Kitap Künyesi
Yazar: Adnan Binyazar
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750705465
Sayfa Sayısı: 152
--reklam--
Şairin Kedisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ölümün Gölgesi Yok romanıyla '2005 Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazanan Adnan Binyazar, öykülerini Şairin Kedisi adlı bu kitabında bir araya getirdi. Geleneksel öykü anlayışını aşan çok katmanlı bir yapısı var bu öykülerin. Bu çok katmanlı ortamda, duyarlıkların kalem değmemiş derin bölgelerine uzanıyor Binyazar; şiirselliğin beslediği büyüleyici bir söylemle acının, hüznün, sevinin duygu uçlarıyla dokuduğu bir gökkuşağının içine sokuyor okurlarını. Yazınsallığın sınırlarını zorlamadan onları yaşamı güzelleştiren, renklendiren incelikler ölçüsünde, körelten, zehirleyen çirkinliklerle de yüz yüze getiriyor. Öykülerin, insanı sarıp sarmalayan çok boyutluluğu, onların okunurluk katsayısını artırıyor. Şairin Kedisi'nin kimi öyküleri, insanoğlunun yaşamı çekilmez kılan edimleri karşısında koparılmış bir çığlık, kimileri de insanoğluna sunulmuş bir güzelleme.
- Emin Özdemir
(Tanıtım Yazısı'ndan)
--reklam--
Şairin Kedisi Alıntıları - Sözleri
- "Kuş ne idiyse o da o... 'O'kim? Bir 'uzak yokluk'... 'Düş olan'a duyulan özlem...
- "Güzel'in tokadını yemeyen,çirkinin değerini bilmiyordu şu dünyada!"
- Yazmak, içimizi saran sevincin dilin. den anlamak, anlatılanları 'dil'in malı eylemektir. yazar, çorak duygularını belleğinin mezarına gömüp o güneşi görmeden eline kalem almamalıdır.
- "Değişim, ruhumuzun algılamasındaydı; değişen bir şey yoktu."
- "Ahmed Arif, derin kuşkuculuğuyla, yapılacak kötülüğü önceden sezer, onların belasından korunmak için çok kişiye uzak dururdu. Sevdiklerinin yanında ise, yüzünün hiddet perdesi sıyrılır, yüreğinde katmer güller açardı. O anlarda saçının telinden tırnaklarının ucuna, eti kemiği duygularla yaratılmış bir melek olurdu."
- "hangi düşman ruh girdi içine de, duyguların matlaştı, yüzündeki gülüş ‘birdenbire bir meyve gibi çürüyüverdi"
- Nebahat’ı ilk gören ben olacaktım! Yalnızlığın yolunu bilen bendim çünkü.
- "İnsan yitti mi, görüntüsünden iz bırakmadan, tam yitiyor,”
--reklam--
Şairin Kedisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhabalar. Çok değerli ibrahimzirve hocama bu doğum günü armağanı için teşekkür ederim. Şairin kedisi Orhan Kemal Roman Armağanı ödüllü yazar olan Adnan Binyazar'ın öykü kitabıdır. İçerisinde Yol Düşleri/Çufff!.. Çufff!../Ya Ara Ya Açık Tut Telefonu/İri Kanatlı Ak Kuş/Şairin Kedisi/Yol Ver Dağlar olmak üzere altı öyküden oluşan harika bir kitap. Her öykü kendi içerisinde öykülere ayrılıyor, çok katmanlı biri yapısı var. Duygudan duyguya sürüklüyor bizi bu katmanlı öyküler. Bir bakıyorsunuz denizin kenarında sakin sakin oturuyorsunuz bir bakıyorsunuz hüzünlü bir gecedeyiz bir bakıyorsunuz bir şairin cümlelerinde geziyoruz. Ve öyle güzel bir dili var ki düz yazı mı yoksa şiir mi okuyorsunuz diye düşünmeden edemiyor insan. Ve Cahit Kubeli... Şairin Kedisi Cahit Kubeli'i anlatan bir öykü. Onun mısraları arasında kaybolan bir öykü. Açıkçası İbrahim hocam bana bu kitabı hediye etmeseydi belki de ömrüm boyunca okumayacaktım, bu sebeple ona tekrardan teşekkür ediyorum. İnsanı insanlığın kıyısından alıp uzaklara götüren bu kitabı mutlaka tavsiye ediyorum. İyi okumalar. (İsa Gürler)
Kitaptaki öyküler öylesine içten ve gerçekçi öykülerdi. Okurken resmen kendinizi kitabın yani öykünün içerisindeki olaylarda buluyorsunuz. Bazı bölümleri de boğazınızı düğümlüyor, adeta. Akıcı,anlaşılır bir üslup var. (Penbegül Yılmaz)
--reklam--
Şairin Kedisi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Adnan Binyazar - Şairin Kedisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şairin Kedisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Adnan Binyazar Kimdir?
Adnan Binyazar, (d.7 Mart 1934) Türk yazar, öğretmen, eleştirmen.
Adnan Binyazar, 7 Mart 1934 tarihinde Diyarbakır’da doğdu aslen Elazığ-Ağın'lıdır. Ancak 14 yaşında başlayabildiği ilköğrenimi çeşitli illerde sürdürdü. Dicle Köy Enstitüsü'ne girerek köy enstitülerinin yetiştirdiği köylü aydınlar kuşağının bir parçası oldu. Eğitimini, Gazi Eğitim Enstitüsü'nde sürdürdü.
Türkiye’nin çeşitli öğretmen okullarında, Hacettepe Üniversitesi, Gazi Eğitim Enstitüsü, Devlet Konservatuarı, Basın Yayın Yüksek Okulu gibi birçok eğitim kurumunda ve Türk Tarih Kurumu'nda, Kültür Bakanlığı'nda, Türk Dil Kurumu'nda görev yaptı. 1978 yılında Kültür Bakanlığı Tanıtma ve Yayımlar Dairesi Başkanlığı'na getirildi. 1981 yılında Berlin Eğitim Senatosu'nun çağrısı üzerineBerlin'e gitti, bu dönemde İncila Özhan'la birlikte altı ciltlik Türkçe/Dil ve Okuma Kitabı'nı (1.-2.) yazdı. Yurtdışında çeşitli öğretmen yetiştirme proejlerinde çalıştı. Halk kültürüne ilişkin araştırmalarda bulundu. Öğretmenliğini yazarlığı ile birleştirdi; deneme ve roman alanında eserler verdi.
Adnan Binyazar, Masalını Yitiren Dev adlı anı-romanında yoksulluk içinde geçen çocukluk dönemini, Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazanan Ölümün Gölgesi Yok adlı kitabında bir sevda öyküsü anlattı.
Ödülleri
2005 Orhan Kemal Roman Armağanı (Ölümün Gölgesi Yok adlı romanıyla)
--reklam--
Adnan Binyazar Kitapları - Eserleri
- Masalını Yitiren Dev
- Ölümün Gölgesi Yok
- Atatürk Anlatıyor
- Ağıt Toplumu
- Şairin Kedisi
- On Beş Türk Masalı
- Kızıl Saçlı Kontes
- Bozkır Aydınlığında Aşk
- Şah Mahmet
- Kerem İle Aslı
- Duyguların Anakarası
- Toplum ve Edebiyat
- Ozanlar Yazarlar Kitaplar
- Günışığına Yolculuk 1
- Günışığına Yolculuk 2
- Aşık Veysel: Uzun İnce Yolda
- Elif ile Mahmut
- Sözün Onuru
- Halk Anlatıları
- Günışığına Yolculuk 3
- Ardında Leke Bırakmamalı Sevgi
- Ayna
- Edebiyatın Dar Yolu
- Türk Dilinde 25 Ünlü Eser
- Kültür ve Eğitim Sorunları
- Aklın İç Kalesi
--reklam--
Adnan Binyazar Alıntıları - Sözleri
- (...)İyi kitaba alışmış kişi, kitabın dışındaki hayatın, alışkanlıklarla sarmalanmış bir tekdüzelik olduğunun ayrımına tez varır.(...) ( Okuma Körlüğü ) (Ağıt Toplumu)
- “İnsanoğlunun yapısında var bu; kendini savaştan uzak tuttuğunda bile akıtacak ‘kan’ buluyordu.” (Ölümün Gölgesi Yok)
- Hayatım hep böyle geçmişti; sevinmeyegöreyim, yüreğimde cadıların kanlı elleri dolaşıyordu. (Duyguların Anakarası)
- Ne sevdiğim yemek vardır ne sevmediğim. Eşimin elinin kokusu sinen her yemek ağzımın tadı olurdu. Şimdi yediğim her şeyde o kokunun yitik hüznü tütüyor... (Sözün Onuru)
- Yitip giden dostlar gözlerimin perde arkasından geçtikçe ölüm sıcak geliyor bana. İçimdeki ölüm korkusunu yeniyorum. (Ağıt Toplumu)
- Kiminin ensesinde ölüm dolaşır, kimi düğün dernek kurar. (On Beş Türk Masalı)
- İnsan düşüncesi, sistemleri kırarak gelişir. Montaigne (Ozanlar Yazarlar Kitaplar)
- Mutluluklarının kaynağı, kendi içlerinde yarattıkları o " büyük yalnızlık" tı. (Ölümün Gölgesi Yok)
- Sevgi ırmağa benzer; önü tutulsa da bir yerlerden sızıp yürekteki yerine ulaşır. (Kerem İle Aslı)
- Kitabı kaldıracaksın öğrencinin başına diktatörler, rahipler dikeceksin. Kimi yüksek sesle nutuk atacak kimi "telkin"lerde bulunacak. Buna da öğretim diyeceksin! Onu tartışmadan uzaklaştırıp bir Ortaçağ kafasıyla düşündüreceksin. Her şey yoluna girecek böylece...? (Ağıt Toplumu)
- Ağa Kerem, paşa Kerem, han Kerem! Alış Kerem, tutuş Kerem, yan Kerem! Aslı olsun sana kurban can Kerem! Aman Kerem, beni rüsvay eyleme! (Kerem İle Aslı)
- "Gel ver muradımı ben de bileyim Çok ağlattın bugün, ben de güleyim İstersen canımı kurban edeyim Hünerim yok sana bundan ziyade" (Kerem İle Aslı)
- "Yalnızlık Allah'a özgüdür." (On Beş Türk Masalı)
- insan ... şu zavallı umut mahkumu ... (Şah Mahmet)
- “Dost”, “dostluk” denir de, bunun ne olduğunu söyleyen çıkmaz. Çıksa da kendine göre söyler. Bir İsveç atasözü, “Sevilen çocuğun adı çoktur,” der. Bunun gibi, “dostluğun” tanımı çoktur... (Masalını Yitiren Dev)
- Tattığı hazzın ne olduğunu kişinin kendi bilir. Ne dişi ne erkek soyundan bir varlığın o güne değin böyle bir hazza ermediğini düşündün. Bilmiyordun ki, bedende varlık kazanan dişilikle erkeklik durmadan didişiyor, öyle bir an geliyordu ki, biri öbürünün benliğinden yaratılıyordu. Hazların bir duygu kesişmesi olduğunun bilincine o gün vardın. (Şah Mahmet)
- Dertli Kerem der ki dünya fanidir Nicelerin abdal abdal gezdirir Kimse bilmez ne zamandan beridir Hiç hesaba gelmez yaşı dünyanın (Kerem İle Aslı)
- Sevmek, insanoğlunun en yüce duygusuyken duyguca gelişmemiş toplumlarda sevmekten büyük suç yoktur. (Ölümün Gölgesi Yok)
- " Derinliği olmayanın dinginliği de olmaz. " (Şah Mahmet)
- “Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince öbürleri de yanlış gider.” (Ardında Leke Bırakmamalı Sevgi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin