Kitap Künyesi
Yazar: İmam Buhari
Çevirmen: Mehmed Sofuoğlu
Yayın Evi: Ötüken Neşriyat
İSBN: 9789754374377
Sayfa Sayısı: 8128
--reklam--
Sahihi Buhari ve Tercemesi (17 cilt) Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İslamî ilimlerin Kur'an-ı Kerîm'den sonra en büyük dayanağını Peygamberin yol gösterici söz ve davranışları demek olan hadîsler oluşturur. Hadîs ilmi Peygamberimizin ölümünden sonra bir disipline kavuşmuş, pek çok hadîs derlemeleri vücud bulmuştur. Bunlardan bir kısmı mahalli hüviyetlerini aşamamışsa da bir kısmı bütün İslam Dünyası'nın ve ilahiyat araştırmacılarının başvuru kaynağı haline gelmiştir. Bu kitaplardan gerek hazırlanışındaki titizlik, gerekse konulara vukûfiyeti dolayısıyla asırlarca yaşayanı ve en muteberi Buhârî'ye ait olandır.
Ötüken Yayınevi, bu beşeri ve uhrevi değerler manzumesinin dilimize kazandırılmasına destek olmayı kendisi için borç bilmiştir. Mehmed Sofuoğlu, hadîs biliminde kat ettiği mesafe tartışma konusu yapılamayacak bir bilim adamıdır. Onun yayınevimizce yayınlanan bu tercümesi ise hadîs araştırmaları için temel başvuru kaynağıdır.
--reklam--
Sahihi Buhari ve Tercemesi (17 cilt) Alıntıları - Sözleri
- Allah bozgunculuğu sevmez Bakara; 205
- …..Allah kendini beğenen ve daima böbürlenen kimseyi sevmez. ( Nisa: 36)
- Ey iman edenler, Hakk yolunda harcamayı kazandıklarınızın en güzellerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan yapın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmadığınız pek adi, bayağı şeyleri vermeye yeltenmeyin. Bilin ki, şüphesiz Allah her şeyden müstağnidir, asıl hamdi layık olan O’dur.
- Ey iman edenler, adaleti titizlikle ayakta tutan(hakim)lar ve Allah için şahitlik eden ( insan)lar olun. (O hükmünüz veya şahidliğiniz) velev ki kendinizin veya ana-babalarımızın veya yakın hısımların aleyhinde olsun. İsterse onlar zengin veya fakir bulunsun. Çünkü Allah ikisine de sizden daha yakındır. Artık siz haktan dönerek hevanıza uymayın. Eğer dilinizi eğer büker veya yüz çevirirseniz şüphe yok ki Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdardır. Nisa 135
- Güzel söz de sadakadır.
- Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “ Hiç bir kimse kendi elinin çalışmasını yemekten daha hayırlı bir yiyecek asla yememiştir. Allah‘ın peygamberi Davud aleyhisselam da kendi evinin yemeğinden yer idi.”
- Abdullah ibn Mes’ud (r.a) şöyle demiştir: Resulullah’a sordum: — Ya Resulullah ! Amelin hangisi daha faziletlidir? dedim — “Vaktinde kılınan namazdır” buyurdu. — Sonra hangi amel dedim. Resulullah (sav): —“ Sonra ana ve babaya itaat ve iyi muamele etmektir.” buyurdu. Ben: —Sonra hangi iş dedim: —“ Allah yolunda cihad etmektir.” buyurdu.
- Müslüman müslümana zülmetmez ve onu tehlikede bırakmaz.
- Allah biliyor ki ben sizin yoksulluğunuzdan endişe etmem.Kaygım önceki ümmetlerde olduğu gibi dünyanın size açılması ve rekabete girmenizdir.''
- Artık Allah’a secde edip ibadet ediniz. El-hacc: 77
- Resulullah şöyle söyledi: “— Bana sözün en sevimlisi, en doğrusudur.
- Yemin olsun, Allah’ın Elçisinde sizin için pek güzel bir uyma örneği vardır. (Ahzab;21)
- Hazreti Ayşe (r.a) şöyle demiştir: Bir kere yanıma bir kadın girdi. Beraberinde iki kız çocuğu vardı; bir şey istiyordu. O sırada yanımda bir hurmadan başka bir şey bulamadım. Ben kadına o tek hurmayı verdim. Kadın hurmayı iki ucu arasında taksim etti ve kendisi ondan bir şey yemedi. Sonra kalktı ve çıkıp gitti. Mütakiben yanımıza Hz. Peygamber (sav) girdi. Bu vakayı kendisine haber verdim. Hz. Peygamber (sav): “Kadın - erkek, herhangi bir kimse şu kız çocukları yüzünden herhangi bir suretle sıkıntıya uğratılırsa o kız çocukları kendisi için cehennem ateşinden koruyan birer perde olurlar.” buyurdu.
- Gözler ağlar ve kalp mahzun olur.
- .....Muhakkak ki azığının en hayırlısı takvalı olmaktır. Bakara;197
--reklam--
Sahihi Buhari ve Tercemesi (17 cilt) İncelemesi - Şahsi Yorumlar
AH, ŞU KABALIK! Dişinizi sıkarak, tırnaklarınızı avucunuza gömerek, şu Türkçesi de bozuk satırları okumaya gayret edin: “Allahın Resulü namaz esnasında cünub olduğunu hatırladığı ve derhal yerine birini vekil yaparak gusletmeye gittiği, bilahare gelerek namaza dahil olduğu sabittir.” Bu satırlar Ali Arslan tercümesi “İhya-ül-Ulum"un içinde (Cilt 2 - Sahife 21) dehşet saçmakta ve aynı sahifenin dip notunda şöyle denilmektedir: "Ebu Davud sahih bir senetle Ebu Bikre’den rivayet etmiştir.” Bedir Yayınları’nın Ahmed Serdaroğlu tercümesindeyse (Cilt 1 - Sahife 475) daha korkunç bir facia: Aynı nakilden sonra bir de “Cünüb” yerine “cenabet” kelimesi!!! Bu kelime doğrudan doğruya sövme lafzı olarak kullanıldığına göre Alemin Fahri'ni onunla sıfatlandırmak sadece küfürdür. Bu satırları, asli metne ne nispette uyarsa uysun, kaleme alan tercümecinin, onu kabul eden naşirin, okuyan musahhihin, dizen operatörün ve gören okuyucunun dehşetle ürpermesi gerekmez miydi? Tercümeciye şunlar düşerdi: 1- Bu işte, asli metnin sonradan tahrif edilmiş olup olmadığına bakmak... 2- Tahrif yoksa, Ebu Davud gibi muteber bir hadiscinin bunu ne şekilde ifade ettiğini görmek... 3- Nihayet en sağlam hadis temelcisi Buhari'ye kadar çıkmak ve hakikati onda aramak... Bu tercümecilerin ruhlarında vecd ve haşyetten bir pay bulunup da gösterdiğimiz gibi yapsalardı, görürlerdi ki, aynı rivayet Buhari'de ve (Sahih Muhtasari – Cilt 1 - Sahife 211 – Hadis 195) vardır. Ama hatırlama keyfiyeti namaz içinde değil, kamet sırasındadır; Varlığın Tacı da namaza durmaksızın ve kimseyi yerlerine vekil seçmeksizin hızla Mescidden ayrılmışlar ve kısa zamanda mübarek saçlarından ve mukaddes yüzlerinden su sızarak dönmüşlerdir. Hadiseyi beşeri hallerin ihtarı yolunda bir hikmet ifadesi olarak yorumlayan din alimlerine uygun şekilde bildirelim ki, evet bu bir hikmet tecellisidir ve: - İNSAN PEYGAMBER DE OLSA YANILABİLİR! İnceliğinden bir derstir. Bu inceliklerden nasibi olmayanların ise, ezberleme bilgi dereceleri ne olursa olsun, böyle eser ve meselelere bu mankafa anlayış ve edepsiz kelimelerle el atmaya selahiyetleri yoktur. Kaldı ki, Ebu Davud Hadisine göre hükmedenler bulunsa bile bunun dakik bir izaha bağlı olması şarttır. Din mevzuunda başımıza ne geldiyse bu kaba, daha yakışığı galiz ruh bünyeleri yüzünden gelmiştir. Hem, hiçbir manevi ve ameli faydası olmayan bir rivayeti asla ortaya dökmemek, yalnız ehline saklamak gerekirken (nitekim Bedir Yayınları ihtarımız üzerine eserin ikinci baskısindan o bahsi çıkarmıştır) günümüzün binbir menfi şartına rağmen içinden çıkılamaz işlere girişmekteki hayasız hamakat nasıl izah olunabilir? Ne gün zevk, zerafet ve bedii (güzellik) idrakine kavuşacağız?.. 11 Şubat 1974 yazar/necip-fazil-kisakurek / kitap/cerceve-5--51174 (zaimoğlu mehmet)
Dört büyük hadis kitabın dan biri.Takıldığız konularda elinizin altında olması gereken bir kitap. Yıldız kayması diye bildiklerimizin yanlış olduğunu onların bir ateş topuzu olduğunu göreceksiniz. Buna benzer bilimin açıklaması zor olan olaylar. (Mehmet TOSUN)
--reklam--
Sahihi Buhari ve Tercemesi (17 cilt) PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İmam Buhari - Sahihi Buhari ve Tercemesi (17 cilt) kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sahihi Buhari ve Tercemesi (17 cilt) PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İmam Buhari Kimdir?
Muhammed ibn İsmail el Buhari veya İmam Buhari (d. 21 Temmuz 810, Buhara - ö. 31 Ağustos 869 Hartenk, Semerkand), Buhara'lı Türk birmuhaddistir.
Arap geleneklerine göre adı Ebu Abdillah Muhammed bin İsmail bin İbrahim bin el-Mugîre bin Merdezbehe-l' Cufî el-Buhârî (Arapça: محمد بن إسماعيل بن ابراهيم بن المغيرة البخاري , Muḥammed b. Ismāʿīl b. Ibrāhīm b. al-Muġīra al-Buḫārī al-Ǧuʿfī)'dir. Yazdığı Sahih-i Buhari diye bilinen (Arapça: الجامع الصحيح, al-Ǧāmiʿu ʾṣ-ṣaḥīḥ) eser sonradan Kütüb-i sitte diye anılan serinin ilk kitabını oluşturur.
21 Temmuz 810 yılında günümüzde Özbekistan'da bulunan Buhara şehrinde doğmuştur. 869 yılında ölmüştür. Buhara'da doğduğundan ismi Buhari kalmıştır. Genç yaşta annesinin terbiyesi altında Arapça'yı ve Kur'an'ı öğrenmiştir. Mekke'ye ilk gidişi hac amacıyla, 16 yaşında annesi ve kardeşi ile birlikte olmuş, annesi ve kardesi Buhara'ya dönerken, kendisi ilim ögrenmek istegiyle Mekke'de kalmıştır (Hicri 210/Miladi 825).[1][2] Babasından kalan servet onun hiç kimseye muhtaç kalmadan ilim öğrenmesine vesile olmuştur. İmam olarak anılan Buhari, İslam dininin en büyük muhaddisi sayılır. İslam Peygamberinin vefatından 178 yıl sonra dünyaya gelen Buhari, hadisleri halk içinden duyduğu ve kendi araştırmaları ile oluşturmuştur. Oluşturduğu hadis eserleri sayesinde İslam içerisinde Kuran'ın yanında Hadis düsturunu oluşturan kişi olarak bilinir.
--reklam--
İmam Buhari Kitapları - Eserleri
- El-Edebü'l Müfred Cilt 1
- Sahih'i Buhari Muhtasarı
- El-Edebü'l Müfred Cilt 2
- Edebu'l-Müfred
- Hadislerle Müslümanın Edep ve Ahlakı
- El-Edebü'l-Müfred
- El Edebül Müfred
- Sahihi Buhari ve Tercemesi (17 cilt)
- Sahih-i Buhari Tercüme ve Şerhi (11 Cilt Takım)
- Hallerin Terbiyesi
- Namazda Elleri Kaldırma Kitabı
- el - Edebü'l Müfred
- Müttefekun Aleyh Hadisler
- Hayatı Rasülullah İle Yaşamak El Edebü'l-Müfred 2.CİLT
- Hayatı Rasülullah İle Yaşamak El Edebü'l-Müfred 1.CİLT
- Sahih-i Buhari 2. Cilt
- İlahi Kelamın Müdafaası
- Sahihi Buhari Arapça Tek Cilt (Muhtasar)
- Birru’l-Vâlideyn
- Sahih-i Buhari 6. Cilt
- Sahih-i Buhari 5. Cilt
- Sahih-i Buhari 4. Cilt
- Sahih-i Buhari 3. Cilt
- Sahih-i Buhari 2. Cilt
- Sahih-i Buhari 1. Cilt
- Ayet ve Hadislerle Sahih Dualar
- SAHİH-İ BUHARÎ MUHTASARI TECRİD-İ SARÎH TERCEMESİ ve ŞERHİ -2. CİLT
- Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemes Cilt 1
- Şah-ı Nakşibend Gönüller Nakkaşı
- El-Edebü'l Müfred'den Hadis Sohbetleri
- Kulların ve Fiilerinin Yaratılması
- Birrül Vâlideyn
- Edebu'l Müfred
--reklam--
İmam Buhari Alıntıları - Sözleri
- Abdullah ibni Mes'ûd radıyallahu anh şöyle dedi: "Ciddi olsun, şaka yollu olsun yalan söylemek doğru değildir. Birinizin çocuğuna sana şunu vereceğim deyip sonra da vermemesi doğru değildir." (El-Edebü'l Müfred Cilt 1)
- Enes İbni Mâlik’in annesi: “Yâ Resûlallah! Hizmetkârın Enesçiğe duâ et!” deyince, Peygamber aleyhisselâm, Allah Teâlâ’dan benim için hayırlı olan her şeyi istedi. Duâsının sonunda: “Allah’ım! Onun malını ve evlâdını çoğalt ve ona verdiklerini bereketli kıl” buyurdu. Fahr-i Âlem Efendimiz’in Enes’e yaptığı duâ gerçekleşmiş, Enes yüz yıldan fazla yaşamış, Ensâr’ın en zengini olmuş, 120 kadar çocuğu ve torunu dünyaya gelmiştir. (El-Edebü'l Müfred Cilt 1)
- Eğer biz, dostların ayıplarına baksaydık, dostsuz kalırdık. (Hallerin Terbiyesi)
- Ka’b ibnu Malik r.a. şöyle dedi: Allah Rasulu s.a.v. şöyle buyurmuştur: “Müminin misali yeşil ekin dalı gibidir. Rüzgar onu kah eğer, kah doğrultur durur. Münafığın misali yere sabit sedir ağacı gibidir. Ortasından veya altından kırılıncaya kadar dimdik durmaya devam eder.” 5643 (Sahih-i Buhari Tercüme ve Şerhi (11 Cilt Takım))
- "Hz. Ali radiyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir cenazede idi. Eline bir şey alıp onunla yere bir şeyler çizmeye başladı ve şöyle buyurdu: "Sizden hiçbir kimse yoktur ki, cennetten veya cehennemden yeri takdir edilmiş olmasın." (Ashab-ı Kiram): "Ey Allah'ın Rasulü! O halde çalışmayı bırakıp da bize yazılmış olana tevekkül etmeyelim mi?" dediler. Rasulullah şöyle buyurdu: "Çalışın. Zira herkese ne için yaratıldıysa, onun için imkan verilmiştir." Ve buyurdu ki: "Saadet ehlinden olana, saadet ehlinin ameli kolaylaştırılır. Şekavet ehlinden olana da şekavet ehlinin ameli kolaylaştırılır." Sonra şu Ayet-i Kerime'yi okudu: "Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. Fakat kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel söz (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz." (el - Edebü'l Müfred)
- Abdullah ibni Ömer radiyallahu anhümâ şöyle dedi: "Biriniz, içinde kimse bulunmayan bir eve girdiğinde: 'es-Selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's- Sâlihîn ( Allah'ın selâmı bize ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun)' diye selâm versin. (El-Edebü'l Müfred Cilt 2)
- Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Utanmadıktan sonra dilediğini yap." (El-Edebü'l Müfred Cilt 2)
- Birbirinize kin tutmayiniz, birbirinize hased etmeyiniz. Ey Allah'ın kulları kardeş olunuz.. (El Edebül Müfred)
- Ebû Katâde Rib'î (r.a.)'dan. Kendisi şu hadisi/bilgiyi anlatırdı: "Rasûlüllah (s.a.v.)'in yanından bir cenaze geçirdiler: " Rahata erdi, rahat ettirdi." buyurdu: "Ey Allah'ın Rasûlü, rahata erme ve rahat ettirme nedir?" dediler: "Mümin bir kul dünya yorgunluğundan rahat eder. Günahkâr/kötü bir kul da (bu dünyadan göçerek) diğer kulları, memleketleri, ağaçları ve hayvanları rahat ettirir" buyurdu". (Müttefekun Aleyh Hadisler)
- "Sevgin, saplantılı bir tutkuya, nefretin helak edici bir buğza dönüşmesin" Hz. Ömer ra. (Edebu'l-Müfred)
- Ebu Hureyre (r.a.) rivayet etmiştir: "Ölümünden sonra, ölünün derecesi yükseltilir. Ölü: "Ey Rabbim! Bu nasıl bir şeydir?" der. Ona: ''Çocuğun senin için Allah'tan mağfiret diledi!" denilir.. (Hadislerle Müslümanın Edep ve Ahlakı)
- Müslüman müslümana zülmetmez ve onu tehlikede bırakmaz. (Sahihi Buhari ve Tercemesi (17 cilt))
- Allah Teâlâ'dan kusurlarının bağışlanmasını isteyen, kendisine karşı yapılan kusurları bağışlamalıdır. (El Edebül Müfred)
- Utanmazsan dilediğini yap. (El Edebül Müfred)
- Meclislerin en hayırlısı, en geniş olanıdır. (El-Edebü'l Müfred Cilt 2)
- . . . Hatırlat, şüphesiz ki hatırlatmak, mü’minlere fayda verir. (Sahih'i Buhari Muhtasarı)
- Kibir, hakkı kabul etmemek ve insanları hakir görmektir. (el - Edebü'l Müfred)
- Ebû Zer el-Gıfârı radıyallahu anhtan: Şöyle demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir seferde bulunuyorduk .Müezzin (Bilâl-i Habeşî radıyallahu anh) öğlen ezanını okumak istedi. Nebî-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, “Serinliği bekle (de öyle oku)” buyurdu. (Bir müddet) sonra yine okumaya davrandı. Yine “Serinliği bekle (de öyle oku)” buyurdu. (Müezzin) tâ tepelerin gölgelerini uzanmış gördüğümüz zamana kadar (bekledi). (SAHİH-İ BUHARÎ MUHTASARI TECRİD-İ SARÎH TERCEMESİ ve ŞERHİ -2. CİLT)
- "Enes radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre; o, şöyle dedi: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kendisine bir şey (hediye) getirildiği zaman şöyle buyururdu: "Bunu falan kişiye götürün. Çünkü o, Hatice'nin arkadaşıydı. Bunu filan hanımın evine götürün. Çünkü o, Hatice'yi seviyordu." (el - Edebü'l Müfred)
- Bera'dan r.a. o şöyle dedi: Allah Rasulu sallallahu aleyhi ve sellem Semiallahulimen hamideh deyip de secde edinceye kadar, bizden hiç kimse sırtını eğmezdi. Sonra O'nun ardından secdeye varırdık. (Sahih-i Buhari Tercüme ve Şerhi (11 Cilt Takım))
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin