Kitap Künyesi
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: İlker Sönmez
Editör: Alican Saygı Ortanca
Tasarımcı: Hamdi Akçay
Orijinal Adı: The Illustrated Man
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053757245
Sayfa Sayısı: 260
Resimli Adam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Tüm yeteneklerini sergilediği ve çerçeve öykü formatında yazdığı Resimli Adam ise modern bireyin psikolojisine ve teknolojik ilerlemenin karanlık yanına ışık tutan eşsiz bir öykü derlemesi.
Tüm vücudu, hareket eden dövmelerle kaplı Resimli Adam bu durumundan dolayı neredeyse kırk yıldır kalıcı bir iş bulamamıştır hatta karnavallarda bile çalışamıyordur artık. Çünkü lanetli bedeninin üzerindeki dövmeler geleceği göstermektedir. Yanında belli bir süre geçiren kişinin kaderi Resimli Adam’ın bedeninde görünüverir.
Dövmeleri üzerinden hikâyeler bir bir ortaya dökülür. Bir çocuğun hayalleri kadar naif, bir bilim insanının gerçekleri kadar kuvvetli toplam on sekiz öykü Resimli Adam’ın vücudunda hayat bulur.
Resimli Adam Alıntıları - Sözleri
- Sevgili George, psikolog dediğin ömrü boyunca tek bir gerçek bile görmez. Sadece muğlak şeyleri, hisleri duyar.
- "Kendimi en son mutlu hissetmemin üzerinden çok ama çok zaman geçti."
- Şu eski şiirde dendiği gibi: 'Aşkı eğer hafifçe tutarsan aşk uçar, aşkı çok sıkı tutarsan aşk ölür.'
- "Hiçbir şeyin fazlası insana iyi gelmez."
- "Ne yapabilirim? Berbat ve boş bir hayatı telafi etmek için yapabileceğim bir şey var mı şimdi?"
- Belki de huzur ve sükûnet arıyoruzdur. Bunları Dünya'da bulamayacağımız açık.
- "Hepimiz aptalız,” dedi Clemens, “hem de her zaman. Sadece her gün farklı türden aptalız. Sanıyoruz ki bugün aptal değiliz, dersimizi aldık. Dün aptaldım ama bu sabah değilim. Ertesi gün anlıyoruz ki, evet, o gün de aptaldık Bence bu dünyada büyümenin ve ilerlemenin tek yolu mükemmel olmadığımızı kabul edip buna göre yaşamaktan geçiyor.”
- "Dünyalıları tanıyor olman lazım. Amaçlarına ulaşmak için her şeyi yaparlar. Kutsala küfrederler, yalan söylerler, hile yaparlar, çalarlar, öldürürler."
- "Mühim olan niyettir, kasıt yoksa günah da, cezası da olmaz, Tanrı böyle buyurmuştur, ..."
- Belki de huzur ve sükûnet arıyoruzdur. Bunları Dünya'da bulamayacağımız açık.
- Kaybolan ruhlarımızı mı arıyoruz, bu mudur?
- Belki de huzur ve sükûnet arıyoruzdur. Bunları Dünya'da bulamayacağımız açık.
- “Havadaki düşmanlığı hissedebiliyor insan.”
- Çocukken nefret ettiğin şeyi yapıyorsun.
- “Aşkı eğer hafifçe tutarsan aşk uçar, aşkı çok sıkı tutarsan aşk ölür.”
