çalışacağım. 2. William Wordsworth’un Hayatına Dair: 1770 yılında doğan ve 1850 yılına dek uzun bir yaşam süren William Wordsworth, hem İngiliz Edebiyatı hem de dünya edebiyatının önemli simalarından biri. 80 yaşında hayata veda ettiğinde kraliyet şairi unvanını taşıyor olmasının yanı sıra, halka ve sanata mal olmuş çok değerli şiirleri ardında bırakmıştır. Cumberland’da doğan ve ömrünün çoğunu İngiltere’de geçiren şairin hayatında Fransa da etkin bir rol oynar. Küçük yaşlarda annesi ve babasını kaybeder ve bu durum kardeşinin akrabalarının yanında büyümesine neden olur. Bir arkadaşının ölümünün ardından kendisine kalan miras sonucu maddi olarak rahatlar ve kız kardeşi Doroty’i yanına alarak bir kır evine yerleşir. Liseden sonra Cambridge Üniversitesi’nde eğitim görür. Fransa’ya ilk gidişinin ardından Annette Vallon isimli bir kadınla tanışır ve bir kızları olur. Fakat İngiltere ile Fransa’nın savaş durumunda olmaları sebebiyle uzun yıllar birbirlerini göremezler. Daha sonraki yıllarda Mary Hutchinson’la evlenir, beş çocukları olur fakat iki çocuğu küçük yaşlarda ölür. Asıl önemli eserlerini 40 yaşından önce verdiği söylenen Wordsworth, ölümüne dek aralıklarla eserlerini yayımlamaya devam eder. 3. Edebiyatta Romantizm Akımı: “ Ve elimden geliyorken, kelimeler yettiğince Cisim ve hayat vermek isterim hissettiklerime, Geçmişin ruhunu kutsayarak (umudum böyle) Gelecekteki yenilenme için “ (sayfa 236) 18. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan Romantizm akımı, edebiyat dünyasına âdeta bir güneş gibi doğmuş ve Avrupa’dan dalga dalga yayılarak dünyaya açılmıştır. Edebiyatın yanı sıra, resim, müzik, mimari gibi alanlarda da yansımasını gördüğümüz bu akım, sanatçılara geniş ve sınırsız bir kapı açmıştır. Endüstri Devrimi, Fransız İhtilali, özgürlükçü gençlerin seslerini daha fazla duyurması gibi siyasi ve sosyal olayların tetiklediği düşünülse de aslında daha çok belli kalıplar içine sıkışıp kalan sanat dallarının bulundukları alandan taşması ve yazar ve şairlerin kendilerine yeni kalıplar araması sonucunda doğduğunu söylemek mümkündür. Materyalizm ve realizmden sıkılan insanoğlunun kendi içine dönerek daha yüce unsurlar araması sonucunda ortaya çıkan Romantizm akımı, duygusallıktan, öznellikten, zevkten beslenir ve sanat eserlerini toplumcu özelliklerden arındırarak daha bireysel bir hüviyete büründürür. Antik Yunan ve Antik Roma sanatını devam ettiren Klasizm'e karşılık olarak doğan Romantizm'in dünya sanat tarihi için önemi büyüktür. Yerinde saydığı düşünülen ve yenilikçi bir tutum sergileyemeyen kimi sanat dallarının nefes almasına yol açmış ve bu alanlarda yeni ve orijinal içeriklerin yayımlanmasına neden olmuştur. 4. Coleridge ve Wordsworth’ün Dostluğu ve Romantizm Akımı'na Katkıları: “ Geçmiş günler yeniden canlanıyor, Ve geri geliyor tüm çocukluk anıları, Soluk ama daha sakin, öğlen uykusundan Akşam vakti uyanan birine ışıması gibi güneşin “ (sayfa 157) Romantizm akımının başlangıç noktası olarak gösterilen şairler arasında ise şüphesiz yazar/i11601 ve yazar/i23265 gelir. Bu iki şairin dostluğu edebiyat dünyasına çok iyi eserler kazandırmıştır. Tıkandıkları zaman birbirlerini destekleyen, fikirleriyle birbirlerine yol gösteren ve hatta birbirlerine dizeler, şiirler armağan eden sıkı bir dostluktur onlarınki. Tabii ki birlikte eser yazmadan da olmazdı. İlk olarak 1798'de yayımlanan kitap/kitap--284038, iki şairin dünyada Romantizm akımını başlattıkları eser olarak edebiyat tarihine geçmiştir. Bu eser, duygu ve hayal gücü manifestosu olarak yayımlanmış, okuyan herkeste kendi içlerine dönme isteği uyandırarak uzun yıllar akıllardan silinmeyecek güçte dizeler armağan etmiştir