Kitap Künyesi

Yazar: Mehmed Alagaş

Yayın Evi: İnsan Dergisi Yayınları

İSBN: 9756062210

Sayfa Sayısı: 173

Rahmete Yolculuk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Cebel-i Rahme'ye, küçücük bir tepeye benzeyen bu koskoca rahmet dağına çıkmaya başlıyorsunuz. Nereye kadar çıkabilmeniz mümkün ise oraya kadar çıkıyor ve yüzünü Beytullah'a, gönlünüzü Allah' yönelterek vakfeye duruyorsunuz.

Dünyadaki en yüksek dağın, en yüksek zirvesindesiniz sanki!. Yerlerin ve göklerin Rabbi olan Allah (c. c.)'ı düşündükçe, ayaklarınız altındaki dünyanın küçüldüğünü, küçülüverdiğini hissediyorsunuz.

Bütün kalabalıklar kayboluyor!. Dünyada yalnız siz, Arafat'ta yalnız siz, Cebel-i Rahme'de yalnız siz varsınız.

(Arka Kapak)

Rahmete Yolculuk Alıntıları - Sözleri

  • " Hacca gitmek için bir darlık değil bin genişlik,bir yoksulluk değil bin zenginlik,bir kıtlık değil bin bolluk,bir azlık değil bin bereket vesilesidir. Tercih sizin: İsterseniz falanca işleri erteleye erteleye Beytullah'a gidersiniz,isterseniz haccı erteleye erteleye kabire gidersiniz ...! "
  • " Hacılık nasip olmayacak kişiyi deve üstünde yılan sokar."
  • Samimi müslümanların gayreti ve Rabbimizin yardımı ile dünya müslümanlarının bir ve beraber olacaklarına, kıyametten önce mutlaka ve mutlaka rahmet dolu bir vahdeti gercekleştiklerine inanıyorsunuz.
  • Sana geldik, davetini duyduk isteyerek geldik seni severek ve seninle sevinerek huzurunda durmaya geldik. Hesap gününü anlamaya Hesap gününü yaşamaya Hesab gününden önce hesab vermeye geldik! Dünyalardan arınmış cesedimiz Rütbelerden uzak kimliğimiz, yaptıklarımızla dolu defterimiz ile ne oldugumuzı ne olmadığımızı anlamaya ve senden af dilemeye senden af dilenmeye geldik Dönüş ancak sanadır Ve biz ancak sana döndük ve biz ancak sana geldik ya Rabbi,
  • "Cennetü'l Baki'ye doğru ilerlemeye başlıyorsunuz. Mezarlığın kenarına gelip, demir parmaklıklardan içeriye bakıyorsunuz. Medine'nin ortasında, Mescid i Nebevi'nin karşısında geniş bir mezarlıktır burası. Burada mermerlerden yapılmış anıt mezarlar, sütunları yükseltilmiş anıt kabirler yoktur!. Bakır rengindeki toprak üzerinde sadece bazı kabir yerlerini belirten taşların dikili olduğu sade bir mezarlıktır burası!. Resulullah (s.a.v.)'in kızları ve hanımları,Resulullah (s.a.v.)'in ashabı ve arkadaşları yatmaktadır burada!. Bir isim belirtmek, bir sıralama yapmak istemiyorsunuz bu güzide mü'minler ve mü'mineler için!. Gözünüzü ve gönlünüzü bu güzel müslümanların hepsine birden yöneltip, hepsini birden selamlıyorsunuz., "Es selamu aleyk ya mü'mininu mü'minat" "Es selamu aleyk ya mü'mininu mü'minat" Memleketiniz geliyor aklınıza. Memleketinizdeki bazı mezarlıkların yanından geçerken bu selamı veriyor ve "Acaba bu mezarlıkta verdiğim selama muhatab olabilecek gerçek mü'minler var mı?" diye de bazen bir kuşkuya düşüyordunuz!. Şimdi ise durum farklı!. Şimdi kabirdekilerden değil, kabirdekilere selam verenlerden kuşku duyuyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz ki burada kendilerine selam verilenler, kendilerine selam verenlerden çok, ama çok daha hayırlı olan mü'minlerdir!. Toprağın altındakiler, toprağın üstündekilerden daha güzel, daha hayırlıdır burada!. Bu güzel müslümanların Allah için,İslam için ne yaptıklarını, nasıl yaşadıklarını düşünüyor ve sonra usul usul kendinize bakıyorsunuz. "Peki, ben ne yapıyorum, ben nasıl yaşıyorum!." diyorsunuz kendi kendinize!. Cennetü'l Baki'ye yönelerek "Ben de sizler gibi mücadele ediyorum, ben de sizler gibi yaşıyorum" diyemiyorsunuz!. Bu suskunluğunuz boynunuzu büküyor!. Fakat yine de onlar gibi olabilme, onlar gibi yaşayabilme arzunuzu içinizde diri tutuyor ve bu arzuyu hiç yitirmiyorsunuz!. Çünkü seviyorsunuz bu mü'minleri ve küçücük gayretinizle bu mü'minlere biraz benzemek, birazcık benzeyebilmek istiyorsunuz!. Bu arada bir ses duyuyor ve bu ses ile irkiliyorsunuz!. Cennetü'l Baki'nin bakır rengi topraklarında gezinen yüzlerce güvercin, kanatlarını sesli bir şekilde çırparak bir anda havalanmaya, Cennetü'l Baki üzerinde yükselmeye başlamışlardır!. Hiçbir şey düşünmeden baktığınız bu manzara, size haşrı, size yeniden dirilmeyi hatırlatıyor!. Beklenen gün geldiği zaman bütün bu kabirler açılacak ve bu kabirlerdeki güzel insanlar, aydınlık simalar ile Rablerine doğru kanat çırpacaklardır!. Bu düşüncelerle arkanızdaki Mescid i Nebevi'ye, yeşil kubbe altındaki Resulullah (s.a.v.)'e bakıyor ve "Tabi ki Rahmet Peygamberi (s.a.v.) ile birlikte, onunla beraber haşrolacaklar" diyorsunuz. Mü'minler için ne güzel bir haşr ve ne güzel bir haşrolma yeri!."

Rahmete Yolculuk İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Mehmed Alagaş Kimdir?

Mehmet Alagaş,güzel bir müslüman olmak için nasıl düşünülmesi ve nasıl yaşanılması gerektiği sorusunu Kuran-ı Kerimde arayan ve bulduğu Kurani gerçekleri insanlarla paylaşmaya çalışan Allahın bir kuludur.

Mehmed Alagaş Kitapları - Eserleri

  • Taş
  • Alnımdaki Işık
  • Tapusuz Süleyman
  • Cumali
  • Divane
  • Tevhid ve Şirk

  • Kimlik Tercihi
  • Dünden Bugüne Şeytan ve Dostları
  • Yaşama Fırsatı
  • Tutsak
  • Kadının Onuru
  • Cumaya 5 Kala
  • Aynalar Ve İnsanlar

  • Yoldaki Musibetler
  • Din Gerçeği ve İslam
  • Şafak Mektupları
  • Kişiye Özel
  • İşaret Yazıları
  • Kur'an'a Yönelirken
  • İki Fecr Arasında

  • Şeytanizme Rağmen İslami Uyanış
  • Tartışılan Sorular
  • Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 1
  • Rahmete Yolculuk
  • Yaşama Fırsatı
  • Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 2
  • Vahdete 7 Adım

  • Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 3
  • Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık 4
  • Sona Son Kala
  • 2012 ve İki Deniz Arası
  • Müteşabih Müslümanlar
  • 23 Mesele

Mehmed Alagaş Alıntıları - Sözleri

  • Fakat ne gariptir ki, insanlara rızık verici yani Rezzak olan Allah, insanları açlık ile korkutmazken; kendi rızıkları için dahi Allah'a muhtaç olan yaratıklar, insanları açlık ile korkutabilmektedirler! (Kur'an'a Yönelirken)
  • Size güzel gelen bir kadının , Bacaklarına veya göğüslerine hangi duygularla bakıyorsanız, hiç şüpheniz olmasın ki, Karınızı güzel kabul eden bir erkek de, Karınızın bacaklarına ve göğüslerine aynı duygularla bakacaktır. (Kadının Onuru)
  • Hakim ideolojilere bağlı bir yazar değilseniz ve bunun da ötesinde kaleminizle hakim ideolojilerin çürük tahtalan na dokunuyorsanız, mutlaka ve mutlaka dayanıklı bir yazar olmanız gerekmektedir. Çünkü ne zaman, neyle karşılacağınız pek belli olmaz. Dokunduğunuz çürük tahtalardan ortaya çıkan tahta kurulan "Sen bizim düzenimizi mi yıkmak istiyorsun?" diyerek size hücum edebilirler!. (Aynalar Ve İnsanlar)
  • Şeytan bir tağuttur, meydanlara dikilen ve kendisine saygı gösterilmesi istenen putlar ve putperest davetçiler bir tağuttur,İnsanları, Allah'ın hükümlerini inkara dayanan kanunlara çağıran kişi ve kuruluşlar bir tağuttur,İnsanları Allah'a isyana ve kendilerine kulluğa davet eden bütün kişiler, bütün kuruluşlar, bütün devletler birer tağuttur. İşte tevhid gerçeği, hakkı kabulle birlikte legal veya illegal olan bütün bu tağutları inkar etmekte ve insanları bu inkara davet etmektedir. (Tevhid ve Şirk)
  • Bizler dünyaya 'sahip' olmak için değil, 'şahit' olmak için geldik. (Divane)
  • Netice olarak Allah ile kul arasına giren şeytandan değil de, insanları hakka davet eden salih müslümanlardan rahatsız olan bu çığırtkanlar, böylesi yaklaşımlar ile Allah'ı değil şeytanı memnun etmekte ve şeytanın dostu olmaktadır... (Kimlik Tercihi)

  • Brüt olarak dağlarca ağırlığı olan nice insanın mal, makam ve şöhrete dayalı darasını çıkarırsanız, ne yazık ki geriye net olarak önemli bir şeyin kalmayacağını göreceksiniz! (Cumali)
  • Kur'an'ı Kerim'in hayır olduğuna iman eden bütün Müslümanlara şunu sormak istiyoruz: Başlı başına hayır olan Kur'an'ı Kerim'in, size, sizin yaşantınıza, sizin düşüncelerinize, sizin eylemlerinize şimdiye kadar ne hayrı oldu? İşte bu soruya yeterli ve olumlu cevap veremeyen kimseler, başlı başına hayır olan Kur'an'ı Kerim'in hayrına ulaşamayan, bu hayırdan nasiplenemeyen kimselerdir. (Kur'an'a Yönelirken)
  • Yarınlar uzak gerçekten uzak mıdır ? Oysa uzak olan, yarın değil dündür. Yirmi yıl sonramız değil, yirmi saniye öncemiz uzaktır, uzaklaşmıştır bizden. Yirmi yıl yol gitsek, yirmi saniye öncemize varabilmemiz mümkün değildir. Fakat yarınlar, yarınlar durmak bilmeyen adımlarla üzerimize doğru gelmektedir.Yarınlardan kaçmak, yarınlardan uzaklaşabilmek, durmayan zamandan korkanlar için dermansız bir derttir. (Tevhid ve Şirk)
  • Geçmişteki hıristiyanlar, rahiplerine birkaç kuruş vererek cennet tapusu alıyorlardı. Herkesin yadırgadığı bu durumu, ben pek yadırgamıyorum. Hem neden yadırgayım ki! Birkaç kuruş menfaat için gerçek cennetlerini satan milyonlarca insanla bir arada yaşarken, onları nasıl yadırgayabilirim? Birkaç kuruş karşılığında cennet umudu alanlar mı yadırganmalı, yoksa birkaç kuruş karşılığında gerçek cennetlerini satanlar mı? (Tevhid ve Şirk)
  • Allah için ölmek ne kadar güzel ise Allah için yaşamak da o kadar güzeldir. (Cumali)
  • Camideki cemaatın durumunu tekrar gözden geçirdi. Kelime-i tevhidi açıklarsa, cemaatten itiraz edenler olacaktı. Çünkü kelime-i tevhidin gereği olarak, insanlara ilahlık taslayan bütün politikacıların, insanlara ilahlık taslayan bü­tün İdeolojilerin, bütün sistemlerin, bütün devletlerin red­dedilmesi gerekecekti. Tevhid, sadece ve sadece Allah'a kulluk etmekti. Hakim olarak, hüküm koyucu olarak sadece Allah'ı kabul etmekti. Allah'ın hükmüne rağmen hüküm koyan kişiler, hüküm koyan merciler varsa, Allah'ın hukukuna tecavüz ederek insanlara ilahlık taslayan bu kişilerin, bu mercilerin redde­dilmesi gerekirdi. (Cumaya 5 Kala)
  • Gözyaşı, yaraları yıkar, mikrop kapmasını engeller, gönül yangınını söndürür. (Kimlik Tercihi)

  • Dünyanın artık bekleyen değil, beklenen müslümanlara ihtiyacı var (Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 1)
  • "İnsan ölümle karşılaştığı zama geçmişinin bir film şeridi gibi gözünün önünden geçtiği söylenirdi. " (Yaşama Fırsatı)
  • Müslüman bir erkeğin karısının haklarına riayet etmesi ve onun ihtiyaçlarını gidermesi, Müslüman bir kadının kocasının haklarına riayet etmesi ve onun hizmetini görmesi , Allah'ın rızası gözetilerek yapıldığı sürece , Allah'a kulluk içine girmekte ve karşılığı ecir olmaktadır . (Kadının Onuru)
  • “Mü’minin her yaşı güzeldir” buyuruyor. (Cumali)
  • "Sınırlı bir menzili ve keyfiyeti olan gôrme duyumuzdan hareket ederek herşeyi hakkıyla gören "Basir'ı" tanımlayacağımız gibi, şimdiki zamana bağlı sabrımız dan hareketle zamandan ve mekandan münezzeh olan Rabbimizin sabrını tanımlayamayız. Rabbîmizi kendimize göre "tanımlamaktan" sakınmamız ise elbetteki bizleri Rahmân olan Allah'ı âyetlerden hareketle tanımaya- anlamaya çalışmaktan alıkoymamalıdır." 23 MESELE // Mehmed ALAGAŞ, sh,74 - Insan Dergisi Yayınları (23 Mesele)
  • Mesela duyduğu bir rahatsızlıktan dolayı doktora giden ve muayenesi sonucu öleceğini öğrenen insanın durumu ne olur hiç düşündünüz mü? Bu insanın dünyası ve dünyaya bakışı bir anda değişir! Sevdiği bir çok şeye karşı, sevgisini yitiriverir. Anlamlı gördüğü birçok şey anlamsızlaşıverir. Şu an dert edindiği birçok şey, dert olmaktan çıkar. Korktuğu birçok şeyden korkmaz olur. Elli yıl çalışarak biriktirdiği milyarları, elli gün daha fazla yaşamak için vermek ister. Bu insan müslümansa, ne yazık ki bu müslümanda da değişiklikler olur. Ölüm haberine her an hazır olan, bu haberi her an bekleyebilen bir müslümanda olmayacak, olmaması gereken değişiklikler, zamanımızdaki birçok müslümanda oluverir. Ölüm haberini alan bu müslüman bir anda kendisine geliverir. Öldükten sonra hesaba çekileceğini bildiği için, başını arkaya çevirerek hesap vereceği yaşantısına bakar. Sevdiği Rabbi için yapmadığı, ertelediği, geciktirdiği bütün güzel eylemler bir dağ gibi yığılır gözlerinin önüne! Ağlamaya, hüngür hüngür ağlamaya başlar.. Öleceği için değil, amel heybesini, güzel amellerle dolduramadığı için, göğsünü ve gönlünü gere gere "Ey güzel Allah'ım, ey güzel Rabbim, bana lûtfettiğin ömrümle sana bu amellerimi getirdim" diyemeyeceği için ağlar ve ağlar ve ağlar... Tabi ki gecikmiş bir idrak, gecikmiş bir gözyaşlarıdır bunlar. O halde sizler, sizler geç kalmayın canlar, geç kalmayın arkadaşlar! Şimdi gülüp, ölürken ağlayanlardan değil, şimdi ağlayıp,ölürken gülenlerden olun... Vakit öldüren ölülerden değil, dipdiri eylemlerle vakitlerini dirilten, dirilerden olun.. Çünkü sizlere bir doktor, bir profosör, bir kahin değil, sizleri yaratan Allah ve O'nun Rasulü bildiriyor. ÖLECEKSİNİZ...! (Kişiye Özel)
  • Gündüzleri genellikle başkaları için çalışan geceleri televizyon karşısında başkalarının hayatını izleyip başkalarını dinleyen bu insanlar, yaşayamadıkları kendi hayatlarını başkalarına veren kendilerine başkalaşan insanlardı!. (Yaşama Fırsatı)