Kitap Künyesi

Yazar: Sigmund Freud

Çevirmen: Can İdemen

Orijinal Adı: Vorlesungen Zur Einführung in die Psychoanalyse Die Fehlleistungen

Yayın Evi: Cem Yayınevi

İSBN: 9786057995384

Sayfa Sayısı: 80

--reklam--

Psikanalize Giriş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Psikanaliz kuramının kurucusu olan Freud (1856-1939), bu kuramıyla ilgili ilk notlarını öğrencilerine aktardığı derslerle kitaplaştırdı.

 

Freud derslerine psikanalizin psişik sorun yaşayan hastalara uygulanan bir tedavi yöntemi olduğunun bilindiğini, bu noktadan başlayarak bu alanda uygulanan tedavi yönteminin diğer tüm tıp alanlarında uygulanan yöntemlerden tümüyle farklı olduğunu, hatta onların tam tersi olduğunu söyleyerek başlıyor.

Freud'un derslerinin Hatalı Eylemler adını taşıyan bu ilk bölümünde, sağlıklı herhangi bir bireyde gözlemlenebilinen, sık rastlanan, çok iyi bilinen ama fazla değer görmeyen ve hasta kavramıyla ilgisi olmayan bazı fenomenleri irdeliyor.

--reklam--

Psikanalize Giriş Alıntıları - Sözleri

  • Bir şairin, hatalı eylemi,lapsus’u(dil sürçmesi), bilinçli olarak yaratması bile bunun anlamsız olmadığını kabul ettiğini bize kanıtlamaya yetiyor.
  • İnsanın doğası, kendisine hoş gelmeyen bir düşünceyi kabul etmemeye yatkın olduğundan kolayca karşı savlar yaratabilir, işte böylelikle kendisini rahatsız eden bir fikri toplum, bu yanlıştır'a çeviriyor.
  • Öncelikle, psikanalizi bizzat kendi üzerimizde bir çalışmayla, kendi kişiliğimizi inceleme sayesinde öğreniyoruz.
  • sözcükler, duyguları kışkırtmanın ve insanı etkilemenin evrensel aracı.
  • Sözleriyle bir insan başka bir insanı mutlu edebilir ya da onu umutsuzluğa itebilir; sözcüklerin yardımıyla bir öğretmen öğrencisine bilgisini aktarabilir, bir konuşmacı dinleyicisini sürükleyip onların düşüncelerini ve kararlarını etkileyebilir. Sözcükler, duyguları kışkırtmanın ve insanı etkilemenin evrensel aracıdır. Bu nedenle psikoterapide sözcük kullanımının değerini hafife almayalım.
  • Aşırı heyecan sözcüklerin ve objelerin karıştırılmasına iter, yanlış objeleri aldırır, planlanmış eylemleri unutturur.
  • İnsanın doğası, kendisine hoş gelmeyen bir düşünceyi kabul etmemeye yatkın olduğundan kolayca karşı savlar yaratabilmektedir.
  • " Her zaman doğru bir şekilde konuşan bir insan bile ara sıra dil sürçmesi yapabilir. Bunun için bazı nedenlerin oluşması yeterlidir: 1) yorgun ve hafiften hasta olduğunda; 2) heyecanlı olduğunda ; 3) başka şeylerle meşgul olduğunda . "
  • Kesin kanıtların eksikliğine karşın çözmek ve yapıcı çalışmaya devam etmek, tam olarak bilimsel düşüncenin karakteristiği.
  • Birçok eylem özel bir dikkate maruz kalmadıklarında daha fazla başarı elde ediyor ve özellikle mükemmel yapmaya çalıştığımızda, yani dikkat yoğunlaştığında hata meydana gelebiliyor.
  • "Sözcükler, duyguları kışkırtmanın ve insanı etkilemenin evrensel aracı."
  • “Kıymetli objelerim yalnızlık ve karanlık tarafından çalındı.” Bu durumda polis memuru beni şu şekilde cevaplayabilir: “Bana öyle geliyor ki böyle bir aşırı -mekanistik açıklama yaparak hata yapıyorsunuz. İsterseniz bu durumu şu şekilde sunalım: Karanlığın örtüsü altında, yalnızlığın avantajıyla, bilinmeyen bir hırsız değerli objelerinizi çaldı. Şu an önemli olan bana göre, sizin durumunuzda, hırsızı yakalamak. O zaman belki sizden çaldıklarını tekrar geri alma şansına sahip olabiliriz.”
  • Ama önümde izleyebileceğim sadece bir yolun olması yeterli midir?
  • Bize göre uygarlık hayati ihtiyaçların itici gücü altında ve içgüdülerin (dürtülerin) tatmininin bedeliyle yaratıldı ve durmadan genel olarak aynı şekilde tekrar yaratılıyor.
  • Bize göre uygarlık hayati ihtiyaçların itici gücü altında ve içgüdülerin (dürtülerin) tatmininin bedeniyle yaratıldı ve durmadan genel olarak aynı şekilde tekrar yaratılıyor. Durmadan yenilenen topluma katılan her yeni birey bu bütünün çıkarları için bu fedakârlığı (dürtü-tatmin) devam ettiriyor.