edebiyat dünyasına. Colaridge'nin ilk olarak bu kitap içine eklediği fakat sonradan kendine özgü bir kitap olarak yayımladığı kitap/kitap--112385 de hem İngiliz şiiri hem de dünya şiiri için çok özel bir yere sahiptir. Modern şiirin kitap/kitap--1955'si olarak anılan kitap, aradan geçen yüzlerce yıla rağmen etkisini koruyor. Wordsworth'ün kaleme aldığı kitap/kitap--29674 adını taşıyan bu kitap ise şairin hayatına dair otobiyografik öğeler taşıyan bir eserdir. Bir şairin kendi hayatını şiirselleştirmesi ve hayal gücü kullanımının yüksek olduğu biyografik bir manifestoya imza attığını söylemek mümkündür. 5. Prelüd: Bir Şairin Zihinsel Gelişimi Hakkında: “ Ve belki biraz fazlaca, hissetmeyi öğrendim Kendine yeter gücünü Yalnızlığın. “ (sayfa 42) Wordsworth, gençliğinde daha devrimci ve keskin düşüncelere sahip biridir. Yaşı ilerledikçe daha dindar ve milliyetçi bir yapıya bürünür ve bu da haliyle eserlerine de yansır. Prelüd’ü yazmadan önce aslında amacı daha çok, İngiltere’nin içinde bulunduğu savaş hali dolayısıyla insanların üzerindeki karamsarlığı gidermek amacıyla bir metin kaleme almaktır. Bu metin, felsefi bir bakış açısıyla yazılacak, şiirsel bir dile sahip olacak ve insanların yeniden umutlanmasına, huzura kavuşmasına sebep olacaktır. Yüzlerce dize yazan şair bir anda bu düşüncesini sorgular ve gidişattan memnun kalmaz. Böylesine büyük bir yapıtın altından kalkıp kalmayacağını düşünmeye başlar, yazdığı kısımları usulca bir kenara bırakır ve bu metnine önsöz olarak tasarladığı bir başka metnin yazımına geçer, bu eser Prelüd’dür. Münzevi; ya da İnsan, Tabiat ve İnsan Hayatı Üzerine Düşünceler ismini vereceği bu felsefi yapıtı henüz doğum aşamasındayken Prelüd’ü yazmaya soyunan Wordsworth’ün amacı bu kez kendi içine eğilmek ve tabiat, eğitim, sanat, aşk, hayat gibi kavramların kendi üzerindeki yansımasını incelemektir. 1805 yılında tamamlanan ve Münzevi için önsöz olarak tasarladığı Prelüd, daha sonra birçok değişikliğe uğrar ve yazımı 1839 yılına dek devem eder. Fakat bu süre zarfında hayatın birçok açıdan değiştirdiği şairin düşünceleri de eski yazdıklarından uzaklaşır ve silinip yeniden düzenlenen kısımlar eleştirmenler tarafından pek hoş karşılanmaz. Zira ortada gençliğin çıkardığı bir metne yaşlılığın dokunuşu mevcuttur ve bu durum eseri başka bir hale sokmaktadır. Nitekim metin şairin ölümünden sonra ancak eşi tarafından 1950 yılında ve onun uygun gördüğü başlıkla yayımlanır. 1805’teki ilk versiyonu 13, yayımlanan versiyonu ise 14 kitaptan oluşmaktadır. Türkçeye ilk kez çevrilen bu kitabın eserin son versiyonu olduğunu belirtmek gerek. kitap/kitap--16226, kitap/kitap--69806, kitap/kitap--54229 gibi İngiliz Edebiyatının çok önemli metinlerini Türkçeleştiren çevirmen yazar/i7590'ın önsözde belirttiği üzere çeviri aşaması bir hayli zorlu geçmiş ve 1 yıla yayılmıştır. Eserin hangi versiyonunu çevireceğine ise yine kendisi karar vermiş ve son halini seçmiştir. Olur da bir gün ilk versiyonunu da Türkçede okuma imkânı bulursak, aradaki farkları daha iyi görmüş oluruz. 6. Kitaptaki Şiirlerin İçeriğine Dair: “ Hâlâ değerliydi benim için Tabiat, Onda bir denge vardı, Kötülük ruhu hepten coştuğunda, Koynunda bana özel bir mutluluk saklardı. “ (sayfa 229) Yukarıda da bahsettiğim üzere, yazar/i11601'ün Prelüd'de yapnaya çalıştığı şey tam olarak kendi hayatının önemli noktalarını şiirsel bir dille kalıcı hale getirmektir. Ve bunu başarır da. Eksiksiz bir otobiyografi olarak görülmeyen Prelüd, şairin hayatına dair çok fazla şeyi açık etse de, yazmayı tercih etmediği birçok şey de mevcuttur. Örneğin ilk eşi Annette Vallon'un adı dahi geçmez fakat şairin kendisinden 1 kızı olmuştur, bu da haliyle aralarında bir aşk olabileceği izlenimini doğurmaktadır. 14 farklı başlıkta toplar şiirlerini Wordsworth. Tabiatın kendisine vermiş olduğu ilham eserin temel noktalarından biridir. Çocukluğunda tabiatla bilinçsizce kurduğu temasın zaman geçtikçe daha bilinçli bir hale gelmesinden bahseder ve onu kucakladığını ifade eder. Wordsworth'ün iyi bir şair olması, onun çok iyi bir okur olduğu anlamına gelmemektedir. Elbette yazar/i568, yazar/i3998, yazar/i86760, yazar/i10736, yazar/i1047, yazar/i1816 gibi yazarları ve şairleri keşfedip okur lakin hiçbir zaman geniş bir kütüphaneye sahip olduğu söylenemez. Edebiyatın ve akademinin ilgisini yüksek oranda cezbetmediğini ifade eder ve kendi içine dönmenin, yalnız kalmanın, doğayla baş başa kalmanın kendisine daha iyi geldiğini belirtir. Geometri ve şiiri dünya yıkılsa dahi ayakta kalabilecek olan iki unsur olarak açıklar dizelerinde. yazar/i224'un Akademia'yı kurduktan sonra girişine " Geometri bilmeyen giremez " cümlesine güzel bir atıf olarak da okunabilecek bu dizelerde şiirin onun nezdindeki önemi de ortaya çıkıyor. Edebiyat tarihinin en eski metinlerinin şiirsel dille yazılmış olmaları şairin dikkatini çekmiş olacak ki, binlerce yıldır yıkılmayan bu iki kaleyi şiirinde anıyor. Kırsal hayatı her zaman şehir hayatına tercih eden şair, özellikle kız kardeşi Dorothy ve yakın dostu yazar/i23265 ile birlikte kırlarda gezmenin keyfine değinir. Fakat buna rağmen Londra'nın ruhunda uyandırdığı etkileri de paylaşmadan edemez. Şehrin benliğindeki yansıması ve değeri hakkında son derece önemli dizeler kaleme alır. Buna ek olarak tabiat sevgisinin onu insan sevgisine götürdüğünü söyleyerek bir kez daha doğanın önemine dikkat çeker. İngiltere ve Fransa arasında 23 yıl sürecek olan savaş durumunun ve sonrasındaki Fransız İhtilali gibi siyasi olayların onun zihninde nasıl tezahür ettiğini de görüyoruz şiirin bazı bölümlerinde. Zaman zaman umutsuzluğa kapılsa da, gelecek olan güzel günlere inanmak istediğini de her fırsatta dile getirir Wordsworth. Uzun otobiyografik şiirinin sonlarına yaklaşırken şairin değindiği en önemli şeylerden birinin hayal gücü olduğunu anlarız. Bu güç, insana bahşedilmiş çok önemli bir güçtür ve bunun farkında olmak onu çok mutlu etmektedir. Tabiatın içinde uyandırdığı hisler ve hayal gücüne taparcasına bir sevgi beslemektedir. “ Hayatımızda zaman lekeleri vardır. “ (sayfa 234) Şairin değindiği ve belki de en önemli kısımlardan bir ise insanların hayatındaki zaman lekeleridir. Hayatımızda çok önemli yere sahip olan olayların âdeta üzerimize yapışıp bir ömür boyu bizimle birlikte yolculuk ettiği savını destekleyici nitelikte cümleler yazar. Geçmişine dönük yazdığı bu eser de akıllara Fransız yazar yazar/i2227'un 7 ciltlik kitap/kitap--8785 serisini getiriyor. Belki de Proust'un ilham kaynaklarından biridir bu zaman lekeleri, kim bilir? 7. Son Söz: Wordsworth şiiri " kendiliğinden taşan güçlü duyguların sakin kafayla yeniden hatırlanarak kayda geçirilmesi " şeklinde tanımlar. kitap/kitap--29674 adıyla yayımlanan ve kendi hayatından izler taşıyan bu otobiyografik şiirler toplamında yaptığı şey kendi şiir tanımıyla bire bir uyuşuyor. Hayatı boyunca zihninden taşan güçlü duyguları, sakince derleyip toparlayıp yazıya geçiriyor. İngiliz Edebiyatının mihenk taşlarından biri olan bu şairle henüz tanışmadıysanız Prelüd iyi bir tercih olacaktır. Ardından Colaridge'nin eserlerine ve birlikte yazdıkları kitap/kitap--284038'a geçerek edebiyatta Romantizm akımının doğuşuna şahitlik edebilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim. “ Bana düşen korkusuz adımlarla gitmek Bilginin götüreceği yere “ sayfa 246 (Bahri Doğukan Şahin)

İncelemem biraz ansiklopedik bilgi, birkaç yorum içerir. Güzel cümleler sıralamada beceriksizim kimse kusura bakmasın. Eserin sahibi büyük şair William Wordsworth olduğundan öncelikle onu, İngiliz Edebiyatı’nın bu mühim şahsiyetini anarak başlıyorum. Kendisi İngiliz Şiiri açısından çok büyük önem arz eder çünkü döneminde (18.yy sonu, 19.yy başı) şiire yeni bir soluk getiren, şiirin seyrini değiştiren bir akımın Romantik hareketin kurucularından olduğu gibi en etkili ismidir de. Coleridge ile birlikte yazmış oldukları Lyrical Ballads(1798) çoğu otoriteler tarafından Romantik akımı başlatan eser olarak kabul edilir.Romantizm nedir, buna cevap vermek çok güç çünkü çok yönlü bir hareket birbiriyle alakası olmayan yüzlerce tanımı yapılmış. :) Öne çıkan birkaç tanesini bilgilerinize sunuyorum. “Ernest Berbaum’a göre, Romantizm önce duyguların, sonra da hayal gücünün edebiyatta yeniden dirilişidir. Theodore Watts-Dunton’a göre, Romantizm şaşırma ve hayran kalma yeteneğinin şiirde yeniden canlanmasıdır. C. H. Herford’a göre, hayal gücüne dayanan duyarlılığın olağanüstü gelişmesidir. Walter Pater’e göre, güzelliğe garipliğin eklenmesidir. Lucas’a göre, bilinçdışının bir başkaldırışıdır. Kimine göre de, Romantizm gerçek şiirin yeniden doğuşu; klasisizmin karşıtı; usçuluğa karşı direniş; geçmişe dönüş; ya da tam tersine, geleceğe yöneliştir.”[Mina Urgan,İngiliz Edebiyatı Tarihi] Tüm bu tanımların izleriyle Prelüd’de karşılaşacağız. Prelüd Wordsworth’un otobiyografik eseridir. Bölümler halinde(toplam ondört bölüm) Wordsworth, çocuk Wordsworth’un şairliğe evrilişini ve hayatını anlatır bize. Doğaldır ki hayatının tüm detaylarına yer vermemiş. Yazmaya 28 yaşında başlamış ve izleyen 50 yıl yaşamının sonuna kadar eseri yazmaya devam etmiş. Ölümünden sonra yayınlanmış eser. Söz konusu şairlik olunca yeteneği en fazla harekete geçirenin de acı tecrübeler olduğuna inanmışımdır. Wordsworth’un hayatı da böyle tecrübeler epey yer tutmuş. Anne babasını çok erken kaybetmiş, tüm kardeşler birbirlerini görmeden farklı akrabalarının yanında mutsuz bir çocukluk geçirmişler. Belki de bu yüzden küçük Wordsworth kendini hep dağlara taşlara vurmuştur. :) Wordsworth’u iki şeyden ayrı düşünemezsiniz biri “doğa” diğeri ise dostu “Coleridge”. Prelüd’de Coleridge’i “Öteki ruh” diye tanımlar Wordsworth ve şiirin birçok yerinde Coleridge’e gönderme yapar. Çok küçük yaşlardan itibaren doğada tek başına uzun saatler kalmayı çok sevmiş. Gençlik döneminde bir arkadaşıyla yaya olarak Fransa, İsviçre turuna çıkmış ve o zamanın şartlarında nerdeyse imkansıza yakını başarıp Alpler’i geçmişler. Şiirden bir kesit: “Geçerek köprüsüz dereyi, koyulduk o yola, Bir heves, başladık tırmanmaya, Bir endişe kaplayana kadar içimizi, Önceden çıkan arkadaşlarımıza yetişemedik diye. Neyse ki şansımıza, her dakika şüpheye Şüphe katarken, bir köylüye rastladık Ve ilk şaşırdığımız yere inersek Bulacağımızı öğrendik yolu ondan, zaten derenin Taşlı kanalı boyu biraz gidince, işte oradaydı Tutmamız gereken yol, apaçık, İnip gidecektik yokuş aşağı derenin akıntısıyla. Bunları duymak bizi üzüyor, inanmak istemiyorduk, Çünkü hili bulutları gösteren umutlarımız vardı, Tekrar tekrar sorguladık adamı Fakat köylünün dudaklarından cevap olarak Çıkan her kelimenin sonu, anlıyorduk ki, Şuraya varıyordu: “Alpleri geçmiştik” O yolculuğun da ilham perilerinin gelmesin de çok katkısı olmuş. Doğayla iç içe geçmiş ve sonunda doğayla birleşmiş. Ancak yirmiiki yaşına ulaştığında doğa sevgisinin yanında insan sevgisine de ulaşmaya başlamış. “Ancak yirmi iki yaz geçtikten sonra ömrümden - İnsanoğlu benim duygularımda ve aklımda Tabiatın yanında yer alır oldu; Tabiatın ürkütücü şekilleri ve görünmez Etkilerinin yanında: Bir tutkuydu Tabiat, Bir vecd haliydi çoğu zaman, Ve ani bir sevgiydi, her an hazırda; insansa, Zaman zaman duyulan bir haz, tesadüfi bir lütuftu, Onun saati gelmemişti daha.” Çok uzattığımı hissediyorum. Meraklısına güzel bir eser ama romantikliği yanlış anlayıp beşeri aşkla ilgili birkaç şey okur muyum falan diyorsanız yanılırsınız. Yine de Wordsworth’dan bir şiir okumak isterseniz buyrun en popüler şiirlerinden “I wandered lonely as a cloud “ Dolaştımyalnız bir bulut gibi havada süzülen Vadilerin ve tepelerin üzerinden, Gördüğüm zaman toplanmış aniden, Bir kalabalık, altın nergis çiçeklerinden; Gölün yanında, ağaçların altında, Çırpınarak meltemde danseden. Yıldızlar gibi devamlı parlayan Ve samanyolunda göz kırpan, Hiç bitmeyen bir sırada uzandılar Bir koyun sınırında yanısıra dizilerek: On bin tanesini gördüm bir bakışta, Kafasını sallayan neşeli bir dansta. Dalgalar dansetti onların yanında; fakat onlar Coşkunlukta parlayan dalgalardan üstün çıktılar: Bir şair keyiften başka bir şey duyamazdı Böyle şen bir beraberlikten: Gözümü diktim baktım—baktım—fakat az düşündüm Bana ne zenginlik getirdiğini bu gösterinin: Çünkü sık sık, yatarken kanapemin üzerinde Boş ve dalgın bir ruh haliyle, Geri parlıyorlar o içe dönük gözün üzerinde Ki mutluluğudur yalnızlığın; Ve sonra kalbim doluyor zevkle, Ve dans ediyor nergis çiçekleriyle. Çevirmen: Vehbi Taşar (.Z.)

--reklam--

Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

William Wordsworth - Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı William Wordsworth Kimdir?

William Wordsworth (d. 7 Nisan 1770 – ö. 23 Nisan 1850) Romantik dönemin önde gelen şairlerindendir. Samuel Taylor Coleridge ile birlikte yayımladıkları Lyrical Ballads ile İngiliz edebiyatında Romantik dönemin başlangıcına imza attı.

İngiliz şair William Wordsworth, Cambridge'te okudu, sonra Fransa'ya gitti ve Fransız devrimcilerinin düşüncesini benimsedi. Para sıkıntısından İngiltere'ye dönmek zorunda kaldı.

İlk şiir kitaplarını (The Evening Walk [Akşam Yürüyüşü]; Descriptive Sketches) 1793'te yayımladı. 1797'de, Alfoxden'de (Somerset) arkadaşı Coleridge'in yanına yerleşti. İki şair birlikte The Lyrical Ballads (Lirik Baladlar, 1798) adlı bir şiir kitabı yayımladılar.

Romantizmin gerçek bildirisi olan bu eserde Wordsworth, Tintern Abbey (Tintern Manastırı) vb. şiirleriyle tabiat sevgisini dile getirir. Almanya'ya yaptığı bir geziden sonra Göller bölgesine, sonra 1813'te Rydal Mount'a yerleşen Wordsworth, ancak ölümünden sonra yayımlanan ve bir çeşit otobiyografi olan uzun bir şiir yazdı: The Prelude. Sonra çeşitli şiir kitapları yayımladı:

Poems Dedicated to National İndependance and Liberty (Milli Bağımsızlığa ve Hürriyete Adanmış Şiirler, 1802-1816)

The Excursion (Gezi, 1814)

Peter Bell (1819)

Memorials of a Tour on the Continent (Bir Avrupa Gezisinden Hatıralar, 1822)

1843'te Southey'nin ölümü üzerine saray şairi oldu. 18. yüzyıl şairlerinin manzumeciliğini hor gören Wordsworth, şiirde konuşma dilinin somut ve renkli kelimelerini kullanmak istedi. Rousseau'nun etkisi altında, tabiat sevgisini dile getirdi ve tabiatta ebedi güzellikle iyiliğin görünmeyen varlığını sezdirmeğe çalıştı.

Hayallerin en önemli güç olduğuna inanan ve doğayı ilham kaynağı kabul eden şairdir. Wordsworth'a göre şiir duyguların akışıdır. İnsan hayatını da üç bölümde inceler:

Çocukluk: Her şeyin mükemmel olduğu dönem

Ergenlik: Sahip olduğumuz en değerli şeyleri unuttuğumuz dönem

Yaşlılık: Bir kriz dönemidir. Görüş yetimizde daralma olur. Bu dönemi geçiren bir şairin doğaya yönelimi artar. Görme yetisi doğayla bütünleşir.

--reklam--

William Wordsworth Kitapları - Eserleri

  • Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi
  • Bir Bulut Gibi
  • I Wander'd Lonely as a Cloud
  • Lirik Baladlar
  • The Collected Poems

--reklam--

William Wordsworth Alıntıları - Sözleri

  • “Ve belki biraz fazlaca, hissetmeyi öğrendim Kendine yeter gücünü Yalnızlığın.” (Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi)
  • "Dünya çok fazla bize, bitmek bilmez bir yarış, Kazan harca, hep çöpe olan tüm güçlerimiz. Doğada bize ait dediklerimiz ne az, Verdik kalplerimizi, aşağılık bir bağış!" (Bir Bulut Gibi)
  • "Dünya çok fazla bize, bitmek bilmez bir yarış, Kazan harca, hep çöpe olan tüm güçlerimiz. Doğada bize ait dediklerimiz ne az, Verdik kalplerimizi, aşağılık bir bağış!" (The Collected Poems)
  • My dear, dear Friend, and in thy voice I catch The language of my former heart, and read My former pleasures in the shooting lights Of thy wild eyes. Oh! yet a little while May I behold in thee what I was once. (Lirik Baladlar)
  • Like one, that on a lonely road Doth walk in fear and dread, And having once turn’d round, walks on And turns no more his head: Because he knows, a frightful fiend Doth close behind him tread. (Lirik Baladlar)
  • 'Görmemek elinde değil gözün, Kulağa diyemeyiz 'duyma sen.' Nerede olursa olsun duyumsar bedenlerimiz, İster irademizle, ister ona rağmen. (The Collected Poems)
  • ‘ Öyleyse, neden, burada, yalnız, Bir sohbet içindeyken ben, Bu kadim, gri kayaya oturmuş, Düşlerle oyalanıyorsun? diye sorma, lütfen. ‘ (Bir Bulut Gibi)
  • Geçti artık, o melankolik rüya! Senin kıyılarından, hayır, mümkün Değil ayrılmam tekrar, çünkü galiba Seni daha da seviyorum her gün (The Collected Poems)
  • Kitaplar! Sonu yok tartışma, yavan. Gel, keten kuşuna kulak ver, Onun hoş ötüşüne! Ve İnan, Onda daha derin bir bilgelik var. (The Collected Poems)
  • To her fair works did nature link The human soul that through me ran; And much it griev’d my heart to think What man has made of man. (Lirik Baladlar)
  • ‘ Öyleyse, neden, burada, yalnız, Bir sohbet içindeyken ben, Bu kadim, gri kayaya oturmuş, Düşlerle oyalanıyorsun? diye sorma, lütfen. ‘ (The Collected Poems)
  • "Kalk dostum, kalk! Bunca okumak nedir? Kamburun çıkacak devam edersen şayet. Kalk dostum kalk, gözlerini dinlendir; Neden bunca çile, bunca eziyet?" (The Collected Poems)
  • “Bir yolcuyum ben, Hikâyesi yalnızca kendini konu alan.” (Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi)
  • Geçti artık, o melankolik rüya! Senin kıyılarından, hayır, mümkün Değil ayrılmam tekrar, çünkü galiba Seni daha da seviyorum her gün (Bir Bulut Gibi)
  • “Yas tutulacak bir zamandı insanlık için” (Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi)
  • “Dışarıda berbat manzara, İçimizde hüzün ve hayal kırıklığı, Karışık duygular, kasvetli düşünceler, akıl karışıklığı Çürümüş heves ve nihayet umudun Temelli yitirilişi ve umut edilecek şeylerin!” (Prelüd - Bir Şairin Zihinsel Gelişimi)
  • Kitaplar! Sonu yok tartışma, yavan. Gel, keten kuşuna kulak ver, Onun hoş ötüşüne! Ve İnan, Onda daha derin bir bilgelik var. (Bir Bulut Gibi)
  • "Tabiatın getirdiği bilgi tatlı. Varlıkların o kusursuz Şeklini bozar her şeye karışan insan aklı. Kesip inceleyelim derken öldürürüz." (Bir Bulut Gibi)
  • "Hoş düşünceler içinde süregeldi hayatım, İşler bir yazı yaşamak kadar kolaydı, Ve aramaya gerek kalmadan kapısındaydı Sanki her tür ihtiyaç, gönülden dilerse kim. Ama başkalarının sizin için inşa etmesi, ekip biçmesi Ve istediğinizde sizi sevmesini beklemek anlamsız eğer Asıl siz kendinize vermiyorsanız değer." (Bir Bulut Gibi)
  • The many men so beautiful, And they all dead did lie! And a million million slimy things Liv’d on – and so did I. (Lirik Baladlar)