Kitap Künyesi
Yazar: Michel del Castillo
Çevirmen: Hüseyin Boysan
Orijinal Adı: Mort d'un Poète
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
İSBN: 9789755390253
Sayfa Sayısı: 272
--reklam--
Şairin Ölümü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hikâyemiz, Orta Avrupa'daki totaliter, reel-sosyalist ülkelerden birinde geçiyor... Başlıca kahramanlarımız: Güneş Önder, Yenilmez Mareşal, İnsanlığın Babası, Dahi Strateji Uzmanı, Ebedi Başkan, Büyük Mimar... gibi unvanları olan bir Devlet Başkanı. Ve vasatın egemen olduğu, yaratıcılığın bastırıldığı, fikre değil güce dayanan "ölü" bir toplum. Bir de Şair: Bin yıllık bir dili ustalıkla kullanarak insanlara yaşadıklarını hissettiren, şiire ve ihanete sığınan bir eşcinsel. Bir gün Şair ölür... Devrim Daimi Konseyi göreve çağrılır... Entrika çözülmeye...
Şairin Ölümü Alıntıları - Sözleri
- ...Marina'dan geriye kalan yalnızca yokluğunun acısı... Aşkımızın dekoru da yıkımların gümbürtüsüyle 1likte çöktü gitti. Hiç1konuda hayale yer yok artık benim dünyamda, özellikle de kendi hakkımda...
- “Ama hayat tecrübem bana, haris ve zeki insanlardan çok budalalardan çekinmem gerektiğini öğretmişti”
- “Mizah anlayışları yerinde. Bütün köleleşmiş halklar için böyle söylenir. Mizah, köleliğin madalyasıdır.”
- ..."Surat", ait olduğu kişinin yaşadığını, sevdiğini, sürttüğünü, kafa çektiğini, aldattığını ortaya koyar; sonunda o kişinin kendi eylemlerinin adamı olduğu, sanki 1sinemadaymış gibi kendi eylem ve konuşmalarını izlediği duygusunu uyandırır. Maske çıkarılıp konulur, yeter ki karanlık olsun; muhtemelen değiştirilebilir de. 1aksesuardır, 1kılık değiştirme. Buna karşılık "kafa" sözcüğü 1az aşağılayıcı gibi görünse de, suç ortaklığından doğan 1teklifsizlik nüansı girer işin içine. Kendine 1surat edinme imkânın yoksa, 1kafa bulursun, olur biter...
- Kendimi hiçbir zaman sevmemiştim ki; ne diye kendimden biraz daha nefret etmekten tasalanayım?
Şairin Ölümü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"O salı birden hayatım kayıverdi." Tanış bir əsəri oxumaq kimi idi, yazı tərzi Remark, Pavese, Zweigi xatırlatdı. Ola bilsin bunun səbəbi yazıldığı dövrdür, yəni keçən əsrin ortaları, ikinci dünya müharibəsi və həmin müharibədə duyğularını göstərə bilməyəcək və həmin duyğulardan qaçmaq istəyəcək qədər özünü itirmiş. (Gülnar B.)
Şairin Ölümü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Michel del Castillo - Şairin Ölümü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şairin Ölümü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Michel del Castillo Kimdir?
İspanyol asıllı Fransız yazarı Michel del Castillo, 2 Ağustos 1933'te, Madrid'de Fransız bir baba ile İspanyol bir anneden doğdu. Annesiyle birlikte iç savaş sırasında İspanya'dan ayrıldı. Kısa süre sonra kendini, birçok İspanyol sığınmacısı gibi, Lozère'deki Rieucros Kampında buldu, daha sonra tek başına Almanya'daki bir kampa gönderildi. 1945'te İspanya'ya geri döndüğünde, beş yılını Barselona'da bir ıslahevinde geçirdi, daha sonra Andaluzya'ya Cizvit papazlarının yanına gitti, bir süre Huesca'da kaldı. 20 yaşında, özlemini çektiği Fransa'ya sonunda gidebildi, orada edebiyat ve psikoloji öğrenimi gördü. 1957'de, verimli yazarlık döneminin ilk kitabı olan Çağımızın Çocuğu'nu (Tanguy) yayımladı. Yayınlarımız arasında çıkan Gitar, Karar Gecesi, Başına Buyruk Bir Kadın romanlarının yazarı Michel del Castillo, son romanlarından biri olan ve 1993 yılı RTL Ödülüne değer görülen İspanyol Kanı'nda (Le crime des pères) bizi, savaş sonrasının şaşkın ve yapay suskunluğuna bürünmüş İspanya'sına götürüyor.
--reklam--
Michel del Castillo Kitapları - Eserleri
- Gitar
- Karar Gecesi
- Şairin Ölümü
- Çağımızın Çocuğu
- Başına Buyruk Bir Kadın
- İspanyol Kanı
- Utanç Gömleği
- Kardeşim Budala
--reklam--
Michel del Castillo Alıntıları - Sözleri
- Bilir misin, insanların yaşını gerçekten büyüten şey, arkadaşlarından ya da bir yerlerden ayrılmaktır. Yaşamın boyunca ne kadar çok sayıda ayrılık geçerse başından, o kadar çabuk yaşlanırsın. Yaşlanmak demek, bir yerden ya da bir kimseden ayrılmaktır. (Çağımızın Çocuğu)
- Bir insan, ne ileri sürdüğü düşüncelerle ne de öyle söyleseler bile yaptığı işlerle özetlenebilir. Her gün milyonlarca insan kendi düşüncelerini hiçe sayıyor ve yüreklilikleri kendilerini daha az korkak yapmasa da en ödlek insanların bir kahraman gibi davrandıkları görülüyor. Her insan bir üsluptur. (Karar Gecesi)
- Kendi yolumu, hoşuma gittiği şekilde, biraz da "oluruna bırakarak" çiziyorum. (Gitar)
- ...Marina'dan geriye kalan yalnızca yokluğunun acısı... Aşkımızın dekoru da yıkımların gümbürtüsüyle 1likte çöktü gitti. Hiç1konuda hayale yer yok artık benim dünyamda, özellikle de kendi hakkımda... (Şairin Ölümü)
- İkisinde de, abartılmış süslü sözlerin arkasında gizlenen değersizlik ve akılsızlığı görebilme yeteneği ve şişirilmiş konuşmaların boşluğunu hemen sezebilme ustalığı vardı. (Çağımızın Çocuğu)
- En büyük suçum, öteki insanlar gibi bir kalbimin ve aklımın olması mıydı acaba? Bir cüce kesinlikle bir kalp sahibi olmamalıydı. (Gitar)
- ...Çektiğim acıdan kaçmak için okuyordum ben... (Utanç Gömleği)
- “Yeryüzünde her şey yanıyor. Biz de.” (Gitar)
- Yalnızlık mı? Gerçeği söylemek gerekirse yalnızlık tek başına olmak değildir. Düşünceler yalnız insanlara her zaman eşlik eder. Çare bulunamayan yalnızlık başka bir şeydir. (Gitar)
- Her şeyin iyi yanını aramak zorundaydı insan; yakınmanın hiç yararı yoktu. (Çağımızın Çocuğu)
- ..."Surat", ait olduğu kişinin yaşadığını, sevdiğini, sürttüğünü, kafa çektiğini, aldattığını ortaya koyar; sonunda o kişinin kendi eylemlerinin adamı olduğu, sanki 1sinemadaymış gibi kendi eylem ve konuşmalarını izlediği duygusunu uyandırır. Maske çıkarılıp konulur, yeter ki karanlık olsun; muhtemelen değiştirilebilir de. 1aksesuardır, 1kılık değiştirme. Buna karşılık "kafa" sözcüğü 1az aşağılayıcı gibi görünse de, suç ortaklığından doğan 1teklifsizlik nüansı girer işin içine. Kendine 1surat edinme imkânın yoksa, 1kafa bulursun, olur biter... (Şairin Ölümü)
- Bizi ne yalan ve cinayet, ne sadakatsizlik ve yalan yere yemin şaşırtıyor, Fedya.. İkimiz de o konuda hayal kurmuyoruz.. Bizi şaşırtan daha iyiye duyulan istek ve güzelliğe özlem... Bizi insanlarla barıştıran şey bu. Huzursuzluğu seçiyoruz biz, bunalımlara razı oluyoruz.. Bizim istediğimiz huzur değil, huzursuzluk.. İnanca sahip olamayız. Bize sahip olan odur.. (Kardeşim Budala)
- - Bir ölü için, çok sivri dillisin. - Dil, dil!.. İhbar eden ve öldüren dillere lanet olsun... (Utanç Gömleği)
- Kendimi hiçbir zaman sevmemiştim ki; ne diye kendimden biraz daha nefret etmekten tasalanayım? (Şairin Ölümü)
- Aşk lafını beş paralık etmeyin. Siz beni istiyorsunuz, aynı şey değil ikisi. Siz bana düşlerinizin alacakaranlığında bakabiliyorsunuz ancak. Gün ışığının dağıttığı şeye aşk mı diyorsunuz siz? (Karar Gecesi)
- ...Fazla ateşlilik kuşku uyandırır, aceleciliğin güvensizlik uyandırması gibi... (Utanç Gömleği)
- Kalbimin düştüğü karanlık uçurumun dibinden Acimani diliyorum bana, tek sevdiğim, senden . Charles Baudelaire, De Profundis (Utanç Gömleği)
- Aç insanlar her zaman azla yetinir. (Gitar)
- Her insanın bir katil olduğu bir dönemde, kimin öldürdüğünü düşünmek boş bir şey. Zaten insanlardan çok zamanın koşulları cinayet işledi. (Karar Gecesi)
- Üstelik, beni kesinlikle benim istediğim gibi okumayacaksın. Kötü bir okuyucu olmandan korkuyorum. (Gitar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin