Kitap Künyesi
Yazar: Muhammed Emin Yıldırım
Yayın Evi:
İSBN:
Sayfa Sayısı: 170
Sa'd B. Ebi Vakkas Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Arslan pençesi/Hamaset Kahramanı Sad b. Ebî Vakkas (Radiyallahu Anhu) Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın kaleminden Sahabe İklimi Serisinin 5. kitabı çıktı. Daha önce Hz. Hatice,Hz. Zübeyr, Hz. Talha ve Hz. Ebu Ubeydeyi bizlere farklı bir üslup ile takdim eden Hocamız, serinin 5. kitabında Arslan pençesi/Hamaset Kahramanı Sad b. Ebî Vakkas (Radiyallahu Anhu) yazdı. Akıcı bir dil, kaynaklara sadakat ve günümüz dünyasına mesajlar sunan bu kitap, özellikle Aşere-i Mübeşşereden olan Hz. Sadın tanıması açısından çok önemli bir boşluğu dolduracaktır. Takdim ve giriş bölümü dışında beş bölümden oluşan kitap, hacim itibari ile küçük olsa da, içeriğinin zenginliği itibari ile çok değerlidir. Bölüm başlıkları şunlardır:
Bölüm: Çocukluk ve Gençlik Yılları
Bölüm: İman ile Tanışması
Bölüm: Sad b. Ebî Vakkas Medinede
Bölüm: Hulefa-i Raşidin Döneminde Sad b. Ebî Vakkas
Bölüm: Hadis Rivayetin Sad b. Ebî Vakkas
Sa'd B. Ebi Vakkas Alıntıları - Sözleri
- O; ilklerden, öncülerdendir. O, islam uğruna attığı ilk ok ile ilk kan akıtan ve kendisine atılan ok ile ilk kanı akıtılandır. O, cennetle müjdelenmiş aşere-i mübaşeredendir. O, uhud günü Efendimizin: " at sa'd! Anam babam sana feda olsun." Dediği aslan parçasıdır. O , dört ayrı ayetin sebebi nüzuluna vesile olandır. Hepsinden öte o, medine sokaklarında efendimizin kendisine hayranlıkla bakarak: "kimin böyle dayısı var , gösterin bakalım!" Diye gururlandığı hamiyet kahramanıdır. Allah ebeden razı olsun (aminnn)
- Efendimiz (sas) bir sabah namazı sonrasında ashabına döndü ve dedi ki: Size en hayırlılarınızın kimler olduğunu bildireyim mi?" Sahâbe hep bir ağızdan: Evet ya Resûlullah." dediler. Efendimiz dedi ki: "Sizin en hayırlılarınız gö rüldükleri zaman aziz ve celil olan Allah'ı bas kalarına hatırlatan kimselerdir." [Ahmed b. Han bel, el-Müsned, VI, 459]
- Sahâbe nesli böyleydi, onlar görüldükleri zaman başkalarına Allah'ı, Resûlü'nü, imânı ve İslâm'ı hatırlatırlardı.. Ya bizi gören bizde neyi hatırlıyor. Eğer bizi görenler bizde başka şeyleri hatırlıyorlarsa, durup bu noktada iyice kendimizi sorgulamalıyız.. Nelerimiz eksik ki bizler Allah ve Resûlü'nü hatırlatamıyoruz. Yoksa Allah korusun bizler hatırlamadığımız için mi hatırlatamıyoruz ? Rabbim hatırlayanlardan ve hatırlatanlardan eylesin. (âmin)
- "Hak geldi batıl zail oldu. Muhakkak ki batıl zail olmaya, yok olup kaybolmaya mahkumdur. "
- hz. muhammed'i (sas) bu hayatta memnun edenler, işin neticesinde memnun olacaklardır. o'nu memnun etmenin yolu da risalet davasına sahip çıkmakla olur.
- "De ki: Size (yaptıkları) işler bakımından en çok ziyana uğrayanları bildireyim mi? (Bunlar) iyi şeyler yaptıklarını zannettikleri halde, dünya hayatında bütün çabaları boşa giden kimselerdir." [Kehf, /103, 104.ayetler]
- Hz Ali diyor ki; Peygamberin Sa'd dışında başka bir kimse için "Anam babam sana feda olsun" ifadesini kullandığını duymadım. Uhud günü onu şöyle söylerken duydum; At ey Sa'd anam babam sana feda olsun.
- Değil miydi iman insanı insan eder, belki de kâinata sultan eder ve hakiki imanı elde eden kâinata meydan okurdu.
- Allah isterse kulunun yüreğini bir rüya ile de açar, Allah isterse kulunun gönül sandıklarını hiç kimsenin aklına gelmeyecek anahtarlarla da açar.
- "Ey Muhammed ümmetinin ahir zaman mensupları! Din heyecan ister, din mücadele ister , din yerli yerinde kullanılacak hamâset ister. Ama hamâsetinizin ucuz sloganlara dönüşmemesini istiyorsanız gelin ve bizlerin hayatlarına bakın. Biz size her alanda örnek olduğumuz gibi, bu alanda da oluruz."
- Allah isterse kulunun yüreğini bir rüya ile de açar, Allah isterse kulunun gönül sandıklarını hiç kimsenin aklına gelmeyecek anahtarlarla da açar.
- İslam'ın mesajını duyurmaktı. İşte bu amaçlarla Efendimiz, hicretin ikinci yılında meydana gelecek Bedir Gazvesi'ne kadar, birine kendisinin de iştirak ettiği tam sekiz tane seriyye/birlik oluşturup, çeşitli hedeflere yönlendirmişti. Bu sekiz seriyyenin hemen hemen hepsinin içe- risinde bir yiğit vardı ki, hiçbirinden geri kalmamış- tı. O yiğit Sa'd b. Ehi Vakkas'tan başkası değildi. Al- lah Resulü ne zaman falanca yere bir birlik İslam'ın mesajını duyurmaktı. İşte bu amaçlarla Efendimiz, hicretin ikinci yılında meydana gelecek Bedir Gazvesi'ne kadar, birine kendisinin de iştirak ettiği tam sekiz tane seriyye/birlik oluşturup, çeşitli hedeflere yönlendirmişti. Bu sekiz seriyyenin hemen hemen hepsinin içe- risinde bir yiğit vardı ki, hiçbirinden geri kalmamış- tı. O yiğit Sa'd b. Ehi Vakkas'tan başkası değildi. Al- lah Resulü ne zaman falanca yere bir birlik gidecek diye çağrıda bulunsa, hafif kısa boylu, kıvırcık saçlı, esmer tenli bakanların bakmaya doyamadıkları 30 yaşındaki bir yiğit: "Ben Ya Resulullah!" diyerek öne atılır ve görev almak için elinden geleni yapardı. O kadar bu görevlere heveslidir ki, Allah Resulü bir gün onun hakkında şöyle diyecektir: "Sa'd b. Ehi Vakkas harp hastası/ sevdalısı bir adamdır:' Yani o risalet mesajının ötelere taşınması için her zaman meydana atılan, bir iş duyduğunda yapmak için hemen elini havaya kaldıran bir yiğittir. O şahsiyetinin anahtarları olan hamiyet ve hamaset ile yerinde duramayan bir kahramandır. 30 yaşındaki bir yiğit: "Ben Ya Resulullah!" diyerek öne atılır ve görev almak için elinden geleni yapardı. O kadar bu görevlere heveslidir ki, Allah Resulü bir gün onun hakkında şöyle diyecektir: "Sa'd b. Ehi Vakkas harp hastası/ sevdalısı bir adamdır:' Yani o risalet mesajının ötelere taşınması için her zaman meydana atılan, bir iş duyduğunda yapmak için hemen elini havaya kaldıran bir yiğittir. O şahsiyetinin anahtarları olan hamiyet ve hamaset ile yerinde duramayan bir kahramandır.
- Üsame ordusu selametle gideceği yere varıyor ve herhangi sıcak bir çatışma olmadan yine sela metle Medine'ye geri dönüyordu. Bu sefer Halife Ebu Bekir (ra), İslam ordularını çeşitli cephelere irtidat hareketlerini dindirmek üzere gönderiyordu. Yemame halkı üzerine ordu gönderilince Medine'de çok az kimse kalmış- tı. Geriye kalan bir avuç sahabi Peygamber şehrini koruma işini üstlenmişlerdi. İşte o gün görevi icra edenlerden biri de Sa'd b. Ehi Vakkas olmuştu. O, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve bir grup sahibi ile Medine'nin güvenliği adına günlerce nöbet tutmuş ve gerekli adımları atmışlardı. iki buçuk yıl süren Hz. Ebu Bekir'in zorlu hila- fet günlerinde Sa'd b. Ehi Vakkas bazen cephelerde, bazen Medine'de kendisine verilen görevleri yerine getirme adına gayret içerisinde olmuştu. Hz. Ebu Bekir kendinden sonra İslam ümmetine Hz. Ömer'i halife olarak atayarak, bu dünyadan göçüp gitmişti. Artık yepyeni bir sayfa açılıyordu İslam Tarihi'nde. On buçuk yıl sürecek Ömerli günler başlıyor
- Hz. Ömer yapacağı tüm uyarıları İslam ordusu- nun komutanı Sa'd b. Ehi Vakkas'a yaptıktan sonra, Hz. Sa'd İran topraklarına doğru yola çıkıyordu. Hz. Ömer, ordunun düzen ve selameti içinde Abdur- rahman b. Rebia'yı kadı/hakim, o toprakları çok iyi bilen ve aslen oralı olan Selman-ı Farisi'yi ordu kı- lavuzu ve olan biteni yazması içinde Ziyad b. Ebih'i katip olarak atıyordu. İslam orduları Medine'den yola çıkıp Sasani/ İran topraklarına varana kadar, birçok bölgeden ge- çip gideceklerdi. Bu yolculuk esnasında İslam asker- lerini tanıyan, onların sade yaşantılarına, mütevazı yapılarına şahit olanlar, bu mütevazı duruşlarına rağmen izzet, vakar ve onurlarından zerre miktarı ödün vermeyen hallerini görenler, onlardan olduk- ça etkileniyor, İslam askerlerinin o halleri gönülle- rinde farklı tesirlerin oluşmasına sebep oluyordu.
Sa'd B. Ebi Vakkas İncelemesi - Şahsi Yorumlar
O; ilklerden ve öncülerdendi. O, İslam uğruna ilk oku atan; dünyada iken cennetle müjdelenen on sahabeden biri olan Sa'd Bin Ebi Vakkas'tır. O; Arslan Pençesi, hamaset ve hamiyet sahibi, İran fatihi yiğit bir komutandır. O, öz annesinin türlü işkencelerine rağmen 17 yaşında İslam için, Hakk için direnen, gösterdiği sabır ve hamiyet dolayısıyla dört ayetin inmesine vesile olan yüce şahsiyet Sa'd Bin Ebi Vakkas'tır. Allah ondan razı olsun. (Halil İbrahim Ertürk)
Sa'd b. Ebi Vakkas: Hepinizin yakından tanıdığı, yiğitler yiğidi Sa'd b. Ehi Vakkas, bereketli bir hayatın sahibi olarak bize çok şey söyleyecek ve bize hayatınuzın bir çok ala- nında ideal mümin duruşunun ne olduğunu göste- recektir. Nasıl bir şahsiyetin karşında duruyoruz? İsterseniz bu soru ile başlayalım. Malumunuz her insanın kendine özgü bir karakter ve mizacı vardır. (MEHMET TURGUT)
Kitabın Yazarı Muhammed Emin Yıldırım Kimdir?
Muhammed Emin Yıldırım, 8 Mart 1973 yılında Erzurum’un Horasan ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlk, orta ve lise öğrenimini Erzurum'da tamamlayıp 1989 yılında İstanbul'a geldi.
Örgün eğitiminin yanında medreselerde Arapça ve Temel İslami İlimler alanlarında çeşitli dersler aldı.
M. Emin Yıldırım, 1999 yılından sonra 5 yıl Mısır’da İslami İlimler alanında çalışmalarda bulundu.
Muhammed Emin Yıldırım, Ekim 2010 yılında Siyer Vakfı’nı kurdu. Yıldırım, kuruluşunu 10 temel ilke üzerine oturttuğu Siyer Vakfı ile Hz. Muhammed’in (S.A.V) daha iyi bilinmesi, anlaşılması, tanınması, kavranması ve yaşanması için çalışmalarda bulunuyor.
Siyer alanında yapılan hizmetleri bir basamak daha yukarıya taşımak için Uluslararası Siyer Eğitim ve Araştırma Enstitüsünü kurdu.
Türkiye başta olmak üzere yurtiçi ve yurtdışında siyer ve sahabilere özel programlara konuşmacı olarak katıldı.
İhtisas alanı ile ilgili 200'ü aşkın TV ve Radyo programına katıldı ve sohbetleri yayınlandı.
Siyer Vakfı’nın, Siyer Dersleri, Siyer Mektebi, 82 İl 82 Sahabi, Samed Medresesi, Suffa Meclisleri, Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Yarışması projelerine katkılarda bulundu.
Siyer Vakfı’nın 2020 yılını (Hicri 1441) “Aile Yılı” olarak ilan etmesiyle “En Büyük Nimet Aile” serlevhası altında halka açık konferanslarına devam etmektedir.
15 yıl olarak planlanan siyer derslerinin ikinci bölümü Sîret-i Enbiyâ dersleri başlığı altında 100 ders boyunca Hz. Âdem’den Hz. İsa’ya kadar gelen tüm peygamberlerin hayatlarını anlatmaktadır.
“Cennet Bizim Evimizde” programları ile aile kurumunu bilinçlendirici programlara konuşmacı olarak katıldı.
Muhammed Emin Yıldırım’ın bugüne kadar Siyer Yayınları’ndan çıkan 60’a yakın kitabı bulunmaktadır.
Siyer, Siyer Araştırmaları ve Siyer Çocuk dergilerinde yazıları yayımlandı.
Halen kurucusu olduğu Siyer Vakfı'nda ve çeşitli televizyon, radyo programlarında muhtelif başlıklarda sohbetleri devam etmektedir.
Muhammed Emin Yıldırım, Nezahat Hanım ile evli olup 3 çocuk babasıdır.
Muhammed Emin Yıldırım Kitapları - Eserleri
- Nebevi Eğitim Modeli Darü'l Erkam
- Efendimiz'i Sahabe Gibi Sevmek
- Sahabeyi Nasıl Anlamalıyız?
- Hz. Hatice (Radiyallahu Anha)
- Arslan Pençesi / Hamaset Kahramanı Sa'd b. Ebi Vakkas
- Talha b. Ubeydullah; Şehidü'l Hayy / Yaşayan Şehit
- Efendimiz'in Havarisi ve İhlas
- Asr-ı Saadet'te Ticaret ve Tüccar Sahabiler
- İnsani İlişkilerde İlahi Ölçü
- Eminü'l-Ümme/Ümmetin emini Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a.)
- İbadetin Beyni Dua
- Suffa Meclisleri - Kur'an Dersleri
- İnsanlığın Kurtuluşu Hac Ömrün Bereketi Umre
- Hazreti Peygamber'in Albümü
- En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 1
- En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 2
- Siyer Dersleri
- Neden ve Nasıl Siyer Öğrenmeliyiz?
- Tarihi ve Sosyal Yapısıyla Siyer Coğrafyası
- Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber
- Peygamberimin Arkadaşları
- Sahâbe Dersleri
- 101 Cevapla Kur'an Nedir?
- İlk Ev İlk Mabed İlk Mescid
- Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed
- Evlilik Ahlakı
- En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 4
- En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 3
- Aile Ahlakı
- Abdullah Olmak
- Sa'd B. Ebi Vakkas
- O'nu Tanımak Hayatı Tanımaktır
- Çocuk Yetiştirme Ahlakı
- Herkes İçin Siyer
- Herkes İçin Siyer
- Resullulah’ın Hutbeleri
- Sahabe İklimi
Muhammed Emin Yıldırım Alıntıları - Sözleri
- 1. Öğren ki inanabilesin. 2. İnan ki inandırabilesin. 3. Yaşa ki yaşatabilesin. 4. Karşılık bekleme ki karşılık bulasın. 5. Neticeyi Allah'a bırak ki haddi aşmayasın. (Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber)
- Müslüman bir tüccarın her daim aklında, zihnin de, kalbinde olması gereken ilkeler. 1- Sağlam bir akidenin inşası 2- Ticari hukukun derinlemesine öğrenilmesi 3- Sadık ve salih dostların edinilmesi 4- Allah'ın, yapılan ticarete ortak edilmesi 5- Bir hakikat olan ölümün sürekli hatırda tutulması. (Asr-ı Saadet'te Ticaret ve Tüccar Sahabiler)
- “Biz kendi Peygamberimizin karşısında bile eğilmeyiz... O bize Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmemeyi öğretti!” (Herkes İçin Siyer)
- "Hak geldi batıl zail oldu. Muhakkak ki batıl zail olmaya, yok olup kaybolmaya mahkumdur. " (Sa'd B. Ebi Vakkas)
- Allah'ın değişmez yasaları vardır. Sünnetullah'ı vardır. Allah ancak o yasalara göre yardım ederdi. O yasaların başında gelen ilke şu idi: Önce siz bir beşer olarak, bir kul olarak elinizdeki tüm imkanları kullanarak Allah yolunda bir şeyler yapın. Siz size düşeni yapın ki, Allah’ın rahmet ve yardımı üzerinize yağsın. Siz bir Musa olun, Firavun'un saraylarını zorlayın, göreceksiniz ki Allah Kızıldeniz'i size yol yapacaktır. (Talha b. Ubeydullah; Şehidü'l Hayy / Yaşayan Şehit)
- Bilen sadece haberdar olur, tanıyan ise tanıdığını sevmeye başlar. Bilen sadece malumat sahibi olur, tanıyan ise o malumatları marifete, dolayısı ile bir sevdaya taşımış olur. Bilen sadece bilgisi ile yetinir, tanıyan o bildiği değerler yolunda elimden gelen her türlü gayreti ortaya koyar. (Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber)
- Zihin dünyasındaki ölçü birimi yanlış olan, elbetteki önüne gelen her şeyi yanlış ölçüp,biçecektir. (Tarihi ve Sosyal Yapısıyla Siyer Coğrafyası)
- O; ilklerden, öncülerdendir. O, islam uğruna attığı ilk ok ile ilk kan akıtan ve kendisine atılan ok ile ilk kanı akıtılandır. O, cennetle müjdelenmiş aşere-i mübaşeredendir. O, uhud günü Efendimizin: " at sa'd! Anam babam sana feda olsun." Dediği aslan parçasıdır. O , dört ayrı ayetin sebebi nüzuluna vesile olandır. Hepsinden öte o, medine sokaklarında efendimizin kendisine hayranlıkla bakarak: "kimin böyle dayısı var , gösterin bakalım!" Diye gururlandığı hamiyet kahramanıdır. Allah ebeden razı olsun (aminnn) (Sa'd B. Ebi Vakkas)
- "Vallahi! Muhammed ancak sizi hayra ve iyiliğe götürür." (Hz. Hatice (Radiyallahu Anha))
- Allah (cc) eş-Şehid' tir. Görünen ve görülmeyen, aleni olan veya sırlarla perdelenmiş olan, açık ya da gizli olan;her ne var ise hepsini bilendir. Şehid; şahit kelimesinin mübalağa ile ifade edilen bir ismidir. (Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed)
- "Ey İman edenler! Kendinizi ve Ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında acımasız, güçlü, ALLAH'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yerine getiren Melekleri vardır." (Tahrîm, 66/6) (Çocuk Yetiştirme Ahlakı)
- "Allah'ım! Biraz sonra harp başlayacak, ben de Sad'ın istediği gibi güçlü bir düşman askeri karşıma istiyorum. Onunla savaşayım, o da benimle savaşsın ama en sonunda o beni öldürsün ve yıllardır hasretini çektiğim şehadete beni kavuştursun. Sonra gelip bedenime müsle yapsın; kulağımı, burnumu, gözlerimi kessin, oysun. Sonra sen bana: "Ey Abdullah! Ne yaptın benim sana verdiğim azaları?" diye sorduğunda, ben sana diyeyim ki: "Ya Rabbi! Sen verdin ama ben kullanamadım. Ben onları kirlettim, günahlarla kararttım. O halde senin huzuruna gelmeye hayâ ettim. Ve günahlarımın bir kefareti olarak Uhud'da senin Peygamberinin sancağının selameti uğruna feda ettim." Sen de bana: "Doğru söyledin" diyerek beni affedip, katına alasın." (Arslan Pençesi / Hamaset Kahramanı Sa'd b. Ebi Vakkas)
- Allah'ım! Huşu duymayan kalpten, kabul edilmeyen duadan, doymak bilmeyen nefisten,fayda vermeyen ilimden sana sığınırım. (İbadetin Beyni Dua)
- İmanın değer ve kıymetini bilmeyenler, iman davası uğrunda harcanan emek ve ömürleri de anlamazlardı. (Hz. Hatice (Radiyallahu Anha))
- Çünkü bir eylemin sonucunun yanlış olduğu ne kadar bilinirse onun yapıp yapmama konusundaki hassasiyet de o kadar gelişmiş olacaktır. (Sahabeyi Nasıl Anlamalıyız?)
- Abdullah b. Amr ilmi sadece insanlara aktarmak için ögrenmedi,Onu yaşamak için öğrendi.Bugünun dünyasında ki insanlar olarak en ciddi sıkıntılarımızdan biri de bu. Çok biliyor, az yaşıyoruz. (Abdullah Olmak)
- "Siz Rahiplerinizin helal kıldığını helal, haram kıldığını ise haram kabul etmiyor musunuz? İşte Allah'tan başka kime bu yetkiyi verirseniz o sizin rabbinizdir." (Taberi, Câmiu'l-Beyan an Tevili'l Kur'ân, VI, 146-149) (Tarihi ve Sosyal Yapısıyla Siyer Coğrafyası)
- İstikamet,Allah'ın (cc) bir emridir. Hz.Peygamber'in (sas) saçlarını ağırtan,belini büken bir emirdir. "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" [Hud 11/112] yani istikamet üzere ol!Savrulma,nokta kadar menfaatin için virgül kadar eğilme!İşte Muaz b.Cebel (ra) tam da böyle biriydi.Hiç kimseye eyvallah etmedi.Yeri geldi, Hz.Ömer gibi birisiyle tartıştı,hak bildiği şeyi savundu.Onun tek derdi: "Hakkın hatrı alîdir,hiçbir hatıra feda edilmez" ilkesini korumaktı. (En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 4)
- "Doğrusu insan hem çok zalim hem de çok cahildir." (Ahzab 33/72) (İnsani İlişkilerde İlahi Ölçü)
- Allah bizi kul olarak yarattı. Bundan daha büyük bir şeref de vazife de yok. (Abdullah Olmak)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin