Kitap Künyesi
Yazar: İsmail Güzelsoy
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9789752892866
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Rukas Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rukas, İsmail Güzelsoy'un Banknot Üçlemesi adını verdiği ve birbirinden tümüyle bağımsız romanlardan oluşan dizinin ikinci kitabı. Bu dizinin kitaplarının tek ortak noktası banknotun, yani kağıt paranın gizli bir başrol oynaması.
Rukas, paranın yüzünden hayatı okuyan Salih'in bir Boğaz kasabasına dağıttığı sırrının peşinde, yine birbirine açılan öykülerle sürüyor. Bir masal kahramanına dönüşmüş olan Salih'in sırrını çözmek Rukas'a düşecektir. Çünkü onun da sırrı gizlidir Salih'te.
Bir kez daha bir macera kitabı okuyacaksınız İsmail Güzelsoy'un elinden. Ancak yine bu maceranın gerisinde, paranın ve iktidarın çevresinde yaşananları, ihaneti, masalı, masallaştırmayı ve hesaplaşma kaygısını tartışan bir metinle kara bir coşkuyu paylaşacaksınız.
"Neden olmasın, belki de o iskemleye her baktıklarında Salih'in hayaletini görüyorlardı. Çerçevesinde yarım daire oluşturan gençlerin şaşkın bakışları altında, elinde tuttuğu paraya bir kez olsun dokunmuş olanların nefes kesen maceralarını anlatışını hatırlıyorlardı."
--reklam--
Rukas Alıntıları - Sözleri
- "Sana bir iyi bir de kötü haberim var Rukas ,hangisini önce söyleyeyim" "İkisini birleştirip nötr haber versen? Kalbim daha fazla iyi haber kaldırabilecek durumda değil. Kötü haberlere alışığım ama iyiler üzüntüleri arttırabilmek için kurulmuş birer tuzak"
- “Beni asla bırakma,” dedi. “Olur" dedim. Başkaları yaşadığı zaman yavan bulduğumuz bu ucuz romantik sahneler bizim başımızdan geçtiğinde ne kadar derin bir sarhoşluğa neden olabiliyordu.
- "Çok hırpalandım, acı çektim. Bununla tam olarak ne kastettiğimi anlayabilmen için hayatımın birkaç dakikasını hissetmeni isterdim. "
- İntihar edenlere karşı dile getirilmeyen bir hayranlık ve saygı vardır ya.. Üzerine çok düşünmüşümdür bunun. Akıl düzeyinde intihar bir düşkünlük, hayatın zorluklarıyla yüzleşir yüzlrşmez kaçıverrmek yüreksizliğinden başka ne ki? Ama gönül nazarında, intihar eden kişi kendisini değil, geride kalanları öldürmek için bu yolu seçmiş biridir ve onun, hayatını yüzümüze savurması bizi derinden sarsar. En değerli hazinemiz, ömre tenezzül etmeyip çekip giden bu adamlar hakkında ne söylersek söyleyelim, ağır bir trajedi buğusunun arkasında, onlar gizli birer kahraman olmayı sürdürürler. Cenaze namazları kılınmasa bile yüreklerimiz onların yaşamadıkları hayatı takdis etmiştir zaten.
- Bir insana sarılma ihtiyacı duyduğun oldu mu hiç? Bu çok susamaya benzeyen birinin yaşadığı karşı konulmaz bir duyguya benzer..
- İnsan aşık olunca en büyük sevinç kaynağı karşısındakinin mutluluğu oluyor .
- Uzun laf sevmem, ama suskunluğun da tek başına bir erdem olduğuna inanmıyorum.
- Hayat... geometrisi sağlam bir kaostur.
- Kimse kendi dünyasının efendisi olamıyor.
- Kadere inanırım; ama ona güvenmem.
- Bir şeyi ya tam anlat ya da hiç bahsetme!
- Kimse kimseye güvenmiyor artık.
- İntikam hırsı olarak adlandırdığın şey aslında adalet açlığıdır.
- Hayat böyle bir şeymiş, dediğimiz zaman da artık hiçbir şey yaşayamayacak kadar ihtiyarlamış oluyoruz.
- Hüner kendiliğinden gelmez.
--reklam--
Rukas İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İnsanların önyargılarıyla bir insanın hayatını hiçe sayabildiklerini, harcayabildiklerini; aslında çoğu kişinin hayatında daha önemli yere sahip olan insanları korumak için geri kalan herkesi satabileceğini ama tüm bu hainlikleri tek bi kişinin günah keçisi olarak üstlenebileceğini anlatan, 'keşke daha detaylı, daha uzun anlatsaydı yazar bu hikayeyi' dedirten 98 sayfalık kısa ama anlamlarla dolu hikaye kitabı. Ben bir solukta ve çok etkilenerek okudum, herkese öneriyorum. (Yaren Karabel)
SALİH'İ NASIL BİLİRDİNİZ?: "Rukas", İsmail Güzelsoy'un "Sincap"tan sonra "Banknot Üçlemesi" serisine eklediği ikinci kitap. Üçleme dediysem de bunların birbirinin devam olduğu gelmesin akla. Romanlar birbirinden bağımsız ama merkezindeki "para/banknot" değişmiyor. Kitap çok rahat okunuyor ve başından sonuna dek merak duygusunu canlı tutmayı başarıyor. Bunu kurgusuna ve iç içe geçen pek çok hikâyeyi bir eksen etrafında mahirce yürütmesine borçlu. Yıllar önce bir cinayete kurban gitmiş olan Salih'in hikâyesinin etrafında dönen olaylar ele alnırken sis perdesi yavaş yavaş açılıyor, geçmiş ve bugün iç içe geçiyor, kurgu durmadan takla atıyor ve kitabın iç dinamiklerine uygun bir sonla da bitiyor. Yazarın kurgusu gerçekten çok hoş ve etkileyici. Kitapta Salih hakkında her biri birbirinden farklı anlatılan pek çok hikâye var. Hepsi de bir yanıyla çok sahiciyken diğer yanıyla akıl almaz gibi. Hikâye ile masal arasında gidip geliyor kitap böylece. Başarısı ve sürükleyiciliği de biraz burada. Her bir hikâye gerçeğin bir yanına ışık tutarken bir yanına da perde olup onu çarpıtıyor, gölgeliyor. "Rukas", üçlemenin son kitabı olan "İyi Yolculuklar"ı okumaya da teşvik ederek dimağda hoş bir tat bırakan bir roman. İlgilisine naçizane tavsiyemdir... (M. AKÇA)
Enteresan bir cinayet ve aşk romanı. Ortalara kadar çok gizemli ilerledi. Sonra biraz dağıldı gibi ama yine de bu kadar iyi bir bir roman çıkacağını beklemiyordum. Yazar sonunda da gizemi korusaydı daha ilginç olabilirdi. (Esteban)
--reklam--
Rukas PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İsmail Güzelsoy - Rukas kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rukas PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İsmail Güzelsoy Kimdir?
1963’te, Iğdır’da doğdu. 9 yaşında ailesiyle İstanbul, Gaziosmanpaşa’ya taşındıktan sonra tek başına tekrar Iğdır’a dönerek ilkokulu orada bitirdi. Ortaokul yıllarında Karagümrük’e taşındı, aynı dönemde Cağaloğlu’nda mücellithane ve matbaalarda çalıştı. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi’nde eğitim gördü. Üçüncü yılında, dönemin eğitim koşullarına uyum sağlayamayacağına karar verip İsveç’e gitti, orada İsveç edebiyatı üzerine çalıştı. 1987 yılında yeniden İstanbul’a gelerek İsveççe ve İngilizce rehberliğe başladı. Rehberlik yaptığı yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde öykü, makale ve röportajlar yayımladı. Anadolu’da rehberlik yaparken karşılaştığı olay, insan ve kültürel dokunun esiniyle, sonraki yıllarda yazacağı romanların omurgasını oluşturan notlar, öyküler biriktirdi. 1999 yılından itibaren, gezileri sırasında biriktirdiği notları elden geçirip kurgusal bir bütünlük içinde bunları yeniden biçimlendirmeye karar verdi. Bugün yayımladığı romanların büyük bölümü o dönem çalışmalarının bir ürünüdür. İlk kitabı Seni Seziyorum’daki öyküler de bu defterlerde biriken notların işlenmesinden ortaya çıkmıştır. Bu ilk kitaptan sonra romanlarını yayımlamaya başladı. Genelde birbirine göndermeleri olan, farklı okumalara olanak tanıyan, çok katmanlı romanların çoğu rehberlik zamanında yaptığı çalışmaların yeniden ele alınışıyla biçimlenmiştir. İsmail Güzelsoy ayrıca rehberlik yıllarında, bir rehberin gezi sırasında anlattıklarını derleyerek iki ciltlik İstanbul’un Gezi Rehberi’ni yayımlamıştır. Kitab-ı Mukadder, Ruh Hastası, Sincap, Rukas, İyi Yolculuklar, Değil Efendi’nin Renk ve Korku Meselleri, Çıt Yok, Saf, Değmez, Gölge ve Hatırla isimli romanları vardır.
--reklam--
İsmail Güzelsoy Kitapları - Eserleri
- Değmez
- Gölge
- Hatırla
- Öksüz Ağaçların Çobanı
- Kıpırdamıyoruz
- Süslü Hatıralar Sahnesi
- Sincap
- Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri
- Çıt Yok
- Rukas
- İyi Yolculuklar
- Saf
- Ruh Hastası
- Seni Seziyorum / Kitab-ı Mukadder
- İstanbul'un Gezi Rehberi .
- İstanbul'un Gezi Rehberi
--reklam--
İsmail Güzelsoy Alıntıları - Sözleri
- Rüyada yaşanan hiçbir acı hayattaki kadar ağır olmuyor. (Gölge)
- İnsanın söyleyeceği son şiirdir ağlamak. (Değmez)
- Bir gönül dostu, bir yaren, arkadaş, sevgili bilmeden yaşar gidersen yıldızları yan yana dizerek, bu dünyaya düşmenin açtığı yarayı unutursun. Benim yaralarım hiç iyileşmedi, ya onlar bana alıştı ya ben onları bir süreliğine unuttum. (Gölge)
- Bir insana sarılma ihtiyacı duyduğun oldu mu hiç? Bu çok susamaya benzeyen birinin yaşadığı karşı konulmaz bir duyguya benzer.. (Rukas)
- Her zaman kaybedecektik ama yine de kalkıp sokakta dans edecek gücü bulacaktık kendimizde. Çünkü sokaklarda dans etmediğimiz zaman oraya kan akıyor, ateş yağıyordu. (Hatırla)
- Güzel bir rüyan var diye hayatını uykuda geçiremezsin. (Değmez)
- İnsanın en büyük laneti, yaşadığı zamanların güzelliğini onları kaybedince anlıyor oluşudur. Karşımıza bir bilge çıksa ve bize o anda yaşadığımız şeyin saf mutluluk olduğunu söyleseydi ya! Ah bir de ona inanacak kadar saf olabilseydik. (Gölge)
- Dedim, “Ruhuma yuvalık edemeyecek kadar yaralandı bedenim. Bunca derin yara birleşince bir ölüm eder artık, siz gidin, beni beklemeyin." (Hatırla)
- Hayat... geometrisi sağlam bir kaostur. (Rukas)
- "Ah hafıza, dünyanın en ağır yüküsün sen. Kaybettiklerimizi hatırlayabilmemiz ne güze lanetimizdir. " (Sincap)
- Hüner kendiliğinden gelmez. (Rukas)
- "... Sorularını gerecek çarmıh bulamayınca o gün Gövdemde bir çarmıh gördün ...." (Sincap)
- Sana her şeyimi vermek istemiştim. Sevmeyi tarif ediyorum, farkındasın değil mi? (Öksüz Ağaçların Çobanı)
- Binlerce suçsuz aydın hukuksuz bir şekilde aşağılandı, baskı altında tutuldu, öldürüldü, onur kırıcı davranışlara, işkenceye maruz kaldı, hapislerde yattı, takibe alındı, hiçbir şey yazıp çizemeyecek hale geldi, yurdundan sürüldü ve susturuldu. Bugüne kadar kimse bu insanlardan özür dilemedi. (Sincap)
- "'Neden bazı insanlar içimize işler bizim' diye düşündü." (Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri)
- Liderler neden çatık kaşlı olur biliyor musun? Yonetilenlere sucluluk duygusu vermek icin. (Ruh Hastası)
- Hareket etmeyen bir nesnenin güzelliği yalnızca ona bakanın ışığıdır.  (Hatırla)
- İnsafsız olmazsan insafa muhtaç olursun. (Kıpırdamıyoruz)
- "Başa dönmek, geçilen yolu beyhude kılmaz." (Hatırla)
- Biz de silinip gidiyoruz işte. Birbirimizi o kadar tutkuyla sevmemize rağmen. (Öksüz Ağaçların Çobanı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin