Kitap Künyesi

Yazar: Salâh Birsel

Yayın Evi: Sel Yayıncılık

İSBN: 9789755705651

Sayfa Sayısı: 128

--reklam--

Rüştü Onur Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Zonguldaklı şair Rüştü Onur bir mektubunda "Ben ölecek adam değilim," dese de, arkasında kitaplaşmamış şiir, mektup, hikâye ve denemeler bırakarak 22 yaşında yaşama veda etti.

Salâh Birsel, çok önemsediği dostunun anısına şiirlerinin tamamına yakınını, mektuplarını, bazı hikâyeleri ile ölümünden sonra onun için yazılanları bir araya getirerek bu saygı kitabını hazırladı. Mektuplara yansıyan dostluklarla edebiyat tarihimizin önemli bir kesitini de yansıtan bu önemli kaynak aynı zamanda umutlarla dolu, 'yerel'den 'merkez'e uzanmaya çalışan, şiire vakfolunmuş bir yaşamın hazin hikâyesini de anlatmaktadır.

Bir şair yaşamıştı Zonguldak'ta

Adı Rüştü Onur'du

Bilseydi hatırlanacağını

Ölümünden sonra

Memnun olurdu.

-Behçet Necatigil-

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Rüştü Onur Alıntıları - Sözleri

  • “Hatıralar da dal istiyor Kuşlar gibi konacak”
  • "Hatıralar da dal istiyor Kuşlar gibi konacak."
  • Dilsiz değilim susamam Öyle ölüler gibi Bu güzel dünya ortasında.
  • Sen varken Yalnız değilim bu şehirde. Oturup konuşabiliyorum Hatta gezinebiliyorum Sokaklar boyunca. Ya sen olmasan...
  • Tanrım bitiremediğim bir türküyü Tamamlayacak mı bilmem ki serçeler...
  • Artık ben, Ne dost başı Ne düşman ayağı düşünebilirim.
  • Güzel olan yaşadığımızdır Bir gün öleceğimiz değil
  • Şu yıldızlar yok mu Bana düşündüren onlar Yolculuk etmeyi.
  • Tanrım açamadık içimizi Artık buluşmak mahşere kaldı.
  • Verin ellerinizi dostlar verin, Uzak limanlara gidiyor gemim. Verin ellerinizi dostlar verin, Renklerle sesleri örüyor mevsim.
  • Ne de olsa orada Doğmamış yıldızların şarkısını işiteceğim.
  • Neyim varsa Sana bırakmalıyım deniz Sende geçmeli mevsimlerim Sende çiçek açmalı ağaçlarım Sende yaşamalıyım deniz, Asi ve hür Sende ölmeliyim Bulutlara bakarak.
  • Benden zarar gelmez Kovanındaki arıya Yuvasındaki kuşa; Ben kendi halimde yaşarım Şapkamın altında.
  • Elimden gelse bütün bulutları, Yere indireceğim...

--reklam--

Rüştü Onur İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bir şair yaşamıştı Zonguldak'ta Adı Rüştü Onur'du Bilseydi hatırlanacağını Ölümünden sonra Memnun olurdu. Behçet Necatigil (Seher)

Yılmaz Erdoğan'ın Kelebeğin Rüyası filmiyle edebiyat morgundan çıkardığı iki şairden biri Rüştü Onur(diğeri Muzaffer Tayyip Uslu). Bu kitapta onun kimi yayınlanmış kimi mektuplardan alınmış yaşam dolu şiirlerine, iki öyküsüne, edebiyat üstüne birkaç yazısına ve şair dostlarıyla mektuplaşmalarına erişmemiz mümkün. Salah Birsel'in bu vefa ve özlem kokan çalışması "şapkasının altında yaşayan" şairi tanımamıza vesile oluyor. (Hüseyin T.)

Çok fazla tanınmayan, hatta edebiyatımızdaki yazarlar ve şairler tarafından bile öldükten sonra tanınmaya başlayan bir şair Rüştü Onur. Kısacık hayatına, yaşama sevincine dair şiirler sığdırmış, birkaç deneme yazmıştır. Bu kitapta şiirleri, arkadaşlarına yazdığı mektuplar ve ölümünden sonra hakkında yazılan yazılar yer almaktadır. En büyük hayali İstanbul'a gidip oraları keşfetmek olan Rüştü, arkasından büyük bir hüzün bırakarak İstanbul'da yaşama veda eder. Oysa yaşamayı çok seviyordu. Yakalandığı ince hastalık, onu 22 yaşında koparmıştı dünyasından. Sinemaya uyarlanan hikâyesi, Kelebeğin Rüyası adlı filmle bir nebze de olsa gün yüzüne çıkmıştır. Ahmet Hamdi akşamlarında seyrederdi İstanbul'dan gelen gemileri. (Raşit ÖZCAN)

--reklam--

Rüştü Onur PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Salâh Birsel - Rüştü Onur kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rüştü Onur PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Salâh Birsel Kimdir?

Salâh Birsel, 1919'da Balıkesir'de doğdu. İlk şiiri 1937'de Gündüz dergisinde çıktı. Günlüklerini 1950'de Beş Sanat dergisinde yayımlamaya başladı. Türk şiirinde özgün bir yer edinen Birsel daha çok aklın ve zekânın egemenliğini ön planda tutan, şairanelikten uzak, yergici şiirlere ağırlık verdi. Asıl ününü 1970'den sonra yayımladığı 1001 Gece Denemeleri ve Salâh Bey Tarihi olarak adlandırdığı dizi kitapları ve günlükleriyle elde etti. Şair ve deneme yazarı Salâh Birsel 1999'da vefat etmiştir.

--reklam--

Salâh Birsel Kitapları - Eserleri

  • Dört Köşeli Üçgen
  • Kurutulmuş Felsefe Bahçesi
  • Boğaziçi Şıngır Mıngır
  • Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu
  • Paf ve Puf
  • Kahveler Kitabı
  • Varduman
  • Nezleli Karga
  • Şiir ve Cinayet
  • Rüştü Onur
  • Köçekçeler
  • Bir Zavallı Sarı At
  • Seçme Şiirler
  • Şişedeki Zenci
  • Amerikalı Tolstoy
  • Gandhi ya da Hint Kirazının Gölgesinde
  • Yaşlılık Günlüğü
  • Hafiyeler Önde Gider
  • Şiirin İlkeleri
  • Kediler
  • Yapıştırma Bıyık
  • Halley Kimi Kurtarır
  • Kendimle Konuşmalar
  • Aynalar Günlüğü
  • Yalnızlığın Fırınlanmış Kokusu
  • Hacivat Günlüğü
  • Asansör
  • İstanbul - Paris
  • Geceyarısı Mektupları
  • Bay Sessizlik
  • Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi
  • Sen Beni Sev
  • Günlük
  • Papağanname
  • Haydar Haydar
  • Gece Mavisi
  • Çarleston
  • Yaşama Sevinci
  • Sevdim Seni Ey İnsan
  • Yanlış Parmak
  • Goethe: Işık... Biraz Daha Işık
  • Ases
  • Rumba Da Rumba
  • Seyirci Sahneye Çıkıyor
  • Baş ve Ayak
  • Beyoğlu'nda Büyülü Geceler
  • Fransız Resminde İzlenimcilik
  • Hacivatın Karısı
  • Kuşları Örtünmek
  • Nardenk
  • İnce Donanma

--reklam--

Salâh Birsel Alıntıları - Sözleri

  • Doğrusu, bilinçaltı denilen o zirzop bilgisayar, insana öyle oyunlar oynar ki, aklı keskinler bile işin içinden kolay kolay sıyrılamaz. (Boğaziçi Şıngır Mıngır)
  • Goethe, “ okumayan insanlar, onun ne kadar çabaya, ne kadar zamana mal olduğunu bilemez. Ben okumayı öğrenmek için seksen yılımı verdim. Yine de öğrendim diyemem,” der. (Hafiyeler Önde Gider)
  • Ahmet Refik, Sokullu adlı kitabında Kanuni çağında İbrahim Paşa'nın adamlarından Venedik Balyosu (elçi, temsilci) Alvario Griti'nin de Taksim'de büyük bir konağı olduğunu söyler. Balyos “Beyoğlu” adıyla anılır ki Beyoğlu adının buradan geldiği düşünülebilir. (Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu)
  • Yaşasın Hürriyet! Yaşasın Vatan! (Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi)
  • Kaçın kaçın karayelden Sıkıntıdan bulanımdan Bağlanmayın güzelliklere Mutluluğun berisinde durun (Çarleston)
  • Dünyada onlardan güzel şey var mı? Kadınlara düşen şey sevilerek ve de onurlandırarak yaşamaktır. (Gece Mavisi)
  • Demokrasinin hayran olunacak bir özelliği de yurttaşlara protesto hakkı tanımasıdır. (Şişedeki Zenci)
  • Gülücüklerinizi çoğaltıyoruz (Köçekçeler)
  • Ölümünden birkaç ay önce 15 ciltlik romanın sonuna ‘Bitti’ sözcüğünü oturttuktan sonra rahatlar ancak. O vakit hizmetçisine şöyle diyecektir: - Romanım bitti. Artık ölebilirim Celeste. (Kurutulmuş Felsefe Bahçesi)
  • Şair, almadan verendir. Şairin Tanrı'ya benzetilmesi de bundan, bu almadan verme yüzündendir. (Hacivat Günlüğü)
  • Çay içen limon istedi mi Hacı kendisine hakaret edilmiş sayar. (Kahveler Kitabı)
  • Kötü damgası vurulan şeyleri aynen kabul etmek insanların hamu­runda vardır. İnsanlar bir şeye güzel dendi mi ayakla­nırlar. Kötü dendi mi ses çıkarmazlar. (Sen Beni Sev)
  • ...Yağmacılık adam başı Adalet sevenler nerde Eşekleri yolda bekler Açıkgözler hazırolda Yalan üretilir yok yere Yaşa ahlaksız ahlak Herkes suçla uğraşır Suçluları soran nerde... (Seçme Şiirler)
  • Uyu bir tanem uyu ... Seni şiir uyandıracaktır (Baş ve Ayak)
  • Kapıyı örttükten sonra kendimi yokladım. Neşe diye bir şey kalmamıştı. (Hacivat Günlüğü)
  • Bir karanlık kutudur İnsanlık bahçesi Kim kime dosttur anlaşılmaz Kim kime gölge verir (Yaşama Sevinci)
  • Bir romanı elli kez okumak! Bu, birçok­larına gülünç gelebilir. Ama tekrar tekrar oku­madan bir kitabın iyice anlaşılabileceği düşü­nülmemelidir. Jean Cocteau, bu konuda şöyle der: “Okumak başka bir iştir. Okuyorum. Okuduğumu sanıyorum. Bir kitabı yeniden okuduğum vakit de, onu daha önce okuma­dığımı sezinliyorum.” (Kendimle Konuşmalar)
  • Bir avuç çılgınlık dönenir içimde. (Bay Sessizlik)
  • ...burada 1de Anatole France’nin 1sözüne perende attıralım: — Yazı yazmadan mutlu yıllar yaşamıştım... (Yapıştırma Bıyık)
  • Ne olursa olsun ikinci okumalardan alınan tad, birincisinden damıtılan tad değildir. Ondan daha başka şeyler, daha başka büyüler taşır. (Asansör)