Resimli Adam İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ray Douglas Bradbury korku ve bilimkurgu yazan Amerikalı bir yazar. Onu #Fahrenheit451 ile tanıdınız çoğunuz. Şimdi bir başka kitabı ile tanışmanız için size #ResimliAdam 'dan bahsedeceğim. Kaleydeskop ucu buzlucamla kapatılmış metal ya da mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulan renkli küçük cisimlerin ve onların görüntülerinin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araçtır. Bu kitaba tam anlamıyla bilimkurgunun kaleydeskobu demişler, hak verdim. Resimli adamın dövmeleri 18 öyküyü anlatıyor. Neden çünkü onun dövmelerini zamanda yolculuk yapabilen bir kadın yaptı. Onu dövmelerine bakan herkes farklı görüyor ve bu her öykü resmedilebilecek derecede betimlenip sürükleyip götürüyor sizi. Rad Bradbury bu kitabında ölümden inançlara, nükleer savaştan ırkçılığa, dünyanın sonundan uzaydaki yalnızlığımıza kadar hayallerimizle hakikati karşı karşıya getirip eleştiren, düşündüren ve dehşete düşüren fikirlere yer vermiş!!! Okuyun, okutun!! (Aysun Uslu Ayrı)
Çok daha fazla insanın okuması gereken bir eser.: Fahrenheit 451'i ne kadar sevdiğimi anlatmama gerek yok. Gerçekten Ray reisin kafasını ve vermek istediği mesajları çok seviyorum.Bu eserde de 18 ayrı kısa hikayenin anlatımı var. Yani 18 tane ayrı ve kaliteli alt metin içeren mesaj demek bu. Çünkü Ray reisin kafası böyle. Hepsi de bilim kurgu kafasında yazılmış hikayeler. Aralarında bir kaç tane vasat hikaye olsa da, mükemmel ötesi hikayeler de var. Özellikle ilk hikaye,Sürgünler ve Kuklalar AŞ.'ye bayıldım. Hem eğlencesi hem karakterleriyle çok iyiydiler. Zaten alt metinlerini anlatmaya gerek yok. Hepsinin alt metinleri mükemmel. KEsinlikle bu kitabı okumanız gerekiyor. Black mirror ve özellikle Love Death Robots sevenlerin şu dakika satın alıp okuması lazım. Zamanının love death robots'sunu yazmış resmen. Haa bu kadar övüp neden 8 verdin diye sorabilirsiniz. ortalama hikayelerin yanı sıra Resimli adamı unutup gidiyoruz. Ana karaktere daha çok dönülmesi gerekirdi böyle bir kitapta. Hikayeler bile birbirine bağlanabilirdi. Hadi onu yapmak biraz zor olabilir ama en azından resimli adama 1-2 hikayede bir dönmek gerekirdi. Böylelikle daha bütünlüklü ve kaliteli bir eser ortaya çıkardı. Ama dediğim gibi kesinlikle okumanızı tavsiye edeceğim bir eser oldu kendisi. (Levent Günaydın)
Tüm hikayeleri öyle güzel betimlemiş ki yazar; kitabı her okuduğumda, bir gün hepsini tek tek resme dökeceğimi düşleyerek okuyorum. Özellikle de resimli adamın dövmelerini ve roket adamın uzaya benzeyen siyah astronot kıyafetini. Betimlemelerin yanında resimli adamın kendi hikayesi de dahil olmak üzere birbirinden yaratıcı hikayeler barındırıyor. Benim için asla eskimeyecek olan kitaplardan. (Seantè)
Kitabın Yazarı Ray Bradbury Kimdir?
Raymond Douglas Bradbury, 22 Ağustos 1920 tarihinde, Waukegan, Illinois, ABD.’de dünyaya geldi. İsveç göçmeni bir anne ve telefon hatları çekerek geçimini sağlayan bir babanın oğlu olan Bradbury, gençlik yıllarının çoğunu Waukegan’da bulunan Carnegie Kütüphanesi’nde geçirdi.
Kütüphaneleri çok seven yazar, her gün saatlerini orada geçirirken, bir yandan da ileriki yıllarda yazacağı romanların temellerini atıyordu. 1934 yılında, henüz 13 yaşındayken, ailesinin Los Angeles’a taşınması nedeniyle Waukegan’dan kopan Bradbury, Los Angeles Lisesi’ne kayıt oldu ve 1938 yılında bu okulu başarıyla bitirdi. Çok iyi bir öğrenci olmasına rağmen üniversiteye kayıt olmayan Bradbury, bunun yerine gazete satmayı tercih etti.
..."Beni kütüphane yetiştirdi. Kolej ya da üniversite gibi kavramlara inanmıyorum. Kütüphaneleri seviyorum çünkü çoğu öğrenci üniversiteleri karşılayacak maddi olanaklara sahip değil. Liseden mezun olduğumda depresyonun kenarındaydım ve hiç param yoktu; ben de 10 yıl boyunca haftanın 3 günü kütüphaneye giderek kendimi geliştirdim."...
Flash Gordon ve Buck Rogers gibi erken dönem bilimkurgu kahramanlarından büyük oranda etkilenen Bradbury, 1938 yılından itibaren yazdığı öyküleri fanzinlere satarak para kazanmaya başlamıştı. Los Angeles Bilimkurgu Cemiyeti’ne katılan yazar, Robert A. Heinlein, Fredric Brown ve Jack Williamson gibi ustalarda orada tanıştı.
1938 yılında Imagination! Adlı fan dergisinde Hollerbochen’s Dilemma adını taşıyan ilk öyküsünü yayınlamayı başaran Bradbury, 1939 yılında ise Futuria Fantasia adını taşına bir dergiyi yayınlamaya başladı. Sadece 4 sayı çıkan ve her biri 100’er kopya olarak hazırlanan Futuria Fantasia kısa ömürlü olduysa da, yazarın önünü açması açısından faydası tartışılmazdı.
Bradbury 1941 yılında Pendulum adlı kısa hikayesini Super Science Stories dergisine 15 dolar karşılığında satmayı başardı; bu yazarın edebi yeteneği sayesinde kazandığı ilk paraydı. İki yıl içerisinde tam zamanlı bir yazarak olarak çalışmaya başlayıp bütün diğer işlerini bırakan Bradbury, 1947 yılında ise kısa hikayelerin toplamından oluşan ilk romanı olan Dark Carnival’ı piyacasa çıkarttı.
400’ün üzerinde kısa hikaye ve novella yazan, 50’nin üzerinde antoloji kitabında öyküleri yayınlanan, 20’den fazla tiyatro oyunu, onlarca çocuk edebiyatı, kurgu-dışı hikaye ve t.v. senaryosu kaleme almış olan Bradbury, çağımızın en üretken yazarlarından birisidir. Hayranları tarafından bir bilimkurgu yazarı olarak tanımlansa da bu tanımlamaya katılmayan Bradbury, bu konuda şu açıklamayı yapmıştır;
..."Öncelikle, ben bilimkurgu yazmıyorum. Yazdığım tek bilimkurgu kitabı var; o da Fahrenheit 451. Çünkü o kitap gerçeğe dayanılarak yazıldı. Bilimkurgu gerçeğin tasviridir, fantazi ise değildir. Fahrenheit 451 dışında bilimkurgu alanında verdiğim eser yoktur."...
1947 yılında Marguerite McClure ile evlenen Bradbury, bu evlilikten 4 kız çocuğu sahibi oldu. Los Angelas’da yaşayan yazar, hikayelerini kaleme almaya devam etti. Onlarca eseri çizgiroman, tv dizisi ve sinema filmi olarak uyarlanmış olan yazarın üzerine bir de belgesel çalışması yapılmıştır; Ray Bradbury; Story of a Writer.
Ray Bradbury, 5 Haziran 2012 tarihinde 92 yaşında Los Angeles, Kaliforniya, ABD'de ölmüştür.
Ray Bradbury Kitapları - Eserleri
- Fahrenheit 451
- Eve Dönüş
- Şimdi ve Daima
- Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana
- Deliler Mezarlığı
- Sonbahar Ülkesi
- Yakma Zevki
- Yazın Sanatı ve Yaratıcı Yazarlık
- Karahindiba Şarabı
- Ateş ve Buz
- Fahrenheit 451
- Güneşin Altın Elmaları
- Son Yaya
- Cadılar Bayramı Ağacı
- Ertelenen Aşk
- Resimli Adam
- Mars Yıllıkları
- Dünyalıların Gelişi
- The Velt
- A Medicine for Melancholy and Other Stories
- Gök Gürültüsünün Sesi
- Papa ile Papağan
- Death Is a Lonely Business
- Topraktan Dönenler
Ray Bradbury Alıntıları - Sözleri
- "Sıkıntı şu ki, insanların bize sadece bir noktaya kadar inanmasını sağlamalıyız! Eğer bize haddinden fazla inanırlarsa; çekiçlerini dövmeye, kazıklarını bilemeye, çarmıhlarını kurmaya ve aynalarını asmaya başlarlar. İki ucu boklu değnek. Savaştığımızı belli etmeden nasıl savaşacağız? Fazla net olmadan nasıl aşikâr olacağız? Gereğince gömüldüğümüzü fakat ölü olmadığımızı mı söyleyeceğiz?" (Topraktan Dönenler)
- ”Neşelen, yeğenim. Aslında senin için her şey çok daha renkli. Bizim dünyamız ölü bir dünya. Her yer mezar taşı grisi. Hayat yaşayanlara güzeldir, her bir anı altın kadar değerli!” (Eve Dönüş)
- İnce buzda paten yapmak en iyisidir, hafifçe. Durursaniz, dikkatinizin ağırlığı kabuğu kirabilir. Kabuğun içine batarsiniz, öylesine derin, öylesine uzak derinliklerde bogulursunuz ki, bütün geçmiş orada mezar taşı mermerlerine kazılı durmaktadır. Buzlu su damarlarınıza şırınga edilecektir. Aynanın kenarında mıhlanmışsanız, orada, bakışlarınızı Zaman'ın duzeltmelerinden ayıramadan, sonsuza dek orada kalırsınız. (Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana)
- Bu gece neredesin? Tuzlu bir denizin kenarında, çamur çukurlarının,buharın ve sessizliğin yanında. Güneş batıyor burada. (Eve Dönüş)
- Gün batımı kaybolduğu için sevilir. Çiçekler solduğu için sevilir. Bahçedeki köpekler ve mutfaktaki kediler, yakında gitmeleri gerektiği için sevilir. Başka sebepler de vardır tabii, ama sabah sefalarının ve öğleden sonra gülücüklerinin kalbinde bir veda vaadi yatar. Yaşlı bir köpeğin gri burnunda hoşça kal yazar. Eski dostların yorgun yüzlerinden, dönüşü olmayan uzun yolculuklar okunur. (Topraktan Dönenler)
- Kurtları kovabilirlerdi ama anıları hayır, hayaletleri hayır. (Cadılar Bayramı Ağacı)
- "Hayvan koleksiyonu ile hayvanat bahçesi arasındaki fark ne?" (Deliler Mezarlığı)
- "Güneşin doğmasına çok uzun bir yol vardır, şafak da epey uzaktır, o yüzden hayatının bütün aptalca şeylerini toplarsın, o denli iyi tanıdığın ve şimdi o denli ölü olan kişilerle yapılmış olan aptal hoş şeyleri." (Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana)
- Onlar sadece kendilerine göre alışıldık olan bir akıl hastalığına tahammül gösteriyorlardı... (Mars Yıllıkları)
- "Bir ses bir defa çıkarıldı mı bir daha asla kaybolmaz," diye açıkladı Small. "Hepsi elektrik bulutları halinde saklanmıştır, yerlerini tespit edebilirsek, unutulup gitmiş savaşların gürültüsüne, uzun yaz mevsimlerinin insana miskinlik veren tınısına, tabiatın sonbaharın geldiğini haber veren o hüzünlü sesine bir dokunuşla yeniden erişebiliriz." (Şimdi ve Daima)
- “Çünkü sen onları gerçekten bir kez bile okumadan, Bay Poe'nun bütün kitaplarını yaktın. Onları yakmak ihtiyacında olan insanların sözü üzerine tümünü yaktın. Eğer onları okumuş olsaydın, biraz önce bu kata indiğimizde ne yapmayı planladığımı hemen anlardın. Cahillik öldürücüdür Bay Garrett.” (Mars Yıllıkları)
- Ve bu şekilde koştular. Yıldız ışığında üç hayvan gibi. Siyah bir su samuru. Bir kedi. Bir tavşan. Ben, diye düşündü Will, ben tavşanım. Ve rengi beyazdı ve çok korkuyordu. (Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana)
- "Büyüyünce ne olacaksın Bob?" "Yazar..." "Kararlısın demek... Ama, unutma ki yazar olmak kolay iş değil... Çok uğraşmak gerek..." "Biliyorum. Ama şansımı deneyeceğim. Çok okuyorum." (Ertelenen Aşk)
- "Ne yapabilirim? Berbat ve boş bir hayatı telafi etmek için yapabileceğim bir şey var mı şimdi?" (Resimli Adam)
- Temmuz sıcağına yürek ferahlatan bir serinlik, kış soğuna insanların iliklerini ısıtan bir sıcaklı veriyordu sanki... (Ertelenen Aşk)
- "Şunu açıkca söyleyeyim. İnsanlar her gün psikolojik açıdan ölüyor. Bazı parçaları yoruluyor. Ve bu yorgun parça tüm kişiyi öldürmeye çalışıyor". (Sonbahar Ülkesi)
- Bütün bunlar kocaman bir yanlışlık (Ertelenen Aşk)
- "İnsanlar hep yarın yaşamaktan söz ediyordu, yarın ölmekten değil." (Ateş ve Buz)
- En azından maskeyi görmen gerekir ki darben ardındaki yüze ulaşsın. (Topraktan Dönenler)
- Eğer şevk, zevk, sevgi, eğlence olmadan yazıyorsan yarım bir yazarsındır. Yani bir gözün piyasada, bir kulağın avangart zümrelerdeyken kendin olamıyorsun demektir. Hatta kendini bile tanımıyorsun. Çünkü bir yazarın hissetmesi gereken en önemli şey heyecandır. Duygu ve heves dolu olmalıdır. Böyle bir enerjisi yoksa gitsin şeftali toplasın ya da çukur kazsın daha iyi. Allah bilir sağlığı için daha iyi olacaktır. (Yazın Sanatı ve Yaratıcı Yazarlık)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin