Rimbaud'ya Akıl Notları - Küçük İskender Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Rimbaud'ya Akıl Notları kimin eseri? Rimbaud'ya Akıl Notları kitabının yazarı kimdir? Rimbaud'ya Akıl Notları konusu ve anafikri nedir? Rimbaud'ya Akıl Notları kitabı ne anlatıyor? Rimbaud'ya Akıl Notları kitabının yazarı Küçük İskender kimdir? İşte Rimbaud'ya Akıl Notları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Küçük İskender

Yayın Evi: Sel Yayınları

İSBN: 9755703862

Sayfa Sayısı: 112

Rimbaud'ya Akıl Notları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Şiir, bir tapınak yolu mudur?! Elbette bu, yanılsamadır. Şair ile şiir arasındaki ilişki özel olduğundan bu alışverişi tanımlayamayız ama, şairin veyahut da şiirin gün ile bağlantısında ruhanî açılımlar aramak, zevzekliktir. Şiir, bir algı dilidir. Şiir, kavrama gücünün eğitiminde bir duraktır. Kapasitesi, perspektifi, yoğunluğu budur. Şiiri daha başka görevlerle biçimlendirmek, yönlendirmek onu aşırı süslemekten, bayağılaştırmaktan öteye geçemez. Şiir, iyidir. Ama şiirsiz de yaşanabilir. Şairlerin peşinden koşup kendine efsaneler yaratma Rimbaud! Manalarla ilgilen, manalarla pratik yap, manalarla ifadeyi yakala! Şiir, boş bir kovadır; içini doldur Rimbaud!”

Bir seri katil yetiştirmekle bir şair adayına öğüt vermek arasındaki fark, hayat manzarasını seyretmek için otuduğunuz masanın pencereye olan mesafesine bağlıdır. Camı kırıp dışarı çıkanınsa katil mi, şair mi olduğu her zaman tartışılacak.

küçük İskender, Rimbaud'ya Akıl Notları'nı listelerken gençlerle konuşmanın yanı sıra bir anlamda kendi şiir macerasını, bakış açısını da anlatıyor. Kısa yoldan lanetlenmek için bulunmaz fırsat!

Rimbaud'ya Akıl Notları Alıntıları - Sözleri

  • "Sen şiirine yakışan bir hayatın emanetçisi, bekçisi ve tek sahibisin. Kendi yazdığın kaderi taşıyan alnından hasretle öperim.."
  • Yüzlerce isim, yüzlerce hayat, yüzlerce beklenti ve umut, yüzlerce hırçınlıkla mücadele ettim. Mutsuz muyum?! Hayır. Tam tersine. Bilendim. Kana ve aşka doydum. Bambaşka coğrafyalardan, bambaşka zaaflardan tetiklendim; heyecanlarla gururlandım, öfkelere kızdım, alçakgönüllülüklerle gönendim. Sonra durup baktım ki , şiir bu toprakların anadili. Buranın insanı yazarken sevgisini de bağırsa, küfür de etse, sürat de yapsa, dili dibine kadar anadil. Zaten, Türkçe, şiirin ta kendisi. Hepimiz farkındayız bunun, yalana dolana gerek duymayalım. Batıda, “can”ın karşılığı bile yok sözcük olarak; “soul” deyip geçiyorlar. Bizde ise can var, sol yok. Giderayak derdim şudur: Heyyy Rimbaud, titiz ol. Önce iğneyi, ipliği bul; sonra ipliği iğneden geçir ve dikeceğin kumaşa yönel.
  • tuvalet kâğıtları yumuşaktır;
  • Yalan söylüyoruz. İnsanlığa umut verebilmek için yalan söylüyoruz. Haklar diyoruz, eşitlik diyoruz, yasaksız bir dünya diyoruz.
  • Beklentiler başlığı altında toplayabileceğimiz bir ödev listesi tutuşturuluyor elinize. Reddetme hakkınız yok. Savuşturma hakkınız yok. Şöhret, köle ticaretinin başlangıç noktası: Satın alınmaya başlanıyorsunuz.
  • Ayaklarına geçirilmeye çalışılınan coğrafya prangasını taktırma!
  • “Bana elbisenizin üzerinden cinsel bölgenizi gösterebilir misiniz?” diye sormuştum bir okur buluşmasında gençlerden birine; ısrarım üzerine genç, utana sıkıla eliyle bacaklarının arasını göstermişti. Ben de “Orası üreme ve boşaltım organlarının bir kısmının bulunduğu yer. Cinsellik tüm bedeni kaplar. İşte bu yanlış anlaşılmadır kimi sıkıntıların başlangıcı.” demiştim.
  • Şiirde istikrar seni yaralar. Şairin istikrarı, evrime yönelik öfkesinin devamlılığıdır. Yön tayini için eski’ye, eskiyen’e bakmak ferahlatıcıdır; gruplaşmadan, gruplaşamadan, atanmadan, emredilemez yaşayaraktan, küstahlığını ‘ibraz kabiliyeti’ne yedirerekten inatlaşmak, senin farklılığını belirginleştirecektir. Tabu sayılan şeylere saldırman şartsa, bu saldırı, fikrinin doğruluğunu kanıtlıyorsa, çekinme! Saldır! Ya dikenleri sempatik gülsündür ya da çiçeği görmezden gelinen kaktüs!
  • Yüzlerine, özellikle de gözlerine bak onların: O korkunç, kendine güvenen bakışların arkasında zaptetmeye çalışılınan bir korku saklıdır: Anlaşılmak, dışlanmak ve unutulmak korkusu. Geçmiş daima unutulur Rimbaud!
  • Aklının tali görüntüsü, edebi platformunun dışa vurulamayan hacmine ait delildir de; bazı eklem yerlerinde harekete, tebdil ile katılabilirsin ancak: Özünü kaybetmemiş bir şekil değişikliğinden söz ediyorum; kabul görmek için değil, ayarlarını kontrol için değişiklik. İfadenin mutlakiyeti, aidiyat duygusunun örselenmesi, özgürlüğün sınanabilmesi için değişiklik. Rutinin hırpalanmasına, kırılmasına yönelik. Tahribatın devrimci nefesini gözardı etmeksizin. “Meçhule giden bir gemi” gibi değil, belli bir hedefe sıkılmış kurşun gibi ilerlemek. Senden beklenen budur Rimbaud!
  • “Bu benim tavrım! Benim tavrım budur!”la
  • Hiçbir faşist oluşum, seni bu yeteneğinden mahrum edemez. Havaya yaz, suya yaz, iklime yaz, aşka yaz, vücuda yaz! Ele geçirilemeyecek şeylere yazmak, seni yüceltecektir.
  • Şiir okumayan ve şiiri sevmeyenler, bu uzak duruşun nedenini tek kelimeyle açıklarlar çoğu kez: "Anlamıyorum!"
  • İnsan hayatı kutsal değildir, insanın kendisini ifade ederken faşizme karşı verdiği mücadele kutsaldır
  • “Nerde şiir varsa, orası insandır”a inanma! Sen de bir geçişsin: Sen de bir mola! Hey Rimbaud, yıprat yumruğunu, yıprat çığlığını, yıprat şahane şahlanışını; yalnızlığının cazibesine kapılma!

Rimbaud'ya Akıl Notları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Küçük İskender’den şair olmak isteyen gençlere öneriler. Şiirle alakam yok, hatta sevmem bile ama Küçük İskender’in kalemini sevdiğim için kitabı da severek okudum. Özellikle şiir okumayı seven, kendince bir şeyler karalayan şair adayları mutlaka okumalı. (şule uzundere)

Türkiye’de şairler müezzinlerden önce kalkmalı.: Bu kitabı şans eseri tanıdım aslında ama iyi ki de tanıdım daha önceleri sadece adını bildiğim ve kendisi hakkında fikrim olmayan Küçük İskenderi bu sayede tanıdım. Küçük İskender marjinal bir kimlik.(her ne kadar bunu kendisine söylenmesini sevmediği halde öyle) Anarşist duruşu, farklı yönelimleri ve aykırı düşünceleri olan birisi kendisi. Lafını esirgeyemeyen ve bence dimdik duran bir kişilik şahsen yakından tanımak isterim. Kitabında da bu düşüncelerini çok güzel ifade etmiş. Kitabı boyunca bir çok şeye eleştirel yaklaşmış ve doğru bildiklerini dobraca aktarmış yazar. Şiire ilgili bir birey olarak okumam boyunca verdiği nasihatleri keyifle düşündüm tarttım ölçtüm biçtim. Şair kitabın içinde başka yazarlardan bahsetmesi de beni oldukça tatmin etti. Genel olarak eğer şiir üzerine güncellik üzerine deneme okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Onun haricinde tabiki fikir ayrılığına düştüğümüz yerler vardı ama biz bize verilen meyveye bakalım:) Ayrıca bir fonla okuyacaksanız şunu tavsiye ederim ben keyifle okudum. https://youtu.be/0pjJLwiB0Nk Ve çok sevdiğim bir alıntı ile bitirmek istiyorum. "Yapay acılar, yapay mutluluklar arasında sahici kalabilen bir BEN'le neden tartışayım? Ruhumla zamanın temasını sağlayan bedenimin ta kendisi: O da yazmayı ve algılamayı sürdürebilen bir beyne sahip." Güzel okumalar (: (Gülce)

küçük İskender'in çok sevdiğim kitaplarından biri. Yer yer haşin yer yer şefkat dolu şekilde kaleminden çıkan tavsiyeler, geçmişte yaşadığı olayları hikayeleştirerek verdiği örnekler pek güzel. Şiir yazmayı isteyen gençlerin hem bir şairin sahip olması gerekin misyonu hem de edebiyat dünyasının işleyişini ve piyasasını kavramak için okuması gereken bir kitap. (Angela)

Kitabın Yazarı Küçük İskender Kimdir?

Asıl adı Derman İskender Över. Grafik sanatçısı Derman Över’in oğludur. Kabataş Erkek Lisesi'nden mezundur. Beş yıl İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, ardından da üç yıl İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde devam ettiği yüksek öğrenimini tamamlamadı. Tezgâhtarlık, düzeltmenlik, sokaklarda kartpostal satıcılığı, seslendirme, televizyon için skeç ve senaryo yazarlığı, fotoroman oyunculuğu, reklam ajansında kostümcülük, mizah dergilerinde köşe yazarlığı, resepsiyon memurluğu, barmenlik, meyhane işletmeciliği, erotik dergilerde köşe yazarlığı, televizyonda şiir programları, barlarda sanat söyleşileri, radyolarda programcılık, şarkı sözü yazarlığı gibi çok çeşitli işler yaptı.

İlk şiiri Milliyet Sanat’ta İskender Över imzasıyla yayımlandı. Şiir ve yazıları, 1986’dan itibaren Adam Sanat, Gösteri, Şiir Atı Öküz, Deli, Sombahar gibi dergilerde yer aldı ve 'Marjinal şair' olarak tanınmaya başladı. 1980’lerde yazılan şiirin içinde ayrıksı kişiliğiyle paralel bir şiir koydu ortaya. Erotik şiirleriyle tanındı. Başta, sözcük oyunlarından şiirini arındırarak sözcüklerin arka planını ön plana çıkaran bir tutum sergiledi. Olduğu gibi görünmekten yana olduğunu vurgulayarak “naif yani çocuk diliyle pat diye söylemekten” yana şiirler yazdı. Şiiri, çizgisini, modern çağa yönelttiği eleştirilerle, uyumsuzluğu ve aykırılığı ile belirledi. Bütün yazı ve şiirlerinde yerleşik ahlâksal değerleri sorguladı.

Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda (La Giovane Poesia D'europa Nel 1999) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde Bir Çift Siyah Deri Eldiven adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan Küçük İskender, içlerinde Ağır Roman ve O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol alan sanatçı, kanser tedavisi gördüğü hastanede 3 Temmuz 2019'da 55 yaşında hayatını kaybetmiştir.

ESERLERİ:

Şiir:

Gözlerim Sığmıyor Yüzüme (1988),

Erotika (1991),

Yirmi5 April (1994),

Periler Ölürken Özür Diler (1994),

Güzel Annemin Hayal Gücü (1996),

Suzidilâra (1996),

Ciddiye Alındığım Kara Parçaları (1997),

Papağana Silah Çekme (1998),

Gözyaşlarım Nal Sesleri (1999),

Cehenneme Gitme Yöntemleri (1999),

Bahname (2000),

İpucu Bırakma Sanatı (2000),

Bir Çift Siyah Deri Eldiven (2001),

Klarnet (2001),

Çürük Et Deposu (2001),

Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm (2002),

Siyah Beyaz Denizatları (Toplu Şiirleri 1, 2003),

Insectiside (2003),

Bir Daha Bana Benzeme Angel! (2004),

Dicle ile Fırat (2004),

Çok Ayıp Bir Şey Mutluluk (seçme şiirler, 2004),

İskender’i Ben Öldürmedim (2005),

Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir (2006).

Deneme:

666 (1994),

Şiirli Değnek (1995),

Pop H’art (1997),

Eski Kral Deposu (2002),

Made in Hell (2001),

Eflatun Sufleler (2002),

Rimbaud’ya Akıl Notları (2004),

Ortadoğa Hapishanesi (seçme yazılar, 2004),

Burç Hikâyeleri (2005).

Hikâye:

Dedem Beni Korkuttu Hikâyeleri (1992),

İkizler Burcu Hikâyeleri (1993),

Belden Aşağı Aşk Hikâyeleri (1996),

The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi (1996),

Alp Ağrısı (2000),

Balık Burcu Hikâyeleri (2000).

Günce:

Cangüncem 1984-1993 (1996).

Roman:

Flu’es (1998),

Zatülcenp (2000).

Derleme:

Aşk Şiirleri Kolonisi (2003).

Küçük İskender Kitapları - Eserleri

  • Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir
  • Bu Defa Çok Fena
  • Periler Ölürken Özür Diler
  • Balık Burcu Hikayeleri
  • Eflatun Sufleler
  • Ali

  • Kanlı Lağım Fareleri'nden Küçük İskender'e
  • 666
  • Bir Delinin Ot Defteri
  • Can Güncem
  • Yirmi5april
  • Elli Belirsiz
  • İskender'i Ben Öldürmedim

  • Sarı Şey
  • Bir Daha Bana Benzeme Angel
  • Belden Aşağı Aşk Hikayeleri
  • Kahramanlar Ölü Doğar
  • Gözlerim Sığmıyor Yüzüme
  • The God Jr
  • Hasta Hayat Depoları

  • Lezzetli Tümörler Lokantası
  • Lucifer'in Bisikleti
  • Underground Otopark
  • Bir Yaratığın Akıl Almaz Ahlaksız Maceraları
  • Siyah Beyaz Denizatları
  • Galileo'nun Pergeli
  • Zatülcenp

  • İt Cazı
  • Ağır Abiler Orkestrası
  • Burç Hikayeleri
  • Cin Kontrol Noktası
  • Rahibinden Satılık Kilise
  • Teklifsiz Serseri
  • Medusa'nın Makası

  • Papağana Silah Çekme!
  • Çok Ayıp Bir Şey Mutluluk
  • Cehenneme Gitme Yöntemleri
  • Ölü Evinde Seks Partisi
  • Rimbaud'ya Akıl Notları
  • Erotika
  • Alp Krizi

  • The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi
  • İkizler Burcu Hikayeleri
  • Aşk Şiirleri Kolonisi
  • Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm
  • Necronomicon
  • Mayıs Giremez
  • Flu'es

  • Waliz Bir
  • Her Şey Ayrı Yazılır
  • Bahname
  • Güzel Annemin Hayal Gücü
  • Ortadoğa Hapishanesi
  • Ölen Sevgilimin Şiir Defteri
  • Bir Çift Siyah Deri Eldiven

  • Dicle İle Fırat
  • Pop H'art
  • İkinci Waliz
  • Insectisid
  • İpucu Bırakma Sanatı
  • Ciddiye Alındığım Kara Parçaları
  • Gözyaşlarım Nal Sesleri

  • Suzidilara
  • Türkçe Sözlü Hafif Mavi
  • Kırık Kadeh Sineması İftiharla Sunar
  • Şiirlideğnek
  • Eski Kral Deposu
  • Arkadaşlar İçin İntihar Vakti
  • Dedem Beni Korkuttu Hikayeleri

  • Klarnet
  • Made İn Hell
  • Şifalı Rehabilitasyon Ortamı
  • Ruhdaki Peri
  • Çürük Et Deposu
  • Rimbaud'ya Akıl Notları
  • Dedem Beni Korkuttu Hikayeleri

Küçük İskender Alıntıları - Sözleri

  • beni annemin yanına gömme sakın (Kahramanlar Ölü Doğar)
  • içimde bir sıkıntı gibi cinayet içimde bir sıkıntı gibi telaş içimde felaket gibi bir merak hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm daha da düşersem diye korktum seni birkaç saniye düşünürsem ay kıvrılırsa diye kan kıvranırsa diye can sıçrarsa ölürken bir yerlere daha da ölürsem diye korktum seni birkaç saniye düşünürsem sessem, sersem bir heceysem eğer seni bir kelime edersem diye korktum seni kötü bir cümlede kullanırsam adını söylerken takılırsam, yanlış telaffuz edersem böyle bir günah işlersem tanrı affeder diye korktum (Bir Daha Bana Benzeme Angel)
  • 'Bir gün buluşacağız seninle o koskoca bir pastaneye benzeyen şehirde! Kremalar içinde ağlayarak öpeceğim seni kaşlarının arasından dudaklarını en çok dudaklarını özledim: Görmeyeli epey büyümüşlerdir! Üstteki serseriydi biraz, şimdi gönüllüdür belki birine Alttaki okumak isterdi, dilimde yayınlanan aşk tefrikalarını! Bir gün buluşacağız seninle o koskoca bir pastaneye benzeyen şehirde! Pandispanya kokacak coşkuyla, hasretle kucaklaşmamız! Canım! Canım benim! Hazırla kendini! (Klarnet)
  • Dünya, tanrının intihar girişimidir. (İkinci Waliz)
  • 'Yalnızlıktan hoşlanan ya vahşi bir hayvandır ya da Tanrı' (Eflatun Sufleler)
  • Otuz yıllık ömrümde ilk kez düşledim ölümü.. (Periler Ölürken Özür Diler)

  • Aklımdasın diyen balıklar, ömrümsün diyen kelebekler gördüm.. (Periler Ölürken Özür Diler)
  • "Kanayan yüzlerle çevrili bir gezegende, rüzgâra karışan bellek tozlarımızla, erdemlerimizle, ideallerimizle ayaktayız." (Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir)
  • Oy birliğiyle yalnızız. (Periler Ölürken Özür Diler)
  • sonra da sonra da sıçtık aşkın içine! (İpucu Bırakma Sanatı)
  • Senin burcun değişmiş. Eskiden bir balık gibi davranır­dın. Şimdi akrep gibisin. (Insectisid)
  • Sebebe gel! Kimsenin konuşmadığı bir unutulmuş lisan gibi diril etimde ve devlet ol sertleşen renklerimde. Hicvet! Ulaşılmazdaki sivri hayvanlarla konuş adımı; ve bereketli bir ölüm ol gecenin Kur'an'a el bastığı şizofrenilerde. yeniden ateşe at alevimi! (Klarnet)
  • ama senin gözlerinden büyük, gözlerinden iyi ne vardı ki başka inanmak, tapinmak, kollamak dostunu ve yaranmak aşka! Diklenmek sevdakirana! yaralı bir hayvanın intiharı sayılmaz mi uzaklara bakmak yuh be oysa bize! sesimize katlanabilir mi su, gök, toprak?! seni orda, mezarında, börtü böcekle yalnız bırakmak! delikanlılık mi bu ha, delikanlılık mı.. Karanlık mı, soğuk mu yüreğin örneğin, ben, sen, bize benzeyenler! kim gezer ha, söyle, kim gezer bu havada ölü saçlarında?! ben gezerim! kim dinler mizikandan çıkan iniltileri kim - ki ben dinlerim! o iniltileri -ki, atardamarlarımla, toplardamarlarımla tek kapıya gele atan hayatımla selamlarım sensizliği remzi! tanışamadık, alışamadık sanki birbirimize.. sonra abi bir sabah serinliğinde tam serinliğinde öpüvermek onu alnından bir ürkek tavşanı kovalamak onun musalla taşındaki çıplak vücudunda ve tavşanı kurumuş bir havuz ağzın kenarında tir tir titrerken yakalamak deymek.. ona deymek... ona, yağmura sudan şeyler söylermişcesine deymek.. abicim, şeker abicim şöyle bir duygudur ki.. anlatamam anlatılmazı anlatmak zorunda olmam demek! (Cehenneme Gitme Yöntemleri)

  • beni sen aşk şairi yaptın buram buram (Bu Defa Çok Fena)
  • Neden Türkiye'de yeraltı sineması, edebiyatı, tiyatrosu, müziği kendi üyelerini yaratamamıştır? Çünkü biz yalınayaklıktan hep korkmuş, çünkü biz hep temiz çorapla gizlemeyi öğrenmişizdir kirli ayaklarımızı. (İkizler Burcu Hikayeleri)
  • Nisana bir şey olsa hemen mayıstan biliyorlar. (Dedem Beni Korkuttu Hikayeleri)
  • İntihar, hayallerin bana borcudur.. (Periler Ölürken Özür Diler)
  • beni unut, öyle utandır! beğendin mi? önemser misin; beni unut, seni özlerim! mektup yazarım, yollamam! sen iyisin. güzel...Allah kahretsin. Allah her şeyi kahretsin. biz dahil! aynalar patlamıştı; yüzüme fışkırtmıştı. işeyen sarhoşun önüne diz çöküyorum; tenimde sade sidik ışıltısı: ağlıyorum. beni unut... (Bir Yaratığın Akıl Almaz Ahlaksız Maceraları)
  • Aynaya bakarken, yalnızca bana baktığını unutma! (Bir Çift Siyah Deri Eldiven)
  • islamiyetten önce Kabe'de duran üç puttan biri oydu, biri ben. öbürkünden arada bir şifreli mektuplar alırdık. mektuplara gülerdik biz. mektuplara gülmekle geçerdi vaktimiz. mutluyduk. cahildik ve bununla mutluyduk. (Insectisid)