--reklam--

Psikanalize Giriş İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Psikanalize Giriş: Kitap genel olarak 2 bölümden oluşuyor 1) Psikanalize Giriş 2) Hatalı Eylemler Freud bu kitabında bizlere dil sürçmeleri, hatalı yazma, hatalı okuma kısaca lapsuslerden ve hatalı eylem olarak adlandırdığımız fenomenlerin rastlantısal mı yoksa bu davranışların belirli bir anlamının olup olmadığından bahsediyor. Zihnimizde bu karışıklıklara yol açan durumların nedenini açık bir şekilde verdiği örneklere anlatmış Freud. Dili gereğiyle anlaşılması fazla zor olmayan, kısa sürede bitecek kitaplardan. (Berkin Bilger)

Her esprinin altında bir gerçek gizlidir!: Sigmund Freud tarafından geliştirilen psikanaliz, bir kuram olarak tanınmaya ve yaygınlaşmaya başladığı andan itibaren psikolojiden eğitime, edebiyata, sanata, iletişime ve siyaset bilimine kadar birçok alanı derinden etkiliyor. Bu açıdan psikanalitik yaklaşımın okuduğum hikâye, roman, şiir ve tiyatro eserlerindeki kahramanların çocukluklarından gençlik, yetişkinlik ve ihtiyarlıklarına kadar yetiştikleri koşulları, kişilik, huy, mizaç ve karakterlerini tanımada; onları harekete geçiren motivasyon kaynaklarını anlamada; tutum ve davranışlarının altında yatan psikolojik faktörleri çözümlemede bana önemli katkı sunabileceğini düşünüyorum. • • • Freud’un “Psikanalize Giriş: Hatalı Eylemler” kitabını okumamın en önemli nedenlerinden biri de buydu. Eser, Freud’un öğrencilerine verdiği derslerin kitaplaştırılmasından oluşuyor. Kitap, her ne kadar “Psikanalize Giriş” gibi iddialı bir isim taşımakla birlikte yalnızca dil sürçmesi (lapsus); hatalı okuma, yazma ve işitme; özel isimleri, sözcükleri, projeleri ve izlenimleri unutma; yanılma ve kaldırdığımız objeleri bulamama ya da kaybetme gibi günlük yaşamımızda karşılaştığımız “Hatalı Eylemler”i ve bu eylemlerin psikolojik nedenlerini anlatıyor. • • • Freud, hatalı eylemlerimizden hareketle insan davranışlarıyla ilgili “Küçük işaretleri küçümsemeyelim, belki onları izleyerek daha önemli şeylere ulaşabiliriz” diyor. Ona göre bazen bir dil sürçmesi, bazen planlı bir randevumuzu unutmamız, bazen bize hediye verenle aramız açıldığında hediyeyi nereye koyduğumuzu bulamamamız ya da kaybetmemiz, bazen bize söyleneni duymayışımız basit rastlantısal hatalar değildir. Bunlar bilinçdışında sakladığımız bastırılmış bir istek ve arzuya işaret edebilir. Önemli olan bu işaretlerin dilini okuyarak anlamlandırabilmektir. • • • Doğrusu hatalı eylemlerin tam olarak ne anlama geldiğini kavrayabilmek için psikanalizin id, ego, süperego; ego savunma mekanizmaları; çocuğun beş gelişim evresi; bilinç, bilinçaltı ve bilinçdışı mekanizmalarıyla ilgili temel kavramlarını derinlemesine olmasa da genel olarak bilmek gerekiyor. Bu yönüyle kitap psikanalize giriş değil de daha çok psikanalize bir alt yapı oluşturma mahiyetinde okunabilir diye düşünüyorum. Yoksa kitapta psikanalizin temel kavramlarını öğrenme noktasında herhangi bir bilginin bulunmadığını belirtmeliyim. Bununla birlikte özellikle psikoloji eğitimi alan ya da almış olan okurların temel kavramları bilmeleri nedeniyle kitaptan daha çok yararlanabileceklerini ifade edebilirim. • • • Goethe’nin dediği “Her esprinin içinde bir sorun gizlidir” (gonderi/104801862) sözünü merak eden okurlara… İyi okumalar dilerim! (nalkan)

Kitaptan uzun uzun bahsetmeyeceğim. Kısaca ifade edecek olursam, Freud, hatalı eylemler diyerek geçiştirdiğimiz bazı fenomenlerin aslında bizim yani insanın psişesi ile arasında nasıl bir bağ kurulabilir kısmını örneklerle ders anlatır gibi açıklamış. Tabi ki yaptığımız her şeyin bir anlamı olmayabilir ama yine de üst üste tekrar eden olayları incelemekte fayda var. (Emine Çite)

--reklam--

Psikanalize Giriş PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Sigmund Freud - Psikanalize Giriş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Psikanalize Giriş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Sigmund Freud Kimdir?

Sigmund Freud ( nüfus kaydında Sigismund Scholomo Freud) (d. 6 Mayıs 1856, Příbor, Moravya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (bugün Çek Cumhuriyeti) - ö. 23 Eylül 1939, Londra, Birleşik Krallık), psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Yahudi kökenli Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram'ın kurucusudur...

Orta seviye bir Yahudi yün tüccarının, kırk yaşındayken, kendisinden yirmi yaş küçük bir kadınla yaptığı ikinci evliliğinden dünyaya geldi. Ekonomik bunalımdan dolayı ailesi Viyana'ya yerleşmek zorunda kaldıklarında, Freud henüz 4 yaşındaydı. 1938 yılına kadar burada yaşadı.

Lisede Latince, Fransızca ve İngilizce öğrenirken kendi çabalarıyla da İbranice, İspanyolca ve İtalyanca öğrendi. Başarılı bir öğrenciydi. Başlangıçta istemediği halde Goethe'nın yapıtlarından etkilenerek tıp okumaya karar verdi.

Üniversite yıllarında Yahudi düşmanlığıyla karşılaştı, okuldaki arkadaş çevresinden dışlandı. 1876 yılında fizyolojist Brücke'nin laboratuvarına girdi, burada anatomopatoloji ve insan sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı. 1881'de tıp öğrenimini bitirdi. 1883'te dönemin ünlü beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Dr. Theodor Meynert'in yönetiminde psikaytri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı. 1884'de kokain üzerine bir inceleme yapmakla görevlendirildi. 1884'te kokainin analjezik özelliklerini keşfetti, anestezik niteliklerini ise sezinledi. (Yaşamım ve Psikanalız adlı yapıtında kokainin anestezik niteliklerini aslında bildiğini, yalnız tıp çalışmalarını bıraktığından dolayı bunların başkaları tarafından ortaya çıkarıldığını ileri sürer.)

Aldığı bir bursla 1885'te Paris'e gitti, Salpêtriê Hastanesi'nde, Jean Martin Charcot'nun yanında staja başladı. Burada histerinin belirtilerini, hipnotizma ve telkinin etkilerini gözlemledi. Charcot'dan çok etkilendi. (Yaşamım ve Psikanaliz 'de Charcot'ya ne kadar düşkün olduğu görülür) Charcot'nun konferanslarını Almancaya çevirdi ve 1886'da yayımladı.

1886'da Paris'ten ayrılarak Berlin'e gitti. Burada çocuk nöropatolojisiyle ilgilendi. Viyana'ya dönerek özel hekimliğe başladı. 1886 ekim ayında 4 yıldır nişanlı olduğu Martha Bernays ile evlendi. Sinir hastalıkları ve histeri şikayetiyle kendisine başvuranlar üzerinde dönemin ünlü tedavi yöntemlerini, elektroterapi ve hipnotizmayı uyguladı. 1887'de Dr. Bernheim'in Telkin ve Telkinin Tedavideki Uygulamaları Üstüne adlı kitabını çevirdi.

Elizabet von R. adındaki bir kadın hasta kendisini serbest çağrışım yöntemine zorlayınca hipnozdan vazgeçti. 1892 - 1895 yılları arasında Charcot'nun Salı Günü Dersleri adlı kitabının çevirisini, savunma psikonevrozları üzerine bir makaleyi ve saplantılar ve fobiler üzerine başka bir makaleyi Breuer ile ortaklaşa hazırladı. Ancak tıp çevrelerince Histeri Üzerine İncelemeler hoş karşılanmadı. Bu yapıtta psikanalizin temel ilkelerine rastlanır.

1896 yılında babasının ölümü üzerine derin bir bunalıma girdi ve sistematik olarak kendini çözümlemeye başladı. Yine aynı yıl Breuer'le nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda ters düşerek yollarını ayırdı. Histerinin cinsel etiyolojisi üzerine verdiği bir konferans skandala yol açtı. Bu dönemde W. Fliess'le yazışmaları, özçözümleme süreci, hayatı üzerinde önemli etkiler yarattı. (Bu yazışmaları Freud'un ölümünden sonra eşi ve kızı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Freud psikanalize özel hayatını karıştırmak istemediğinden, kişisel kayıtlar bırakmamış, birçok yazışma ve mektubunu ölümünden önce yakmıştır.) Hayatının 10 yıl süren bu döneminde, Freud hem yandaş, hem öğrenci bakımından yalnız kaldı. Kendini hastaların tedavisine ve psikanalizin yaratılmasına yoğunlaştırdı. Bu sürecin sonucu olarak 1897'de Oedipus Kompleksi, 1900'de Düşlerin Yorumu (iki cilt) adlı eserler ortaya çıktı.

1908'te Viyana Psikanaliz Derneği kuruldu. Bu olay, Freud için bir dönüm noktasıydı, Yaşamım ve Psikanaliz kitabında buna büyük yer verdi. Ancak bu tarihten önce bile Freud'un çevresinde çözümlemenin giderek kurumlaştığı görülür. 1902'den sonra "Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği", adı altında başta P. Federn, O. Rank, W. Stekel ve Alfred Adler olmak üzere, Freud'un ilk yandaşları bir araya toplandılar. 1904'de E. Bleuer'le yazışmaya başladı. 1907'de Bleuer'in asistanı Carl Gustav Jung tarafından ziyaret edilir. Jung aynı yıl Zürih'te Freud Derneği'ni kurdu. Bu Freud için büyük bir başarıydı, zira psikanaliz artık ülke sınırlarının dışına çıkmıştı. Takip eden yıllarda Jung, 1. Psikanaliz Kongresi'ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek üzere Freud ile birlikte ABD'ye yolculuk etti. Freud, 1910 - 1920 yıllarında Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı eserleri yayımladı.

1923'de kendisine üstçene ve damak kanseri tanısı kondu. İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu. Sürekli protez takması gerektiğinden dolayı uzun yıllar konuşma ve yemek yeme sıkıntısı çekti. 1938'de Naziler'in Viyana'ya girmesiyle birlikte en küçük çocuğu Anna ile birlikte Avusturya'yı terk etmek zorunda kalarak Londra'ya yerleşti. Ölümüne dek tedavi ve çalışmalarına burada devam etti.

Freud, prensipleri gereği kişisel hiçbir özel belge, anı defteri, mektup bırakmamış, hepsini yakmıştır. Bu nedenle, Freud'a dair ilk ve en kapsamlı bilgiler ilk olarak yakın dostu İngiliz psikaytr Ernest Jones'un 1953'te yayımlanan üç ciltlik Sigmund Freud'un Yaşamı ve Yapıtları adlı kitabıyla ortaya çıkarıldı.

Eserleri [değiştir]

 

Zur Psychopat­hologie des Alltagslebens (Günlük Yaşa­mın Psikopatolojisi)

Die Traumdeutung (Düşlerin Yorumu)

Über Psychoanaly­se (Psikanaliz Üzerine Beş Ders)

Totem und Tabu (Totem ve Tabu)

Zur Einführung des Narzissmus (Narsisizmin İncelenmesine Giriş)

Unbehagen in der Kultur (Uygarlı­ğın Huzursuzluğu)

Jenseits des Lustprinzips Das Ich und das Es (Haz İlkesinin Ötesinde Ben ve İd)

Der Mann Moses und die monotheistische Religion (Musa ve Tektanrıcılık)

Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme, 1905

Der Witz und seine Beziehung zum Unbewussten, Nükte ve Bilinçdışı'yla İlişkisi, 1905

Psikanalizin Tarihçesi, 1914

Psikanalize Giriş Dersleri, 1917

Yaşamım ve Psikanaliz, 1925

Tutukluk, Semtom ve Korku, 1926

Bir Yanılsamanın Geleceği, 1927

Kültür İçindeki Huzursuzluk, 1930

Psikanaliz ve Uygulama,

Psikanaliz Üzerine,

Olgu öyküleri

Histeri ile Mücadele

--reklam--

Sigmund Freud Kitapları - Eserleri

  • Kitle Psikolojisi
  • Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış
  • Uygarlık Toplum ve Din
  • Amatör Psikanalizi
  • Sevgi ve Cinsellik Üzerine
  • Olgu Öyküleri 1
  • Olgu Öyküleri 2
  • Totem ve Tabu
  • Psikanaliz Üzerine
  • Nevrozlar - Psikanalize Giriş 2
  • Cinsellik Üzerine
  • Rüyaların Yorumu
  • Kokain
  • Bir Yanılsamanın Geleceği, Neden Savaş
  • Grup Psikolojisi ve Ego Analizi
  • Haz İlkesinin Ötesinde
  • Psikoloji Kanalize Ederek Psikanaliz Kuramı
  • Arzu Dürtü ve Çatışmaları Açığa Çıkarma
  • Bilinçaltı
  • Ruh Çözümlemesine Giriş Konferansları
  • Günlük Yaşamın Psikopatolojisi
  • Uygarlığın Huzursuzluğu
  • Cinsiyet ve Psikanaliz
  • Kültürdeki Huzursuzluk
  • Niçin Savaş?
  • Yaşamım ve Psikanaliz
  • Seçme Yazılar
  • Terapi
  • Endişe
  • Rüya Yorumları 1
  • Rüya Yorumları 2
  • Psikanaliz ve Uygulama
  • Psikanalize Giriş Dersleri
  • Ket Vurma
  • Musa ve Tektanrıcılık
  • Psikopatoloji Üzerine
  • Kendi Kendine Psikanaliz
  • Narsizm Üzerine ve Schreber Vakası
  • Mutluluk Dediğimiz Şey
  • Davranış Bozuklukları ve Tedavisi
  • Çocukta Fobinin Analizi
  • Yanılgılar ve Düşler Üzerine
  • Bir Çocukluk Nevrozu Hikayesi
  • Bir Genç Kızın Günlüğü
  • Freud - Jung Mektuplaşmaları
  • Psikanalize Giriş
  • Espriler ve Bilinçdışı ile İlişkileri
  • Dinin Kökenleri
  • İsteri Üzerine Araştırmalar
  • Psikanalitik Hastalık Öğretisi Hakkında Yazılar
  • Metapsikoloji 1
  • Metapsikoloji 2
  • Metapsikoloji 3
  • Metapsikoloji 4
  • Psikanalize Giriş
  • Psikanalize Giriş
  • Cinsel Yasaklar Ve Normaldışı Davranışlar
  • Sanat ve Sanatçılar Üzerine Notlar
  • Bir Histeri Vakası Analizi
  • Psikanalize Yeni Giriş Dersleri
  • Psikanaliz Açısından Edebiyat
  • Kültürel Cinsel Ahlak ve Modern Sinirlilik
  • Sanat ve Edebiyat
  • Aşkın Psikolojisi
  • Histeri Üzerine Çalışmalar
  • Metapsikoloji Haz İlkesinin Ötesinde Ego ve İd ve Diğer Çalışmaları
  • Ruh Çözümlemesine Yeni Giriş Konferansları
  • Ruh Çözümlemesinin Tarihi
  • Freud'un Mektupları
  • Psikanaliz Üzerine
  • Bakirelik Tabusu
  • Otobiyografi
  • Psikanaliz Üzerine Vakalar
  • Bilinçsizlik ve Psikanaliz
  • Siz Deli Misiniz?
  • Einstein’a Mektup
  • Psikanaliz
  • Eşeysellik Kuramı Üzerine Üç Deneme
  • Savaş ve Ölüm Üzerine
  • Bir Yanılsamanın Geleceği
  • Yas ve Melankoli
  • Rüya Psikolojisi
  • Leonardo da Vinci
  • Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü
  • İçgüdüler ve Baskılama
  • Espri Sanatı
  • Din
  • Takıntı Üzerine
  • Bilinçsiz-Olan
  • Anksiyete Üzerine
  • Psikanalizin Ana Hatlari
  • Totem ve Tabu - 2.Cilt
  • Kadın Cinselliği Üzerine
  • Ego ve Id
  • Bilinç Dışı
  • Bilinçaltını Keşfetmek
  • Sevgi Məktubları
  • Her İnsan Gördüğü Rüyanın Tabiridir
  • Aforizmalar
  • Sanrı ve Düş
  • Tutukluk Semptom ve Kaygı
  • Ruhsal Kimlik
  • Doğuştan Gelen Sapkın Eğilimler
  • Dora
  • Kendini Koruma İçgüdüsü
  • Psikanalitik İlerlemenin Önündeki Engeller
  • Psikanaliz ve Telepati
  • Cinsel İstismar - Psikoloji Serisi
  • Ensest
  • Yasaklar ve Normal Dışı İstekler
  • Gizemli
  • Düşüncelerin Sınırsız Gücü
  • Kadın Eşcinselliği
  • Totem ve Tabu Barbarlar ile Nevrotik Kişiliklerin Zihinsel Yaşantılarındaki Benzerlikler (Cep Boy)
  • Arzular ve Çatışmalar
  • Sexualleben
  • Введение в психоанализ
  • Sanat ve Psikanaliz
  • Erkeklerin Cinsel İçgüdüsü
  • Ketlenmeler, Belirtiler ve Anksiyete
  • Ego ve Kimlik
  • Libido ve Narsisizm
  • Cinsiyetler Ayrımı
  • Mədəniyyətin sancıları
  • Totem ve Tabu
  • Aşkın Psikolojisi

--reklam--

Sigmund Freud Alıntıları - Sözleri

  • Devletlerin, bireyleri kötülükten alıkoymasının, kötülük yapmayı ortadan kaldırmak amacından değil, onu tıpkı tuz ve tütün gibi tekeline almak amacından doğduğu düşüncesine kesin bir biçimde inanılabilir. (Cinsiyet ve Psikanaliz)
  • Kadınlar, özellikle de güzelseler, nesne seçimlerinde kendilerine dayatılan toplumsal kısıtlamaların bedeli olan belli bir kendiyle yetinme geliştirirler. Kesin konuşmak gerekirse bu türden kadınların erkeklerin kendilerine yönelik sevgileriyle kıyaslanabilecek yoğunlukta sevdikleri tek şey yalnızca kendileridir. Gereksinimleri de sevme değil ama sevilme doğrultusundadır ve bu koşulu yerine getiren erkek onların onayını kazanan kişi olur. (Metapsikoloji Haz İlkesinin Ötesinde Ego ve İd ve Diğer Çalışmaları)
  • Bastırma bireysel çalışır; bastırılmış olanın her bir türevi kendine özgü bir yazgıya sahip olabilir; biçim değişikliğinin fazlası yada azı başarının sonucunu tamamıyla değiştirebilir (Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü)
  • Biz ölümün yaşamın tek amacı olduğunu iddia etmiyoruz; ölüm kadar yaşamın da olduğu gerçeğini gözardı etmiyoruz. (Ruh Çözümlemesine Yeni Giriş Konferansları)
  • Bilinçaltında "hayır" sözcüğü olmadığını, zıtlıkların bir araya geldiğini biliyoruz. Reddetme ancak bastırma sürecinde ortaya çıkıyor. (Bir Çocukluk Nevrozu Hikayesi)
  • Psikanaliz bize baba kompleksi ile Tanrı inancı arasında yakın bir ilişkinin bulunduğunu ;bize kişisel bir Tanrı'nın psikolojik yönden yüceltilmiş bir babadan başka bir şey olmadığını göstermiştir ve her geçen gün genç bireylerin babalarının otoritelerinden kurtulduklarında dinsel inançlarını nasıl kaybettiklerine dair yeni kanıtlar sunmaktadır. (...) (Leonardo da Vinci)
  • Mutlu kişiler düş kurmaz, bunu ancak yeterince doyuma ulaşmamış kişiler yapar. Doyuma kavuşturulmamış, düşlemlemenin itici güçleridir ve her düş belli bir isteğe doyum sağlama çabası ve böyle bir doyumu ondan esirgeyen gerçek'i değiştirme girişimidir. (Sanat ve Sanatçılar Üzerine Notlar)
  • Olgunluk hazzı erteleyebilme kabiliyetidir. (Aforizmalar)
  • fakat bekâret bir tabunun, dinsel olarak tarif edilebilecek bir yasağın konusu haline gelmiştir. (Bakirelik Tabusu)
  • Temelde kırıcı olan bir düşünce belli bir yoğunluk seviyesine ulaşır ulaşmaz çekişme aktifleşir ve bu kesinlikle bastırmaya yol açar. (Bilinç Dışı)
  • Çocukluk çağında hiçbir gereksinimin bir babanın korumasına karşı duyulan gereksinimin kadar güçlü olabileceğini sanmıyorum (Kültürdeki Huzursuzluk)
  • Birbirleriyle uzlaşması zor çelişkilere düşüyorsunuz.. (Bir Yanılsamanın Geleceği, Neden Savaş)
  • "Efsaneye göre insan denilen varlık, kadın ve erkek olarak iki parçaya bölünmüştür; o zamandan beri aşk yoluyla birleşmeye çalışmaktadır" (Cinsellik Üzerine)
  • "Tam da hastalanacak zamanı bulmuştur büyük anne. Hastamız, sevdiğini, böylesine özlemişken..." (Psikanaliz ve Uygulama)
  • Ve her zaman öylesine güçsüz kalırdım ki, içimi yakıp kavuran tutkuları dışa vuramazdım. Dolayısıyla hep baskıladım kendimi, sanırım bu da halimden belli oluyor. (Yaşamım ve Psikanaliz)
  • İd'de içgüdüye düşen rolü ego da algı oynamaktadır. Ego tutkuları ihtiva eden id'in tersine, mantık ve sağduyu olarak adlandırılabilecek olan şeyi temsil etmektedir. (Ego ve Id)
  • herkes kendi hayatı üstünde hak sahibidir...' (Mutluluk Dediğimiz Şey)
  • Ama sorarım size, insanlar ellerine geçirdikleri bir şeyi ne zaman karmakarışık, ne zaman eciş bücüş bir duruma sokmamıştır? (Kendi Kendine Psikanaliz)
  • Sanki bilinçli olanın direnci, kökensel bastırılmış olandan uzaklaştırılmalarını sağlayan bir işlev görür. (Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü)
  • "Doğa, göründüğü kadarıyla bizi soğukkanlılıkla, zalimce, amansızca ve olasıdır ki tam da bizim doyum sağlamamıza yol açmış şeyler aracılığıyla yok eder." (Bir Yanılsamanın Geleceği)