Kitap Künyesi
Yazar: Vladimir Nabokov
Çevirmen: Fatih Özgüven
Çevirmen: Yiğit Yavuz
Çevirmen: Ayşe Nihal Akbulut
Orijinal Adı: Lectures on Russian Literature
Yayın Evi: İletişim Yayınevi
İSBN: 9789750511448
Sayfa Sayısı: 423
--reklam--
Rus Edebiyatı Dersleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Amerika'da çeşitli okullarda verdiği Rus edebiyatı derslerinin bir
dökümü niteliğindeki bu kitapta Nabokov, 19. yüzyılın en büyük
addedilen Rus yazarları "Çehov, Dostoyevski, Tolstoy, Turgenyev, Gorki, Gogol" üzerine konuşurken, romanlarındaki sıra dışı üslubundan yine ödün vermiyor. Nabokov, parlak zihin oyunlarını bu defa da Rus romanlarını didiklemek için kullanıyor.
"Rus eleştirmenleri Çehov'un üslubunun, kelime seçiminin vesaire, sözgelimi Gogol'ü, Flaubert'i ya da Henry James'i meşgul eden sanatsal kaygıların hiçbirini açığa vurmadığını belirtirler. Lûgati fakirdir, söz bileşimleri alelade sayılır - gümüş tepside sunulan cafcaflı paragraflar, lezzetli fiiller, turfanda sıfatlar, nane likörü gibi lakaplar yabancıdır ona. Gogol gibi bir söz mucidi değildir. Çehov; günlük giysileri içinde gider partilere.
Böylece Çehov, bir yazarın söz tekniğinde fevkalade bir canlılık
bulunmadan veya cümlelerini eğip bükmeye fevkalade önem
vermeden de mükemmel bir sanatçı olabileceğinin iyi bir örneğini teşkil eder."
--reklam--
Rus Edebiyatı Dersleri Alıntıları - Sözleri
- Bildiğimiz üzere Dostoyevski büyük bir hakikat arayıcısı, ruh hastalıkları konusunda bir dahidir; ama onun Tolstoy, Puşkin, Çehov gibi büyük bir yazar olmadığını da biliyoruz.
- "Duygusal" ile "duyarlı"yı ayırt etmemiz lazım. Duygusal biri boş zamanlarında gayet gaddar olabilir. Oysa duyarlı biri asla zalim değildir. İlerlemeci bir fikirden bahsederken ağlayabilen duygusal Rosseau, öz çocuklarını çeşitli düşkün evlerine dağıtmış ve hiç de içi sızlamamıştır. Duygusal bir ihtiyar kadın, papağanını şımartırken yeğenini zehirleyebilir. Duygusal politikacılar Anneler Günü'nü unutmazken, hasımlarını acımasızca ortadan kaldırabilir. Stalin bebeklere bayılırmış. Lenin operada, bilhassa Traviata'da ağlarmış. Bir asır boyunca yazarlar yoksulların basit hayatını methetmişlerdir, vs. Unutmayın ki duygusallıktan ve bu kapsamda Richardson'dan, Rousseau'dan, Dostoyevski'den bahsederken, aşina olduğumuz duyguların, okurda otomatik olarak geleneksel acıma duygusunu uyandırmak amacıyla sanat dışı biçimde abartılmasını kastediyoruz.
- 'Duygusal' ile 'duyarlı'yı ayırt etmemiz lâzım. Duygusal biri boş zamanlarında gayet gaddar olabilir. Oysa duyarlı biri asla zâlim değildir. İlerlemeci bir fikirden bahsederken ağlayabilen duygusal Rousseau, öz çocuklarını çeşitli düşkünevlerine dağıtmış ve hiç de içi sızlamamıştır. Duygusal bir ihtiyar kadın, papağanını şımartırken yeğenini zehirleyebilir. Duygusal politikacılar Anneler Günü'nü unutmazken, hasımlarını acımasızca ortadan kaldırabilir. Stalin bebeklere bayılırmış. Lenin operada, bilhassa Traviata'da ağlarmış.
- Yeni tanıştığı radikal gazeteci ve hikâye yazarı Korolenko'ya, "Hikayelerimi nasıl yazarım biliyor musunuz?' demişti.'İşte şöyle!" "Masasına baktı," diyor Korolenko, "gözüne çarpan ilk nesneyi alıp -kül tablasıydı bu- önüme koydu ve şöyle dedi: 'İstiyorsan, yarın bir hikayen olacak. Kül Tablası isminde'."
- On dokuz yaşında kendini öldürmeyi denedi. Yarası tehlikeliydi ama iyileşti. Cebinde bulunan not şöyle başlıyordu: "Ölümümden, kalbin diş ağrısını keşfeden Alman şair Heine sorumludır..."
- Tolstoy, düzyazıda Rusların en büyük yazarıdır. Öncülleri Puşkin ve Lermontov'u bir yana bırakırsak Rus düzyazısının en büyük sanatçılarını şöyle sıralayabiliriz: bir, Tolstoy; iki, Gogol; üç Çehov; dört Turgenyev.* Bu biraz öğrencilere not vermek gibi bir şey; herhalde Dostoyevski ile Saltikov da, aldıkları kötü notları konuşmak için kapımda bekleşiyorlardır. *Turgenyev okurken Turgenyev okuduğunuzu bilirsiniz. Tolstoy okurken, elinizden bırakamadığınız için okursunuz.
- Sosyalizm ve Batı liberalizmi, Dostoyevski'nin gözünde Batı'nın kirliliğinin ve Slavik, Yunan-Katolik bir dünyanın yıkımına yönelik şeytani günahların tecessümüydü.
- 'Aşk yalnızca cinsel olamaz, çünkü o zaman bencilcedir ve bencilce olduğu için de yaratmaz, yıkar.''
- Dostoyevski'nin zevksizliği, Freud öncesi kompleksler içinde çekilen acılarla tekdüze biçimde uğraşması, insan vakarının trajik bahtsızlıkları içinde yuvarlanıp durması - bütün bunları takdir etmek zordur.
- Fakat Gogol'ü okuduktan sonra insanın gözleri Gogolleşebilir ve en umulmadık yerlerde, onun dünyasından parçalar görebilir. Çok sayıda ülkeye gittim; tesadüf ettiğim, Gogol'ü hiç duymamış bazı kişilerin tutkulu düşlerini, Akaki Akakiyeviç'in paltosuna benzer şeyler süslüyordu.
- Kitaplar kızlardan çok daha uzun ömürlüdür.
- Dostoyevski Sibirya'daki dört esaret yılını, katiller ve hırsızlarla birlikte geçirdi; sıradan mahkumlarla politik mahkumlar arasında hiçbir fark gözetilmiyordu. Bu yılları Ölüler Evinden Anılar (1862) kİtabında betimledi.
- Nasıl ki yetenekli yazarların evrensel ailesi ulusal bariyerlerleri tanımıyorsa, yetenekli okur da zaman ve mekan yasalarından bağımsız, evrensel bir figürdür. Sanatçıyı tekrar ve tekrar impa ratorlar, diktatörler, rahipler, püritenler, kör cahiller, siyasi ah lakçılar, polisler, postane müdürleri ve bilgiçler eliyle yok edil mekten tekrar ve tekrar kurtaran kardeşleri, üstün okurdur. Bu takdire şayan okuru tanımlayayım size. Hiçbir vicdan yönetici si, hiçbir kitap kulübü onun ruhunu denetleyemez. Onun bir edebiyat eserine yaklaşımı, vasat okurun kendisini şu ya da bu karakterle özdeşleştirmesine ve "betimlemeleri atlamasına" yol açan gençlik heyecanlarından azadedir. Bu iyi, bu takdire şayan okur kitaptaki kız ya da oğlanla değil, kitabı ortaya çıkaran zihinle özdeşleşir. Takdire şayan okur bir Rus romanında Rus ya'yla ilgili bilgiler aramaz; çünkü Tolstoy ya da Çehov'un Rus yası'nın, tarihteki Rusya değil, bireysel dehanın hayal edip ya rattığı özel bir dünya olduğunu bilir. Takdire şayan okur genel fikirlerle ilgilenmez; özel bir imgelemin peşindedir. Bir kitabı sevmesi, ona grupla iyi geçinmeyi öğrettiği için değildir (ilerlemeci ekolün şeytani klişesidir bu); kitabı sever, çünkü met nin her bir aynntısını özümseyip anlamış, yazann vermek iste diği hazzı tatmış, içi baştan ayağa ışıl ışıl olmuş, örsünde hayal ler döven usta demircinin, sihirbazın, sanatçının büyülü betim lemelerine bakıp heyecanlanmıştır.
- On dokuz yaşında kendini öldürmeyi denedi.Yarası tehlikeliydi ama iyileşti.Cebinde bulunan not şöyle başlıyordu:"Ölümümden, kalbin diş ağrısını keşfeden Alman şair Heine sorumludur."
- Bir ara hesap ettiğime göre, geçen asrın başından beri Rus düzyazı ve şiirinde üretilmiş eserler arasında en iyi kabul edilenler, yaklaşık olarak 23 bin kitap sayfası tutmaktadır. Fransız edebiyatının da İngiliz edebiyatının da bu kadarcık metin içinde ele alınamayacağı ortadadır.
--reklam--
Rus Edebiyatı Dersleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Rus Edebiyatı Dersleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Vladimir Nabokov - Rus Edebiyatı Dersleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rus Edebiyatı Dersleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Vladimir Nabokov Kimdir?
Vladimir Vladimiroviç Nabokov (22 Nisan 1899 – 2 Temmuz 1977) Rus asıllı ABD'li yazar. İlk eserlerini Rusça yazdı, uluslararası ününü İngilizce yazdığı romanlarla kazandı. En tanınmış eseri Stanley Kubrick ve Adrian Lyne tarafından filme de çekilen Lolita adlı romanıdır.
1899'da St. Petersburg'da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Özel eğitim gördü ve küçük yaşta İngilizce öğrendi. Bolşevikler iktidara geldiğinde aile Rusya'dan ayrılarak önce Londra, sonra Berlin'e gitti. Öğrenimini Cambridge Üniversitesi, Trinity College'de tamamladı. 1923 ile 1940 arasında anadilinde romanlar, hikâyeler, oyunlar, şiirler yazdı ve kuşağının seçkin Rus göçmen yazarlarından biri olarak ün kazandı. 1940 yılında karısı ve oğluyla ABD'ye göç etti ve 1941'den 1948'e kadar Wellesley College'de dersler verdi. 1955'te yayımlanan Lolita'nın dünya çapındaki başarısından sonra, 1959'da Cornell Üniversitesi Rus edebiyatı profesörlüğünden emekli olarak İsviçre'ye yerleşti. İngilizce ilk romanı olan The Real Life of Sebastian Knight'ı 1941'de yayımladı ve bu dili şaşırtıcı bir yaratıcılıkla kullanarak eserlerini İngilizce yazmaya devam etti.
Nabokov, 1977'de İsviçre'nin Montreux kentinde öldü. Yazarlığının yanı sıra, ünlü bir kelebek toplayıcısı ve satranç problemleri yaratıcısıdır.
--reklam--
Vladimir Nabokov Kitapları - Eserleri
- Lolita
- Göz
- Karanlıkta Kahkaha
- Maşenka
- Solgun Ateş
- Cinnet
- Lujin Savunması
- Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı
- Saydam Şeyler
- İnfaza Çağrı
- Pnin
- Edebiyat Dersleri
- Ada ya da Arzu
- Rus Edebiyatı Dersleri
- Konuş, Hafıza
- Bir Günbatımının Ayrıntıları
- Nikolay Gogol
- Rua, Dam, Vale
- İhtişam
- Yetenek
- Don Quijote Dersleri
- Çarpık Dünya
- Laura'nın Aslı
--reklam--
Vladimir Nabokov Alıntıları - Sözleri
- “Az insan tanıyor ve kimseyi de sevmiyordum.” (Göz)
- Yanlışlıklar, beceriksizlikler, arayışlar, düş kırıklıkları... besbelli bizimkine hizmet eden aşk meleği solak, kararsız, hayal gücünden yoksun biriydi. (Karanlıkta Kahkaha)
- 'Koca adamlar ağlamaz,' dedi. 'Arna ben daha büyümedim ki,' diye cevapladı adam (Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı)
- "Yarınlarımızı dünlerimizden gelen verilerle planlamak geleceğin en önemli özelliği olan var olmadığı gerçeğini göz ardı etmektir." (Çarpık Dünya)
- Bir yazarın işinin ülkesinin ahlakını düzeltmek, sokak kürsüsünün muazzam yüksekliğinden ulvi ideallere parmak basmak, ikinci sınıf kitapları çalakalem yazarak ilk yardım uygulamak olduğunu asla kabul edemem. (Edebiyat Dersleri)
- Sosyalizm ve Batı liberalizmi, Dostoyevski'nin gözünde Batı'nın kirliliğinin ve Slavik, Yunan-Katolik bir dünyanın yıkımına yönelik şeytani günahların tecessümüydü. (Rus Edebiyatı Dersleri)
- İnsanlar, kapkara bir yükle, sancıyan kocaman bir kamburla yaşamayı öğrenmişlerdir: Bu yük, “gerçeklik”in yalnızca bir “düş” olabileceği varsayımıdır. (Saydam Şeyler)
- "Hep düşünmüşümdür," dedi "İnsan acaba kimi daha iyi tanır: Beş saat aynı odada birlikte kaldığı birisini mi, yoksa bir ay boyunca her gün on dakika gördüğü birisini mi?" (Rua, Dam, Vale)
- "Benim alçakgönüllü imzam,bu seçkin topluluğun imzalarıyla samimiyet kurmamalı.Ben hiçbir şey değilim. " (Çarpık Dünya)
- Gözyaşları güzelliğini arttırmıştı. (Karanlıkta Kahkaha)
- Doktor Lujin'e Dostoyevski'den herhangi bir şey verilmesini yasakladı, zira Dostoyevski, doktorun deyimiyle, çağdaş insanın ruhunda baskılı bir etki yaratıyordu, sanki korkunç bir aynaymış gibi. (Lujin Savunması)
- "..Bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz. Aslolan, zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir.." (Pnin)
- Fakat Gogol'ü okuduktan sonra insanın gözleri Gogolleşebilir ve en umulmadık yerlerde, onun dünyasından parçalar görebilir. (Nikolay Gogol)
- (...) tepedeki gökyüzü onun yıldızının parlamasını dört gözle beklemiyor muydu? (Karanlıkta Kahkaha)
- Ve birden çok çok uzaklarda, insanların tamamen farklı bir yaşam sürdükleri düşüncesi bir kuş gibi uçuyor beynimden. Onlar benim gibi, bir kereste ormanında, küçük bir çiftlikte tıkılıp kalmıyorlar. (Maşenka)
- Bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz. Aslolan, zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir. (Pnin)
- Var oluşumdan hiçbir şey anlamazdım, kendi kendimin bilincinde olmaktan vazgeçememe düşüncesi beni deli ederdi ve güvenle ve dikkatle küçük işleriyle meşgul olan o sade insanları kıskanırdım. (Göz)
- Tarihçilerin kesin ve doğru olmaları, taraf tutmamaları gerekir. Ne çıkarın, ne korkunun, ne hıncın, ne sevginin, tarihçiyi gerçekten saptırmaması gerekir. Gerçeğin kaynağı, tarihtir; zamana denk olan, olayları saklayıp koruyan, geçmişe tanıklık, şimdiki zamana örnek teşkil eden, geleceğin habercisi tarih. (Don Quijote Dersleri)
- ...edebi şaheserleri inceleyecekti. Bu onun, artık özgürce tadına varabileceği bir merakıydı. (Solgun Ateş)
- "... belirli bir görüntünün hatırası, belirli bir ânın özleminden ibarettir; ve evler, yollar, caddeler de, heyhat, seneler gibi uçup giderler." (Edebiyat Dersleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin