Kitap Künyesi

Yazar: Bertrand Russell

Çevirmen: Nilgün Aydoğan

Yayın Evi: Dost Kitabevi Yayınları

İSBN: 9789752981096

Sayfa Sayısı: 129

--reklam--

Russell'dan Seçme Yazılar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Russell'ın yazdığı hemen hemen tüm eserlerde ayrıntılı olarak işlenen temel konuların ve başlıca hareket noktalarının özlü makaleler halinde bir araya getirildiği bir seçki. Din, cinsellik, evlilik, siyaset, toplum, aile, sanat gibi genel başlıkların, Russell'ın mutlak bir gerçeklik arayışından bağışık ve analitik bakış açısıyla çözümlendiği bir derleme. Russell, filozofun kahin ve bilici gibi bir işlevi üstlenmekten ziyade, zamanın gerçeklerini tarihsel bir geri plan ve geleceğe dair olası içerimlemeler dahilinde irdeleyen bir gözlemci olması gerektiği yolundaki inancını burada bir araya gelen denemelerle kuvvetlendiriyor. Dünyaca tanınmış bir düşünürün yapıtından derlenmiş aykırı ve sarsıcı yazılar.

(Arka Kapak'tan)

--reklam--

Russell'dan Seçme Yazılar Alıntıları - Sözleri

  • "İnsanlığın iki tür ahlak anlayışı vardır; Biri sözünü edip uygulamadığımız; diğeri, uygulayıp sözünü etmediğimiz."
  • Tatlı bir yalan söylersen 10 kişi seni alkışlar, acı bir gerçek söylersen 8 kişi sana saldırır. Ama iki kişi sorgulamaya başlar. O iki kişiye selam olsun!..
  • 'İnsanlığın iki tür ahlak anlayışı vardır; Biri sözünü edip uygulamadığımız; diğeri,uygulayıp sözünü etmediğimiz.'
  • "İnsanlığın iki tür ahlak anlayışı vardır; biri sözünü edip uygulamadığımız; diğeri,uygulayıp sözünü etmediğimiz."
  • . 'Bana bak !..' insan kalbinin en temel arzularından biridir. ...
  • Pratikte, insanlar, içinde doğdukları toplumun kutsal kabul ettiği kitabı seçerler ve bu kitabın içinden de hoşlandıkları bölümleri benimser ve diğer bölümleri dikkate almazlar. Bir ara Incil’deki en etkili bölüm şuydu: ‘Bir cadının yaşamasına izin vermeyeceksin.’ Günümüzde insanlar bu bölümü üzüntü duymuyorlarsa bile en azından sessizlik içinde, okumadan geçiyorlar. Demek ki, kutsal bir kitabımız olsa bile kendi önyargılarımıza ne uyuyorsa onu seçiyoruz.
  • Düşmanlarımızdan nefret edenleri çok severiz ve eğer hiç düşmanımız olmasaydı sevmeye değer insan bulmakta güçlük çekerdik.
  • '' Cehalet kızgın bir demir gibi elimde olsaydı da, buz gibi suyun içine soksaydım ''
  • 1950’den bu yana insan denen canlı türü o zamana dek öğrendiklerinden çok daha fazla bilgi edinmiştir ama ataları ona hâlâ ilkel geçmişini anımsatır. Onun doymak bilmeyen istekleri sonunu hazırlayan aptallığının da abidesi mi olmalıdır?
  • Çok yakın bir geçmişe dek, dünya genelinde erkeklerin doğuştan kadınlardan daha zeki olduklarına inanılırdı; Spinoza gibi aydın bir adam bile bu konuda kadınlar aleyhine karar vermiştir. Beyaz erkekler kendi aralarında diğer ırklardan gelen erkeklerden, özellikle de siyahlardan daha üstün olduklarına inanırlar, Japonya'da ise sarının en üstün renk olduğu kabul edilir. Haiti'de İsa ile şeytanın heykellerini yaptıklarında İsa'yı siyah, şeytanı ise beyaz tasvir ederler. Aristoteles ve Platon, Yunanlıların barbarlara oranla doğuştan öyle üstün olduklarını düşünürlerdi ki kölelik dahi, efendi Yunanlı, köle ise barbar olduğu sürece doğru kabul edilirdi
  • Şayet politika bilimsel bir nitelik kazanacaksa ve bu durum sürekli bir şaşkınlık yaratmayacaksa, politik düşüncelerimizin insan davranışlarının özüne daha çok yaklaşması gerekmektedir. Açlığın sloganlar üzerindeki etkisi nedir? Adamın biri size demokrasi, bir diğeri de bir çuval buğday teklif ederse, buğdayı oy verme hakkına tercih etmeniz için açlığınızın hangi seviyeye erişmiş olması gerekir?
  • "Aşktan korkmak, yaşamdan korkmak demektir ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüşlerdir."
  • "Ben dine hastalık olarak bakıyorum. İnsan ırkı için adı konmamış bir sefaletin kaynağı..."

--reklam--

Russell'dan Seçme Yazılar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bazen hepsi de çalışkan, hepsi de akıllı, hiçbiri baskı yapmayan ve hiçbiri de baskı görmeyen, mutlu insanlarla dolu bir dünya hayal ederim. Ortak çıkarlarının, birbirleriyle rekabet ettikleri çıkarlar­dan kat kat fazla olduğunun bilincinde, insan aklı ve hayal gücünün mümkün kıldığı muhteşem fırsatlar için çabalayan insanlarla dolu bir dünya. İnsanlık tek bir ailedir ve hep birlikte ya mutlu oluruz ya da sefil. Küçük bir mutlu azınlığın, çoğunlukların çilesi üzerin­den geçindiği devirler geçmiştir artık. Sonsuza kadar geçmiştir. İnsanlar böyle bir duruma razı gelmeyeceklerdir ve sizin de arak komşunuzun mutluluğuna katlanmayı öğrenmeniz gerekmektedir. (Engin ksk)

--reklam--

Kitabın Yazarı Bertrand Russell Kimdir?

Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir.

Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir.

Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır.

İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_Russell

--reklam--

Bertrand Russell Kitapları - Eserleri

  • Mutlu Olma Sanatı
  • İnsanlığın Geleceği
  • Aylaklığa Övgü
  • Evlilik ve Ahlak
  • Neden Hıristiyan Değilim
  • Bolşevizm

--reklam--

  • Sorgulayan Denemeler
  • Russell'dan Seçme Yazılar
  • Rölativitenin A B C'si
  • Politik İdealler
  • Anlam ve Doğruluk Üzerine
  • Din ile Bilim
  • Mantıksal Atomculuk Felsefesi

--reklam--

  • Dış Dünya Üzerine Bilgimiz
  • İktidar
  • Felsefe Yazıları
  • Neye İnanıyorum
  • Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım
  • Eğitim Üzerine
  • Özgürlük Yolu

--reklam--

  • Etik, Toplum, Siyaset
  • Bilimsel Bakış
  • Eğitim ve Toplum Düzeni
  • Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri
  • Felsefe Yapma Sanatı
  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 1
  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2

--reklam--

  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 3
  • Sosyalizm
  • Varoluşçunun Bunalımı
  • Ana Hatlarıyla Felsefe
  • İkarus ya da Bilimin Geleceği
  • Dünya Görüşüm
  • Şeytan Banliyöde

--reklam--

  • Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları
  • Bolşevizmin Pratiği ve Teorisi
  • Cinsel İlişkilerin Tarihsel Evrimi
  • Vietnam'da Savaş Suçları
  • Felsefe Meseleleri
  • Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri
  • Düşünceler - Yetke ile Birey

--reklam--

  • Bilimden Beklediğimiz
  • Anılar
  • Yaşantım
  • Free Thought and Official Propaganda
  • Felsefe Sorunları
  • Mistisizm ve Mantık
  • Felsefede İlmi Metod

--reklam--

  • Hikayeler
  • The Basic Writings of Bertrand Russell
  • Bilimin Toplumsal İşlevi
  • Düşünceler
  • Bertrand Russel'dan Seçmeler
  • Denemeler
  • Human Knowledge: Its Scope and Limits

--reklam--

  • Felsefi Gelişimim
  • Dünyamızın Sorunları
  • Terbiyeye Dair
  • Yetke ve Birey
  • Endüstri Toplumunun Geleceği
  • An Outline Of Intellectual Rubbish
  • Mən Niyə Xristian Deyiləm

--reklam--

  • Human Society in Ethics and Politics

--reklam--

Bertrand Russell Alıntıları - Sözleri

  • We cannot enter into the minds of others to observe the thoughts and emotions which we infer from their behaviour. We must therefore accept analogy—in the sense in which it goes beyond experience—as an independent premiss of scientific knowledge, or else we must find some other equally effective principle. (Human Knowledge: Its Scope and Limits)
  • Ne kadar akıllıca olursa olsun, hiçbir kural, şefkatin ve düşünceli davranışın yerini tutamaz. (Aylaklığa Övgü)
  • Yemek yemeleri için zorlanan çocuklar yemekten tiksinir; öğrenmeleri için zorlanan çocuklar da bilgiden tiksinir. (Eğitim ve Toplum Düzeni)
  • "Kamuoyu, etkileyici nutuklarla ve basının etkisiyle büyük ölçüde devlet tarafından yaratılır. Zalim bir kamuoyu ise en az zalim yasalar kadar özgürlüğün düşmanıdır. Savaşmayı kabul etmeyen genç bir adam işten çıkarılırsa sokaklarda hakarete uğrar, dostları ona sırt çevirir ve önceleri ondan hoşlanan bir kadın tarafından küçümsenerek terk edilirse bunu ölüm cezası kadar katlanılmaz bulur." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
  • "...aslında en fazla eğitim görmüş olanlar çoğunlukla, zihinsel ve ruhsal yaşamları dumura uğramış, dürtüleri körelmiş ve yaşayan düşüncenin yerine sadece belirli mekanik beceriler edinmiş olanlardır." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
  • Başarı kazanan her devrim,otoriteyi sarsar ve toplumsal kohezyonu güçleştirir. (İktidar)

--reklam--

  • Tanrı’nın beni yarattığından ötürü neden övülmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyorum. (Şeytan Banliyöde)
  • Gerçekten de, bir şeyin hep belirli bir yerde olması kavramı, yeryüzündeki büyük nesnelerin çoğunun bereket ki hareketsiz oluşlarından gelmektedir. "Yer" fikri, sadece kaba bir pratik yaklaşıklıktır: mantıksal gereklilik değildir ve kesinleştirilemez. (Rölativitenin A B C'si)
  • "Başarı mutluluğun sadece bir öğesidir, diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse çok pahalıya mal olmuş demektir." (Anlam ve Doğruluk Üzerine)
  • Sadece fizikçilerin değil, ilahiyatçıların da modern fiziğin öne sürdüğü savlarda yeni bir şey bulmuş gibi görünmeleri de oldukça gariptir. Fizikçilerden ilahiyat tarihini bilmeleri belki de beklenemez ama ilahiyatçılar modern savların daha önceki zamanlarda da emsallerinin olduğunun farkında olmak zorundadır. Eddington'un özgür irade ve beyin ile ilgili savı, gördüğümüz üzere Descartes'ınkini andırmaktadır. Jeans'ın savı ise Platon ile Berkeley'inkinin bir bileşimidir ve fizik alanında adı geçen her iki filozofun da yaşadığı dönemde sahip olduğundan daha fazla geçerliliğe sahip değildir. (Bilimsel Bakış)
  • Tanıdığımız özellikte ya da nitelikte bir nesne olduğunu bildiğimizde, nesne üzerine betimsel bilgimiz vardır; başka bir deyişle sözkonusu özelliklerin ya da niteliklerin başkası değil, bir nesneye ilişkin olduğunu bildiğimizde, nesneyi tanıyalım tanımayalım, bu nesne üzerine betim ile bilgimiz vardır denilir. Fiziksel nesnelerle öteki akıl’lara ilişkin bilgimiz, salt betim ile bilgidir; ilgili betimler genellikle duyu verilerini ilgilendirenler türündedir. (Mistisizm ve Mantık)
  • Zihnin gelişmesi için de disipline ihtiyaç vardır; disiplinsiz zihin incelik kazanamaz. (Aylaklığa Övgü)
  • ''Sezgi sadece bir içgüdüden ibarettir.'' (Mistisizm ve Mantık)

--reklam--

  • Bir süre yabancı bir ülkede yaşamak kendi ülkemizin yoksun kaldığı kimi değerleri, üstünlükleri öğretir bize; ülkemiz hangi ülke olursa olsun bu bir gerçektir. (Düşünceler - Yetke ile Birey)
  • . Hayatın bir kısmı belki de en önemli kısmı bireysel dürtünün kendiliğinden eylemine bırakılmalıdır, çünkü her şeyin sistem olduğu yerde zihinsel ve ruhsal ölüm olacaktır. ... (Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri)
  • Yaşamla, şunsuz ya da bunsuz savaşamazsınız demek korkaklıktır. (Düşünceler)
  • İnsanoğlunu cinayetten, kundakçılıktan, yağmacılıktan ve dolandırıcılıktan ne alıkoyuyor sanıyorsun? Mantığın çelimsiz gücü bu derece büyük bir şeyi etkileyebilir mi zannediyorsun? Heyhat, korunaklı hayatında insan doğasının karanlık tarafını öğrenmedin. Nezaket ve iyiliğin insan yüreğinde doğal olarak geliştiğine inanıyorsun. (Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları)
  • Bizim doğru dürüst bir toplum düzenimiz yok. Çünkü, olsaydı, kadın erkek herkes yararlı yetilerini ortaya koyabilirdi. Günümüzün iyi okumuş kadınlar evlendikten sonra yetilerini geliştirmiyorlar. Ama bu, toplumsal düzenimizin bir sonucudur. (Düşünceler)
  • “Bırakın egemen sınıflar komünist devrimi korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Ama kazanacakları bir dünya var. Tüm ülkelerin işçileri, birleşin!” (Özgürlük Yolu)
  • Tanrı, diyor, adil değil, adalettir. (Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2)