Kitap Künyesi
Yazar: José Saramago
Çevirmen: Ertuğrul Önalp
Çevirmen: Mehmet Necati Kutlu
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi
İSBN: 9786052982532
Sayfa Sayısı: 296
Ressamın Günlüğü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
H. bir portre ressamıdır. Yeteneğinin sınırlarının farkındadır ama bununla barışık olduğu söylenemez. Tanınmış bir işadamının portresini yapmak için görevlendirilir. Ancak onun gözü işte değil oynaştadır. Portre bir türlü istediği sonucu vermeyince, büyük ressamların tablolarından esinlenmek için İtalya'ya gider. Tam bu sırada arkadaşı, Salazar rejiminin gizli polisi tarafından tutuklanır.
Resim, cinsellik ve siyaset üçgeni içinde hayatını sorgulayan bir ressamın kendi dilinden hikâyesi. Saramago'nun da ilk romanı.
Ressamın Günlüğü Alıntıları - Sözleri
- Geçip giden ve bu nedenle ölçülmesi imkansız olan bu zaman dilimi boyunca dünya üzerinde yalnızdım. İlk adam bendim, ilk gözyaşı, İlk ışık ve şuursuzluğun son anlarını yaşıyordum.
- Dünya fena halde yaşlandı ve her tarafı ağrı sızı içinde.
- İnsanın gerçek doğum yeri, onun kendisine ilk kez aklıyla baktığı yerdir.
- Kahraman ve aziz yaratmanin pek çok yolu vardir
- Zafere ulaşmasam da bütün kartları elimde tutarım doğrusu kazandığımda az kazanırım ama kayıplarım da az olur.
- En önemli olaylar dışarıdan görünenler değildir, aksine içerde yasananlardir
- Yüzdeki kırışıklıkların artık ifadeyi güçlendirmeyi bırakıp adına yaşlılık denen başka bir ifadeyi vurgulamaya başladığı bir döneme denk geldim.
- Artık kaybetmeye, bilmemeye, el yordamıyla yolumu bulmaya, her akşam içimdeki delikli şeritten kurtulmaya çalışan bir makine olmaya tahammül edemiyorum.
- "Yazı yazarken, resim yaparken hiç olmadığım kadar rahatım ve bu işteki harikulade yönü keşfetmiş bulunuyorum."
- Hiç kimse bir hastanin yanındayken kendini her zamankinden daha az sağlıklı hissetmez, herkes celimsiz birinin yanında kendisini dünyanın en kuvvetli insanı olarak görür, akılsız biriyle konuşan biri de kendisini dünyanın en zeki insanı sanır.
- Velhasılkelam, Tanrı yoktur. Bunu anlamanın birçok yolu vardır ama kendi yolum bana yeter.
- Ne kadar çok şeyin anlatılması ve anlaşılması gerekiyormuş meğer, ama aynı zamanda çok da zor bir şey bu, zira henüz ne anlatmayı bitirdik ne de anladık.
- "Kurtuluş" sözcüğünün burada işi ne?
- Yirmi yıl önce olsaydı şimdi ilgi dediğim kelimenin yerine aşk diye yazardım. Yaş ilerledikçe, kullandığımız kelimelere dikkat etmeyi öğreniyoruz.
- Don Kisotlar yaratmanın tek yolu, önlerine yüksek idealler koymaktır.
Ressamın Günlüğü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yani bu yazarın körlük romanına aşık olduğum için her romanını aynı şekilde seveceğini düşünüyorum tabi bugüne kadar okuduğum hiçbiri bende aynı etkiyi uyandırmadi. Ama bu kitap da kötü değildi, kesinlikle. Sadece konusuyla ve yazım ritmiyle nedense beni çok sarmadı. Tabi kitapta belirli bir olay örgüsü var ve roman şöyle böyle akıyor. Ama yine de okumak çok da keyifli değildi. Yazarın siyasi yapıya bakış açısı da kitapta başlarda biraz kendini hissettirirken sonlarda tamamen ortaya çıkıyor. Bu nedenle bitisi romanın etkileyiciydi. Teşekkürler Saramago, hoş geldin yeni kitap. (Gizem Yaşar)
Yazarın birçok kitabına göre en kötüsü diyebilirim. En azından şimdiye kadar okuduklarım arasından. Konu çok fazla, olaylar çok fazla ve kopuk. Yazar bir yandan ahlaktan dem vurup bir yandan da ahlaksız bir karakter yaratmış. Eser, bir ressamın kötü resimlerinden dolayı yazıya ilgi göstermesiyle başlıyor. Ve yazarın en sevdiği pasajlarla bitiyor: Faşizm yıkıldı. 300 sayfa boyunca neler anlatmadı ki. Yaşadığı olayları ve resim sanatı ile yazı arasındaki ilişkiyi o kadar ki birbirine dolamış, nerde ne oldu unuttum bir an. Saramago anlaşılmaz biri. Anlayan da zaten yarım anlamıştır kendisini. Yazdığı diğer eserlerden farkı, diyaloglar çok nadir. Hep bir şeyleri anlatma peşinde yazar. Ayrıca bundan önce okuduğum eserine benzerliği açıkça belli oluyor. Temizlikçi kadın, dışarı çıkıp lokantalarda yemeler. Evinin içindeki durum. İlişki yaşadığı kadının annesiyle yaşaması VS. Benzerlikler kemikleşmiş sanki. Bu kitap geç yaşta gelen aşkın kötü bir ressamın izlenimlerini ve hayat tecrübelerini nasıl yerle bir ettiğini gösterir nitelikte. Ama ben diğer eserlere göre çok bulanık buldum eseri. Çok sığ ve sanki yazmak için yazılmış gibi. (Nedim Kardaş)
Ressamın el kitabı saramago'dan okuduğum ilk eser. Bir ressamın aslında hayatı nasıl da ayrıntılarıyla gördüğünü, ve bunu yansıtabildigini güzel bir şekilde içimizde, iç sesimizde duyduğumuz ama dile getiremediğimiz kelimelere dökülebiliecek şeyler olarak görmediğimiz pek çok duyguyu, düşünceyi, hissiyatı, fikri, farkındalığı sanki düşünüyormuşsunuz gibi hissettirerek aktarmayı başarmış bir kitap..yer yer beni yoran kısımlar olsa da ( bunu anlatmaktaki amaç nedir dedirten)yine de sanatla uğraşan herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir eser,kendi sanat yolculuğumuzda kendimizden birnseyler bulabileceğimiz ya da kendimizdeki eksiklikleri fark edebileceğimiz deneyimler sunacağına inanıyorum (Sedacevher)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin