Kitap Künyesi
Yazar: Gökhan Özcan
Yayın Evi: Vadi Yayınları
İSBN: 9789757726826
Sayfa Sayısı: 131
--reklam--
Ruh Yordamı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yanyanayız.
Yalnız...
Ve dünyanın ortasında...
…
Aslında hepimiz birbirimize benziyoruz.
Ve aslında hiçbirimiz benzemiyoruz birbirimize.
Aynı dili konuşuyor ama aynı cümlelerde buluşamıyoruz.
Bedenlerimiz birbirine benziyor, gölgelerimiz benzemiyor.
Bizi birbirimize benzeten şeyler, bizi birbirimizden ayırıyor.
Yanyanayız.
Herkesiz ve hiçkimseyiz.
Hiçkimse ve herkes...
...
Doğduğumuzda milyonlarca dakika veriliyor elimize.
Yaşadıkça kayganlaşan milyonlarca dakika ile başbaşa kalıyoruz.
Dakikalar eksildikçe biz biraz daha çaresizleşiyoruz.
Ne kadar ayak diresek bu çılgın yok oluşu durduramıyoruz.
Korkuyoruz.
Ve yanyanayız.
Şimdi...
Ve hiçbir zaman...
Ruh Yordamı Alıntıları - Sözleri
- Düşünmek, sadece ümitsiz bir can sıkıntısıymış gibi geliyor artık.
- “Yan yanayız. Yalnız … Ve dünyanın ortasında … … Kalabalıktan örülmüş bir dairedeyiz.”
- “Tekbaşınalık yükü”nü kaldıramıyoruz.
- “Sözlerimizin elinden tutalım.”
- "Üşüyen bir elin en yakın cebe sığınması gibi, kendi içine kapanıyor bazı insanlar.."
- Herkes gibi ben de “yorgundum dünya işlerinden”
- “Her sabah kalkıp deli gömleklerini hayat diye geçiriyoruz sırtımıza.”
- “Her insan kendi yaşının bilgesi sanır kendini.”
Ruh Yordamı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Her bir satırında kendinizi bulduğunuz bir kitabı araladınız mı hiç? Bir kitap için 'size yazılmış' hissine kapıldınız mı hiç? Her bir satırın altını çizmek istediniz mi hiç? Tanımadığınız, kilometrelerce uzakta nefes alan bir Müslüman'ın sizinle aynı dertleri paylaştığını hissettiğinizde derin bir nefes aldınız mı hiç? Kimi yazılar öfkeyle, kimisi acıyla, kimisi korkuyla, kimisi sevgiyle yazılır. Bu yazı da minnetle yazıldı. Tüm bunları deneyimlediğim, kelimelerin gücünü en derinden hissettiğim bu kitap için Gökhan abiye teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Okuyacaklara şimdiden bereketli okumalar diliyorum. "Herkesi kendine benzetmeye değil ;sadece kendine benzemeye çalışanlara helal olsun!" (Esra Demirlek)
Ruh Yordamı: Aslında inceleme yapmakta biraz kararsız kaldım ama belki bu incelemeden sonra bir kişinin bile okumasına vesile olursam bu beni yeterince mutlu eder. Klasik bir Gökhan Özcan gördüm ben bu kitapta. Peki “klasik Gökhan Özcan” nasıl olur? Bir kere çok güzel bir insan, kalbi kağıda dökülen bir abimiz. Derdi olan, bu derdini de öyle ya da böyle dile getiren bir yazar. Denemeleri insanı sıkan cinsten de yazmıyor. Kısa kısa, sözü yormadan. Gökhan Özcan bir kelime olsaydı “samimiyet” olurdu bence. Okurken “ ya benim gibi düşünen biri daha çok şükür” diyebildiğim birisi. Kitaba gelirsek; bazı yerleri çok vurucu. Öyle ki o yazıyı okuduktan sonra durup düşünmeniz normaldir. Genel olarak da gerçekten güzel bir derleme olmuş. Kitabın adını da ruha dokunmak amacıyla seçtiğini düşünüyorum. Gökhan Özcan benim için gitgide güzelleşiyor. Özel anlara şahitlik ediyor hatta ;) İnşallah siz de severek okursunuz, kalbinize en az bir yazısı işler. Teşekkürler sevgili güzel yazar, iyi ki varsınız Gökhan abi :)) (perişan sümbüller sarhoş nergisler)
Deneme türünde olan bu kitap , insanın kendini aramak, ruhunu keşfetmek, hayatın gerçekleri ile yüzleşmek adına bir türlü çıkmaya cesaret edemediği yoldaki soruları ve hakikatine varmamız gereken konuları ele alan mükemmel bir kitap. Her insanın okuması gerektiğine inandığım bir başucu kitabı. (Kübra Eker)
Ruh Yordamı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gökhan Özcan - Ruh Yordamı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ruh Yordamı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gökhan Özcan Kimdir?
19 Mart 1965 tarihinde İnegöl’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İnegöl’de tamamladı. 1987 yılında Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. Zaman gazetesi Kültür-Sanat Servisi’nde çalıştı. Daha sonra TRT'de aralıklı olarak Mimar Sinan, Yayla Yollarında, Yunus Emre ve Kırk Ambar, Havuçlu Pilav, Zamanın Seyyahları, Çek Bir Film gibi yapımlarda çeşitli görevler aldı, senaryo ve metin yazarlığı yaptı. Panel ve İzlenim dergilerinde çalıştı. Birçok farklı dergide çocuklara hikayeler ve denemeler yayınladı. İlk çıktığı yıllarda Yeni Şafak gazetesinde Tersköşe’yi yazdı. Bir süre Medyakronik isimli internet sitesinde TV eleştirileri kaleme aldı. Ardından Hakan Albayrak ve Levent Gültekin ile birlikte Gerçek Hayat dergisini çıkardı. Hiçbişey, Altmışikiden Tavşan, Günlerin Gölgeleri, Ruh Yordamı, Kim Duma Dum Kime, Serçe Parmağı isimli kitapları kaleme alan yazar halen Yeni Şafak’ta yazılarına devam ediyor.
--reklam--
Gökhan Özcan Kitapları - Eserleri
- Serçe Parmağı
- Ruh Yordamı
- Hiçbişey
- Günlerin Gölgeleri
- Gözağrısı
- Açık Pencere
- 62'den Tavşan
- Meraklı Solucan
- Kim Duma Dum Kime
--reklam--
Gökhan Özcan Alıntıları - Sözleri
- "Ben her şeyi biliyorum. Büyüklerin hiç mutluluk resmi yapamadığını da biliyorum. Mutluluk resimlerini sadece çocukların yapabileceğini de biliyorum." (62'den Tavşan)
- Zamanla değişmeyen ne kadar az şey kaldı hayatımızda. (Günlerin Gölgeleri)
- "Üşüyen bir elin en yakın cebe sığınması gibi, kendi içine kapanıyor bazı insanlar.." (Ruh Yordamı)
- Her olanda bir hayır var hayata gönül gözüyle bakanlar için... (Gözağrısı)
- Herkes gibi ben de “yorgundum dünya işlerinden” (Ruh Yordamı)
- Ben küçükken, sokağımız çok büyüktü. Sonra ben büyüdükçe sokağımız küçüldü. O kadar küçüldü ki benim büyüyen hayatım içine sığmaz oldu. (Kim Duma Dum Kime)
- Bulundukları yeri güzelleştirmekle görevlendirilmişlerdir (Kim Duma Dum Kime)
- Dünyadaki her şey sevgiyle ısınır ancak bayım. (Hiçbişey)
- Eşekler, bütün atların basketbolcu eşekler olduğunu zannederler ve onların maçlarını ne zaman yaptıklarını merak ederler. Atlar, etrafında dolaşan tüm eşeklerin komedyen olduğunu zannederler ve ne söylerlerse söylesinler onlara hep gülerler. (Kim Duma Dum Kime)
- Sıkılıyorum ve toprağa düşen bir yağmur damlası kadar huzursuzum. Olduğum yerde duruyorum. Dünyaya kapanıyorum.Kitaplara bakıyorum insanların durduğu mesafelerden. Adamakıllı sıkılıyorum.Üst üste konmuş kelimelerden sıkılıyorum. Art arda dizilmiş cümlelerden sıkılıyorum.Kalıplara dökülmüş düşüncelerden sıkılıyorum. Sözlerin ifadesizligi sıkıyor beni. Sıkıyor beni gururla şişirilmiş kuramlar. Sıkıyor beni yatağına sinen nehirler. (Günlerin Gölgeleri)
- Dünya da kocaman bir okul zaten! (Kim Duma Dum Kime)
- Her geçen gün daha fazla sağırlaşıyoruz öncesine,sonrasına, şimdisine ve nasılına hayatın. (Günlerin Gölgeleri)
- Kırıldığımı hissediyorum, bir ucumdan diğer ucuma kadar... (Gözağrısı)
- İçimizi de gösteren fotoğraflar çekilebilir mi sanıyorsun? (Günlerin Gölgeleri)
- Kim ki gönlünde sızı yok, onun derdi yok. Kim ki derdi yok, onun meselesi yok. ... Ne ki canımızı sıkıyor, o bizim dostumuzdur. Ne ki kafamızı yoruyor, o bizim azığımızdır. Ne ki mahzun ediyor bizi, büyütür insanlığımızı. (Açık Pencere)
- Dünyadaki her şey ancak sevgiyle ısınır bayım.. (Hiçbişey)
- “Her sabah kalkıp deli gömleklerini hayat diye geçiriyoruz sırtımıza.” (Ruh Yordamı)
- Sonu görünmeyen büyüklükte bir dünyanın kapısını açmıştı kalemiyle. (62'den Tavşan)
- Bunların hepsi defterinin içindeydi ve eğer isterse daha nicelerini çizebilirdi sayılardan. Bir tek para çizmemişti; ama gerekirse bütün sıfırlar bu iş için uygundu. (62'den Tavşan)
- Ben küçükken, sokağımız çok büyüktü. Sonra ben büyüdükçe sokağımız küçüldü. O kadar küçüldü ki benim büyüyen hayatım içine sığmaz oldu (Kim Duma Dum Kime)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin