Kitap Künyesi
Yazar: Serdar Özkan
Yayın Evi: Artemis Yayınları
İSBN: 9786051423838
Sayfa Sayısı: 218
Rumi'nin Bildiği Aşk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Herkes kendi zannınca dost oldu bana; içimdeki sırlarımı ise kimse aramadı..."
-Mevlânâ-
Rûmî'nin Bildiği Aşk, Mevlânâ'nın içindeki sırların peşine düşen, hayatını Mevlânâ'nın aslını bulmaya adayan İtalyan Sufi Fabio'nun Sır dolu öyküsü.
"Tasavvuf, bilmek değil, bilmemek sanatıdır. Bildiklerinle ortaya çıkmak değil, bilakis bilmiyormuş gibi görünme sanatıdır. Benlik değil, hiçlik sanatıdır. Büyüme değil, küçülme sanatıdır. Kendini üstün hissetme değil, tam tersine, kendini unutma sanatıdır. Herkese el öptürme değil, herkesin kalbini öpme sanatıdır."
(Tanıtım Bülteninden)
Rumi'nin Bildiği Aşk Alıntıları - Sözleri
- Aşk dediğin Allah'a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı
- “Senin de gönlün yanmış, kavrulmuş. Kendine gel de yitirdiğin neyse tekrar bul.”
- Keyif, bir şezlongun üstüne uzanıp elinde bir kokteyl ile güneşlenmek değildir. Ya da bir yatın püfür püfür esen güvertesinde koy koy dolaşmak. Gerçek keyif, göğsünde genişlik, kalbinde sakinlik hissetmektir.
- Keyif, bir şezlongun üstüne uzanıp elinde bir kokteyl ile güneşlenmek değildir. Ya da bir yatın püfür püfür esen güvertesinde koy koy dolaşmak. Gerçek keyif, göğsünde genişlik, kalbinde sakinlik hissetmektir.
- Bu dünyada geriye bıraktığın en değerli, em kutsal, en kalıcı şey, sevgiyle yaşanmış bir hayattır.
- Hor gördüğünün pabuçlarını bir kez olsun giymeden, hakikate eremezsin.
- Tasavvuf senin içinde olan şey. Herkesin kalbinin içinde Allah var. İşte tasavvuf, kendi kalbinin içinde yolculuk edip Allah'ı orada bulmaktır.
Rumi'nin Bildiği Aşk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yabancı bir gencin Mesnevi ile tanışarak ruhunun derinliklerinin keşfini anlatıyor. Yazarın diğer kitaplarını da okumuştum. Onlara nazaran biraz daha sıradan geldi bana. (Zahide Nigar)
Serdar Özkan / RUMİ' nin Bildiği AŞK. 1975 yılında doğan Serdar Özkan ortaokul ve liseyi Robert Kolej'de okudu. Lisans eğitimi için Amerika'ya giderek, Lehigh Üniversitesi'nde işletme ve psikoloji eğitimi gördü. Halen İstanbul'da yaşayan yazar 2002 yılından beri tüm zamanını roman yazarlığına ayırmaktadır. Kitap, dış görünüşüyle dikkat çekici; kapağında 2 semazen ve Kızkulesi'nin olması Mevlana'nın aşkı ile İstanbul'u bütünleştirmiştir. İç kapaktaki semazenler, eserin aşka yönelik olduğunun güzel işaretleridir. Kitap 3 bölüm, kısa kısa 65 mektuptan meydana gelmektedir. İtalyan ressam Fabio ile Yunanlı Yorgo arasındaki ilahi aşkı bulma arayışlarında yollarının kesişmesi ve Fabio'nun İtalya'dan başlayarak Yunanistan istanbul- Konya tekrar İstanbul'a devam eden gönül yolculuğu ve sonrasında tasavvufa ulaşarak Zeynep Hanım ve Bedrettin Dede üzerinden Mevlana ve aşkı tanımasını anlatmaktadır. Konunun manevi aşk olması dolayısıyla, yazarın tasvirler konusunda başarılı olduğunu, akıcı bir üslğbunun olduğunu ve kitabın özümsenerek okunabileceğini belirtebilirim. #Kitapşuuruinsanlıkşuuru. (Mustafa Parlatan)
Merhabalar herkese arkadaşlar Serdar Özkan bu tür konularda açık ara favori yazarım. Bunu neye dayanarak söyledim çünkü kendisinin kaleminden okuduğum ikinci kitabı. Benim tasavvufa olan aşkım Mevlana'yı araştırmakla, Yunus Emre'yi bilmekle ve en sonunda Neyzenliğe olan ilgimden ötürü başladı. Dolayısıyla bir tasavvuf aşığı olarak bu tür kitapları okumaktan büyük bir keyif aliyorum. En önemlisi de kitabımızda anlatılan Italyan Ressam Fabio gibi aşkı bulmaya çalışanların öyküsünü okumayı çok seviyorum. Bakalım Italyan Ressam Fabio aşka doğru yolculuğunu Mathias'a ve bize nasıl anlatmış. Aşk nedir? Biz mi onu buluruz yoksa o mu bizi? Bu tür soruların cevabını bu kitabı okuyarak görmüş ve tatmış olacaksınız. Keyifle severek okuduğum bir kitaptı. Herkese ama herkese şiddetle tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim. (Hakan Küpeli)
Kitabın Yazarı Serdar Özkan Kimdir?
Ağustos 1975'te doğan Serdar Özkan, ortaokul ve liseyi Robert Kolejde okudu. Lisans eğitimi için Amerika'ya giderek, Lehigh Üniversitesi'nde İşletme ve Psikoloji eğitimi gördü. Halen İstanbul'da yaşayan Serdar Özkan 2002 yılından beri full-time roman yazarlığıyla uğraşıyor. İlk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Brezilya'dan Japonya'ya, Kanada'dan Endonezya'ya dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı.
Serdar Özkan Kitapları - Eserleri
- Kayıp Gül
- Kayıp Gül 2: Ölümsüz Kalp
- Kayıp Gül - Ekim Yağmurları
- Hayatın Işıkları Yanınca
- Aşkın Resmi
- Mevlana Çağırınca
- Rumi'nin Bildiği Aşk
- Sen Ancak Sevdiğinsin
- Rumi'nin Kitabı
- Sarıl Bana
- Şimdi Hayal Et
- Sev
- Göklerin Ötesi
- Cennette Hüzün
- Aziz Sultan
- Mutlu Son
- Bir Tek Sen Varsın
- Mutluluk Yeniden
- When Life Lights Up
Serdar Özkan Alıntıları - Sözleri
- Kardeşim sen düşünceden ibaretsin Geriye kalan et ve kemiksin Gül düşünür gülistan olursun Diken düşünür dikenlik olursun. Rûmî (Rumi'nin Kitabı)
- "Havaya dalgaların fırlattığı damlalar gibiyiz bu hayatta. Damlalar olarak denizden geldik, yine denize döneceğiz. Havada olduğumuz zaman da bu dünyadaki ömrümüz kısacık... Ama onu küçümsememeliyiz. Çünkü bir damla havada olduğu anda dahi, denizdendir ve denizledir." (Mutluluk Yeniden)
- "Küçük çocuklar gibi olmadıkça, göklerdeki bilgeliğe erişemezsiniz." Sayfayı çevirdim. Bir sonraki bölümün en tepesinde şöyle yazıyordu. "Öyle masallar vardır ki, gerçek hayattan daha gerçektir..." Kitabı okumaya devam ettim, ama bir kaç dakika sonra şu cümleye gelince durdum: " Tanrı sevgidir. " " Sev, sadece sev, "demişti dostum bana. Ama hiçbir karşılık beklemeden sev. " En büyük mucize karşılıksız sevebilmektir. " (Hayatın Işıkları Yanınca)
- Yaşam tahterevalliye binmek gibi. Bir ucunda ümit , diğer ucunda hayal kırıklığı . Ümit ne zaman en yükseğe çıksa ,aynı hızla hayal kırıklığını yukarı fırlatmaya başlıyor. Ne kadar hızlı yükselmişseniz ,o kadar hızlı düşüyorsunuz. Bir ümit, bir hayal kırıklığı, bir ümit, bir hayal kırıklığı, bir ümit , bir hayal kırıklığı ve oyun böylece sürüp gidiyor. Ama sürüp giderken , sürekli kıç üstü yere oturan siz oluyorsunuz. (Hayatın Işıkları Yanınca)
- Bil ki, sürekli ben demenin bedeli, öz benliğini unutmandır. (Kayıp Gül - Ekim Yağmurları)
- “Soru ne olursa olsun cevabı sevgidir.” (Mutlu Son)
- Sevginin elini tutan insan, o eli hiç bırakmazsa, sevginin kendisi olur. (Mutlu Son)
- -sahibine Allah'a iade edilmesi gereken bir ev olan kalbi,bir kula vermiş olman.....Allah aşkıyla dolmamışsa o kalp,bir kula aşık olabilir. (Aziz Sultan)
- "...ancak cahiller kendilerini yeterli görürler." (Mevlana Çağırınca)
- Aramakla bulunmaz; lakin bulanlar arayanlardır. (Sen Ancak Sevdiğinsin)
- Keyif, bir şezlongun üstüne uzanıp elinde bir kokteyl ile güneşlenmek değildir. Ya da bir yatın püfür püfür esen güvertesinde koy koy dolaşmak. Gerçek keyif, göğsünde genişlik, kalbinde sakinlik hissetmektir. (Rumi'nin Bildiği Aşk)
- Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ Sevgiler bekliyor sürekli benden. İnsanın bir yanı nedense hep eksik Ve o eksiği tamamlayayım derken Var olan aşınıyor azar azar zamanla. Anamın bıraktığı yerden sarıl bana. Anıların kar topluyor inceden Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne. Ama yine de unutuş değil bu Sızlatıyor sensizliği tersine. Senin kim olduğunu bile bilmezken. Sevgiden caydığım yerde darıl bana. (Sarıl Bana)
- ...o damla okyanusa aittir.özü okyanusun özüyle aynıdır.ve damla kendi içine bakarsa,özünü bulur. (Mevlana Çağırınca)
- Çünkü ancak yardım isteyen insanlara yardım ulaştırabilirsiniz, ama buradaki insanların hâl dilinden yardım istemedikleri anlaşılıyordu. Hâl diliyle sanki şöyle diyorlardı: "Mutsuzum, ama güçlüyüm. En azından güçlü görünmek zorundayım ve problemlerimi ben halledebilirim." Ve bunu başkalarından gizlemeye çalışıyorlardı. Bazen gülerek, bazen duygusuz görünerek, bazen de başka bir yüz ifadesiyle. Çoğu da gözlerini koyu renk camlar arkasına gizlemişti. Çünkü gözler insanı ele verir. Gözler ruhun aynasıdır, ya ışık vardır onlarda ya da loşluk. Dudaklara şekil verebilirsiniz, yanaklara, kaşlara, alna, ama gözlere asla. (Mevlana Çağırınca)
- "Allah'ım. Zaten bildiğin şeyleri bir kezde benden dinle. Çünkü sıkıntılar anlattıkça hafifler. Hüzün paylaştıkça dağılır. Ve ben, beni senden daha iyi dinleyecek birini bulabileceğimi zannetmiyorum. (Sarıl Bana)
- ....sevdiğini sadece ve sadece Allah için sevene kadar bekleyecekti. (Aziz Sultan)
- ''sen okyanusta bir damla değilsin.bir damlanın içindeki okyanussun". (Aziz Sultan)
- Mutluluk başarı ile elde edilebilecek bir şey değildi. (Şimdi Hayal Et)
- Sevgi, hayatın her alanında vardı. (Şimdi Hayal Et)
- Keyif, bir şezlongun üstüne uzanıp elinde bir kokteyl ile güneşlenmek değildir. Ya da bir yatın püfür püfür esen güvertesinde koy koy dolaşmak. Gerçek keyif, göğsünde genişlik, kalbinde sakinlik hissetmektir. (Rumi'nin Bildiği Aşk)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin