Kitap Künyesi

Yazar: Rosa Luxemburg

Çevirmen: Cangül Örnek

Tasarımcı: Levent Karaoğlu

Orijinal Adı: Russian Revolution

Yayın Evi: Yazılama Yayınevi

İSBN: 9786055892487

Sayfa Sayısı: 58

--reklam--

Rus Devrimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Rosa Luxemburg, Rus Bolşevikleriyle güçlü polemiklere girişen Marksistler arasında Sovyet iktidarına dost kalmayı becerebilmiş ender devrimcilerdendir. 1919'daki erken ve trajik ölümü nedeniyle son haline getiremediği bu önemli notlarda da görüldüğü gibi rosa, Rus Devrimi'ni değişik yönlerden ele alıyor, Bolşevik deneyin evrensele nasıl taşınacağı sorusuna yanıt arıyor ve gelişmiş kapitalist ülkelerde devrimci mücadelenin Rusya'dakinden farklılaşacağı noktalar üzerinde duruyordu. Rusya ile Almanya arasındaki ayrımları abarttığı oranda Ekim Devrimi'ni anlamakta zorluk çeken ama bir dizi başlıkta da bu devrimi en iyi anlayanlardan biri olan bu büyük düşünür ve eylemcinin "devrim notları" mutlaka okunmalı...

--reklam--

Rus Devrimi Alıntıları - Sözleri

  • “Lenin'in (Devlet ve Devrim: Kapitalizmden Komünizme Geçiş'te) söylediği gibi burjuva devleti işçi sınıfına karşı bir baskı aracıdır, sosyalist devlet ise burjuvaziye karşı aynı işlevi görür.”
  • “Vurgunculuk, muvazaalı pazarlıklar, gıda maddelerinde tağşiş, hile, resmi suistimal, hırsızlık, soygun birbirine öyle kanştı ki, onurlu yurttaşlar ile ıslaha muhtaç kesimler arasındaki çizgi belirsizleşmeye başladı.”
  • “ya devrim hızlı, fırtınalı, kararlı bir tempoyla, demir bir elle tüm bariyerleri yıkarak ve kendi hedeflerini daha da devrimcileştirerek ilerleyecek ya da kısa süre içinde zayıf kalkış noktasının daha da gerisine savrulacak ve karşı-devrim tarafından bastırılacak.”
  • Sınıflı toplumun kaba gerçekliğinin ortasında, sınıf çatışması en uç noktaya ulaşacak kadar keskinleştiğinde, kendi kaderini tayin hakkı burjuva sınıf iktidarının bir aracına dönüştürülüyor.
  • “Hiçbir şey eleştiriden korkmak kadar yanlış olamaz."
  • “Açık ki, bugün kendi kaderini tayin söylemi ve uluslararası sosyalizme en büyük tehditi oluşturan milliyetçi hareketler Rus Devrimi ve Brest görüşmeleriyle birlikte olağanüstü bir biçimde güç kazandılar.”
  • "Bolşevikler tarihin izin verdiği sınırlar içinde gerçek bir dev­rimci partinin yapabileceği her şeyi yapabilecek güçte olduk­larını gösterdiler.”
  • "Bir partinin tarihsel bir anda gösterebileceği tüm cesareti, devrimci ileri görüşlülüğü ve tutarlılığı, Lenin, Troçki ve diğer yoldaşlar en iyi şekilde sergilediler."
  • “gerici politikaların taşıyıcıları 'halk' olmadı, sadece ken­di ülkelerinin işçi sınıfına da büyük bir düşmanlık besleyen burjuvalar ve küçük burjuvalar 'ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını' karşı-devrimci sınıf politikalarının bir aracı haline getirdiler.”
  • “ya karşı devrimin zaferi ya da proletarya diktatörlüğü.”

--reklam--

Rus Devrimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Devrim bilincine kattıkların için sana minnet borçluyuz!: Herkese merhaba ve keyifli okumalar. Bugün Rosa Luxemburg'u ve ''Rus Devrimi'' kitabını inceleyeceğiz. Kitabı incelemeye başlamadan önce isterseniz biraz Luxemburg'u tanıyalım.Evet Rosa Luxemburg kimdir? '' 5 Mart 1871 ila.15 Ocak 1919 yılları arasında yaşamış olan Polonya doğumlu Alman Marksist politika teorisyeni, filozof ve devrimcidir. Genç yaşlarında sosyalizmle tanışmış ve dönemin solcu gruplarında yer almıştır. Daha 18 yaşındayken içinde bulunduğu gruplar ve politik görüşü yüzünden İsviçre’ye kaçmak zorunda kalmıştır. 1889’da Zürih Üniversitesine girip burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimi görmüş, hayatında büyük etki bırakacak isimlerle de bu okulda tanışmıştır. 1890 yılında Bismarck’ın sosyal demokrasiyi yasaklayan kanunun lağvedilmesi ardından, sosyalist parlamentoya giren Luxemburg, dönemin sosyal demokratlarının devrimci uçtan uzaklaşması üzerine parlamentoda daha etkin olabilmek için çalışmalar yürütmüştür. Bu uzaklaşma, Rosa Luxemburg’un da dahil olduğu devrimci görüş çizgisindekileri rahatsız etmiştir. Bu sırada Zürih’te öğrenim görmeye devam eden Rosa 1898 yılında doktorasını tamamlamıştır. Özgür bir Polonya için çalışmalarına devam eden Rosa’nın kafasındaki tabloda Almanya, Avusturya ve Rusya’da devrim gerçekleştiği taktirde Polonya özgür olabilecektir. Bu tablo milliyetçi bir çizgi çizen Polonyalı sosyalist grupların ve Polonya Sosyalist Partisi’nin ondan daha da uzaklaşmasına neden olmuştur. Daha sonra bu görüşleri Rus sosyalist çevrelerle de ilişkisinin bozulmasına yol açacaktır. SPD’nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aktif bir üyesi olmuştur. 1900 yılına gelindiğinde Luxemburg’un fikirleri tüm Avrupa’da sosyalist çevrelerde büyük yankı uyandırmakta, yazdığı makaleler ilgi görmektedir. Özellikle Eduard Bernstein’in düşüncelerine getirdiği eleştiriler ile öne çıkan Rosa, Alman militarizminin yükselen değer olmasından ziyadesiyle rahatsız olmuştur ve bu konuda partiyle de ters düşmüştür. 1904 ile 1906 yılları arasında siyasi faaliyetleri ve görüşleri nedeniyle üç kez hapse girmiştir. Aldığı hapis cezaları onu yıldırmamış, faaliyetlerine devam etmiştir. SPD’nin eğitim merkezlerinde ekonomi ve Marksizm öğretmeye başlamıştır. Savaşın başlamasıyla esen milliyetçi rüzgar SPD’nin de milliyetçi eğilime yönelmesine neden olmuştur. Bu Luxemburg’un fikirleri ile tamamen tezatlık oluşturmuştur ve bu sebeple Rosa partiyle olan tüm ilişkisini kesmiştir. 5 Ağustos 1914’de Karl Liebknecht ile beraber Internationale grubunu kurmuştur. 1 Ocak 1916’da grubun adı Spartaküs Birliği (Spartakistler – Almanca Spartakusbund) olmuştur. Grubun devlete karşıt tutumu yüzünden 28 Haziran 1916’da Luxemburg hapis cezasına çarptırılmıştır. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme almıştır. Özellikle Rus devrimi üzerine yazdıkları ve Bolşeviklere getirdiği eleştiriler çarpıcıdır. 1918 Kasım’ında Luxemburg hapisten çıkmıştır. Faaliyetlerine devam etmiş ve Liebknecht ile birlikte Alman Komünist Parti’sini kurmuştur. 15 Ocak 1919’da Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht ve Wilhelm Pieck, Freikorps tarafından tutuklanmışlardır, Pieck kaçmayı başarırken Luxemburg ile Liebknecht yedikleri darbelerle bilinçlerini kaybetmişlerdir. Aynı gün, Luxemburg ölene kadar dövülmüş ve ölü vücudu nehre atılmış, Liebknecht de başından yediği kurşunlarla öldürülmüştür.'' Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM) https://www.felsefe.gen.tr/ Luxemburg'un siyasi yönelimlerini ve Marsist yaklaşımlar için giriştiği mücadeleyi kısaca aktardığımıza göre, kitap hakkında konuşabiliriz. Kitabın tanıtım bülteninde de yer aldığı üzere; ''Rosa Luxemburg, Rus Bolşevikleriyle güçlü polemiklere girişen Marksistler arasında Sovyet iktidarına dost kalmayı becerebilmiş ender devrimcilerdendir. 1919'daki erken ve trajik ölümü nedeniyle son haline getiremediği bu önemli notlarda da görüldüğü gibi Rosa, Rus Devrimi'ni değişik yönlerden ele alıyor, Bolşevik deneyin evrensele nasıl taşınacağı sorusuna yanıt arıyor ve gelişmiş kapitalist ülkelerde devrimci mücadelenin Rusya'dakinden farklılaşacağı noktalar üzerinde duruyordu. Rusya ile Almanya arasındaki ayrımları abarttığı oranda Ekim Devrimi'ni anlamakta zorluk çeken ama bir dizi başlıkta da bu devrimi en iyi anlayanlardan biri olan bu büyük düşünür ve eylemci'', hapishanede olduğu dönemlerde ''devrim notları'' kaleme alıyor. Yazdıklarının bir çoğunu tasnif edip düzenleyemeden ya da elimize ulaşan notlarından bir çoğu tahrip edilerek günümüze ulaşıyor. Leninle ve Bolşeviklerle görüş ayrılığına düşerken,Ekim devrimine ve proleter diktatörlüğüne sahip çıkmaktan da vazgeçmiyor.Birçok kaynağı taradım ve gerekli materyallere ulaşamadım,onun için Leninle ve Bolşeviklerle görüş ayrılığına sebep olan ve onu SSCB sosyalist çizgisinden ayıran temel noktaların cevabını,altını çizdiğim ve önemli gördüğüm cümleler üzerinden yoklamak istiyorum! Ekim Devrimi'ni nasıl savunduğunu ama savunduğu devrimin eksiklerini nasıl dile getirip Lenin'le Kaustky ile ters düştüğüne bakalım. Kautsky,proleterya diktatörlüğü adını taşıyan küçük ama önemli eserinde Rusya'daki koşulların sosyalist devrim ve sosyalizm için olgunlaşmamış olduğunu kanıtlamaya çalışmaktadır.(s.8) Luxemburg'un Kautsky'e cevabı: ''bu hamarat adamın(Kautsky'nin)1.Dünya Savaşı'nın dört yılı boyunca yılmadan yürüttüğü sakin ve düzemli bir yazılı üretimle sosyalizmin dokusunda nasıl delikler açtığını gözlemlemek de şaşırtıcıdır.''(s.8) Rus Devrimi konusunda sözünü sakınmayan bir eleştirel bakışa sahip olmakla birlikte,1905 Burjuva Devrimi'nden başlayarak,Menşevikler ile Sosyalist Devrimcilere karşı çıkmış,işçi sınıfının iktidara yürümesini öneren ve öngören Bolşeviklerden yana olan yazarın,dünya tarihinin ilk proleterya devrimi(Ekim Devrimi) hakkında ne düşündüğüne bakalım. ''eleştirmekten kaçınan savunmacı yaklaşımlar değil;sadece derinlemesine yapılmış ve üzerinde düşünülmüş eleştiriler,deneyimlerin ve derslerin bize sağladığı hazineyi su yüzüne çıkarabilir. Dünya tarihinin ilk proletarya diktatörlüğü üzerine düşünürken,(düşünebilecek en ağır koşullarda,emperyalist kırımın dünya çapında yarattığı yangının ve kaosun ortasında,Avrupa'nın en gerici askeri gücünün cenderesinde sıkışmış halde ve dünya işçi sınıfının en açık yenilgisini yaşadığı bir sırada) böylesine anormal koşullarda yaşanan bir proletarya diktatörlüğü deneyiminde yapılanların ve yapılmayanların hepsinin,mükemelliğin doruğuna ulaştığını sanmak safdillik olur. '' Yani Ekim Devrimi'ni destekliyor,devrimden sonraki süreci eksik buluyor diyebiliriz. Lenin'e ve Trotskiy'e dair neler söylemiş,ona bakalım. ''Lenin ve Trotskiy'in teorilerinde yanlış olan Kautsky'in yaptığı gibi devrimi ve diktatörlüğü birbirine karşıt olarak düşünmeleridir.Bolşevikler de Kautsky de meseleyi ''Diktatörlük ya da demokrasi'' şekl,inde ele alıyorlardı.Kaustky doğal olarak ''demokrasiyi,yani burjuva demokrasisini'' yeğler; çünkü demokrasiyi sosyalist devrimin alternatifi olarak kabul etmektedir.Lenin ve Trotskiy ise,demokrasi yerine diktatörlükten yana tavır koyarlar; ancak bu da burjuva model bir diktatörlüktür,yani bir avuç insanın diktatörlüğüdür.Görüldüğü gibi, iki taraf iki ayrı kutupta bulunuyor ancak, gerçek sosyalist politikaya aynı oranda uzak durduklarını söylemeliyiz!( Luxemburg sosyalist devrimi savunurken sosyalizm diktatörlüğü ve demokrasi anlayışını eleştiriyor fakat yeni bir anlayış da ortaya koyamıyor maalesef! Toprak reformuna dair eleştirilerine bakalım. ''Lenin ve arkadaşlarının kısa ve kesin sloganına göre, topraklara el koyunuz' Toprakların ele geçirilmesi,büyük toprak sahipliğinin birden bire ve kaotik bir biçimde küçük köylülerin toprak sahipliğine dönüşmesine neden olacaktı.Bu durumda ortaya çıkan toplumsal mülkiyet değil özel mülkiyetin başka bir biçimi,yani büyük mülklerin orta ve büyük mülkler halinde bölünmesi veya görece gelişmiş büyük ölçekli üretimin firavunlar zamanından kalma teknik araçlar kullanılan ilkel küçük işletmelere bölünmesidir.'' Lenin'e dair bu eleştirileri okurken Luxemburg'a katıldığım söylenemez.Sistem değişiyor ve toparlanana ve ciddi üretim döngüsüne geçene kadar,başta topraklar olmak üzere sonradan kamu malı kabul edilecek bütün özel mülkiyet malları direkt toplum malı sayılırsa, insanlar nasıl geçinecek ki? Yavaş yavaş toplumsallaşma,düzelene kadar herkesin özel mülkiyetinden üretmesi,güçlendikten sonra bütün özel mülkiyetlerin toplumsallaşması daha mantıklı değil mi? Lenin'i oy hakkı politikasını eleştirirken söyledikleri; ''Sovyet hükümetinin çözdüğü oy hakkı sorunu.Bolşeviklerin oy hakkı meselesine pratikte nasıl bir önem verdikleri açık bir biçimde anlaşılmıyor.Lenin ve Trotskiy'nin demokratik kurumlara ilşkin eleştirilerinden evrensel oy hakkına dayalı halk temsiliyetinin ilkesel olarak reddedildiği,kendilerini sadece sovyetlere dayandırmak istedikleri ortaya çıkıyor.Bu durumda neden genel oy hakkı sisteminin öngörüldüğü gerçekten açık değil.Sovyet hükümeti tarafından tanınan oy hakkı burjuva-kapitalist toplumdan sosyalist topluma geçiş aşaması için,yani proleterya diktatörlüğü için düzenlenmiştir.Fakat Lenin ve Trotskiy'nin ortaya koyduğu bu diktatörlük yorumunda oy hakkı sadece kendi emeğiyle geçinenlere tanınır,toplumun geri kalanı ise bu haktan yararlanamaz. Şu an Rusya'daki durum bu mudur?'' Evet,gördüğünüz üzere Luxemburg;başta 1905 Rus devrimi,1917 Ekim Devrimi olmak üzere bütün devrimlere destek vermiş fakat menşeviklerin yanında olmadan bolşevikleri, karşı devrimci safta olmadan Lenin'i,Trotskiy'i eleştirmiş, sözünü sakınmaz bir devrimcidir. Fikirlerine katılırız yahut katılmayız ama devrimci tezler için ortaya attıklarıyla,SSCB ve bütün sosyal demokrat ülkeler için sunduğu gelişim ve değişim reçeteleriyle ve bana kalırsa en önemlisi gölge değil birey olarak kalmak istemesiyle dünya devrim tarihinde isminin saygıyla anılmasını sağlamıştır... (Furkan Güreci)

Ekim devrimi 1905-07 devrim çabasının bir devamıdır. Mart 1917 devrimi zorbalığa, burjuvaziye, sınıfsallığa karşı yapılmış ve halkın egemenliğinin-proleterya diktatörlüğü- devrimidir. Bu devrim Rusya'da başlamış ama Rusya'da sürdürülemez. Bolşevizm her yerdedir. Rus Devrimi'ni gerçekleştirenlerin önündeki en büyük engeller devrim sırasında verdikleri savaş değildi. Onlar en büyük hendeği Sosyalist devletin kurulması ile başlıyordu. Çünkü içten ve dıştan gelen karşıdevrim savunucuları hem devrime iyice yerleşmek hem de devrimi yok etmek niyetindelerdi. Bu bağlamda Lenin ve arkadaşlarının verdikleri mücadele ellerinden gelen en iyi mücadeledir. Seçim hakkı, kendi kaderini tayin hakkı gibi kararlatın getirdiği olumsuz sonuçlar devrim liderlerinin yetersiz düşünüşlerinden değil, devrime uyum sağlamak istemeyen köylü sınıfı ile karşıdevrim tarafında kalmayı seçenlerin kara eylemleridir. (Sîdar Ronahî)

Sadece hükümeti destekleyenlere, sadece bir partinin üyelerine -sayıları ne kadar çok olursa olsun- sağlanan özgürlük, özgürlük değildir. Özgürlük her zaman ve istisnasız, farklı düşünene tanındığında ösgürlüktür. Sadece fanatik "adalet" kavramı nedeniyle değil, siyasal özgürlükte aydınlatıcı, sağlıklı ve arıtıcı olan her şey bu temel özelliğe bağlı olduğu için ve "özgürlük" özel bir ayrıcalık haline gelince etkisi sönümleneceği için bu böyledir. (Aylin Dereliler)

--reklam--

Rus Devrimi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Rosa Luxemburg - Rus Devrimi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rus Devrimi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Rosa Luxemburg Kimdir?

Polonyalı Marksist, filozof, ekonomist, savaş karşıtı aktivist ve devrimci sosyalistti. 28 yaşında Alman vatandaşı oldu.

1871 yılının (bazı kaynaklara göre 1870) 5 Mart'ında Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Polonya'da doğdu. Daha genç yaşlarında sosyalizmle tanıştı ve dönemin solcu gruplarında yer aldı. Daha 18 yaşındayken içinde bulunduğu gruplar ve politik görüşü yüzünden İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldı. 1889'da Zürih Üniversitesi'ne girdi. Burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimi gördü, hayatında büyük etki bırakacak isimlerle tanıştı.

1890 yılında Bismarck'ın sosyal demokrasiyi yasaklayan kanunun lağvedilmesi ardından, sosyalist parlamentoya girdi. Parlamentoya giriş, dönemin sosyal demokratlarının devrimci uçtan uzaklaşmasına ve parlamentoda daha etkin olabilmek için çalışmasına neden oldu. Bu, Rosa Luxemburg'un da dahil olduğu devrimci görüş çizgisindekileri rahatsız etmekteydi. Bu sırada Zürih'te öğrenim görmeye devam eden Rosa 1898 yılında doktorasını tamamladı. Özgür bir Polonya için çalışmalarına devam etse de, onun kafasındaki tabloda Almanya, Avusturya ve Rusya'da devrim gerçekleştiği takdirde Polonya özgür olabilirdi. Bu tablo milliyetçi bir çizgi çizen Polonyalı sosyalist grupların ve Polonya Sosyalist Partisi'nin ondan daha da uzaklaşmasına neden oldu. Daha sonra bu görüşleri Rus sosyalist çevrelerle de ilişkisinin bozulmasına yol açacaktı.

1898 yılında Gustav Lübeck ile evlenerek Berlin'e taşındı, Alman vatandaşlığı kazandı. SPD'nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aktif bir üyesi oldu. 1900 yılına gelindiğinde Luxemburg'un fikirleri tüm Avrupa'da sosyalist çevrelerde büyük yankı uyandırmakta, yazdığı makaleler ilgi görmekteydi. Özellikle Eduard Bernstein'in düşüncelerine getirdiği eleştiriler ile öne çıkıyordu. Alman militarizminin yükselen değer olması Luxemburg'u ziyadesiyle rahatsız ediyordu, bu konuda partiyle de ters düşmüştü. 1904 ile 1906 yılları arasında siyasi faaliyetleri ve görüşleri nedeniyle üç kez hapse girdi. Aldığı hapis cezaları onu yıldırmadı, faaliyetlerine devam etti. SPD'nin eğitim merkezlerinde Ekonomi ve Marksizm öğretmeye başladı.

Savaşın başlamasıyla esen milliyetçi rüzgâr SPD'nin de milliyetçi eğilime yönelmesine neden oldu, ki bu Luxemburg'un fikirleri ile tamamen tezatlık oluşturuyordu bu sebeple partiyle olan tüm ilişkisini kesti. 5 Ağustos 1914'te Karl Liebknecht ile beraber Internationale grubunu kurdu. 1 Ocak 1916'da grubun adı Spartaküs Birliği (Spartakistler - Almanca Spartakusbund) oldu. Luxemburg, Bolşevik önder Lenin'in I.Dünya Savaşı'na karşı çıkmasını destekleyerek tüm halkların emperyalist hükümetlerine kaşı mücadele etmesi gerektiğini savundu. Almanya'da Grubun devlete karşıt tutumu yüzünden 28 Haziran 1916'da Luxemburg hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme aldı. Özellikle Rus devrimi üzerine yazdıkları ve Bolşeviklere getirdiği eleştiriler çarpıcıdır.

1918 Kasım'ında Luxemburg hapisten çıktı. Faaliyetlerine devam etti ve Liebknecht ile birlikte Alman Komünist Parti'sini kurdu. 15 Ocak 1919'da Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht ve Wilhelm Pieck, Freikorps tarafından tutuklandılar, Pieck kaçmayı başarırken Luxemburg ile Liebknecht yedikleri darbelerle bilinçlerini kaybettiler. Berlin, 15 Ocak 1919 gecesi. Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht, tutuldukları Eden otelinden çıkarıldılar. , Luxemburg, er Otto Runge tarafından tüfeğini dipçiği ile başına vuruldu, arabaya taşındı. Araç Landwehr kanalına doğru yola çıktı, ardından Teğmen Kurt Vogel ya da Teğmen Hermann Souchon tarafından başından vuruldu. Cesedi Berlin'in Landwehr Kanalına bir köprüden atılmıştı. Liebknecht ise Tiergarten'de vuruldu, cesedi isimsiz olarak morga getirildi ve ölü vücudu nehre atılmış Liebknecht de başından yediği kurşunlarla öldürülmüştü.

Eserleri

Gesammelte Werke ("Toplu Çalışmaları"), 5 cilt, Berlin 1970-1975.

Gesammelte Briefe ("Toplu Mektupları"), 6 cilt, Berlin 1982-1997.

Politische Schriften ("Politik Yazıları"), 3 cilt, Frankfurt am Main 1966.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Rosa_Luxemburg

--reklam--

Rosa Luxemburg Kitapları - Eserleri

  • Sevgiliye Mektuplar
  • Rus Devrimi
  • Hapishane Mektupları
  • Türkiye Üzerine Yazılar
  • Rosa Luxemburg Kitabı
  • İktisat Nedir?
  • Ulusal Sorun
  • Sermaye Birikimi
  • Spartakistler Ne İstiyor?
  • Sosyal Reform mu Devrim mi?
  • Tolstoy'un Yolu
  • Siyasal Yazılar
  • Grevler, Sendikalar, Partiler
  • Toplumsal Reform ya da Devrim & Kitle Grevi, Parti ve Sendikalar & Teori ve Pratik
  • Devrimin Güncelliği & Lenin'le Tartışmalar & Örgütlenme ve Demokrasi
  • Kitle Grevleri

--reklam--

Rosa Luxemburg Alıntıları - Sözleri

  • Daha şimdi­den baharın sevinci var içimde, yaşadıkça bı­kılmayan, tam tersine, her geçen yıl değeri öğ­renilen, sevilen biricik şey bahar zaten. (Hapishane Mektupları)
  • Kitleler karmaşık ve uzun vadeli düşüncelerle uğraşmazlar. (Türkiye Üzerine Yazılar)
  • neden insanlar başkalarının yazgısını saptama gücüne sahip olsunlar? (Hapishane Mektupları)
  • Uzun yaşamındaki başarısının asıl kaynağı, aynı zamanda insan yaşamının "gerçeğini" aramakta gösterdiği yorulmak bilmez gayretleri ve bu yönde kurduğu hayallerdir. (Tolstoy'un Yolu)
  • İç pazar, kapitalist üretim açısından kapitalist pazardır; kendi ürünlerinin alıcısı ve kendi üretim unsurların kaynağı olması nedeniyle kapitalist üretimin kendisidir . Sermaye açısından dış pazar, kendi ürünlerini emen ve ona üretici mallar ve işgücü sunan, kapitalist olmayan toplumsal çevredir. (Sermaye Birikimi)
  • Bu savaşta, her zaferden ve her yenilgiden sonra emperyalizm ve onun uşağı militarizm yeniden orta ya çıkacaktır. Bunun sadece bir tek istisnası olabilir. Uluslararası proletaryanın devrimci müdahalesinin önceki hesapların hepsini alt üst etmesi. (Rosa Luxemburg Kitabı)
  • “Açık ki, bugün kendi kaderini tayin söylemi ve uluslararası sosyalizme en büyük tehditi oluşturan milliyetçi hareketler Rus Devrimi ve Brest görüşmeleriyle birlikte olağanüstü bir biçimde güç kazandılar.” (Rus Devrimi)
  • Bernsteincı kuram oportünizme bir zemin yaratmanın ilk ve aynı zamanda son çabasıydı. Son çaba çünkü, bernsteincı sistemde bilimsel sosyalizmi negatif yadsımada olduğu kadar, el altındaki bütün kuramsal karmaşanın pozitif olarak bir araya getirilmesinde o kadar ileri gitti ki, artık kendisine yapacak bir şey kalmadı. Bernsteincı kitap aracılığıyla oportünist kuram gelişimini (ve praksiste militarizm sorunundaki somurtkan tavrıyla) tamamladı, son sonuçlarını çıkardı. (Sosyal Reform mu Devrim mi?)
  • Okuyormusun?okumalisin,sana yalvaririm.insan akil ve sinir sistemini yalniz boyle koruya bilir (Rosa Luxemburg Kitabı)
  • Çok doğal : İngiliz sermayesinin Hint topluluklarına ekonomik destek sağlama ya da yaşamalarına yardımcı olma gibi bir amacı yoktu. Tam tersine, onları yoketmeye ve üretici güçlerinden yoksun bırakmaya çalışıyordu. Biri kimin gemlenmemiş hırsı, el koyma içgüdüsü, doğası gerekli konjonktürlerle» yaşar ve yarını düşünemez. Daha eski bir uygarlığın ekonomik anıtlarının değerini anlayabilecek kadar uzak görüşlü değildir . Son zamanlarda kapitalist girişimin ilerletilmesi için Nil'de büyük ölçekli bir baraj sistemi kurmakla görevlendirilen İngiliz mühendisleri , aptalca bir dargörüşlülüğün Hindistan'da çürümeye terkettiğine benzer bir eski sulama sisteminin izlerini harıl harıl aradılar. İngilizler ancak 1867 yılında , o yılki korkunç kıtlıkta yalnız Orissa bölgesinde bir milyon lruji ölüp, Parlamento dehşete düşüp olaym nedenlerini araştırmaya başladığında, kendi elleriyle yarattikları soylu eserin sonuçlarının biraz farkına varmaya başladılar. (Sermaye Birikimi)
  • asgari programımızın önemsiz bir bölümünü gerçek, asıl asgari programımız haline getirirsek, o zaman bugün asgari program saydığımız şey, nihai hedef olur ve bizim gerçek nihai hedefimiz ise tamamen gerçeklik alanından koparılır ve fiilen “devrimci bir gevezeliğe” dönüşür. (Spartakistler Ne İstiyor?)
  • çok çok okuyun. insan zihnen de ilerlemeli. (Hapishane Mektupları)
  • Okumalısın, sana yalvarırım! Ciddi kitapları gündelik yaşamın bir parçası haline getirmenin değerini şimdi yeniden anlıyorum. İnsan aklını ve sinir sistemini ancak böyle koruyabiliyor. (Sevgiliye Mektuplar)
  • Pierre Loti bir harika, diğer eserleri henüz okuyamadım. 05.08.1916 (Hapishane Mektupları)
  • Amerikan mali politikasındaki bu ani değişiklik, parlamentonun utanmazca çürümesi, büyük iş çevrelerinin hırsını dayurabilmek için seçimlerin, yasamanın ve basının açıkıça ve insafsızca kullanılması çağını açtı. insanlığı «kölelik lekesinden kurtarmak için verilen «soylu savaş» sonrasında toplumsal yaşanun sloganı «enrichissez-vouz» "' oldu. Zenci kurtarıcısı Yankee , borsada çılgınca spekülasyonla servet yığınaya yöneldi ; Kongrede kendini kamu topraklarıyla donattı ; gümrükler ve vergilerle, tekellerle , sahte hisselerle ve kamu fonlarını çalarak zenginleşti. Sanayi gelişti. Küçük ya da orta çiftçinin hemen hiç paraya gerek duymadığı, buğday yedeklerini olgunlaştıkça harmanlayıp paraya çevirebileceği günler geride kalmıştı . Şimdi , vergilerini ödeyebilmek için sürekli olarak para, hem de çok para gereksinmesi içindeydi . Ürününün bütününü hemen satmaya ve gereksinmelerini hazır mal halinde imalatçılar dan almaya zorlanıyordu (Sermaye Birikimi)
  • "Okuyor musun ? Okumalısın, sana yalvarırım ! İnsan aklını ve sinir sistemini ancak böyle koruyabiliyor." (Rosa Luxemburg Kitabı)
  • "Özgür insan, başka türlü karar verme imkanı olan insandır." (Rosa Luxemburg Kitabı)
  • Sınıflı toplumun kaba gerçekliğinin ortasında, sınıf çatışması en uç noktaya ulaşacak kadar keskinleştiğinde, kendi kaderini tayin hakkı burjuva sınıf iktidarının bir aracına dönüştürülüyor. (Rus Devrimi)
  • “gerici politikaların taşıyıcıları 'halk' olmadı, sadece ken­di ülkelerinin işçi sınıfına da büyük bir düşmanlık besleyen burjuvalar ve küçük burjuvalar 'ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını' karşı-devrimci sınıf politikalarının bir aracı haline getirdiler.” (Rus Devrimi)
  • "Bir partinin tarihsel bir anda gösterebileceği tüm cesareti, devrimci ileri görüşlülüğü ve tutarlılığı, Lenin, Troçki ve diğer yoldaşlar en iyi şekilde sergilediler." (Rus Devrimi)